|
|
|
101 - KÂRİ'A SÛRESİ |
|
Mekke döneminde inmiştir. 11 âyettir. “Kâri’a”,
vuran, çarpan, kapıyı çalan, yürekleri hoplatan şey demektir. Burada,
kıyamet gününü ifade etmektedir |
Bismillahirrahmânirrahîm |
|
 |
|
1.
|
Yürekleri hoplatan büyük felaket!
|
 |
|
2.
|
Nedir o yürekleri hoplatan büyük felaket?
|
 |
|
3.
|
Yürekleri hoplatan büyük felaketin ne olduğunu sen ne bileceksin?
|
 |
|
4.
|
O gün insanlar, her biri bir tarafa uçuşan küçük kelebekler gibi olacaktır.
|
 |
|
5.
|
Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacaktır.
|
 |
|
6.
|
İşte o vakit, kimin tartıları ağır gelmişse,
|
 |
|
7.
|
Artık o, hoşnut olacağı bir hayat içinde olacaktır.
|
 |
|
8.
|
Ama kimin de tartıları hafif gelirse,
|
 |
|
9.
|
İşte onun anası (varacağı yer) Hâviye’dir.
|
 |
|
10.
|
Sen Hâviye’nin ne olduğunu ne bileceksin?
|
 |
|
11.
|
O, kızgın bir ateştir.
|
 |
|
|
|
102 - TEKÂSÜR SÛRESİ |
|
Mekke döneminde inmiştir. 8 âyettir. Tekâsür,
mal, mülk ve çoluk çocuğun çokluğuyla övünmek demektir |
Bismillahirrahmânirrahîm |
|
 |
|
1,2.
|
Çoklukla övünmek sizi, kabirlere varıncaya (ölünceye) kadar oyaladı. 1
|
 |
|
3.
|
Hayır; ileride bileceksiniz!
|
 |
|
4.
|
Hayır, Hayır! İleride bileceksiniz!
|
 |
|
5.
|
Hayır, kesin olarak bir bilseniz...
|
 |
|
6.
|
Andolsun, o cehennemi muhakkak göreceksiniz.
|
 |
|
7.
|
Yine andolsun, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz
|
 |
|
8.
|
Sonra o gün, nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz?
|
 |
|
|