HABERLER

BOSNA-HERSEK SEYAHATİ'NİN ARDINDAN KORKU İLE ÜMİT ARASINDA SIKIŞAN ÖZGÜRLÜK
1991-1995 yılları arasında yaşanan acımasız savaşın izleri, atılan top mermilerinin, roketatar ve ağır silah kurşunlarının delik deşik ettiği binalar ziyaret ettiğimiz Bosna-Hersek'in hemen hemen her yerinde gözümüze çarpan ilk manzaralar. Bu acı görüntü Avrupa'nın ortasında geçmişte birbirleriyle hoşgörüIü bir şekilde ilişkiler içinde bulunan Boşnak, Hırvat ve Sırp'ların arasında geçen savaşın ne denli acımasız olduğunu bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Nitekim bir yanda Adriyatik denizine sınır olan Hırvatistan, düzenli ordusundan lojistik destekle Mostar ve çevresinde katliamlar yapan Hırvatlar; diğer yanda Sırbistan'dan destek alarak Saraybosna ve çevresinde Boşnak Müslümanları katleden Sırplar. Kan, göz yaşı, yakılan ve yıkılan evler, camiler, yuvalar... Anne şefkatine doymadan kara toprağın bağrına giren günahsız yavrular ve evlatların şefkat ve merhamet duygularıyla okşamaya hasret giden analar ve feryatları... Kısacası; Saraybosna ve Mostar savaşın ve katliamların en yoğun olduğu iki şehir. Aradan geçen birkaç yıla rağmen Bosna-Hersek, hala adeta şiddetli bir deprem yaşamış ülke görünümünde. Yıkılan binalar ve ruhlar tamir edilmeyi bekliyor. Savaşın Bosnalı Müslümanlara bıraktığı miras işte bu. 150 yıl öncesine kadar bu topraklarda barış ortamı hakimdi. Ancak arada tarihi bir takım kesintiler oluştu. Özellikle savaşta yaşanan dehşet günleri, Bosna-Hersek'in tarihteki bu özelliğine kavuşmasını imkansız gibi göstermişti. Verilen 250.000 can; şu anda Bosna'lı Müslümanlara ancak "korku ile ümit arasında sıkışan bir özgürlüğü" getirmiş gibi görünüyor. Böyle ifade ediyorum; çünkü seyahatimiz esnasında şahit olduğumuz bazı somut hadiseler Bosnalı Müslümanların dinî, millî ve kültürel özgürlüklerini henüz tam anlamıyla kazanamadıklarını gösteriyor. İşte bu örneklerden bazıları: Sırplardan Hoşgörüsüzlük Örneği Ezan sesleriyle çan seslerinin birbirine karıştığı Saraybosna'da yatsı namazını kılmak için birkaç camiye giden Çanakkale Müftüsü Raif Korkmaz bu camilerin ibadete açık olmadığını ve ezanın okunmadığını müşahede ediyor. Bunun sebebini kendisini ziyaretimiz esnasında Reisü'I-Ulema Mustafa Efendi Çeriç'e sorduğumuzda; "Sırpların birbirine çok yakın olan bu camilerde okunan ezanların sesinden rahatsızlık duyduklarını ve çeşitli mercilere kendilerini şikayet ettiklerini" ifade etti. Bu da hala savaş sonrası Sırpların bilinç altında Müslüman Boşnaklara karşı duydukları kin ve nefretin açık bir göstergesiydi. Endişe Devam Ediyor $ehzadeler şehri Travnik'i ziyaret eden heyetin Saraybosna'ya dönüşü esnasında bir Hırvat kasabasından geçerken, bizleri götüren aracı kullanan Bosna-Hersek Diyanet İşleri Başkanlığı Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Ahmet Bey'in; önümüzdeki heyet konvoyunu takip etmede gösterdigi aceleci davranışlarının sebebini sorunca; "İçinden geçilen bu kasabada savaş esnasında bir gecede 150 Boşnak Müslümanın acımasızca katledildiğini ve burada muhtemel provakasyonların olabileceğini, bu sebeple karanlığa kalmadan bu bölgeden geçmenin iyi olacağını" ifade etti. Bu da Bosna-Hersek'te halâ "korku ve ümit arasında sıkışmış bir özgürlüğün" olduğunun en somut örneklerinden birisi olsa gerek. Stolac'ta Hırvat Provakasyonu Stolac; Mostar'a 35 km. mesafede bir kasaba. Savaş esnasında Katolik Hırvatlar tarafından burada bir çok Boşnak Müslüman katledilmiş, katliamdan kurtulanlar da kasabadan başka yerlere hicret etmişler. Stolac'taki camiler Hırvatlar tarafından yerle bir edilmiş. Bu camilerden birisi de Hersek bölgesinin en eski camisi olan "Yavuz Sultan Selim Camii" Mostar Müftüsü Seyyid SMAYKİÇ; bu caminin yeniden inşası için büyük gayret gösterdiklerini, ancak Hırvatların; hicret eden Boşnak Müslümanların yeniden evlerine geri dönmelerini sağlayacak bir simge olarak gördükleri bu caminin temelinin atılmasına uzun süreden beri şiddetle karşı çıktıklarını ve Hırvat Belediye yetkililerinin, söz konusu cami yerini "İspanyol Meydanı" yapmak istediklerini belirtiyor. Ancak Boşnak yetkililerin Birleşmiş Milletler temsilcileri ve barış gücü nezdinde yaptığı girişimler sonucu; Koski Mehmet Paşa Camii'nin açıldığı gün Hırvatların bir provakasyon girişimi olarak protesto yürüyüşü yapmalarına rağmen Stolac'ta "Yavuz Sultan Selim Camii"nin de temeli atıldı. Hırvatların provakasyon girişimleri barış gücü askerleri tarafından engellendi. Böylece Mostar'daki Boşnak Müslümanlar aynı günde iki ayrı sevinci yaşamış oldular.

HASAN EMiNOVİÇ'iN DİZELERE DÖKÜLEN FERYADI
Mostar'da cami açılışı esnasında kendisine savaş sonrası Bosnalı Müslümanların durumunu sorduğum gazeteci ve savaş gazisi Hasan EMİNOVİÇ bana bir kağıt uzattı ve "işte Bosna" dedi. Bu kağıtta Bosna'yı ve savaşın Boşnak Müslümanlar üzerinde açtığı derin yarayı anlatan şU dizeler bulunuyordu: Sen bilmelisin ki her yıldızlı gecede Ne kadar sıcak yaşlar akıyor yıldızlardan, Niye yeşil ot karanlık Bulgaristan'da Bitkin nehre nefesi yasakladı. Sen bilmelisin ki kimin haykırışı Tam şimdi göğün mavi kubbesini titretti, Niye kuş gagasında lokmayı taşırken Yuvasının önünde ölü düştü. Sen bilmelisin ki Allah'tan sen benim Daha kolay kaderi olan bir kardeşimsin, Bilmelisin ki ben senin şöhretinin günahlarını İki kere, henüz doğan çocuklarla birlikte ağrındırdım. Bilmelisin ki iki kere öldüm, Ayağa kalktım ve yine canımı kaybettim, Benim yüzüm, sadece ifade edilmemiş ümidin, Ve aşkın bir gölgesidir. Sen bilmelisin ki ben artık yokum Kokulu akasyaların bahçelerinde, Keskin kılıçların uçlarında olan benim evim Kör erkek çocukların en bahtlı sığınağıdır.

TÜRK TABUR GÖREV KUVVETİ ZENİKA'DA
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri YILMAZ ve beraberindeki heyet Bosna-Hersek Cumhuriyetine yapılan ziyaret çerçevesinde; Barış gücü içerisinde, demir-çelik fabrikasının içerisine konuşlanmış olan Kıdemli Yarbay Hakan DERELİ'nin komuta ettiği "Türk Tabur Görev Kuvveti"nin de bulunduğu Zenika (Zenitsa)'yı da ziyaret etti. Zenika Bosna-Hersek'in üçüncü büyük kenti olup, nüfusu yaklaşık 110.000. Şehirde var olan büyük demir-çelik fabrikasında savaş öncesi yaklaşık 22.000 kişinin çalıştığı yetkililer tarafından belirtildi. Ancak bugün bu sayı 3.000 civarında. Ziyaret esnasında Tabur Komutanı tarafından heyete verilen bilgilerden; kahraman mehmetçiğin ülkemizde deprem, sel ve benzeri felaketlerde mağdur olan vatandaşlarımıza açtığı şefkat kucağını; kilometrelerce ötede, aynı şekilde Bosna savaşında mazlum ve mağdur duruma düşen insanlara da açtığını bir Türk olarak gururla dinledik. Nitekim mehmetçikler kar, kış, çamur, yağmur demeden savaşta yıkılan evleri onarıyor, taburda bulunan hastanede yaralıları tedavi ediyor, savaş sonrası kurulan kamplarda hâlâ hayat mücadelesi veren insanları hayata bağlamak için her türlü gayreti gösteriyor. Bunun içindir ki Zenika Müftüsü halkın duygularını ifade eden şu cümleleri belirtiyordu: "Kahraman Türk Askeri" burada var oldukça Zenika halkı kendisini güvende hissediyor. Bizim en büyük güvencemiz olan mehmetçiklerin her biri birer barış elçisi gibi çalışıyor. Bu sözler; Türk Tabur Görev Kuvveti'nin bölgede barışı sağlamada icra ettiği misyonu açıkça ortaya koyuyor. Ayrıca mehmetçik Saraybosna Havaalanının iç ve dış güvenliğini de sağlıyor. Heyet taburdan ayrılırken Kıdemli Yarbay Hakan DERELİ; Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri YILMAZ'a ziyaretlerinden dolayı büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek bir plaket takdim etti.

ALİYA iZZET BEGOViÇ'i ZİYARET
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri YILMAZ ve beraberindeki heyet Bosna-Hersek eski Cumhurbaşkanı ve Demokratik İşçi Partisi Genel Başkanı Aliya İzzet BEGOViÇ'i Saraybosna'dan ayrılmadan önce makamında ziyaret etti. Ziyaret esnasında İzzet BEGOVİÇ heyeti Bosna-Hersek'te görmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu, zor günlerinde kendilerine her türlü maddi ve manevi desteği sağlayan Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve Türk Milletine şükran borçları olduğunu, Mostar'da açılan Koski Mehmet Paşa Camii'nin oradaki Müslümanlara manen büyük bir destek olacağını ve açılışını Saraybosna'da yayın yapan ulusal televizyondan sevinç ve memnuniyetle izlediğini ifade etti. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri YILMAZ da; Bosna-Hersek'teki ata yadigârı tarihi ve kültürel değerlerin korunup yaşatılması için bundan böyle de imkanlar ölçüsünde her türlü desteğin devam edeceğini, Saraybosna başta olmak üzere bütün Bosna-Hersek'te kalıcı barışın hakim olması için her türlü gayreti göstereceklerini ifade etti. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri YILMAZ ve beraberindeki heyet daha sonra Bosna-Hersek Din İşleri Başkanı Reisü'I-Ulema Mustafa Efendi Ceriç'i makamında ziyaret ederek bir süre görüştükten sonra Saraybosna'dan ayrılarak Türkiye'ye döndü.

TÜRKİYE VE ORTA ASYA ÜLKELERİ BÖLGESEL HAC EĞİTİMİ KONFERANSI
Diyanet İşleri Başkanlığı ile Suudi Arabistan Hac Bakanlığı'nın ortaklaşa düzenlediği "Türkiye ve Orta Asya Ülkeleri Bölgesel Hac Eğitim Konferansı" 22- 26 Eylül 2001 tarihleri arasında İstanbul'da yapıldı. Tarabya Oteli Konferans Salonu'nda yapılan konferansa Türkiye'den Başkan Yardımcısı Mehmet Altunkaya, Suudi Arabistan'dan Hac Bakanı Müsteşari Ebu Bekir Begadir'in başkanlıklarındaki heyetler ile Azerbaycan'dan H. Salman Musayev, Hacı Azad Bağırov; Kazakistan'dan Dayrabay Rısbay, İlsiyar Kanagatov; Tacikistan'dan Galip Gaibov, Mendind Kurbanov'un,katıldığı toplantıya Nijerya'dan ise temsilci olarak Osman Bucaci katıldı. Konferans saygı duruşunun ardından İstiklâl Marşı'nın okunması ve Sultan Ahmet Camii İmam-Hatibi Mustafa Kutluoğlu'nun Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz konferansın açılışında bir konuşma yaparak özetle şunları söyledi: Hac farizası ile dünya Müslümanları arasında insanlık aleminin, eşini emsalini göremediği nitelikte birlik, beraberlik, yardımlaşma ve hoşgörü ortamı meydana getirilmektedir. Ferdi şuur, kollektif şuura dönüşmekte, fert cemiyet içinde yok olmaktadır. Mü'minlerin gönlü tevhid için, rıza-ı ilahiyyeye ermek için çarpmaktadır. Bu kelimelerle ifade edilemeyecek derecede muazzam bir durumdur. Dinimizin temel ibadetlerinden biri olan hac; tamamen farklı özellikler arzetmektedir. Bunların en önemlisi mali gücü olanların bu ibadeti ifa etmekle mükellef olması, diğeri de kutsal beldede ve belirli zaman diliminde yapılmasıdır. Bu açıdan hac ibadetinin rahat bir şekilde eda edilebilmesi için islam ülkelerince birlikte gayret sarfedilmesi gerekmektedir. Dünyanın değişik bölgelerinden her yıl milyonlarca müslüman kutsal beldelere yolculuk yapmaktadır. Bu yolculukların anlamı, amacı ve manevi heyecanı bambaşkadır. Bunu kelimelerle ifade etmek mümkün değildir. Bu haz ancak yaşanmakla bilinir. Müslümanların kutsal topraklarda ifa edeceği hac ibadetini, usulüne uygun yapabilmesine imkan ve ortam hazarlamak için gerekli çalışmaların yapyılması kaçınılmazdır. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak 23 yıldan beri hacı adaylarımızı, kutsal topraklara yolculukları öncesinde il ve ilçelerde bir plan dahilinde eğitime tabi tutmaktayız. Daha iyi hizmet sunmak için yeni projeler geliştirmekteyiz. 23 yıllık hac organizasyonu tecrübesine sahip Türkiye'nin eğitim programı ve hac organizasyonu ile ilgili birikimlerini Suudi Arabistan Hac Bakanlığı yetkilileri ve Türk Cumhuriyetlerinden katılan temsilcilerle paylaşmak bizim için onur verici bir olaydır. Yıllar süren inançsızlık tahakkümünden, on sene önce kurtulan kardeş ve dindaş Türk Cumhuriyetlerinden hacca giden Müslümanlara yönelik olarak yapılacak eğitim çalışmaları, bu anlamda başka bir değere sahip ilk ve çok önemli bir adımdır. Türkiye ve Orta Asya Bölgesel Hac Eğitim Konferansı, kardeş Türk Cumhuriyetlerinde hac eğitimi konusunda atılan ilk ciddi adımdır. Diğer alanlarda olduğu gibi Türk Cumhuriyetleri ile hac eğitimi konusunda da işbirliği içerisinde olacağız. Hac eğitimindeki tecrübemizi onlara aktaracağız. Bütün ilgili ve sorumluların, Müslümanların huşu içinde hac ibadetlerini ifa etmeleri için çaba sarf eden, Suudi Arabistan Krallığı yetkililerinin çalışmalarına katkı sağlamasının çok önemli olduğunu belirtmek istiyorum. Bu çabalarından dolayı, Suudi Arabistan Devleti'ne, bu alanda özel gayret sarf eden Hac Bakanlığı'na ve bağlı kuruluşların değerli temsilcilerine takdir ve teşekkürlerimi sunuyorum. Bu konferansın çok yararlı neticeler vereceğini ümit ediyorum". Suudi Arabistan Hac Bakanı Müsteşarı Ebu Bekir Begadir de yaptığı açış konuşmasında Türkiye'de böyle bir konferansın düzenlenmesinin önemli olduğunu ifade ederek şöyle dedi: "Hac fiziksel enerjiyi gerektiren bir ibadettir. Hacı ülkesinden fiziki yönden sağlam olarak çıkmalıdır ki oradaki görevlerini tam olarak yapabilsin. Bu konferanstan amacımız, daha iyi bir hac organizasyonunu modern önlemler alarak nasıl başarırız bunun yollarını bulmaktır. Hacca yılda 2 milyon kişi gelmektedir. Bunun için Suudi Arabistan kota koydu. Her yıl hacı sayısında yoğun bir şekilde artma görülmektedir. Biz hacıların rahat bir şekilde haclarını yaparak yurtlarına dönmelerini istiyoruz. . Haccı daha iyi daha güvenli, daha kolay nasıl yapabiliriz bunu sağlamanın gayreti içerisindeyiz. Yeni hac organizasyonunda çok ciddi tedbirler almamız gerekmektedir. Bu konferanslarda bunu sağlamak için gayret ediyoruz Açılış konuşmalarını müteakip oturuma geçildi. Beş gün süren oturumlarda konferansa katılan heyetler kendi ülkelerinde yürütülmekte olan hac organizasyonunu ve hacda karşılaştıkları problemlerini anlattılar. Arabistan'dan katılan üniversite hocaları hacıların Arabistan'da karşılaştıkları sorunları ve alınması gereken önlemleri anlattılar. Türk heyeti de Türkiye'nin 23 yıldan beri yürüttüğü başarılı organizasyonu anlattı. Arabistan heyeti, Türkiye'nin hac organizasyonunun diğer ülkeler tarafından örnek alınması gereken bir organizasyon olduğunu vurguladılar ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nı bu hizmetlerinden dolayı tebrik ettiler. Konferansın sonunda Dini Yayınlar Dairesi Başkanı Harun Özdemirci, Suudi Arabistan Hac Bakanı Müsteşarı Ebu Bekir Begadir ve Diyanet İşleri Başkanlığı Hac Dairesi Başkanı Avni Kurt ile birer söyleşi yaparak konferansı değerlendirdiler. Suudi Arabistan Hac Bakanı Müsteşarı Ebu Bekir Begadir: "Türk hacıları, hac görevlerini ifa ederken ne zaman, nereye, nasıl gideceklerini çok iyi biliyorlar." - Sayın Begadir bu konferansın düzenlenmesindeki amaç nedir? - Kualalumpur'da gerçekleşen konferansta alınan tavsiye kararlarına uygun olarak çalışma merkezi oluşturmak amacıyla bu konferans düzenlendi. Kualalumpur'da yapılan konferansta alınan tavsiye kararlarına göre hacılar Arabistan'a gönderilmeden önce eğitime tabi tutulacaklardı. Orada yapılan bu programa göre hacılar önceden eğitilecek, bilgilendirilecek, hac görevlerini noksansız yapabilmeleri sağlanacaktı. İstanbul'da gerçekleştirilen bu toplantı, gerçekleştirmeyi düşündüğümüz yedi konferanstan birisidir. Bundan önce Ürdün, İran ve Malezya'da konferanslar yapıldı. Bu ise dördüncüsü. - Beş gün süren bu toplantının bir değerlendirmesini yapar mısınız? - Bu toplantının her yönüyle başarılı geçtiğine inanıyorum. Toplantıya başta Türkiye olmak üzere Tataristan, Kazakistan, Azerbaycan ve Tacikistan'dan temsilci kardeşlerimiz katıldılar. Nijerya'dan da bir kardeşimiz gözlemci olarak katıldı. Özbekistan ve Kırgızistan'dan da katılımcılar gelecekti, ancak son gelişmeler nedeniyle bu iki ülkeden kardeşlerimiz katılamadılar. Beş gün boyunca burada ciddi çalışmalar yaptık. Üç konuyu tartıştık. Birincisi, hacıların hazırlık aşaması; Hacıların Suudi Arabistan'a ayak bastıklarında nasıl haraket edeceklerini, neler yapacaklarını onlara sürekli öğretecek bir birim oluşturulması. İkincisi; Hacıların ilmi yönden bilmeleri gereken konuları öğrenmelerini sağlayacak bir ekibin oluşturulması. Bu ekip haccın nasıl yapılması gerektiğini öğretecek, haccın rükûnlarını, adabını, kalabalık yerlerde nasıl davranılacağını, yani haccın noksansız olarak nasıl yapılabileceğini öğretecek. Bu görevi yapacak olan ekip, bütün klasik ve yeni imkânlardan, teknolojik gelişmelerden yararlanarak hacıları en iyi şekilde eğitecektir. Üçüncüsü ise, her ülke ortaya çıkan sonuçlar doğrultusunda kendi özel şartlarına uygun olarak eğitim programları yapacak, geliştirecektir. Ta ki arzulanan hedeflere ulaşılsın. Bunu da teknolojiyi en iyi şekilde kullanarak sağlamaya çalışacaklardır. - Türkiye'nin hac organizasyonunu değerlendirir misiniz? - Suudi Arabistan'a dünyanın her yerinden hacı gelmektedir. Yaptığımız tesbitlere göre bazı ülkelerden gelen hacılar, gerçekten eğitilmeye muhtaç durumdalar. Ancak Türkiye, İran, Malezya, Ürdün gibi ülkelerden gelen hacılar son derece düzenli davranıyor, medeni bir şekilde hareket ediyorlar. Bu düzenli olmanın sebebini incelediğimizde görüyoruz ki bu saydığım ülkelerin hepsinin hac organizasyonu ile ilgili programları ve yönetmelikleri var. Gördük ki bu programlarla hacılarını eğitiyor ve hacca hazırlıyorlar. Sizin sorunuza gelince, Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı hac organizasyonunu yirmi yılı aşkın bir zamandan beri geliştirdiği bir programla sürdürerek geliyor. Biz Türk hacılarının diğer ülkelerin hacılarından daha organizeli oluşlarını, saygılı davranışlarını ve kendilerine sunulan hac hizmetlerini iyi değerlendirdiklerine şahit oluyoruz. Bu farklılığı da garipsemiyoruz. Çünkü onlara burada güzel bir eğitimin verildiğini biliyoruz. Türk hacıları, hac görevlerini ifa ederken sakin, saygılı ve kendilerine hizmet edenleri rahatlatıcı davranışlar içersinde hareket ediyorlar. Ne zaman, nereye nasıl gideceklerini çok iyi biliyorlar. Diliyoruz ki bütün İslâm ülkeleri hacıları Türk hacılarının bu hareket tarzını örnek alsınlar. Buradaki toplantının amacı da Türk hac organizasyonunu diğer İslâm ülkelerine tanıtmak ve onların da bu şekilde bir organizasyon yapmalarını sağlamaktı. Bu organizasyonun gerçekleşmesinde görev alan ve her türlü kolaylığı bizlere sağlayan, büyük bir konukseverlik ile muamele eden Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığına ve konferansa katılan ülke temsilcilerine teşekkür ediyorum. Hac Dairesi Başkanı Avni Kurt: "Karayolu ile gidecek hacılarımızın organizasyonu ile ilgili her türlü işlemleri tamamladık." - Sayın Kurt! Bu konferans fikri nasıl gerçekleşti? Konferansın değerlendirilmesini yapar mısınız? - Geçen yıl Malezya'nın Kualalumpur şehrinde yapılan birinci hac eğitimi seminerinde bir karar alındı ve bir komite kuruldu. Bu komite daha sonraki çalışmaları planlayacaktı. Bu sene Mekke'de yapılan toplantıda da hac seminerinin bölgesel olarak yapılmasında fayda mülahaza edildiği ortaya çıktı. Böylece Suudi Arabistan Hac Bakanlığı belli bölgelerde bu seminerlerin verilmesini düşündü. Türkiye'yi de bölge merkezi yaparak böyle bir toplantının Türkiye'de yapılıp yapılamayacağını, yapılabilecekse ne zaman ve nerede yapılabileceğini bizden yazılı olarak talepetti. Biz de bu seminerin ülkemizde İstanbul'da yapılabileceğini kendilerine ilettik. Onlar da bunu kabul ettiler. Daha sonra bölgesel olarak çağrılan ülkelere davette bulunduk. Bu ülkeler gönderecekleri temsilcileri bize bildirdiler. Daha sonra da gelerek seminere katıldılar. Bu seminerde hac eğitimi ile ilgili yeni fikirler, yeni düşünceler ortaya atıldı. Seminer büyük bir ahenk içerisinde geçti. Suudi Arabistan Hac Bakanlığı heyeti bütün ülkelerin görüşlerine başvurdu. Hac uygulamalarını sorup, hac organizasyonlarına dair fikirlerini aldı. Bundan sonra hac organizasyonunun hangi metotlarla daha iyi yürütülebileceğini birlikte müzakere ederek değerlendirdik. Bu konferansın, özellikle kardeş Türk Cumhuriyetlerinden gelen temsilciler için daha da faydalı olduğu kanaatindeyim. - Bu sene bir de karayolu ile hacca gitme söz konusu. Bu konuda gerekli olan tedbirler alındı mı? Alındıysa bu sene karayolu ile hacca kaç kişi gidecek? - Bu konudaki çalışmalarımız uzun zamandan beri devam ediyor. Karayolu ile gidecek hacılarımızın organizasyonu ile ilgili her türlü işlemleri tamamladık. Şu anda Diyanet İşleri Başkanlığı olarak karayolu ile hac organizasyonuna hazırız. Suriye'den net bir cevap bekliyoruz. Olumlu cevap geldiğinde ki biz öyle ümit ediyoruz, o zaman on bir yıl sonra tekrar karayolu ile hacı gönderebileceğiz. Gümrüklerde, pasaport kontrollerinde sıkıntı çekilmemesini arzu ettiğimiz için bu yıl karayolu ile on bin hacı adayımızı hacca göndereceğiz. Türkiye ve Orta Asya ülkeleri bölgesel hac eğitim konferansı sonunda alınan tavsiye kararları bir bildiri halinde konferansa katılan ülkelerin temsilcileri tarafından imzalanarak yayımlandı.

TÜRKİYE VE ORTA ASYA ÜLKELERİ BÖLGESEL HAC EĞİTiM KONFERANSI TAVSIYE KARARLARI:
İletişim teknolojilerinin hızla geliştiği, teknoloji ve bilgi çağı olarak da adlandırılan yüzyılımızda bilgilendirme ve eğitim çalışmaları en belirgin özellik olarak ortaya çıkmaktadır. İnsanlar arası kaynaşmayı, dayanışma ve barışı esas alan yüce dinimiz İslamiyet; bilgilenme ve eğitimi temel ilke olarak ortaya koymuştur. Bu durum çağımızda müslüman toplulukların önüne yeni fırsatlar koymaktadır. Her yıl çok sayıda müslümanın bir araya gelerek ifa ettiği hac ibadeti, dünya müslümanları arasında insanlık aleminin bu çapta başka bir örneğini görmediği, ferdi şuurdan cemiyet şuuruna yönelişi sağlayan bir konferanstır. Böylesine derûni anlamlar ifade eden ibadetin maksadına uygun bir biçimde ifası için şuurlandırma ve bilgilendirme çalışmaları yapmak kaçınılmazdır. Bu nedenle, çağımızın geliştirdiği teknoloji ve eğitim metodlarının bütünüyle devreye sokulması, her ülkenin hacı adaylarını eğitmesi amacına yönelik hac eğitim programlarının geliştirilmesi için 22-26 Eylül 2001 tarihleri arasında İstanbul'da yapılan Türkiye ve Orta Asya Cumhuriyetleri Bölgesel Hac Eğitim Konferansı'nda aşağıdaki tavsiye kararları alınmıştır: 1- Geçtiğimiz günlerde A.B.D.' de meydana gelen terör olaylarında hayatını kaybedenlerin aile ve yakınlarının acılarını paylaştığımızı, bir insanlık suçu olan terörü, her nereden gelirse gelsin ve hangi amaca yönelik olursa olsun şiddetle kınadığımızı, insanlığın mutluluğunu esas alan dinlerin terör eylemleriyle alakalandırılmasının yanlış olduğunu, insan sevgisi ve barışı herşeyin üzerinde tutan İslâmiyetin, terörün her türlüsünü şiddetle reddettiğinin dünya kamuoyunca bilinmesini isteriz. 2- Haccın her yönüyle anlatılması ve hacı adaylarının ülkelerinde eğitilmeleri büyük önem taşımaktadır. Bunun için, hac ile ilgili menasik, sağlık, beslenme, güvenlik, Suudi Arabistan hac mevzuatı, sosyal ilişkiler, hac ibadetini ifa etmeyi kolaylaştırıcı konularda eğitim programları geliştirilerek uygulamaya konulmadılır. 3- Oluşturulan eğitim programlarının uygulanması için gerekli idarî yapılanmaya gidilmesi ve işleyişinin kontrol edilmesi sağlanmalıdır . 4- Türkiye Cumhuriyeti; Orta Asya ve Doğu Avrupa ülkelerinin bölgesel merkezi olarak, bu ülkelerde hacı adayları için tespit edilmiş bulunan eğitim programlarının uygulanmasındaki koordineyi sağlamalıdır. 5- Suudi Arabistan Türk Hacılar Müessesesince oluşturulacak bilgisayar merkezi marifetiyle bölge ülkeleri ile koordine sağlanmalı ve hacı adayları için uygulanacak programların işleyişi takip edilmelidir. 6- Bölgesel konferansa katılan ülkeler, üzerinde görüş birliğine varılan programla ilgili dökümanları kendi dillerine çevirerek basım ve dağıtımını yapma hususunda çaba sarfetmelidir. 7- Katılımcı ülke temsilcilerine eğitim konferansı programının uygulamasında gösterilen hassasiyetten ve ülkelerindeki hac eğitimi programları ihdas ettirdikleri kararlılıktan dolayı teşekkür ediyoruz.

AVRUPA PROTESTAN KİLİSELER BİRLİĞİ HEYETİ
Avrupa Protestan Kiliseler Birliği Başkanı Nik Nedelchev, Başkan Yardımcısı Fotis Romeos ve Genel Sekreter Gordon Showel, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz'ı makamında ziyaret ederek bir süre görüştüler. Protestan Kiliseler Birliği Başkanı Nik Nedelchev; Başkan Yılmaz'a nezaket ziyaretinde bulundumak ve Kuşadası'nda Kiliseler Birliği'nce düzenlenecek yıllık olağan genel kurula davet etmek için bu ziyareti gerçekleştirdiklerini belirterek şöyle dedi: "Toplantıya 28 Avrupa ülkesini temsil edecek katılımcılar davet ettik. Türkiye'de ilk defa gerçekleştireceğimiz bu toplantı ve ziyaretler ülkeler ve halklar arasında birliği, beraberliği, kardeşliği artıracağına inanıyorum. Geçtiğimiz günlerde Amerika'da terör olayları yaşandı. Bu olayları bir dine mal etmek çok yanlış olur. İslâm dininin, barışa, sevgiye, hoşgörüye ve kardeşliğe büyük önem verdiğini biliyoruz. Amacımız değişik dinlere ve görüşlere mensup insanların bir arada yaşayabilmelerini sağlayabilmektir. Biz din adamları bunu sağlaya bilirsek çok iyi olacaktır." Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz da görüşmede; Amerika'da yaşanan terör hadisesini kınayarak, İslam dininde terörün ve şiddetin yeri olmadığını ifade etti ve kısaca şöyle dedi: "İslâm dininde olduğu gibi, hiçbir dinde terörün yeri yoktur. Yaşanan bu terör olaylarını da bir dine mal etmek son derece yanlış olur. İslâm dini her zaman sevgiyi, barışı ve hoşgörüyü tavsiye etmiştir. Avrupa ülkelerinde camilerimize saldırdılar, yakmaya kalktılar. Kim hangi dine ve görüşe mensup olursa olsun, terörün hiçbir dinde yeri yoktur. Bu kongreyi Türkiye'de Kuşadası'nda yaptığınız için teşekkür ederim." Başkan Yılmaz ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, heyete teşekkür etti.

VATİKAN BÜYÜKELÇİSİNDEN DİYANET İŞLERİ BAŞKANINA VEDA ZİYARETİ
Vatikan'ın Ankara Büyükelçisi Luigi Conti Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz'ı makamında ziyaret ederek, Malta Büyükelçiliğine tayin edilmesi dolayısıyla veda etti. Veda ziyaretinde bir konuşma yapan Conti, son zamanlarda yaşanan olaylardan dolayı İslam dini üzerinde kötü imaj meydana getirilmeğe çalışıldığını ifade ederek; " İslam bu değildir. İslam, sevgi, barış ve hoşgörü dinidir. Bazı televizyon kanalları ve yazılı basın organları İslam'ı bir terör dini gibi gösteriyorlar, ortada bir din savaşı varmış gibi İslam'a hücum ediyorlar. Bu yüzden bütün insanlar huzursuzluk içerisindeler. Yaşanan bu olaylar sadece bir fanatizmden başka bir şey değildir. Bu davranışlar ise din adamlarının verdiği mesajları gölgede bırakıyor"dedi. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz da kabulde yaptığı konuşmada, görevli olduğu süre içerisinde Vatikan Büyükelçisi ile son derece iyi diyalog içerisinde bulunduklarını belirterek kendisine bundan sonraki yeni görevlerinde başarılar diledi.

CAMİLER HAFTASI KUTLANDI
Diyanet İşleri Başkanlığı, 1986 yılından bu yana Ekim ayının ilk haftasını "Camiler Haftası" olarak kutlamaktadır. Bu yıl ki "Camiler Haftası" da Kocatepe Camii Konferans Salonu'nda düzenlenen bir törenle başladı. Törene, Devlet Eski Bakanı Nevzat Ercan, Diyanet İşleri Eski Başkanı Dr. Lütfi Doğan, bazı milletvekilleri, daire amirleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Kocatepe Camii İmam-Hatibi Kadir Temel'in Kur'an-ı Kerim okuması ve İstiklâl Marşı'nın söylenmesi ile başlayan törene; TBMM Başkanı Ömer İzgi, Başbakan Bülent Ecevit, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Dr. Devlet Bahçeli, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, Devlet Bakanları Edip Safter Gaydalı, Nejat Arseven, Recep Önal, Tunca Toskay, Doğruyol Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Tansu Çiller telgraf mesajlarıyla katıldılar. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz törendeki açış konuşmasında; insanları bir araya getiren camilerin Müslümanların manevi, ruhi, duygularını derinden kuşatan huzur mekanları olduğunu belirterek şöyle dedi: "Başkanlığımız, 1986 yılından bu yana her yıl Ekim ayının ilk haftasını "Camiler Haftası" olarak kutlamayı gelenek haline getirmiş, bununla, mabetlerimize olan ilgiyi artırmayı ve gelecek nesillerin zihninde mabet fikrini zinde tutmayı amaçlamıştır. İslâm toplumu için vazgeçilmez bir değer olan camilerimiz, bugün bazı fonksiyonlarını bazı kurumlara devretmiş olsalar da ilk dönemlerine benzer bir şekilde, sosyalleştirici, bütünleştirici, eğitici ve öğretici fonksiyonlarını günümüzde de icra etmektedirler. Camiler İslâm toplumlarının simgeleridir. Bir beldenin İslâm beldesi olduğunun en güzel kanıtı göklere yükselen minareleriyle camilerimizdir. Camiler İslâm'ın anlaşılması ve hayata geçirilmesi açısından önemli kurumlardır. Bilindiği gibi başlangıçta İslâm mescitlerde öğretiliyordu. Başkanlığımız yurt sathına yayılan camilerde vatandaşlarımıza, Kur'an ve Sünnet ışığında dini gerçekleri ve doğru bilgileri hiçbir sapmaya meydan vermeden, batıl düşünce ve davranışlardan uzak durarak aktarmaya çalışmaktadır. Kur'an-ı Kerim bırakın İslâmı zorla kabul ettirmeyi, Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi farklı dinlerin kutsal ibadethanelerini korumayı da Müslümanlara bir vazife olarak yüklemiştir. Bir ayette, "Eğer Allah'ın kimini kimiyle defetmesi olmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah'ın isminin çokça anıldığı mescitler muhakkak yıkılıp giderdi."(Hac, 40) Biz Diyanet İşleri Başkanlığı olarak camilerde müftü, vaiz ve imam-hatiplerimiz vasıtasıyla hutbeler, vaazlar, konferanslar ve cami dersleri vererek vatandaşlarımıza sağlam kaynaklardan dini bilgileri aktarmaya gayret ediyoruz. "Camiler Haftası" dolayısıyla halkımızın, camilerin hayatımızdaki yerini ve önemini daha yakından kavrayacağını ümit ediyor, haftanın amacına ulaşmasını Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyorum". Törende, Devlet Eski Bakanı Nevzat Ercan, Sağlık Eski Bakanı Bülent Akarcalı, Adalet ve Kalkınma Partisi Manisa Milletvekili Bülent Arınç, Saadet Partisi Ankara Milletvekili Rıza Ulucak da birer konuşma yaptılar. Merasimin sonunda Balıkesir Müftüsü Mustafa Kutlu, Tekirdağ Müftüsü A. Zeki Elturan, Burdur Müftüsü Ahmet Durmuş, Nuru Osmaniye Camii Müezzin-Kayyımı Necati Yaman, İstanbul-Beyoğlu İmam-Hatip Halil Necipoğlu, İstanbul-Kartal İmam-Hatip Ramazan Kutlu, Elazığ-İmam-Hatip Nihat Oğuz, Ankara-Çankaya İmam-Hatip H. İbrahim Tuğran, Hatay-Kur'an Kursu Öğretmeni Naif Soydan, Adana-Seyhan İmam-Hatip Mehmet Ünal, Ankara-Keçiören İmam-Hatip Recai Özsoy'a görevlerinde gösterdikleri üstün başarılarından dolayı birer plaket verildi.

HAC DAİRESİ BAŞKANIMIZ AVNİ KURT'U KAYBETTİK
Hac Dairesi Başkanı Avni Kurt, 10 Ekim 2001 tarihinde hac seminerine katılmak üzere Samsun'a giderken Merzifon yakınlarında geçirdiği elim bir trafik kazası sonucu kaldırıldığı hastahanede 29 Ekim 2001 Pazartesi günü Hakk'ın rahmetine kavuştu. Avni Kurt, geçtiğimiz yıl da hac görevi esnasında kalp rahatsızlığı geçirmiş, Türkiye'ye getirilerek tedavi görmüştü. Avni Kurt, 1943 yılında Erzurum'un İspir İlçesi Maden Köyü'nde doğdu. Hafızlığını köyünde ikmal ettikten sonra özel olarak değişik hocalardan Arapça, Tefsir, Fıkıh, Kelâm dersleri aldı. 1965 yılında ilkokulu dışarıdan bitiren Kurt, 1966 yılında Ankara-Çankaya İlçesi Bademli Camii'nde müezzin-kayyım olarak göreve başladı. 1970 yılında Ankara Merkez İmam-Hatip Okulu'nun birinci devresini dışarıdan bitirdikten sonra, aynı ilçenin Bademli Camii İmam-Hatipliği görevine naklen atandı. 1974 yılında Ankara Anafartalar Lisesi'nden, 1979 yılında Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilimler Bölümü'nden mezun oldu. 1982 yılında Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İdari Bilimler Enstitüsü'nde master yaptı. 1985 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi İslâmi İlimlen Fakültesi'ni bitirdi. 1986 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı merkez teşkilatında APK Dairesi Uzmanlığı kadrosuna atanarak, Dini Yayınlar Dairesi Başkanlığı Süreli Yayınlar Şubesi Müdürlüğü'nde görevlendirildi. 1987-1992 yılları arasında Amasya-Merzifon İlçesi Müftülüğü görevinde bulundu. 26.03.1992 tarihinde Ankara-Çankaya Müftülüğüne atandı. 26.04.1999 tarihinde Hac Dairesi Başkanlığı görevine başladı. "İmam-ı Azam'ın İbadet Hayatı" isimli basılmış bir eseri ile çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmış çok sayıda makaleleleri bulunmaktadır. Avni Kurt'un cenazesi, 31 Ekim 2001 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığında bir tören düzenlendi. Törende Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz merhumun çalışma hayatını anlatan duygulu bir konuşma yaptı. Törenin ardından Kocatepe Camii'nde kılınan öğle namazını müteakip Ankara Akyurt-Balıkhisar Köyündeki İspir-Laleli Köylülerine ait mezarlığa defnedildi. Evli ve beş çocuk babası olan merhuma, Cenab-ı Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve Diyanet camiasına sabırlar dileriz.

MEHMET BARUT VEFAT ETTİ
Başkanlığımız il ve ilçe teşkilatlarında uzun yıllar başarılı hizmetlerde bulunan emekli müftülerden Mehmet Barut vefat etti. Barut, 1923 yılında Yozgat-Akdağmadeni İlçesi Karaalikaçağı Köyünde doğdu. Kur'an-ı Kerim ve Arapça eğitimini babasından aldı. Tahsilini zamanın Çekerek Müftüsü Mehmet Efendide tamamladı. 1959 yılında müftülük-vaizlik sınavını kazanarak Artova Vaizliği, Artova Müftü Vekilliği'ne atandı. Bir süre vekaleten yürüttüğü bu göreve asaleten atandı. Barut; daha sonra sırasıyle, Tokat-Turhal, Kırşehir-Kaman, Uşak-Sivaslı, İçel-Anamur ilçe müftülüğü görevlerinde bulundu. Çeşitli gazete ve dergilerde yazı ve makaleleri yayınlandı. "Hikmetin Mantığa Seslenişi" isimli birde eseri mevcuttur. Anamur'da vefat eden Mehmet Barut'a, Allah (c.c.)'tan rahmet kederli ailelerine sabırlar dileriz.

ÇAYKARA EMEKLİ MÜFTÜSÜ YUSUF ZİYA BİLGİN VEFAT ETTİ
1920 yılında Trabzon'un Çaykara İlçesi'nin Akdoğan Köyü'nde dünyaya gelen Yusuf Ziya Bilgin, 6 yaşında Kur'an-ı Kerim'i hatmetti ve 9 yaşında da hafızlığını tamamladı. Kendi köyünde başladığı medrese tahsili sırasında dönemin ünlü alimlerinden İslâmî ilimlerle ilgili dersler aldı. 1945 yılında dini ilimler okutmaya ve hafız yetiştirmeye başlayan Bilgin, 1952 yılında atandığı Çaykara Merkez Camii İmam Hatipliği görevini, Kur'an Kursu öğretmenliği ile birlikte yürüttü. Yusuf Ziya Bilgin, 1960 yılında asaleten müftülüğe başladı ve emekli olduğu 1982 yılına kadar tedrisat faaliyetini devam ettirdi. Gerek İslâmî ilimlerde gerekse Kur'an-ı Kerim'in hıfzı ve taliminde yüzlerce öğrenci yetiştiren Yusuf Ziya Bilgin Hoca Efendi, 22 Ekim 2001 tarihinde Bursa'da vefat etti. Hoca Efendiye Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve Diyanet camiasına baş sağlığı dileriz.

MUSTAFA KABAKÇI VEFAT ETTİ
Başkanlığımız Personel Dairesi Başkanlığı Sicil Şubesi Müdürlüğü memurlarından Mustafa Kabakçı yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak Hakk'ın rahmetine kavuştu. 1966 Çorum doğumlu ve üç çoçuk babası olan Mustafa Kabakçı'ya Allah (c.c.)'tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

VEFAT EDENLER Halit Bayrak Şef Erzincan Ahmet Taştepe İmam-Hatip Kalecik Mustafa İskenderoğlu İmam-Hatip Eyüp Yunus Aba İmam-Hatip Kahramanmaraş Mustafa Şimşek İmam-Hatip Develi İsmail Dilek Müezzin-Kayyım Denizli O. Lütfi Özdemir Hizmetli İst. Eğt. Mrk. Ebubekir Aksoy Hizmetli Özalp Vefat edenlere Cenab-ı Allah (c.c.) 'tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı dileriz.

TÜRKİYE HAFIZLIK YARIŞMASI SAMSUN'DA YAPILDI
Türkiye Hafızlık Yarışması 23 Eylül 2001 Pazar günü Samsun'da coşkulu bir kalabalığın katılımıyla yapıldı. Yarışmanın jüri üyeliğini Mushafları İnceleme Kurulu Üyeleri Turhan Baycan, Halil Tenger ve Kocatepe Camii İmam-Hatibi Kadir Temel yaptı. Yarışmaya İstanbul Fatih İlçesi İsmailağa Kur'an Kursu'ndan Huzeyfe Güldü, Trabzon Arsin İlçesi Yeşilyalı Kur'an Kursu'ndan Muhammet Halil, Ankara Altındağ İlçesi Hasköy Yıldıztepe Kur'an Kursu'ndan Ahmet Terzioğlu, Erzurum Merkez Gaziller Kur'an Kursu'ndan Sezai Kızılkaya, Samsun Terme İlçesi Fatih Kur'an Kursu'ndan Samet Özbek ile Amasya Merkez Büyükağa Kur'an Kursu'ndan Nurullah Taşkıran katıldı. Yarışma neticesinde Amasya Merkez Büyükağa Kur'an Kursu'ndan Nurullah Taşkıran 1'nci, Samsun-Terme İlçesi Fatih Kur'an Kursu'ndan Samet Özbek 2'nci, Ankara Altındağ İlçesi Hasköy Yıldıztepe Kur'an Kursu'ndan Ahmet Terzioğlu da 3' ncü seçildi. Dereceye giren öğrencilere çeşitli hediyeler verildi. Yarışma, Mushafları İnceleme Kurulu Üyeleri Turhan Baycan ve Halil Tenger'in okuduğu Kur'an-ı Kerim ile son buldu.

PERSONEL SİSTEMLERİNİ GELİŞTİRME ŞUBESİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULDU
Diyanet İşleri Başkanlığı Personel Dairesi Başkanlığı Atama III Şubesi Müdürlüğü'nün ismi Personel Sistemlerini Geliştirme Şubesi Müdürlüğü olarak değiştirildi. Atama III Şubesi Müdürlüğü'nün görevleri de Atama I Şubesi Müdürlüğü'ne devredildi. Yeni kurulan Personel Sistemlerini geliştirme Müdürlüğü'ne Atama III Şubesi Müdürü Ahmet Hamdi Ferligül getirildi. 1960 yılında Konya'da doğan Ferligül, İlkokul ve İmam-Hatip Lisesi'ni bitirdikten sonra 1982 yılında Ankara-Çubuk İlçesinde imam -hatip olarak göreve başladı. 1985 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı Personel Dairesi Başkanlığı Sicil Şubesi Müdürlüğü'ne memur olarak naklen atandı. 1986 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun oldu. Başkanlığımız Terfi ve İntibak Şubesi Müdürlüğü'nde memur ve şeflik, Din Eğitimi Dairesi Başkanlığı, Disiplin ve Değerlendirme Şubesi Müdürlüğü ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı'nda uzmanlık ve Atama III Şubesi Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Evli ve 1 çocuk babası olan Ferligül'e yeni görevinde başarılar dileriz.

EŞME
Eşme Müftüsü Ö. Ahmet Kayalı'dan aldığımız bilgiye göre; Türkiye Diyanet Vakfı Eşme Şubesi tarafından yaptırılan Eşme Çarşı Camii törenle ibadete açıldı. Caminin açılış törenine Uşak İl Müftüsü İsmail Öncel, Eşme Kaymakamı Mehmet Yıldırım, Uşak Müftüsü İsmail Öncel, Belediye Başkanı Hasbiye Öztürk, İl Müftü Yardımcısı, çevre ilçe müftüleri ile kalabalık vatandaş topluluğu katıldı. 1500 metrekare alan üzerine yapılan ve 3.000 cemaat kapasiteli olan caminin bünyesinde işyerleri, konferans salonu, kütüphane, gasilhane ve şadırvan yer alıyor. Törenin ardından ilk Cuma namazının kılınmasıyla cami ibadete açıldı.

TAVŞANLI MÜFTÜLÜK SİTESİ
Tavşanlı Müftülük Sitesi Diyanet İşleri Mehmet Nuri Yılmaz tarafından törenle hizmete açıldı. Törene Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdür Vekili Ali İhsan Sarımert, İlçe Kaymakamı B. Sıtkı Hanlıoğlu, Kütahya İl Müftüsü Rıza Deniz, çevre il ve ilçe müftülüleri ile kalabalık halk topluluğu katıldı. Törende bir konuşma yapan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz; halkımızın müftülükler kanalıyla iman, ibadet ve ahlâk konularında aydınlatıldığını ifade eden Başkan Yılmaz şöyle dedi: "Başkanlığımız köklü bir hizmet müessesesidir. Müftülüklerde Başkanlığımızın yurt genelindeki temsilcisi olarak ilmi ve dini hizmetler ifa etmektedir. Müftülüklerde halkımızın dinî, ahlakî ve fıkhi meselelerine çözümler bulunmaktadır. Asıl problem dinin iyi anlaşılamamasındadır. Dini anlatırken amaç, iyi insan ve iyi toplum yetiştirmektir. " Tavşanlı halkı ve TDV Tavşanlı Şubesi tarafından yaptırılan sitede toplantı salonu, müftülük hizmet birimleri, lokal, misafirhane, lojman, kütüphane ve yayınevi bulunuyor. TUT Adıyaman-Tut İlçe Müftülüğü tarafından gerçekleştirilen hizmetler şöyle; -Vaazların ilçe merkez, kasaba ve köylerde aynı anda dinlenebilmesi amacıyla kablosuz yayın sistemi kuruldu. İlçe merkezinde de merkezi ezan sistemine geçildi. -Tut Kaymakamlığı'nın katkılarıyla müftülüğe bir bilgisayar alınarak hizmete sunuldu. -İlçe Akçatepe Köyü Camii'ne minare ve şadırvan, Elçiler ve Boyundere köylerine de birer cami yaptırılarak ibadete açıldı. Yaylımlı Köyü Camii'ne de bir adet lojman satın alındı. -Boyundere Köyü Kur'an Kursu'nda Kur'an-ı Kerim ve dini bilgiler öğrenen 30 kursiyerden, başarılı olan 8 kursiyere törenle Kur'an Kursu bitirme belgeleri verildi. -Kutlu Doğum Haftası içerisinde "Toplumda Güven Duygusunun Önemi ve Muhammed'ül Emin Olarak Hz. Peygamber" konulu bir konferans tertip edildi.

ARDEŞEN
İlçe Kaymakamlığı tarafından ilçedeki kurumlar arasında düzenlenen voleybol turnuvasında Ardeşen Müftülüğü Voleybol takımı 12 takım arasında yapılan müsabakalar sonunda ikinci oldu. İlçe Kaymakamı Kenan Çiftçi ikincilik kupasını takım adına ilçe müftüsü Ahmet Erdem'e vererek, takımı bu başarılarından dolayı tebrik etti.

SEBEN
İlçe Müftülüğü bünyesinde faaiyetlerini sürdüren Kız Kur'an Kursu'na bu yıl her yaştan olmak üzere 37 bayan iştirak ederek yıl sonunda Kur'an okuma belgesi aldılar. Belge alma merasiminde konuşan ilçe müftüsü Mahmut Göl, Kur'an-ı Kerim'i öğrenmenin önemini anlatarak, vatandaşlardan bu kursa ilgi göstermelerini istedi. Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle bir konferans düzenlendi. Konferansa ilçe kaymakamı Yusuf Avcı, "Hz Peygamberin Örnek Davranışlarını anlattı. İlçede görev yapan cami görevlilerine hizmetiçi eğitim kursu düzenlendi. Cumartesi ve Pazar günleri tertip edilen Geleneksel Yöresel Hacet Bayramlarına müftülük de iştirak ederek ilçe halkına dini konularda bilgi verildi.

SULUOVA
İlçedeki camilerden 8 tanesinde erkeklere, 1 cami ve 3 Kur'an kursunda da bayanlara cami dersleri verildi. Merkez Nusretiye Camii'nde verilen derslere devam eden vatandaşlarımız diğer camilere devam edenlerden daha başarılı oldular. Derslerde başarılı olan vatandaşlarımızdan 12 tanesine başarı belgesi verildi. Cami derslerini veren vekil imam-hatip İ. Hakkı Böğrek ile müezzin-kayyım Rahmi Tonkuş müftülükçe teşekkür belgesiyle ödüllendirildiler.

EVREN
İlçe Müftüsü İhsan Caner'den aldığımız habere göre ilçede faaliyet gösteren Merkez Kız Kur'an Kursu'ndan mezun olan öğrenciler için belge dağıtma merasimi düzenlendi. Çok sayıda vatandaşın iştirak ettiği merasimde bir konuşma yapan ilçe müftüsü Caner, Kur'an öğrenmenin önemini belirterek, kurse gelen öğrencilerin velilerine teşekkür etti.
ÖDEMİŞ
*İlçeye bağlı Bademli Kasabası Pazaryeri Camii yetersizliği nedeniyle yıkılarak yerine yenisi 11 ay gibi kısa bir zamanda tamamlanarak ibadete açıldı. İlçe merkezinde yapılmakta olan Efekonut Camii'nin inşaatı devam ediyor. Ovakent Kasabası Camii'nin lojmanının yapımı tamamlanarak hizmete açıldı. *İlçede vaaz ve irşad hizmetlerine hız verildi. *Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Aşık Belediye Şehir Salonu'nda "İslâmda Aile Yapısı" konulu bir konferans verdi. İstanbul Haseki Eğitim Merkezi Öğretmeni Mehmet Savaş da, aynı salonda, "Toplumda Güven Duygusunun Önemi ve Hz. Peygamberi Nasıl Tanıyalım" konulu bir konferans verdi. Konferanslar vatandaşlarımız tarafından büyük ilgi gördü. *İlçede görev yapan cami görevlileri için "Ezanı Güzel Okuma" ve "Hitabet ve Diksiyon" kursları verildi. Kursların başarılı geçtiği bildirildi.

ŞALPAZARI
İlçede yapılan cami derslerinin ilki sona erdi.Derslerde Kur'an-ı Kerim, hadis, siyer ve dini bilgiler verildi. İlçe Müftüsü Mehmet Bektaş tarafından haftada 4 saat verilen derslere ilçede görev yapan imam-hatipler katıldılar. Cami derslerinin verimli geçtiği bildirildi. 19 MAYIS Samsun-19 Mayıs İlçe Müftüsü Ahmet Bulut'tan aldığımız habere göre ilçede gerçekleştirilen faaliyetler şöyle: *İlçe Merkez Camii'nin içi kubbe seviyesine kadar çini ile kaplandı, hat ve tezyinatı yapılarak tek tip halı döşetildi. Merkez Pazar Camii'nin kubbesi aliminyum kaplatıldı. *İlçedeki Kur'an kurslarında hafızlığını tamamlayan öğrencilere TDV'ınca çeşitli hediyeler verildi. Ortaokul ve lise de okuyan fakir öğrencilere yardım yapıldı. *Müftülük makam odası yeniden tefriş edildi. *İlçe merkezinde yaptırılmakta olan Akşemsettin Camii tamamlanma aşamasına getirildi. *İlçe merkezinde görev yapan imam-hatip ve müezzin-kayyımlara hizmetiçi eğitim semineri düzenlendi.

GERMENCİK
İlçedeki merkez. kasaba ve köy camileri merkezi ezan sistemine bağlandı. Müftülük personelinin daha iyi tanışıp kaynaşması amacıyla piknikler tertip ediliyor. Bozköy Camii İmam-Hatibi Seydi Aydın 23 vatandaşımızın takip ettiği akşam kursu düzenledi. Kur'an-ı Kerim ve dini bilgiler öğrenen vatandaşlarımız ilçe müftülüğünde düzenlenen törenle belgelerini aldılar.

VEZİRHAN
Bilecik İli Vezirhan Beldesi Köprülü Mehmet Paşa Camii bahçesi yeniden düzenlenerek duvarla çevrildi, park ve şadırvan yapıldı. Caminin kalorifer tesisatı ile ses cihazları yenilendi. Mihrap ve kürsü yapılarak, 4 avize alınarak takıldı. Caminin duvarları lambiri ile kaplandı. Sağlıksız ve ahşap olan lojman ve Kur'an kursu binası yıkılarak yerine yenisi yaptırılarak hizmete açıldı. Belde Belediye Başkanı İsmail Baş, cami derneği başkanı Mehmet Ateş ve cami imam-hatibi Yaşar Erim faaliyetlerin ilçe halkının yaptığı yardımlarla gerçekleştirildiğine dikkat çekerek kendilerine teşekkür ettiler. Köprülü Mehmet Paşa Camii ile Kur'an Kursu'nda açılan yaz kursları büyük ilgi gördü. Din görevlisi Yaşar Erim tarafından ders verilen kursa devam eden kız öğrenciler, Kur'an-ı Kerim ve dini bilgiler öğrendiler. İmam-Hatip Yaşar Önal ise Kur'an kursunda erkek öğrencilere yaz kursu verdi.

ARSİN
Trabzon-Arsin İlçe Müftülük sitesinin temeli törenle atıldı. Törene Trabzon Valisi Adil Yazar, İl Müftüsü Nuri Güneş, Sinop İl Müftüsü Mustafa Balık, Köy Hizmetleri İl Müdürü Hadi Oğuzbakır, İl Sağlık Müdürü Fatih Niyazoğlu, İlçe Kaymakamı Uğur Turan, Belediye Başkanı Ramis Sunguroğlu, İlçe Müftüsü Hasan Değirmenci ile çevre ilçe müftüleri ve kalabalık bir vatandaş topluluğu katıldı. Törende konuşan Vali Adil Yazar, binanın devlet vatandaş işbirliği ile yapılmasının memnuniyet verici olduğunu beirterek "Ben inanıyorum ki müftülük ve halk birbirine destek olup bu binayı kısa zamanda tamamlayıp siz Arsinlilerin hizmetine sunacaktır" dedi. İl Müftüsü Nuri Güneş de yaptığı konuşmada halkımıza daha güzel hizmet sunabilmek için modern müftülük binalarına ihtiyaç duyulduğunu, bunun için bu binanın temelinin atıldığını söyledi. İlçe Müftüsü Hasan Değirmenci de yaptığı konuşmada, yapılacak olan site hakkında bilgi verdi. Binanın 842 metrekare alan üzerinde 4 katlı olarak inşa edileceği, bünyesinde konferans salonu, Kuran kursu, idari birimler ile lojmanların yer alacağı bildirildi.

AKHİSAR
Akhisar İlçe Müftülüğü Hilâliye Eğitim Vakfı Kur'an Kursu'nda hıfzını başarı ile ikmal eden 21 hafız öğrenci için hafızlık merasimi yapıldı. Hilâliye Kur'an Kursu Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen program, öğrencilerin taç giyme merasimi, öğrenci ve öğretmenlerin Kur'an-ı Kerim tilaveti ve okunan ilahilerle devam etti. Çok sayıda bayan davetli tarafından ilgi ile izlenen merasimde, Kur'an Kursu yöneticisi Meşküre Ayyıldız da günün mana ve önemini belirten bir konuşma yaptı. Öğrencileri başarıları nedeniyle kutlayan Ayyıldız, öğrencilerin yetişmelerinde emeği olan herkese şükranlarını iletti. Merasim teşekkür konuşmaları ve yapılan dua ile sona erdi.

DADAY
Daday Merkez Kur'an Kursu'nda hıfzını tamamlayan ve yapılan hafızlık tespit sınavında başarılı olan kız ve erkek öğrenciler için hafızlık merasimi yapıldı. Erkekler ve bayanlar için ayrı mekanlarda gerçekleştirilen merasime yoğun bir ilgi ve katılım oldu. Programa Kastamonu İl Müftüsü Alaaddin Gürpınar, ilçe müftüleri ile din görevlileri iştirak etti. Daday Müftüsü Abdülkadir Karakuş yaptığı açış konuşmasında hafızlığın önemini vurguladı ve Kur'an'ın nesilden nesile intikalinde hafızların önemini anlattı. İl Müftüsü Alaaddin Gürpınar da konuşmasında hafız öğrencileri, öğretmenleri ve velileri kutlayarak hafızlık müessesesine sahip çıkılması gereği üzerinde durdu. Program müftü Gürpınar'ın yaptığı dua ile sona erdi. Bu arada Camiler Haftası münasebetiyle Daday Müftülüğü Belediye Düğün Salonu'nda "Camilerin Milli Birlik ve Beraberliği Sağlamadaki Rolü" konulu bir konferans düzenledi.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI YENİ HİZMET BİNASINA TAŞINDI
Yıllardır Ankara Kocatepe Camii yanında ve çeşitli binalarda hizmet veren Başkanlığımız yeni binasına taşındı. Ankara-Çankaya İlçesi Lodumlu Köyü, Çavundur Çiftliği mevki, Eskişehir Yolu 9'uncu km'de hizmete giren binanın yapımına 1991 yılında başlandı. Türkiye Diyanet Vakfı Gintaş A.Ş.'nin yapımını üslendiği bina, toplam 36.971 metrekare alan üzerinde 35.530 metrekare oturum alanına sahip. Başkanlığımız yeni hizmet binasında son teknoloji donanımı mevcut. Bünyesinde 455 büro tipi oda, kapalı ve açık otopark, kütüphane, konferans salonu, toplantı salonları, spor salonu, yemekhane, kafeterya, kitap satış yeri, banka şubesi bulunuyor.