|
BOSNA-HERSEK
SEYAHATİ'NİN ARDINDAN KORKU İLE ÜMİT ARASINDA SIKIŞAN ÖZGÜRLÜK
1991-1995 yılları arasında yaşanan acımasız savaşın izleri,
atılan top mermilerinin, roketatar ve ağır silah kurşunlarının
delik deşik ettiği binalar ziyaret ettiğimiz Bosna-Hersek'in
hemen hemen her yerinde gözümüze çarpan ilk manzaralar.
Bu acı görüntü Avrupa'nın ortasında geçmişte birbirleriyle
hoşgörüIü bir şekilde ilişkiler içinde bulunan Boşnak, Hırvat
ve Sırp'ların arasında geçen savaşın ne denli acımasız olduğunu
bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Nitekim bir yanda Adriyatik
denizine sınır olan Hırvatistan, düzenli ordusundan lojistik
destekle Mostar ve çevresinde katliamlar yapan Hırvatlar;
diğer yanda Sırbistan'dan destek alarak Saraybosna ve çevresinde
Boşnak Müslümanları katleden Sırplar. Kan, göz yaşı, yakılan
ve yıkılan evler, camiler, yuvalar... Anne şefkatine doymadan
kara toprağın bağrına giren günahsız yavrular ve evlatların
şefkat ve merhamet duygularıyla okşamaya hasret giden analar
ve feryatları... Kısacası; Saraybosna ve Mostar savaşın
ve katliamların en yoğun olduğu iki şehir. Aradan geçen
birkaç yıla rağmen Bosna-Hersek, hala adeta şiddetli bir
deprem yaşamış ülke görünümünde. Yıkılan binalar ve ruhlar
tamir edilmeyi bekliyor. Savaşın Bosnalı Müslümanlara bıraktığı
miras işte bu. 150 yıl öncesine kadar bu topraklarda barış
ortamı hakimdi. Ancak arada tarihi bir takım kesintiler
oluştu. Özellikle savaşta yaşanan dehşet günleri, Bosna-Hersek'in
tarihteki bu özelliğine kavuşmasını imkansız gibi göstermişti.
Verilen 250.000 can; şu anda Bosna'lı Müslümanlara ancak
"korku ile ümit arasında sıkışan bir özgürlüğü" getirmiş
gibi görünüyor. Böyle ifade ediyorum; çünkü seyahatimiz
esnasında şahit olduğumuz bazı somut hadiseler Bosnalı Müslümanların
dinî, millî ve kültürel özgürlüklerini henüz tam anlamıyla
kazanamadıklarını gösteriyor. İşte bu örneklerden bazıları:
Sırplardan Hoşgörüsüzlük Örneği Ezan sesleriyle çan seslerinin
birbirine karıştığı Saraybosna'da yatsı namazını kılmak
için birkaç camiye giden Çanakkale Müftüsü Raif Korkmaz
bu camilerin ibadete açık olmadığını ve ezanın okunmadığını
müşahede ediyor. Bunun sebebini kendisini ziyaretimiz esnasında
Reisü'I-Ulema Mustafa Efendi Çeriç'e sorduğumuzda; "Sırpların
birbirine çok yakın olan bu camilerde okunan ezanların sesinden
rahatsızlık duyduklarını ve çeşitli mercilere kendilerini
şikayet ettiklerini" ifade etti. Bu da hala savaş sonrası
Sırpların bilinç altında Müslüman Boşnaklara karşı duydukları
kin ve nefretin açık bir göstergesiydi. Endişe Devam Ediyor
$ehzadeler şehri Travnik'i ziyaret eden heyetin Saraybosna'ya
dönüşü esnasında bir Hırvat kasabasından geçerken, bizleri
götüren aracı kullanan Bosna-Hersek Diyanet İşleri Başkanlığı
Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Ahmet Bey'in; önümüzdeki heyet
konvoyunu takip etmede gösterdigi aceleci davranışlarının
sebebini sorunca; "İçinden geçilen bu kasabada savaş esnasında
bir gecede 150 Boşnak Müslümanın acımasızca katledildiğini
ve burada muhtemel provakasyonların olabileceğini, bu sebeple
karanlığa kalmadan bu bölgeden geçmenin iyi olacağını" ifade
etti. Bu da Bosna-Hersek'te halâ "korku ve ümit arasında
sıkışmış bir özgürlüğün" olduğunun en somut örneklerinden
birisi olsa gerek. Stolac'ta Hırvat Provakasyonu Stolac;
Mostar'a 35 km. mesafede bir kasaba. Savaş esnasında Katolik
Hırvatlar tarafından burada bir çok Boşnak Müslüman katledilmiş,
katliamdan kurtulanlar da kasabadan başka yerlere hicret
etmişler. Stolac'taki camiler Hırvatlar tarafından yerle
bir edilmiş. Bu camilerden birisi de Hersek bölgesinin en
eski camisi olan "Yavuz Sultan Selim Camii" Mostar Müftüsü
Seyyid SMAYKİÇ; bu caminin yeniden inşası için büyük gayret
gösterdiklerini, ancak Hırvatların; hicret eden Boşnak Müslümanların
yeniden evlerine geri dönmelerini sağlayacak bir simge olarak
gördükleri bu caminin temelinin atılmasına uzun süreden
beri şiddetle karşı çıktıklarını ve Hırvat Belediye yetkililerinin,
söz konusu cami yerini "İspanyol Meydanı" yapmak istediklerini
belirtiyor. Ancak Boşnak yetkililerin Birleşmiş Milletler
temsilcileri ve barış gücü nezdinde yaptığı girişimler sonucu;
Koski Mehmet Paşa Camii'nin açıldığı gün Hırvatların bir
provakasyon girişimi olarak protesto yürüyüşü yapmalarına
rağmen Stolac'ta "Yavuz Sultan Selim Camii"nin de temeli
atıldı. Hırvatların provakasyon girişimleri barış gücü askerleri
tarafından engellendi. Böylece Mostar'daki Boşnak Müslümanlar
aynı günde iki ayrı sevinci yaşamış oldular.
HASAN EMiNOVİÇ'iN DİZELERE DÖKÜLEN FERYADI
Mostar'da cami açılışı esnasında kendisine savaş sonrası
Bosnalı Müslümanların durumunu sorduğum gazeteci ve savaş
gazisi Hasan EMİNOVİÇ bana bir kağıt uzattı ve "işte Bosna"
dedi. Bu kağıtta Bosna'yı ve savaşın Boşnak Müslümanlar
üzerinde açtığı derin yarayı anlatan şU dizeler bulunuyordu:
Sen bilmelisin ki her yıldızlı gecede Ne kadar sıcak yaşlar
akıyor yıldızlardan, Niye yeşil ot karanlık Bulgaristan'da
Bitkin nehre nefesi yasakladı. Sen bilmelisin ki kimin haykırışı
Tam şimdi göğün mavi kubbesini titretti, Niye kuş gagasında
lokmayı taşırken Yuvasının önünde ölü düştü. Sen bilmelisin
ki Allah'tan sen benim Daha kolay kaderi olan bir kardeşimsin,
Bilmelisin ki ben senin şöhretinin günahlarını İki kere,
henüz doğan çocuklarla birlikte ağrındırdım. Bilmelisin
ki iki kere öldüm, Ayağa kalktım ve yine canımı kaybettim,
Benim yüzüm, sadece ifade edilmemiş ümidin, Ve aşkın bir
gölgesidir. Sen bilmelisin ki ben artık yokum Kokulu akasyaların
bahçelerinde, Keskin kılıçların uçlarında olan benim evim
Kör erkek çocukların en bahtlı sığınağıdır.
TÜRK TABUR GÖREV KUVVETİ ZENİKA'DA
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri YILMAZ ve beraberindeki
heyet Bosna-Hersek Cumhuriyetine yapılan ziyaret çerçevesinde;
Barış gücü içerisinde, demir-çelik fabrikasının içerisine
konuşlanmış olan Kıdemli Yarbay Hakan DERELİ'nin komuta
ettiği "Türk Tabur Görev Kuvveti"nin de bulunduğu Zenika
(Zenitsa)'yı da ziyaret etti. Zenika Bosna-Hersek'in üçüncü
büyük kenti olup, nüfusu yaklaşık 110.000. Şehirde var olan
büyük demir-çelik fabrikasında savaş öncesi yaklaşık 22.000
kişinin çalıştığı yetkililer tarafından belirtildi. Ancak
bugün bu sayı 3.000 civarında. Ziyaret esnasında Tabur Komutanı
tarafından heyete verilen bilgilerden; kahraman mehmetçiğin
ülkemizde deprem, sel ve benzeri felaketlerde mağdur olan
vatandaşlarımıza açtığı şefkat kucağını; kilometrelerce
ötede, aynı şekilde Bosna savaşında mazlum ve mağdur duruma
düşen insanlara da açtığını bir Türk olarak gururla dinledik.
Nitekim mehmetçikler kar, kış, çamur, yağmur demeden savaşta
yıkılan evleri onarıyor, taburda bulunan hastanede yaralıları
tedavi ediyor, savaş sonrası kurulan kamplarda hâlâ hayat
mücadelesi veren insanları hayata bağlamak için her türlü
gayreti gösteriyor. Bunun içindir ki Zenika Müftüsü halkın
duygularını ifade eden şu cümleleri belirtiyordu: "Kahraman
Türk Askeri" burada var oldukça Zenika halkı kendisini güvende
hissediyor. Bizim en büyük güvencemiz olan mehmetçiklerin
her biri birer barış elçisi gibi çalışıyor. Bu sözler; Türk
Tabur Görev Kuvveti'nin bölgede barışı sağlamada icra ettiği
misyonu açıkça ortaya koyuyor. Ayrıca mehmetçik Saraybosna
Havaalanının iç ve dış güvenliğini de sağlıyor. Heyet taburdan
ayrılırken Kıdemli Yarbay Hakan DERELİ; Diyanet İşleri Başkanı
Mehmet Nuri YILMAZ'a ziyaretlerinden dolayı büyük bir memnuniyet
duyduğunu ifade ederek bir plaket takdim etti.
ALİYA iZZET BEGOViÇ'i ZİYARET
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri YILMAZ ve beraberindeki
heyet Bosna-Hersek eski Cumhurbaşkanı ve Demokratik İşçi
Partisi Genel Başkanı Aliya İzzet BEGOViÇ'i Saraybosna'dan
ayrılmadan önce makamında ziyaret etti. Ziyaret esnasında
İzzet BEGOVİÇ heyeti Bosna-Hersek'te görmekten büyük bir
memnuniyet duyduğunu, zor günlerinde kendilerine her türlü
maddi ve manevi desteği sağlayan Türkiye Cumhuriyeti Devletine
ve Türk Milletine şükran borçları olduğunu, Mostar'da açılan
Koski Mehmet Paşa Camii'nin oradaki Müslümanlara manen büyük
bir destek olacağını ve açılışını Saraybosna'da yayın yapan
ulusal televizyondan sevinç ve memnuniyetle izlediğini ifade
etti. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri YILMAZ da; Bosna-Hersek'teki
ata yadigârı tarihi ve kültürel değerlerin korunup yaşatılması
için bundan böyle de imkanlar ölçüsünde her türlü desteğin
devam edeceğini, Saraybosna başta olmak üzere bütün Bosna-Hersek'te
kalıcı barışın hakim olması için her türlü gayreti göstereceklerini
ifade etti. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri YILMAZ ve
beraberindeki heyet daha sonra Bosna-Hersek Din İşleri Başkanı
Reisü'I-Ulema Mustafa Efendi Ceriç'i makamında ziyaret ederek
bir süre görüştükten sonra Saraybosna'dan ayrılarak Türkiye'ye
döndü.
TÜRKİYE VE ORTA ASYA ÜLKELERİ BÖLGESEL HAC EĞİTİMİ KONFERANSI
Diyanet İşleri Başkanlığı ile Suudi Arabistan Hac Bakanlığı'nın
ortaklaşa düzenlediği "Türkiye ve Orta Asya Ülkeleri Bölgesel
Hac Eğitim Konferansı" 22- 26 Eylül 2001 tarihleri arasında
İstanbul'da yapıldı. Tarabya Oteli Konferans Salonu'nda
yapılan konferansa Türkiye'den Başkan Yardımcısı Mehmet
Altunkaya, Suudi Arabistan'dan Hac Bakanı Müsteşari Ebu
Bekir Begadir'in başkanlıklarındaki heyetler ile Azerbaycan'dan
H. Salman Musayev, Hacı Azad Bağırov; Kazakistan'dan Dayrabay
Rısbay, İlsiyar Kanagatov; Tacikistan'dan Galip Gaibov,
Mendind Kurbanov'un,katıldığı toplantıya Nijerya'dan ise
temsilci olarak Osman Bucaci katıldı. Konferans saygı duruşunun
ardından İstiklâl Marşı'nın okunması ve Sultan Ahmet Camii
İmam-Hatibi Mustafa Kutluoğlu'nun Kur'an-ı Kerim tilaveti
ile başladı. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz konferansın
açılışında bir konuşma yaparak özetle şunları söyledi: Hac
farizası ile dünya Müslümanları arasında insanlık aleminin,
eşini emsalini göremediği nitelikte birlik, beraberlik,
yardımlaşma ve hoşgörü ortamı meydana getirilmektedir. Ferdi
şuur, kollektif şuura dönüşmekte, fert cemiyet içinde yok
olmaktadır. Mü'minlerin gönlü tevhid için, rıza-ı ilahiyyeye
ermek için çarpmaktadır. Bu kelimelerle ifade edilemeyecek
derecede muazzam bir durumdur. Dinimizin temel ibadetlerinden
biri olan hac; tamamen farklı özellikler arzetmektedir.
Bunların en önemlisi mali gücü olanların bu ibadeti ifa
etmekle mükellef olması, diğeri de kutsal beldede ve belirli
zaman diliminde yapılmasıdır. Bu açıdan hac ibadetinin rahat
bir şekilde eda edilebilmesi için islam ülkelerince birlikte
gayret sarfedilmesi gerekmektedir. Dünyanın değişik bölgelerinden
her yıl milyonlarca müslüman kutsal beldelere yolculuk yapmaktadır.
Bu yolculukların anlamı, amacı ve manevi heyecanı bambaşkadır.
Bunu kelimelerle ifade etmek mümkün değildir. Bu haz ancak
yaşanmakla bilinir. Müslümanların kutsal topraklarda ifa
edeceği hac ibadetini, usulüne uygun yapabilmesine imkan
ve ortam hazarlamak için gerekli çalışmaların yapyılması
kaçınılmazdır. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak 23 yıldan
beri hacı adaylarımızı, kutsal topraklara yolculukları öncesinde
il ve ilçelerde bir plan dahilinde eğitime tabi tutmaktayız.
Daha iyi hizmet sunmak için yeni projeler geliştirmekteyiz.
23 yıllık hac organizasyonu tecrübesine sahip Türkiye'nin
eğitim programı ve hac organizasyonu ile ilgili birikimlerini
Suudi Arabistan Hac Bakanlığı yetkilileri ve Türk Cumhuriyetlerinden
katılan temsilcilerle paylaşmak bizim için onur verici bir
olaydır. Yıllar süren inançsızlık tahakkümünden, on sene
önce kurtulan kardeş ve dindaş Türk Cumhuriyetlerinden hacca
giden Müslümanlara yönelik olarak yapılacak eğitim çalışmaları,
bu anlamda başka bir değere sahip ilk ve çok önemli bir
adımdır. Türkiye ve Orta Asya Bölgesel Hac Eğitim Konferansı,
kardeş Türk Cumhuriyetlerinde hac eğitimi konusunda atılan
ilk ciddi adımdır. Diğer alanlarda olduğu gibi Türk Cumhuriyetleri
ile hac eğitimi konusunda da işbirliği içerisinde olacağız.
Hac eğitimindeki tecrübemizi onlara aktaracağız. Bütün ilgili
ve sorumluların, Müslümanların huşu içinde hac ibadetlerini
ifa etmeleri için çaba sarf eden, Suudi Arabistan Krallığı
yetkililerinin çalışmalarına katkı sağlamasının çok önemli
olduğunu belirtmek istiyorum. Bu çabalarından dolayı, Suudi
Arabistan Devleti'ne, bu alanda özel gayret sarf eden Hac
Bakanlığı'na ve bağlı kuruluşların değerli temsilcilerine
takdir ve teşekkürlerimi sunuyorum. Bu konferansın çok yararlı
neticeler vereceğini ümit ediyorum". Suudi Arabistan Hac
Bakanı Müsteşarı Ebu Bekir Begadir de yaptığı açış konuşmasında
Türkiye'de böyle bir konferansın düzenlenmesinin önemli
olduğunu ifade ederek şöyle dedi: "Hac fiziksel enerjiyi
gerektiren bir ibadettir. Hacı ülkesinden fiziki yönden
sağlam olarak çıkmalıdır ki oradaki görevlerini tam olarak
yapabilsin. Bu konferanstan amacımız, daha iyi bir hac organizasyonunu
modern önlemler alarak nasıl başarırız bunun yollarını bulmaktır.
Hacca yılda 2 milyon kişi gelmektedir. Bunun için Suudi
Arabistan kota koydu. Her yıl hacı sayısında yoğun bir şekilde
artma görülmektedir. Biz hacıların rahat bir şekilde haclarını
yaparak yurtlarına dönmelerini istiyoruz. . Haccı daha iyi
daha güvenli, daha kolay nasıl yapabiliriz bunu sağlamanın
gayreti içerisindeyiz. Yeni hac organizasyonunda çok ciddi
tedbirler almamız gerekmektedir. Bu konferanslarda bunu
sağlamak için gayret ediyoruz Açılış konuşmalarını müteakip
oturuma geçildi. Beş gün süren oturumlarda konferansa katılan
heyetler kendi ülkelerinde yürütülmekte olan hac organizasyonunu
ve hacda karşılaştıkları problemlerini anlattılar. Arabistan'dan
katılan üniversite hocaları hacıların Arabistan'da karşılaştıkları
sorunları ve alınması gereken önlemleri anlattılar. Türk
heyeti de Türkiye'nin 23 yıldan beri yürüttüğü başarılı
organizasyonu anlattı. Arabistan heyeti, Türkiye'nin hac
organizasyonunun diğer ülkeler tarafından örnek alınması
gereken bir organizasyon olduğunu vurguladılar ve Diyanet
İşleri Başkanlığı'nı bu hizmetlerinden dolayı tebrik ettiler.
Konferansın sonunda Dini Yayınlar Dairesi Başkanı Harun
Özdemirci, Suudi Arabistan Hac Bakanı Müsteşarı Ebu Bekir
Begadir ve Diyanet İşleri Başkanlığı Hac Dairesi Başkanı
Avni Kurt ile birer söyleşi yaparak konferansı değerlendirdiler.
Suudi Arabistan Hac Bakanı Müsteşarı Ebu Bekir Begadir:
"Türk hacıları, hac görevlerini ifa ederken ne zaman, nereye,
nasıl gideceklerini çok iyi biliyorlar." - Sayın Begadir
bu konferansın düzenlenmesindeki amaç nedir? - Kualalumpur'da
gerçekleşen konferansta alınan tavsiye kararlarına uygun
olarak çalışma merkezi oluşturmak amacıyla bu konferans
düzenlendi. Kualalumpur'da yapılan konferansta alınan tavsiye
kararlarına göre hacılar Arabistan'a gönderilmeden önce
eğitime tabi tutulacaklardı. Orada yapılan bu programa göre
hacılar önceden eğitilecek, bilgilendirilecek, hac görevlerini
noksansız yapabilmeleri sağlanacaktı. İstanbul'da gerçekleştirilen
bu toplantı, gerçekleştirmeyi düşündüğümüz yedi konferanstan
birisidir. Bundan önce Ürdün, İran ve Malezya'da konferanslar
yapıldı. Bu ise dördüncüsü. - Beş gün süren bu toplantının
bir değerlendirmesini yapar mısınız? - Bu toplantının her
yönüyle başarılı geçtiğine inanıyorum. Toplantıya başta
Türkiye olmak üzere Tataristan, Kazakistan, Azerbaycan ve
Tacikistan'dan temsilci kardeşlerimiz katıldılar. Nijerya'dan
da bir kardeşimiz gözlemci olarak katıldı. Özbekistan ve
Kırgızistan'dan da katılımcılar gelecekti, ancak son gelişmeler
nedeniyle bu iki ülkeden kardeşlerimiz katılamadılar. Beş
gün boyunca burada ciddi çalışmalar yaptık. Üç konuyu tartıştık.
Birincisi, hacıların hazırlık aşaması; Hacıların Suudi Arabistan'a
ayak bastıklarında nasıl haraket edeceklerini, neler yapacaklarını
onlara sürekli öğretecek bir birim oluşturulması. İkincisi;
Hacıların ilmi yönden bilmeleri gereken konuları öğrenmelerini
sağlayacak bir ekibin oluşturulması. Bu ekip haccın nasıl
yapılması gerektiğini öğretecek, haccın rükûnlarını, adabını,
kalabalık yerlerde nasıl davranılacağını, yani haccın noksansız
olarak nasıl yapılabileceğini öğretecek. Bu görevi yapacak
olan ekip, bütün klasik ve yeni imkânlardan, teknolojik
gelişmelerden yararlanarak hacıları en iyi şekilde eğitecektir.
Üçüncüsü ise, her ülke ortaya çıkan sonuçlar doğrultusunda
kendi özel şartlarına uygun olarak eğitim programları yapacak,
geliştirecektir. Ta ki arzulanan hedeflere ulaşılsın. Bunu
da teknolojiyi en iyi şekilde kullanarak sağlamaya çalışacaklardır.
- Türkiye'nin hac organizasyonunu değerlendirir misiniz?
- Suudi Arabistan'a dünyanın her yerinden hacı gelmektedir.
Yaptığımız tesbitlere göre bazı ülkelerden gelen hacılar,
gerçekten eğitilmeye muhtaç durumdalar. Ancak Türkiye, İran,
Malezya, Ürdün gibi ülkelerden gelen hacılar son derece
düzenli davranıyor, medeni bir şekilde hareket ediyorlar.
Bu düzenli olmanın sebebini incelediğimizde görüyoruz ki
bu saydığım ülkelerin hepsinin hac organizasyonu ile ilgili
programları ve yönetmelikleri var. Gördük ki bu programlarla
hacılarını eğitiyor ve hacca hazırlıyorlar. Sizin sorunuza
gelince, Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı hac organizasyonunu
yirmi yılı aşkın bir zamandan beri geliştirdiği bir programla
sürdürerek geliyor. Biz Türk hacılarının diğer ülkelerin
hacılarından daha organizeli oluşlarını, saygılı davranışlarını
ve kendilerine sunulan hac hizmetlerini iyi değerlendirdiklerine
şahit oluyoruz. Bu farklılığı da garipsemiyoruz. Çünkü onlara
burada güzel bir eğitimin verildiğini biliyoruz. Türk hacıları,
hac görevlerini ifa ederken sakin, saygılı ve kendilerine
hizmet edenleri rahatlatıcı davranışlar içersinde hareket
ediyorlar. Ne zaman, nereye nasıl gideceklerini çok iyi
biliyorlar. Diliyoruz ki bütün İslâm ülkeleri hacıları Türk
hacılarının bu hareket tarzını örnek alsınlar. Buradaki
toplantının amacı da Türk hac organizasyonunu diğer İslâm
ülkelerine tanıtmak ve onların da bu şekilde bir organizasyon
yapmalarını sağlamaktı. Bu organizasyonun gerçekleşmesinde
görev alan ve her türlü kolaylığı bizlere sağlayan, büyük
bir konukseverlik ile muamele eden Türkiye Cumhuriyeti Diyanet
İşleri Başkanlığına ve konferansa katılan ülke temsilcilerine
teşekkür ediyorum. Hac Dairesi Başkanı Avni Kurt: "Karayolu
ile gidecek hacılarımızın organizasyonu ile ilgili her türlü
işlemleri tamamladık." - Sayın Kurt! Bu konferans fikri
nasıl gerçekleşti? Konferansın değerlendirilmesini yapar
mısınız? - Geçen yıl Malezya'nın Kualalumpur şehrinde yapılan
birinci hac eğitimi seminerinde bir karar alındı ve bir
komite kuruldu. Bu komite daha sonraki çalışmaları planlayacaktı.
Bu sene Mekke'de yapılan toplantıda da hac seminerinin bölgesel
olarak yapılmasında fayda mülahaza edildiği ortaya çıktı.
Böylece Suudi Arabistan Hac Bakanlığı belli bölgelerde bu
seminerlerin verilmesini düşündü. Türkiye'yi de bölge merkezi
yaparak böyle bir toplantının Türkiye'de yapılıp yapılamayacağını,
yapılabilecekse ne zaman ve nerede yapılabileceğini bizden
yazılı olarak talepetti. Biz de bu seminerin ülkemizde İstanbul'da
yapılabileceğini kendilerine ilettik. Onlar da bunu kabul
ettiler. Daha sonra bölgesel olarak çağrılan ülkelere davette
bulunduk. Bu ülkeler gönderecekleri temsilcileri bize bildirdiler.
Daha sonra da gelerek seminere katıldılar. Bu seminerde
hac eğitimi ile ilgili yeni fikirler, yeni düşünceler ortaya
atıldı. Seminer büyük bir ahenk içerisinde geçti. Suudi
Arabistan Hac Bakanlığı heyeti bütün ülkelerin görüşlerine
başvurdu. Hac uygulamalarını sorup, hac organizasyonlarına
dair fikirlerini aldı. Bundan sonra hac organizasyonunun
hangi metotlarla daha iyi yürütülebileceğini birlikte müzakere
ederek değerlendirdik. Bu konferansın, özellikle kardeş
Türk Cumhuriyetlerinden gelen temsilciler için daha da faydalı
olduğu kanaatindeyim. - Bu sene bir de karayolu ile hacca
gitme söz konusu. Bu konuda gerekli olan tedbirler alındı
mı? Alındıysa bu sene karayolu ile hacca kaç kişi gidecek?
- Bu konudaki çalışmalarımız uzun zamandan beri devam ediyor.
Karayolu ile gidecek hacılarımızın organizasyonu ile ilgili
her türlü işlemleri tamamladık. Şu anda Diyanet İşleri Başkanlığı
olarak karayolu ile hac organizasyonuna hazırız. Suriye'den
net bir cevap bekliyoruz. Olumlu cevap geldiğinde ki biz
öyle ümit ediyoruz, o zaman on bir yıl sonra tekrar karayolu
ile hacı gönderebileceğiz. Gümrüklerde, pasaport kontrollerinde
sıkıntı çekilmemesini arzu ettiğimiz için bu yıl karayolu
ile on bin hacı adayımızı hacca göndereceğiz. Türkiye ve
Orta Asya ülkeleri bölgesel hac eğitim konferansı sonunda
alınan tavsiye kararları bir bildiri halinde konferansa
katılan ülkelerin temsilcileri tarafından imzalanarak yayımlandı.
TÜRKİYE VE ORTA ASYA ÜLKELERİ BÖLGESEL HAC EĞİTiM KONFERANSI
TAVSIYE KARARLARI:
İletişim teknolojilerinin hızla geliştiği, teknoloji ve
bilgi çağı olarak da adlandırılan yüzyılımızda bilgilendirme
ve eğitim çalışmaları en belirgin özellik olarak ortaya
çıkmaktadır. İnsanlar arası kaynaşmayı, dayanışma ve barışı
esas alan yüce dinimiz İslamiyet; bilgilenme ve eğitimi
temel ilke olarak ortaya koymuştur. Bu durum çağımızda müslüman
toplulukların önüne yeni fırsatlar koymaktadır. Her yıl
çok sayıda müslümanın bir araya gelerek ifa ettiği hac ibadeti,
dünya müslümanları arasında insanlık aleminin bu çapta başka
bir örneğini görmediği, ferdi şuurdan cemiyet şuuruna yönelişi
sağlayan bir konferanstır. Böylesine derûni anlamlar ifade
eden ibadetin maksadına uygun bir biçimde ifası için şuurlandırma
ve bilgilendirme çalışmaları yapmak kaçınılmazdır. Bu nedenle,
çağımızın geliştirdiği teknoloji ve eğitim metodlarının
bütünüyle devreye sokulması, her ülkenin hacı adaylarını
eğitmesi amacına yönelik hac eğitim programlarının geliştirilmesi
için 22-26 Eylül 2001 tarihleri arasında İstanbul'da yapılan
Türkiye ve Orta Asya Cumhuriyetleri Bölgesel Hac Eğitim
Konferansı'nda aşağıdaki tavsiye kararları alınmıştır: 1-
Geçtiğimiz günlerde A.B.D.' de meydana gelen terör olaylarında
hayatını kaybedenlerin aile ve yakınlarının acılarını paylaştığımızı,
bir insanlık suçu olan terörü, her nereden gelirse gelsin
ve hangi amaca yönelik olursa olsun şiddetle kınadığımızı,
insanlığın mutluluğunu esas alan dinlerin terör eylemleriyle
alakalandırılmasının yanlış olduğunu, insan sevgisi ve barışı
herşeyin üzerinde tutan İslâmiyetin, terörün her türlüsünü
şiddetle reddettiğinin dünya kamuoyunca bilinmesini isteriz.
2- Haccın her yönüyle anlatılması ve hacı adaylarının ülkelerinde
eğitilmeleri büyük önem taşımaktadır. Bunun için, hac ile
ilgili menasik, sağlık, beslenme, güvenlik, Suudi Arabistan
hac mevzuatı, sosyal ilişkiler, hac ibadetini ifa etmeyi
kolaylaştırıcı konularda eğitim programları geliştirilerek
uygulamaya konulmadılır. 3- Oluşturulan eğitim programlarının
uygulanması için gerekli idarî yapılanmaya gidilmesi ve
işleyişinin kontrol edilmesi sağlanmalıdır . 4- Türkiye
Cumhuriyeti; Orta Asya ve Doğu Avrupa ülkelerinin bölgesel
merkezi olarak, bu ülkelerde hacı adayları için tespit edilmiş
bulunan eğitim programlarının uygulanmasındaki koordineyi
sağlamalıdır. 5- Suudi Arabistan Türk Hacılar Müessesesince
oluşturulacak bilgisayar merkezi marifetiyle bölge ülkeleri
ile koordine sağlanmalı ve hacı adayları için uygulanacak
programların işleyişi takip edilmelidir. 6- Bölgesel konferansa
katılan ülkeler, üzerinde görüş birliğine varılan programla
ilgili dökümanları kendi dillerine çevirerek basım ve dağıtımını
yapma hususunda çaba sarfetmelidir. 7- Katılımcı ülke temsilcilerine
eğitim konferansı programının uygulamasında gösterilen hassasiyetten
ve ülkelerindeki hac eğitimi programları ihdas ettirdikleri
kararlılıktan dolayı teşekkür ediyoruz.
AVRUPA PROTESTAN KİLİSELER BİRLİĞİ HEYETİ
Avrupa Protestan Kiliseler Birliği Başkanı Nik Nedelchev,
Başkan Yardımcısı Fotis Romeos ve Genel Sekreter Gordon
Showel, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz'ı makamında
ziyaret ederek bir süre görüştüler. Protestan Kiliseler
Birliği Başkanı Nik Nedelchev; Başkan Yılmaz'a nezaket ziyaretinde
bulundumak ve Kuşadası'nda Kiliseler Birliği'nce düzenlenecek
yıllık olağan genel kurula davet etmek için bu ziyareti
gerçekleştirdiklerini belirterek şöyle dedi: "Toplantıya
28 Avrupa ülkesini temsil edecek katılımcılar davet ettik.
Türkiye'de ilk defa gerçekleştireceğimiz bu toplantı ve
ziyaretler ülkeler ve halklar arasında birliği, beraberliği,
kardeşliği artıracağına inanıyorum. Geçtiğimiz günlerde
Amerika'da terör olayları yaşandı. Bu olayları bir dine
mal etmek çok yanlış olur. İslâm dininin, barışa, sevgiye,
hoşgörüye ve kardeşliğe büyük önem verdiğini biliyoruz.
Amacımız değişik dinlere ve görüşlere mensup insanların
bir arada yaşayabilmelerini sağlayabilmektir. Biz din adamları
bunu sağlaya bilirsek çok iyi olacaktır." Diyanet İşleri
Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz da görüşmede; Amerika'da yaşanan
terör hadisesini kınayarak, İslam dininde terörün ve şiddetin
yeri olmadığını ifade etti ve kısaca şöyle dedi: "İslâm
dininde olduğu gibi, hiçbir dinde terörün yeri yoktur. Yaşanan
bu terör olaylarını da bir dine mal etmek son derece yanlış
olur. İslâm dini her zaman sevgiyi, barışı ve hoşgörüyü
tavsiye etmiştir. Avrupa ülkelerinde camilerimize saldırdılar,
yakmaya kalktılar. Kim hangi dine ve görüşe mensup olursa
olsun, terörün hiçbir dinde yeri yoktur. Bu kongreyi Türkiye'de
Kuşadası'nda yaptığınız için teşekkür ederim." Başkan Yılmaz
ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, heyete teşekkür
etti.
VATİKAN BÜYÜKELÇİSİNDEN DİYANET İŞLERİ BAŞKANINA VEDA ZİYARETİ
Vatikan'ın Ankara Büyükelçisi Luigi Conti Diyanet İşleri
Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz'ı makamında ziyaret ederek, Malta
Büyükelçiliğine tayin edilmesi dolayısıyla veda etti. Veda
ziyaretinde bir konuşma yapan Conti, son zamanlarda yaşanan
olaylardan dolayı İslam dini üzerinde kötü imaj meydana
getirilmeğe çalışıldığını ifade ederek; " İslam bu değildir.
İslam, sevgi, barış ve hoşgörü dinidir. Bazı televizyon
kanalları ve yazılı basın organları İslam'ı bir terör dini
gibi gösteriyorlar, ortada bir din savaşı varmış gibi İslam'a
hücum ediyorlar. Bu yüzden bütün insanlar huzursuzluk içerisindeler.
Yaşanan bu olaylar sadece bir fanatizmden başka bir şey
değildir. Bu davranışlar ise din adamlarının verdiği mesajları
gölgede bırakıyor"dedi. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri
Yılmaz da kabulde yaptığı konuşmada, görevli olduğu süre
içerisinde Vatikan Büyükelçisi ile son derece iyi diyalog
içerisinde bulunduklarını belirterek kendisine bundan sonraki
yeni görevlerinde başarılar diledi.
CAMİLER HAFTASI KUTLANDI
Diyanet İşleri Başkanlığı, 1986 yılından bu yana Ekim ayının
ilk haftasını "Camiler Haftası" olarak kutlamaktadır. Bu
yıl ki "Camiler Haftası" da Kocatepe Camii Konferans Salonu'nda
düzenlenen bir törenle başladı. Törene, Devlet Eski Bakanı
Nevzat Ercan, Diyanet İşleri Eski Başkanı Dr. Lütfi Doğan,
bazı milletvekilleri, daire amirleri ile çok sayıda vatandaş
katıldı. Kocatepe Camii İmam-Hatibi Kadir Temel'in Kur'an-ı
Kerim okuması ve İstiklâl Marşı'nın söylenmesi ile başlayan
törene; TBMM Başkanı Ömer İzgi, Başbakan Bülent Ecevit,
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Dr. Devlet Bahçeli,
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Devlet
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, Devlet Bakanları
Edip Safter Gaydalı, Nejat Arseven, Recep Önal, Tunca Toskay,
Doğruyol Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Tansu Çiller telgraf
mesajlarıyla katıldılar. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri
Yılmaz törendeki açış konuşmasında; insanları bir araya
getiren camilerin Müslümanların manevi, ruhi, duygularını
derinden kuşatan huzur mekanları olduğunu belirterek şöyle
dedi: "Başkanlığımız, 1986 yılından bu yana her yıl Ekim
ayının ilk haftasını "Camiler Haftası" olarak kutlamayı
gelenek haline getirmiş, bununla, mabetlerimize olan ilgiyi
artırmayı ve gelecek nesillerin zihninde mabet fikrini zinde
tutmayı amaçlamıştır. İslâm toplumu için vazgeçilmez bir
değer olan camilerimiz, bugün bazı fonksiyonlarını bazı
kurumlara devretmiş olsalar da ilk dönemlerine benzer bir
şekilde, sosyalleştirici, bütünleştirici, eğitici ve öğretici
fonksiyonlarını günümüzde de icra etmektedirler. Camiler
İslâm toplumlarının simgeleridir. Bir beldenin İslâm beldesi
olduğunun en güzel kanıtı göklere yükselen minareleriyle
camilerimizdir. Camiler İslâm'ın anlaşılması ve hayata geçirilmesi
açısından önemli kurumlardır. Bilindiği gibi başlangıçta
İslâm mescitlerde öğretiliyordu. Başkanlığımız yurt sathına
yayılan camilerde vatandaşlarımıza, Kur'an ve Sünnet ışığında
dini gerçekleri ve doğru bilgileri hiçbir sapmaya meydan
vermeden, batıl düşünce ve davranışlardan uzak durarak aktarmaya
çalışmaktadır. Kur'an-ı Kerim bırakın İslâmı zorla kabul
ettirmeyi, Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi farklı dinlerin
kutsal ibadethanelerini korumayı da Müslümanlara bir vazife
olarak yüklemiştir. Bir ayette, "Eğer Allah'ın kimini kimiyle
defetmesi olmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve
içinde Allah'ın isminin çokça anıldığı mescitler muhakkak
yıkılıp giderdi."(Hac, 40) Biz Diyanet İşleri Başkanlığı
olarak camilerde müftü, vaiz ve imam-hatiplerimiz vasıtasıyla
hutbeler, vaazlar, konferanslar ve cami dersleri vererek
vatandaşlarımıza sağlam kaynaklardan dini bilgileri aktarmaya
gayret ediyoruz. "Camiler Haftası" dolayısıyla halkımızın,
camilerin hayatımızdaki yerini ve önemini daha yakından
kavrayacağını ümit ediyor, haftanın amacına ulaşmasını Cenab-ı
Hak'tan niyaz ediyorum". Törende, Devlet Eski Bakanı Nevzat
Ercan, Sağlık Eski Bakanı Bülent Akarcalı, Adalet ve Kalkınma
Partisi Manisa Milletvekili Bülent Arınç, Saadet Partisi
Ankara Milletvekili Rıza Ulucak da birer konuşma yaptılar.
Merasimin sonunda Balıkesir Müftüsü Mustafa Kutlu, Tekirdağ
Müftüsü A. Zeki Elturan, Burdur Müftüsü Ahmet Durmuş, Nuru
Osmaniye Camii Müezzin-Kayyımı Necati Yaman, İstanbul-Beyoğlu
İmam-Hatip Halil Necipoğlu, İstanbul-Kartal İmam-Hatip Ramazan
Kutlu, Elazığ-İmam-Hatip Nihat Oğuz, Ankara-Çankaya İmam-Hatip
H. İbrahim Tuğran, Hatay-Kur'an Kursu Öğretmeni Naif Soydan,
Adana-Seyhan İmam-Hatip Mehmet Ünal, Ankara-Keçiören İmam-Hatip
Recai Özsoy'a görevlerinde gösterdikleri üstün başarılarından
dolayı birer plaket verildi.
HAC DAİRESİ BAŞKANIMIZ AVNİ KURT'U KAYBETTİK
Hac Dairesi Başkanı Avni Kurt, 10 Ekim 2001 tarihinde hac
seminerine katılmak üzere Samsun'a giderken Merzifon yakınlarında
geçirdiği elim bir trafik kazası sonucu kaldırıldığı hastahanede
29 Ekim 2001 Pazartesi günü Hakk'ın rahmetine kavuştu. Avni
Kurt, geçtiğimiz yıl da hac görevi esnasında kalp rahatsızlığı
geçirmiş, Türkiye'ye getirilerek tedavi görmüştü. Avni Kurt,
1943 yılında Erzurum'un İspir İlçesi Maden Köyü'nde doğdu.
Hafızlığını köyünde ikmal ettikten sonra özel olarak değişik
hocalardan Arapça, Tefsir, Fıkıh, Kelâm dersleri aldı. 1965
yılında ilkokulu dışarıdan bitiren Kurt, 1966 yılında Ankara-Çankaya
İlçesi Bademli Camii'nde müezzin-kayyım olarak göreve başladı.
1970 yılında Ankara Merkez İmam-Hatip Okulu'nun birinci
devresini dışarıdan bitirdikten sonra, aynı ilçenin Bademli
Camii İmam-Hatipliği görevine naklen atandı. 1974 yılında
Ankara Anafartalar Lisesi'nden, 1979 yılında Ankara Gazi
Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilimler Bölümü'nden mezun oldu.
1982 yılında Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi
İdari Bilimler Enstitüsü'nde master yaptı. 1985 yılında
Erzurum Atatürk Üniversitesi İslâmi İlimlen Fakültesi'ni
bitirdi. 1986 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı merkez teşkilatında
APK Dairesi Uzmanlığı kadrosuna atanarak, Dini Yayınlar
Dairesi Başkanlığı Süreli Yayınlar Şubesi Müdürlüğü'nde
görevlendirildi. 1987-1992 yılları arasında Amasya-Merzifon
İlçesi Müftülüğü görevinde bulundu. 26.03.1992 tarihinde
Ankara-Çankaya Müftülüğüne atandı. 26.04.1999 tarihinde
Hac Dairesi Başkanlığı görevine başladı. "İmam-ı Azam'ın
İbadet Hayatı" isimli basılmış bir eseri ile çeşitli dergi
ve gazetelerde yayınlanmış çok sayıda makaleleleri bulunmaktadır.
Avni Kurt'un cenazesi, 31 Ekim 2001 tarihinde Diyanet İşleri
Başkanlığında bir tören düzenlendi. Törende Diyanet İşleri
Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz merhumun çalışma hayatını anlatan
duygulu bir konuşma yaptı. Törenin ardından Kocatepe Camii'nde
kılınan öğle namazını müteakip Ankara Akyurt-Balıkhisar
Köyündeki İspir-Laleli Köylülerine ait mezarlığa defnedildi.
Evli ve beş çocuk babası olan merhuma, Cenab-ı Allah'tan
rahmet, kederli ailesine ve Diyanet camiasına sabırlar dileriz.
MEHMET BARUT VEFAT ETTİ
Başkanlığımız il ve ilçe teşkilatlarında uzun yıllar başarılı
hizmetlerde bulunan emekli müftülerden Mehmet Barut vefat
etti. Barut, 1923 yılında Yozgat-Akdağmadeni İlçesi Karaalikaçağı
Köyünde doğdu. Kur'an-ı Kerim ve Arapça eğitimini babasından
aldı. Tahsilini zamanın Çekerek Müftüsü Mehmet Efendide
tamamladı. 1959 yılında müftülük-vaizlik sınavını kazanarak
Artova Vaizliği, Artova Müftü Vekilliği'ne atandı. Bir süre
vekaleten yürüttüğü bu göreve asaleten atandı. Barut; daha
sonra sırasıyle, Tokat-Turhal, Kırşehir-Kaman, Uşak-Sivaslı,
İçel-Anamur ilçe müftülüğü görevlerinde bulundu. Çeşitli
gazete ve dergilerde yazı ve makaleleri yayınlandı. "Hikmetin
Mantığa Seslenişi" isimli birde eseri mevcuttur. Anamur'da
vefat eden Mehmet Barut'a, Allah (c.c.)'tan rahmet kederli
ailelerine sabırlar dileriz.
ÇAYKARA EMEKLİ MÜFTÜSÜ YUSUF ZİYA BİLGİN VEFAT ETTİ
1920 yılında Trabzon'un Çaykara İlçesi'nin Akdoğan Köyü'nde
dünyaya gelen Yusuf Ziya Bilgin, 6 yaşında Kur'an-ı Kerim'i
hatmetti ve 9 yaşında da hafızlığını tamamladı. Kendi köyünde
başladığı medrese tahsili sırasında dönemin ünlü alimlerinden
İslâmî ilimlerle ilgili dersler aldı. 1945 yılında dini
ilimler okutmaya ve hafız yetiştirmeye başlayan Bilgin,
1952 yılında atandığı Çaykara Merkez Camii İmam Hatipliği
görevini, Kur'an Kursu öğretmenliği ile birlikte yürüttü.
Yusuf Ziya Bilgin, 1960 yılında asaleten müftülüğe başladı
ve emekli olduğu 1982 yılına kadar tedrisat faaliyetini
devam ettirdi. Gerek İslâmî ilimlerde gerekse Kur'an-ı Kerim'in
hıfzı ve taliminde yüzlerce öğrenci yetiştiren Yusuf Ziya
Bilgin Hoca Efendi, 22 Ekim 2001 tarihinde Bursa'da vefat
etti. Hoca Efendiye Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve
Diyanet camiasına baş sağlığı dileriz.
MUSTAFA KABAKÇI VEFAT ETTİ
Başkanlığımız Personel Dairesi Başkanlığı Sicil Şubesi Müdürlüğü
memurlarından Mustafa Kabakçı yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak
Hakk'ın rahmetine kavuştu. 1966 Çorum doğumlu ve üç çoçuk
babası olan Mustafa Kabakçı'ya Allah (c.c.)'tan rahmet,
ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
VEFAT EDENLER Halit Bayrak Şef Erzincan Ahmet Taştepe İmam-Hatip
Kalecik Mustafa İskenderoğlu İmam-Hatip Eyüp Yunus Aba İmam-Hatip
Kahramanmaraş Mustafa Şimşek İmam-Hatip Develi İsmail Dilek
Müezzin-Kayyım Denizli O. Lütfi Özdemir Hizmetli İst. Eğt.
Mrk. Ebubekir Aksoy Hizmetli Özalp Vefat edenlere Cenab-ı
Allah (c.c.) 'tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı
dileriz.
TÜRKİYE HAFIZLIK YARIŞMASI SAMSUN'DA YAPILDI
Türkiye Hafızlık Yarışması 23 Eylül 2001 Pazar günü Samsun'da
coşkulu bir kalabalığın katılımıyla yapıldı. Yarışmanın
jüri üyeliğini Mushafları İnceleme Kurulu Üyeleri Turhan
Baycan, Halil Tenger ve Kocatepe Camii İmam-Hatibi Kadir
Temel yaptı. Yarışmaya İstanbul Fatih İlçesi İsmailağa Kur'an
Kursu'ndan Huzeyfe Güldü, Trabzon Arsin İlçesi Yeşilyalı
Kur'an Kursu'ndan Muhammet Halil, Ankara Altındağ İlçesi
Hasköy Yıldıztepe Kur'an Kursu'ndan Ahmet Terzioğlu, Erzurum
Merkez Gaziller Kur'an Kursu'ndan Sezai Kızılkaya, Samsun
Terme İlçesi Fatih Kur'an Kursu'ndan Samet Özbek ile Amasya
Merkez Büyükağa Kur'an Kursu'ndan Nurullah Taşkıran katıldı.
Yarışma neticesinde Amasya Merkez Büyükağa Kur'an Kursu'ndan
Nurullah Taşkıran 1'nci, Samsun-Terme İlçesi Fatih Kur'an
Kursu'ndan Samet Özbek 2'nci, Ankara Altındağ İlçesi Hasköy
Yıldıztepe Kur'an Kursu'ndan Ahmet Terzioğlu da 3' ncü seçildi.
Dereceye giren öğrencilere çeşitli hediyeler verildi. Yarışma,
Mushafları İnceleme Kurulu Üyeleri Turhan Baycan ve Halil
Tenger'in okuduğu Kur'an-ı Kerim ile son buldu.
PERSONEL SİSTEMLERİNİ GELİŞTİRME ŞUBESİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULDU
Diyanet İşleri Başkanlığı Personel Dairesi Başkanlığı Atama
III Şubesi Müdürlüğü'nün ismi Personel Sistemlerini Geliştirme
Şubesi Müdürlüğü olarak değiştirildi. Atama III Şubesi Müdürlüğü'nün
görevleri de Atama I Şubesi Müdürlüğü'ne devredildi. Yeni
kurulan Personel Sistemlerini geliştirme Müdürlüğü'ne Atama
III Şubesi Müdürü Ahmet Hamdi Ferligül getirildi. 1960 yılında
Konya'da doğan Ferligül, İlkokul ve İmam-Hatip Lisesi'ni
bitirdikten sonra 1982 yılında Ankara-Çubuk İlçesinde imam
-hatip olarak göreve başladı. 1985 tarihinde Diyanet İşleri
Başkanlığı Personel Dairesi Başkanlığı Sicil Şubesi Müdürlüğü'ne
memur olarak naklen atandı. 1986 yılında Ankara Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi'nden mezun oldu. Başkanlığımız Terfi
ve İntibak Şubesi Müdürlüğü'nde memur ve şeflik, Din Eğitimi
Dairesi Başkanlığı, Disiplin ve Değerlendirme Şubesi Müdürlüğü
ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı'nda uzmanlık ve Atama
III Şubesi Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Evli ve 1 çocuk
babası olan Ferligül'e yeni görevinde başarılar dileriz.
EŞME
Eşme Müftüsü Ö. Ahmet Kayalı'dan aldığımız bilgiye göre;
Türkiye Diyanet Vakfı Eşme Şubesi tarafından yaptırılan
Eşme Çarşı Camii törenle ibadete açıldı. Caminin açılış
törenine Uşak İl Müftüsü İsmail Öncel, Eşme Kaymakamı Mehmet
Yıldırım, Uşak Müftüsü İsmail Öncel, Belediye Başkanı Hasbiye
Öztürk, İl Müftü Yardımcısı, çevre ilçe müftüleri ile kalabalık
vatandaş topluluğu katıldı. 1500 metrekare alan üzerine
yapılan ve 3.000 cemaat kapasiteli olan caminin bünyesinde
işyerleri, konferans salonu, kütüphane, gasilhane ve şadırvan
yer alıyor. Törenin ardından ilk Cuma namazının kılınmasıyla
cami ibadete açıldı.
TAVŞANLI MÜFTÜLÜK SİTESİ
Tavşanlı Müftülük Sitesi Diyanet İşleri Mehmet Nuri Yılmaz
tarafından törenle hizmete açıldı. Törene Türkiye Diyanet
Vakfı Genel Müdür Vekili Ali İhsan Sarımert, İlçe Kaymakamı
B. Sıtkı Hanlıoğlu, Kütahya İl Müftüsü Rıza Deniz, çevre
il ve ilçe müftülüleri ile kalabalık halk topluluğu katıldı.
Törende bir konuşma yapan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet
Nuri Yılmaz; halkımızın müftülükler kanalıyla iman, ibadet
ve ahlâk konularında aydınlatıldığını ifade eden Başkan
Yılmaz şöyle dedi: "Başkanlığımız köklü bir hizmet müessesesidir.
Müftülüklerde Başkanlığımızın yurt genelindeki temsilcisi
olarak ilmi ve dini hizmetler ifa etmektedir. Müftülüklerde
halkımızın dinî, ahlakî ve fıkhi meselelerine çözümler bulunmaktadır.
Asıl problem dinin iyi anlaşılamamasındadır. Dini anlatırken
amaç, iyi insan ve iyi toplum yetiştirmektir. " Tavşanlı
halkı ve TDV Tavşanlı Şubesi tarafından yaptırılan sitede
toplantı salonu, müftülük hizmet birimleri, lokal, misafirhane,
lojman, kütüphane ve yayınevi bulunuyor. TUT Adıyaman-Tut
İlçe Müftülüğü tarafından gerçekleştirilen hizmetler şöyle;
-Vaazların ilçe merkez, kasaba ve köylerde aynı anda dinlenebilmesi
amacıyla kablosuz yayın sistemi kuruldu. İlçe merkezinde
de merkezi ezan sistemine geçildi. -Tut Kaymakamlığı'nın
katkılarıyla müftülüğe bir bilgisayar alınarak hizmete sunuldu.
-İlçe Akçatepe Köyü Camii'ne minare ve şadırvan, Elçiler
ve Boyundere köylerine de birer cami yaptırılarak ibadete
açıldı. Yaylımlı Köyü Camii'ne de bir adet lojman satın
alındı. -Boyundere Köyü Kur'an Kursu'nda Kur'an-ı Kerim
ve dini bilgiler öğrenen 30 kursiyerden, başarılı olan 8
kursiyere törenle Kur'an Kursu bitirme belgeleri verildi.
-Kutlu Doğum Haftası içerisinde "Toplumda Güven Duygusunun
Önemi ve Muhammed'ül Emin Olarak Hz. Peygamber" konulu bir
konferans tertip edildi.
ARDEŞEN
İlçe Kaymakamlığı tarafından ilçedeki kurumlar arasında
düzenlenen voleybol turnuvasında Ardeşen Müftülüğü Voleybol
takımı 12 takım arasında yapılan müsabakalar sonunda ikinci
oldu. İlçe Kaymakamı Kenan Çiftçi ikincilik kupasını takım
adına ilçe müftüsü Ahmet Erdem'e vererek, takımı bu başarılarından
dolayı tebrik etti.
SEBEN
İlçe Müftülüğü bünyesinde faaiyetlerini sürdüren Kız Kur'an
Kursu'na bu yıl her yaştan olmak üzere 37 bayan iştirak
ederek yıl sonunda Kur'an okuma belgesi aldılar. Belge alma
merasiminde konuşan ilçe müftüsü Mahmut Göl, Kur'an-ı Kerim'i
öğrenmenin önemini anlatarak, vatandaşlardan bu kursa ilgi
göstermelerini istedi. Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle
bir konferans düzenlendi. Konferansa ilçe kaymakamı Yusuf
Avcı, "Hz Peygamberin Örnek Davranışlarını anlattı. İlçede
görev yapan cami görevlilerine hizmetiçi eğitim kursu düzenlendi.
Cumartesi ve Pazar günleri tertip edilen Geleneksel Yöresel
Hacet Bayramlarına müftülük de iştirak ederek ilçe halkına
dini konularda bilgi verildi.
SULUOVA
İlçedeki camilerden 8 tanesinde erkeklere, 1 cami ve 3 Kur'an
kursunda da bayanlara cami dersleri verildi. Merkez Nusretiye
Camii'nde verilen derslere devam eden vatandaşlarımız diğer
camilere devam edenlerden daha başarılı oldular. Derslerde
başarılı olan vatandaşlarımızdan 12 tanesine başarı belgesi
verildi. Cami derslerini veren vekil imam-hatip İ. Hakkı
Böğrek ile müezzin-kayyım Rahmi Tonkuş müftülükçe teşekkür
belgesiyle ödüllendirildiler.
EVREN
İlçe Müftüsü İhsan Caner'den aldığımız habere göre ilçede
faaliyet gösteren Merkez Kız Kur'an Kursu'ndan mezun olan
öğrenciler için belge dağıtma merasimi düzenlendi. Çok sayıda
vatandaşın iştirak ettiği merasimde bir konuşma yapan ilçe
müftüsü Caner, Kur'an öğrenmenin önemini belirterek, kurse
gelen öğrencilerin velilerine teşekkür etti.
ÖDEMİŞ
*İlçeye bağlı Bademli Kasabası Pazaryeri Camii yetersizliği
nedeniyle yıkılarak yerine yenisi 11 ay gibi kısa bir zamanda
tamamlanarak ibadete açıldı. İlçe merkezinde yapılmakta
olan Efekonut Camii'nin inşaatı devam ediyor. Ovakent Kasabası
Camii'nin lojmanının yapımı tamamlanarak hizmete açıldı.
*İlçede vaaz ve irşad hizmetlerine hız verildi. *Dokuz Eylül
Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Nevzat Aşık Belediye Şehir Salonu'nda "İslâmda Aile Yapısı"
konulu bir konferans verdi. İstanbul Haseki Eğitim Merkezi
Öğretmeni Mehmet Savaş da, aynı salonda, "Toplumda Güven
Duygusunun Önemi ve Hz. Peygamberi Nasıl Tanıyalım" konulu
bir konferans verdi. Konferanslar vatandaşlarımız tarafından
büyük ilgi gördü. *İlçede görev yapan cami görevlileri için
"Ezanı Güzel Okuma" ve "Hitabet ve Diksiyon" kursları verildi.
Kursların başarılı geçtiği bildirildi.
ŞALPAZARI
İlçede yapılan cami derslerinin ilki sona erdi.Derslerde
Kur'an-ı Kerim, hadis, siyer ve dini bilgiler verildi. İlçe
Müftüsü Mehmet Bektaş tarafından haftada 4 saat verilen
derslere ilçede görev yapan imam-hatipler katıldılar. Cami
derslerinin verimli geçtiği bildirildi. 19 MAYIS Samsun-19
Mayıs İlçe Müftüsü Ahmet Bulut'tan aldığımız habere göre
ilçede gerçekleştirilen faaliyetler şöyle: *İlçe Merkez
Camii'nin içi kubbe seviyesine kadar çini ile kaplandı,
hat ve tezyinatı yapılarak tek tip halı döşetildi. Merkez
Pazar Camii'nin kubbesi aliminyum kaplatıldı. *İlçedeki
Kur'an kurslarında hafızlığını tamamlayan öğrencilere TDV'ınca
çeşitli hediyeler verildi. Ortaokul ve lise de okuyan fakir
öğrencilere yardım yapıldı. *Müftülük makam odası yeniden
tefriş edildi. *İlçe merkezinde yaptırılmakta olan Akşemsettin
Camii tamamlanma aşamasına getirildi. *İlçe merkezinde görev
yapan imam-hatip ve müezzin-kayyımlara hizmetiçi eğitim
semineri düzenlendi.
GERMENCİK
İlçedeki merkez. kasaba ve köy camileri merkezi ezan sistemine
bağlandı. Müftülük personelinin daha iyi tanışıp kaynaşması
amacıyla piknikler tertip ediliyor. Bozköy Camii İmam-Hatibi
Seydi Aydın 23 vatandaşımızın takip ettiği akşam kursu düzenledi.
Kur'an-ı Kerim ve dini bilgiler öğrenen vatandaşlarımız
ilçe müftülüğünde düzenlenen törenle belgelerini aldılar.
VEZİRHAN
Bilecik İli Vezirhan Beldesi Köprülü Mehmet Paşa Camii bahçesi
yeniden düzenlenerek duvarla çevrildi, park ve şadırvan
yapıldı. Caminin kalorifer tesisatı ile ses cihazları yenilendi.
Mihrap ve kürsü yapılarak, 4 avize alınarak takıldı. Caminin
duvarları lambiri ile kaplandı. Sağlıksız ve ahşap olan
lojman ve Kur'an kursu binası yıkılarak yerine yenisi yaptırılarak
hizmete açıldı. Belde Belediye Başkanı İsmail Baş, cami
derneği başkanı Mehmet Ateş ve cami imam-hatibi Yaşar Erim
faaliyetlerin ilçe halkının yaptığı yardımlarla gerçekleştirildiğine
dikkat çekerek kendilerine teşekkür ettiler. Köprülü Mehmet
Paşa Camii ile Kur'an Kursu'nda açılan yaz kursları büyük
ilgi gördü. Din görevlisi Yaşar Erim tarafından ders verilen
kursa devam eden kız öğrenciler, Kur'an-ı Kerim ve dini
bilgiler öğrendiler. İmam-Hatip Yaşar Önal ise Kur'an kursunda
erkek öğrencilere yaz kursu verdi.
ARSİN
Trabzon-Arsin İlçe Müftülük sitesinin temeli törenle atıldı.
Törene Trabzon Valisi Adil Yazar, İl Müftüsü Nuri Güneş,
Sinop İl Müftüsü Mustafa Balık, Köy Hizmetleri İl Müdürü
Hadi Oğuzbakır, İl Sağlık Müdürü Fatih Niyazoğlu, İlçe Kaymakamı
Uğur Turan, Belediye Başkanı Ramis Sunguroğlu, İlçe Müftüsü
Hasan Değirmenci ile çevre ilçe müftüleri ve kalabalık bir
vatandaş topluluğu katıldı. Törende konuşan Vali Adil Yazar,
binanın devlet vatandaş işbirliği ile yapılmasının memnuniyet
verici olduğunu beirterek "Ben inanıyorum ki müftülük ve
halk birbirine destek olup bu binayı kısa zamanda tamamlayıp
siz Arsinlilerin hizmetine sunacaktır" dedi. İl Müftüsü
Nuri Güneş de yaptığı konuşmada halkımıza daha güzel hizmet
sunabilmek için modern müftülük binalarına ihtiyaç duyulduğunu,
bunun için bu binanın temelinin atıldığını söyledi. İlçe
Müftüsü Hasan Değirmenci de yaptığı konuşmada, yapılacak
olan site hakkında bilgi verdi. Binanın 842 metrekare alan
üzerinde 4 katlı olarak inşa edileceği, bünyesinde konferans
salonu, Kuran kursu, idari birimler ile lojmanların yer
alacağı bildirildi.
AKHİSAR
Akhisar İlçe Müftülüğü Hilâliye Eğitim Vakfı Kur'an Kursu'nda
hıfzını başarı ile ikmal eden 21 hafız öğrenci için hafızlık
merasimi yapıldı. Hilâliye Kur'an Kursu Konferans Salonu'nda
gerçekleştirilen program, öğrencilerin taç giyme merasimi,
öğrenci ve öğretmenlerin Kur'an-ı Kerim tilaveti ve okunan
ilahilerle devam etti. Çok sayıda bayan davetli tarafından
ilgi ile izlenen merasimde, Kur'an Kursu yöneticisi Meşküre
Ayyıldız da günün mana ve önemini belirten bir konuşma yaptı.
Öğrencileri başarıları nedeniyle kutlayan Ayyıldız, öğrencilerin
yetişmelerinde emeği olan herkese şükranlarını iletti. Merasim
teşekkür konuşmaları ve yapılan dua ile sona erdi.
DADAY
Daday Merkez Kur'an Kursu'nda hıfzını tamamlayan ve yapılan
hafızlık tespit sınavında başarılı olan kız ve erkek öğrenciler
için hafızlık merasimi yapıldı. Erkekler ve bayanlar için
ayrı mekanlarda gerçekleştirilen merasime yoğun bir ilgi
ve katılım oldu. Programa Kastamonu İl Müftüsü Alaaddin
Gürpınar, ilçe müftüleri ile din görevlileri iştirak etti.
Daday Müftüsü Abdülkadir Karakuş yaptığı açış konuşmasında
hafızlığın önemini vurguladı ve Kur'an'ın nesilden nesile
intikalinde hafızların önemini anlattı. İl Müftüsü Alaaddin
Gürpınar da konuşmasında hafız öğrencileri, öğretmenleri
ve velileri kutlayarak hafızlık müessesesine sahip çıkılması
gereği üzerinde durdu. Program müftü Gürpınar'ın yaptığı
dua ile sona erdi. Bu arada Camiler Haftası münasebetiyle
Daday Müftülüğü Belediye Düğün Salonu'nda "Camilerin Milli
Birlik ve Beraberliği Sağlamadaki Rolü" konulu bir konferans
düzenledi.
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI YENİ HİZMET BİNASINA TAŞINDI
Yıllardır Ankara Kocatepe Camii yanında ve çeşitli binalarda
hizmet veren Başkanlığımız yeni binasına taşındı. Ankara-Çankaya
İlçesi Lodumlu Köyü, Çavundur Çiftliği mevki, Eskişehir
Yolu 9'uncu km'de hizmete giren binanın yapımına 1991 yılında
başlandı. Türkiye Diyanet Vakfı Gintaş A.Ş.'nin yapımını
üslendiği bina, toplam 36.971 metrekare alan üzerinde 35.530
metrekare oturum alanına sahip. Başkanlığımız yeni hizmet
binasında son teknoloji donanımı mevcut. Bünyesinde 455
büro tipi oda, kapalı ve açık otopark, kütüphane, konferans
salonu, toplantı salonları, spor salonu, yemekhane, kafeterya,
kitap satış yeri, banka şubesi bulunuyor.
|