Merhaba Çocuklar

Ayın Şiiri

Şehitlerin Derecesi

Çocuklarla Dini Sohbetler

İsmail GELENBEVİ

Çevre Bilinci

Hayat Kurtaran Yumurtalar

Ankara Tarihçesi

30 Ağustos ve Zaferlerimiz

Çavuş Ağacı

Sizlerle Başbaşa

Yurttan Ve Gurbetten Haberler

 

 


Hayat Kurtaran Yumurtalar



Önder, boğazına düşkün, buna bağlı olarak biraz şişman ve merhametli birisiydi. Her türlü yemeği sever, ayırım yapmaz, yemek seçmezdi. Ama yumurtaya karşı özel bir düşkünlüğü vardı. Yumurtayı çocukluğundan beri, yağdan, baldan, tatlıdan, kaymaktan bile çok severdi. Çocukluğunda; yediği zaman allerji, kaşıntı yapmasına rağmen yumurta yemekten hiç vazgeçmemişti. "Yumurta sana dokunuyor, kaşıntı yapıyor, yemesen, az yesen ne olur?" diyenlere, " hem kaşınırım, hem yerim" derdi.
Zaman zaman yumurta ile ilgili ilginç hatıraları olan Önder, bir defasında arkadaşları ile bahse girmiş, bu bahis üzerine 22 tane yumurtayı bir oturuşta yemişti Fakat alerji yapan yumurtalar Önder'i hastanelik etmiş, her yeri kızarıklarla dolmuş, vücudu şişmişti. Hastaneye zor yetiştirilen önder, günlerce hastanede yattıktan sonra sağlığına kavuşabilmişti. Gençlik döneminde meydana gelen bu olaydan sonra Önder belli bir süre yumurta yiyememişti.
Arkadaşları önder'e zaman zaman en çok sevdiği yiyeceği sorarlar, o da hiç tereddütsüz yumurta derdi. Hatta bir ıssız adaya düşsen yanında olmasını istediğin üç şey ne olurdu, diye sorduklarında da bu üç şıktan birisine hemen yumurta derdi.
Hastanelik olma olayının üzerinden birkaç yıl geçtikten sonra Önder'in askerlik çağı gelmiş ve askere gitmişti. Askerde olduğu dönemde Kıbrıs Barış Harekatı başlamış, o da Kıbrıs Harekatına katılan askerler içinde yer almıştı. Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı gecede semalara yükselen Türk uçakları ile o da yükselmişti. Paraşüt birliğindeki herkes gibi o da heyecan, tedirginlik, biraz da korku ile uçakta ilerliyordu. Her Türk askerinde olduğu gibi onun içinde de ölürsem şehit, kalırsam gazi düşüncesi vardı ve bu düşünce onların moral kaynağıydı. Genç Önder ve arkadaşları Kıbrıs'ta kahramanlık, şan ve şeref destanları yazdılar. Kimileri şehit düşmüş, kimileri de ellerini, kollarını, ayaklarını cepheye bırakarak gazi olmuştu. Barış harekatı süresince günlerce aç kalanlar bile olmuştu. Önder de savaş sırasında şarapnel parçaları ile küçük sıyrıklar almıştı. Harekâtın devam ettiği günlerden birinde askerlerden bazıları Rum ailelerin evlerini kontrol ediyorlar, evleri arayarak tüfek, tabanca, bomba gibi maddelerin olup olmadığına bakıyorlardı. Önder ve arkadaşı Mehmet de bu görevi yerine getirenlerdendi. Bu görevlerini yerine getirirken de girdikleri evlerdeki insanlara hakaret etmeden, şiddet göstermeden, medeni ölçüler içinde hareket ediyorlardı. Kontrol amacıyla girdikleri evlerden birisinde yaşlı bir karı-koca oturuyordu. Eve girdiklerinde korku içinde Önder ile Mehmet'i gördüler. İki Mehmetçik evin değişik yerlerine bakmalarına rağmen bir şey bulamadılar. Fakat evde silah ararken Önder çok sevdiği birkaç yumurta gördü, aç olduğu için bunları almayı düşündü. Alıp almamak konusunda geçirdiği tereddütten sonra almamakta karar kılarak evden ayrıldı.

Yaşlı karı-koca kendilerine hiç bir zarar vermeyen bu askerlerin tutumuna şaşırmıştı. Kendileri ve diğer Rumlar, bebek, çocuk, küçük, büyük, kadın erkek demeden Türklere acımasızca davranırken, Türk vatandaşlarını kurtarmaya gelen Türk askerleri onlara hiç bir şey yapmıyordu. Kendilerine insancıl yaklaşan, zarar vermeyen bu kahraman askerlerin tutumları bile onların içindeki kini, nefreti, acımasızlığı gidermeye yetmemişti, Önder ile Mehmet evden çıkıp uzaklaşırken Önder'in aklında hâlâ yumurtalar vardı. Günlerdir görmediği, yemediği yumurtaları o evde görmüş, aç olduğu için gözlerinin önünden o yumurtalar gitmez olmuştu. Evden uzaklaşırken aklına bir fikir geldi. Eve dönüp o yumurtaları pişirtip yiyebilirdi. Bu fikir aklına yattı. Hemen arkadaşı Mehmet'e geri dönmek istediğini söyledi. Daha cevabını almadan da arkasına döndü. Geri dönmesiyle yatması ve arkadaşı Mehmet'i yere yatırması bir oldu. Az önce evinde arama yaptıkları, hiçbir zarar vermedikleri yaşlı adam dışarı çıkmış, ateş etmek üzere silahını onlara kaldırıyordu. Önder kendisini yere atıp Mehmet'i de yatırırken silahını da çekti. Gençliğinin, çevikliğinin ve eğitiminin verdiği avantaj ile yaşlı adamın ateş etmesine fırsat vermeden o ateş etti . Evine girip hiçbir zarar vermedikleri o insan, arkalarını döndüğü anda kendini ve arkadaşı Mehmet'i vurma girişiminde bulunmuş, yumurtalar için geri dönen Önder'in görmesiyle bu amacına ulaşamadan etkisiz hale gelmişti. Önder, bu olaydan sonra açlığını, yumurtayı unutmuştu. O yumurtaları da yiyememişti. Bir zamanlar çok sevip yediği yumurtalar yüzünden hastanelik olup ölümden dönen Önder, yine o çok sevdiği yumurtalar sayesinde ölümden kurtulmuş, Kıbrıs gazisi olarak ülkesine dönmüştü. En sevdiği yiyecek sıralamasında yumurta yerini daha da sağlamlaştırmıştı