DİTİB Merkez Camii Temel Atma Töreni'nde Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu'nun Yaptığı Konuşma 07 Kasım 2009 Köln, Almanya

Bütün kâinatın sahibi yüce Rabbimize sonsuz hamdü senalar olsun. Hz. Âdem’den Hz. İbrahim’e, Hz. Musa’ya, Hz. İsa’ya ve Efendimiz Muhammed Mustafa’ya kadar gelen bütün peygamberlere salât ve selam olsun.

Sayın Devlet Bakanları, Sayın Köln Büyükşehir Belediye Başkanı ve Sayın Köln Büyükşehir eski Belediye Başkanı, çok değerli Alman Devlet Adamları, değerli hanımefendiler, beyefendiler, hepinize sevgiler, saygılar sunarak, sağlık ve esenlik dileyerek konuşmama başlıyorum.

Yüce Allah’a hamdolsun ki, bugün bizleri güzel bir vesile ile bir araya getirdi. Özgürlükler abidesi olarak inşa edilecek olan DİTİB Köln Merkez Camii’nin temelini atmak üzere burada bulunuyoruz. Köln Merkez Camii, Köln halkının, bütün Hıristiyan ve Müslüman dostlarımızın başarısı ve aynı zamanda Almanya’nın iftihar tablosudur.

Biz, dünyada özgürlükler genişledikçe, insanların birbirlerine olan sevgi ve saygısı arttıkça, daha çok barış ve huzur içinde olacağımıza inanıyoruz. Çünkü özgürlük, gönüllere barışın ve insan sevgisinin tohumlarının ekilmesi demektir. Yaklaşık 1-2 yıl önce Duisburg’da inşa edilen muhteşem bir caminin açılışını yapmıştık. Orada, değerli Eyalet Başbakanımız, Uyum Bakanımız ve birçok Devlet Bakanı da hazır bulunmuş ve hep birlikte özgürlük, sevgi ve saygı ortamını teneffüs etmenin mutluluğunu yaşamıştık. İşte bugün burada Müslüman ve Hıristiyan dostlarımızla aynı mutluluğu tekrar yaşıyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak buraya sizleri kutlamaya ve size dua etmeye geldik.

Almanya’nın din özgürlüğü konusundaki bu yaklaşımının ve hoşgörüsünün bütün dünyaya örnek olması gerektiğine inanıyorum. Çünkü şu bir gerçek ki, dinlere ve inanışlara baskı kuruldukça insanlar arasında ikiyüzlülük artar, bu da toplumda karşılıklı güvensizliğin artmasına sebep olur. Biz de siyasetin dışında, dini din olarak algılayan,  insanımıza din hizmeti sunan bir kurum olan Diyanet İşleri Başkanlığı olarak, daima din özgürlüğünden yana olduk. Bir buçuk yıl önce değerli Eyalet Başbakanımıza ifade ettiğimiz gibi, şu anda müze olan Tarsus’taki St. Poul Kilisesi’nin yine kilise olarak hizmet vermesi yönünde hep olumlu görüşümüzü ifade ettik ve bundan sonra da bu görüşümüzü ifade etmeye devam edeceğiz. Çünkü biz, dini kurumların ve din özgürlüklerinin bütün toplumlarda barış ve huzur için anahtar bir rol oynadığına inanıyoruz. Bu güzel ve önemli eserin meydana gelmesinde büyük emeği geçen değerli Müşavirimiz ve DİTİB Genel Başkanı’nı ve her iki belediye başkanımızı yürekten kutluyorum.

Gerek eski Büyükşehir Belediye Başkanı ve gerekse mevcut Belediye Başkanı, Köln halkının güvendiği ve özgürlükleri sonuna kadar savunan çok değerli insanlardır. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Almanya’nın resmi makamları, mahalli idareleri ve dini kurumlarıyla çok güzel bir işbirliği içerisindeyiz. Almanya Devleti, din görevlilerimizin hem Almanca bilmesini, hem dini bilgilerinin yeterli olmasını, hem de bu toplumu duyarlılığa iten ve bu toplumun ortak faydalarına uygun hizmet üretmesini istiyor. Böyle olunca Türkiye’den Almanya’ya gelen her bir din görevlisi burada entegrasyona/uyuma ve barışa katkı sağlamaktadır.

Sadece Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından gönderilen din görevlilerinin değil, Türkiye’nin demokratik, laik ve özgür yapısı içerisinde eğitimini tamamlamış ve dini birikim elde etmiş kişilerin  de Almanya’nın geleceği için çok önemli olduğuna inanıyorum.

Köln Merkez Cami imamıyla dün cuma namazını birlikte kıldık. Kendisi hutbeyi önce Türkçe, sonra da Almanca okudu. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Almanya’da Almancayı çok iyi bilen, anlayan ve konuşan din görevlileri istiyoruz ve bu kararımızda da devam edeceğiz.

İki sene önce Frankfurt’da İslam İlahiyatı bölümünü açtık. Frankfurt Goethe Üniversitesi Rektörü ve idarecileri İslam İlahiyatının bilimsel olarak ele alınmasına olan ihtiyacı ve bu konuda Frankfurt Goethe Üniversitesi İslam bölümündeki hocalarımızın yüksek performansını büyük bir övgüyle ifade ettiler.

Türkiye sadece bir İslam ülkesi olması yönüyle değil, özgürlük ve demokratik gelişime sonuna kadar sahip çıkması, din özgürlüklerini koruması ve geliştirmesi, laik yapısı, modern dünyayla olan iletişimi yönüyle de çok önemli bir ülkedir. Ayrıca Avrupa için de çok önemli bir örnektir.

Bu itibarla yapılacak olan camimizin sadece ibadet merkezi olacağını düşünmüyorum. Bugün temelini attığımız Köln Merkez Camii, gönüllerin buluşacağı, insanların sevgi ve saygı ile karşılanacağı, sanatın, estetiğin birlikte gelişeceği önemli bir sosyal ve kültür merkezi olacaktır. Cami bünyesinde yapılacak olan 20’yi aşkın sınıfımızda birçok sanat ve kültür eseri sergilenecektir. Ayrıca bu cami, sadece entegrasyonu konuşacağımız bir yer değil,  bunun yanında 21. Yüzyılda insani değerlerin geliştirileceği ve barış içinde birlikte yaşayacağımız önemli bir köprü olacaktır.

Din hizmetlerinin temel özelliği kuşatıcı olması ve hepimize gönül açmasıdır. Burada hiçbir ayrımcılık yoktur. Biz kadın ve kız çocuklarının haklarını sonuna kadar savunuyoruz. Kadınlarımızın ve kız çocuklarımızın eğitim ve öğretimi, kadına karşı ayırımcılığın olmaması için dinimizi, Müslümanlığımızı ve insanlığımızı kuşatıcı bir etken olarak görüyoruz. İşte burası kadınlarımızın, gençlerimizin, kısaca her seviyeden insanın rahatlıkla girebileceği önemli bir kültür merkezi olacaktır.

Alman dostlarımızla bir konuyu paylaşmak istiyorum. Bizim milletimiz namaz kılınan yerleri mescit değil, cami diye adlandırmaktadır. İslam dünyası ise genellikle mescid tabirini kullanır. Cami kuşatan yer anlamına gelmektedir. Biz istiyoruz ki buraya gelecek olan kişiler, kucaklayan, kuşatan ve herkese ulaşan bir gönüle sahip olsun. Çünkü bizim gönül dünyamızda inanan, inanmayan, az inanan, çok inanan, farklı bir dine mensup veya ateist şeklinde bir ayrımcılığa yer yoktur. Bizler, herkese insan olarak saygı gösterir, sevmeyi ve saymayı Allah’ın bize bir emri olarak düşünürüz. Buradaki din görevlilerimiz sadece camide namaz kıldıran kişiler değil, bununla birlikte açık kapı günleri ile bütün insanlara kucak açan, dinin rahmet ve sevgisini temsil eden kişilerdir. Toplum olarak bugün buna gerçekten çok ihtiyacımız vardır. 

Değerli dostlar!

Günde 70 bin aracın buradan geçtiğine ve insanların kalabalıklar halinde yaşadığına asla aldanmayın. Çünkü modern dünyada insanlar ciddi bir yalnızlık ve bunalım yaşamaktadır. Dört duvar arasında oturan insanın yalnızlaşması ve kendisiyle yabancılaşması kaçınılmazdır. Amacımız, insanı bu yalnızlıktan ve bunalımdan kurtararak, önce kendi çevresiyle, sonra toplumuyla ve bütün insanlarla buluşturmaktır. İşte bu camiler, kültür merkezleri ile modern insanın yalnızlığını gideren, onu kendisiyle, toplumuyla buluşturan ve barıştıran yerlerdir. Dolayısıyla hedefimiz, cami insanı değil, bütün dünyayı seven ve çevresine şefkat ve rahmet gözüyle bakabilen insanlara sahip olmak, kısaca bir dünya insanlığı meydana getirebilmektir.

Son olarak değerli mimarımıza teşekkür ediyorum. Bu projesiyle insanlığa çok nadide örnek bir eser hediye etmiştir.

Günümüzdeki en önemli sorunlarımızın birisi de, camilerimizin ve ibadethanelerimizin mimari estetiğe sahip olmayışıdır. Ben inanıyorum ki, Köln Merkez Camii ve Kültür Merkezi bu yanlışı düzeltecek ve Avrupa’da estetik bir eser sunulmuş olacaktır. Çünkü sanatın ve estetiğin olmadığı yerde, dindarlık da olamaz. Dindarlık, şehirlerde sanat ve estetikle buluşmadıkça insanlığa kendisini yeterince ifade edemez.

Ayrıca bu cami projesinin yapılmasına yardım eden kardeşlerimi tebrik ediyor, onlara teşekkür ediyorum. Ve sadece bu camiye destek olan değerli Belediye Başkanımıza ve Köln halkına değil, dışarıda protesto edenlere de teşekkür ediyorum. Çünkü onlar, tabii düşüncelerini özgürce ifade etmektedirler. Bizim için bu önemli bir katkıdır. Bizim daha dikkatli olmamız, daha özel davranmamız, onları da kucaklamamız ve insan sevgisinin örneklerini onlara göstermemiz gerekiyor. Biz insanları üzmek ve kırmak değil, onları kucaklamak durumundayız. Çünkü biz her insanın kendi inancıyla, kendi kimliği ile barış içinde yaşaması gerektiğini düşünüyoruz.

Bizler din ile modernliği, din ile demokrasiyi, din ile özgürlüğü ve din ile laikliği buluşturmuş,  birbirleri ile kavga ettirmeden, modern dünyaya barış ve sevgi dolu bir din anlatımı sunmuş olmaktayız. Türkiye’nin bu çizgisini insanlık ve dünya barışı için önemli bir zafer ve katkı olarak görüyorum. Din temsilcilerine de destekleri için teşekkür ediyorum. Biz hiçbir dini ayırt etmeksizin kucaklamak zorundayız. O bakımdan Türkiye’de de aynı ahengi, hoşgörüyü ve ortak çalışmayı istemekteyiz. Köln Merkez Camiimizin hayırlı olmasını temenni ediyor, desteklerinden dolayı Köln Alman halkına da tebriklerimi sunuyorum. Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun.