Diyanet İşleri Başkanı Görmez, II. Yabancı Dil ve Lehçelerde Dini Yayınlar Çalıştayı’na katıldı…

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, “Dini Yayıncılıkta Çeviri Faaliyetleri ve Yeni Perspektifler” konulu II. Yabancı Dil ve Lehçelerde Dini Yayınlar Çalıştayı’na katıldı.

Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü tarafından Sakarya’da gerçekleştirilen çalıştayda bir konuşma yapan Diyanet İşleri Başkanı Görmez, “Dini Yayınlar Genel Müdürlüğümüzün Türkiye’de, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda yayıncılık alanında uzun süredir yeni bir perspektif sunduklarını, yeni bir açılım yaptıklarını hep birlikte görüyoruz.” dedi.

Özgün metinlerin önemine dikkat çeken Başkan Görmez; “Bizim tercümeden önce özgün metin üretimini, tercümeden çok telifleri düşünmemiz gerekiyor. Çünkü hiçbir tercüme doğrudan bir ülkenin insanlarına hitap etmez.” diye konuştu.

Başkan Görmez, konuşmasında dini yayıncılığın önemine vurgu yaparak “Bizim dini yayıncılıkta en büyük problemimiz, dinin sahih bilgiye dayanarak, doğru bir metodoloji kullanarak yazılıp yazılmadığıdır. Dinle hayat arasında, dinle insan arasında doğru bir ilişki kurulup kurulmamasıdır.” dedi.

“Dijital ortamda İslam ile ilgili yanlış bilgilerin hacmi, doğru bilgilerden daha fazladır. Asıl bunun üzerinde durmamız gerekiyor.” diyen Başkan Görmez şöyle konuştu;

“Avrupa’daki Müslümanların ilmi hayatlarını besleyecek kaynaklar, bugünün Avrupası için ciddi bir sorun olmuştur.”

Avrupa’da bugün 25-30 milyon kadar Müslüman var. Bunların sadece 4-5 milyonu Türkiye’den gitmiş insanlarımız. Avrupa Müslümanlarının ilmi hayatlarını besleyecek kaynaklar, bugünün Avrupası için ciddi bir sorun olmuştur. Avrupa’da, bizim dahi okuyamayacağımız bir takım ideolojik kitaplar, İslam’ın ilk kaynakları gibi, temel dini bilgiler gibi tercüme edilmiş. Eğer İslam’ın her mübtedisi o kitaplarla beslendiyse bugün Avrupa’da geldiğimiz noktalardan bir tanesi bu kitaplar olsa gerektir. O kitaplar, batı dünyasında Müslümanlara veya Müslüman olacakların eline ilk verilecek kitaplar değildir.

“Afrika’da sömürgelerden sonra kendi dillerine dönmeye çalışan Müslümanların İslam kaynakları ile nasıl buluşacağı önemli bir sorundur…”

Afrika’da 20-30 sene kalan nice sömürge devletleri dil bırakmadılar. Ama buna rağmen şimdi her millet kendi diline yeniden dönmeye çalışıyor. Bütün bu diller İslam ile nasıl buluşacak, bütün bu diller İslam kaynakları ile nasıl tanışacak? Bu hakikaten Müslümanların önünde önemli bir sorun olarak duruyor. Aynı şekilde oranın da mirası var. Kuzey Afrika İslam Medeniyeti’ni inşa eden eserlerin büyük bir kısmı Mali’nin Tümbüktü şehrinde bir kütüphanede bulunuyor.

“Medeniyetlerin aktarımında asıl köprü güçlü teliflerdir…”

Bizim tercümeden önce özgün metin üretimini, tercümeden çok telifleri düşünmemiz gerekiyor. Çünkü hiçbir tercüme doğrudan bir ülkenin insanlarına hitap etmez. Zorunlu olmadıkça, tercümenin eksikliklerini taşımak yerine her ülkenin dilinde özgün telifler planlamak çok daha büyük önem arz ediyor. Medeniyetlerin aktarımında asıl köprü güçlü teliflerdir.

“Dijital ortamda İslam ile ilgili yanlış bilgilerin hacmi, doğru bilgilerden daha fazla…”

Düşünce dünyamızı besleyen İslam kaynaklarına yeniden göz atmamız gerekiyor. Bugün bunların hiçbirisi bugünün gençliğine hitap etmiyor. Dijital ortamda İslam ile ilgili yanlış bilgilerin hacmi, doğru bilgilerden daha fazladır, asıl bunun üzerinde durmamız gerekiyor. Oralarda başka bir dünya var. Artık sizin bastırdığınız, özenle tercüme ettiğiniz kitabı okumak yerine gençlerimiz, cep telefonunu çıkarıyor, çeşitli mecralardan bu bilgilere bakıyor. O mecralarda gerçekten çok garip diyebileceğimiz, İslami kavramın, bilginin genetiğini değiştiren ifadeler de bulunuyor. Bu da başlı başına çok önemli bir mesele.

Başkan Görmez, konuşmasını çalıştaya katılan yazarlara, mütercimlere ve uzmanlara katkılarından dolayı teşekkür ederek tamamladı.

Üç gün sürecek çalıştayda “Yabancı Dillerden Türkçeye Çeviri”, “Türkiye’nin Dini-İlmi Birikimini Dünyaya Açmada Çevirinin Rolü”, “İslamofobi’ye Yönelik Çeviri Faaliyetleri”, “Ulusal ve Uluslararası Yayınevleri ile İşbirliği”, “Dijital Yayıncılık Alanında Çeviri Hizmetleri” gibi farklı başlıklar oturumlar halinde ele alınacak.

Fotoğraflar