Hayat
Kurtaran Yumurtalar

Önder,
boğazına düşkün, buna bağlı olarak biraz şişman ve merhametli
birisiydi. Her türlü yemeği sever, ayırım yapmaz, yemek seçmezdi.
Ama yumurtaya karşı özel bir düşkünlüğü vardı. Yumurtayı çocukluğundan
beri, yağdan, baldan, tatlıdan, kaymaktan bile çok severdi. Çocukluğunda;
yediği zaman allerji, kaşıntı yapmasına rağmen yumurta yemekten
hiç vazgeçmemişti. "Yumurta sana dokunuyor, kaşıntı yapıyor, yemesen,
az yesen ne olur?" diyenlere, " hem kaşınırım, hem yerim" derdi.
Zaman zaman yumurta ile ilgili ilginç hatıraları olan Önder, bir
defasında arkadaşları ile bahse girmiş, bu bahis üzerine 22 tane
yumurtayı bir oturuşta yemişti Fakat alerji yapan yumurtalar Önder'i
hastanelik etmiş, her yeri kızarıklarla dolmuş, vücudu şişmişti.
Hastaneye zor yetiştirilen önder, günlerce hastanede yattıktan
sonra sağlığına kavuşabilmişti. Gençlik döneminde meydana gelen
bu olaydan sonra Önder belli bir süre yumurta yiyememişti.
Arkadaşları önder'e zaman zaman en çok sevdiği yiyeceği sorarlar,
o da hiç tereddütsüz yumurta derdi. Hatta bir ıssız adaya düşsen
yanında olmasını istediğin üç şey ne olurdu, diye sorduklarında
da bu üç şıktan birisine hemen yumurta derdi.
Hastanelik olma olayının üzerinden birkaç yıl geçtikten sonra
Önder'in askerlik çağı gelmiş ve askere gitmişti. Askerde olduğu
dönemde Kıbrıs Barış Harekatı başlamış, o da Kıbrıs Harekatına
katılan askerler içinde yer almıştı. Kıbrıs Barış Harekatı’nın
başladığı gecede semalara yükselen Türk uçakları ile o da yükselmişti.
Paraşüt birliğindeki herkes gibi o da heyecan, tedirginlik, biraz
da korku ile uçakta ilerliyordu. Her Türk askerinde olduğu gibi
onun içinde de ölürsem şehit, kalırsam gazi düşüncesi vardı ve
bu düşünce onların moral kaynağıydı. Genç Önder ve arkadaşları
Kıbrıs'ta kahramanlık, şan ve şeref destanları yazdılar. Kimileri
şehit düşmüş, kimileri de ellerini, kollarını, ayaklarını cepheye
bırakarak gazi olmuştu. Barış harekatı süresince günlerce aç kalanlar
bile olmuştu. Önder de savaş sırasında şarapnel parçaları ile
küçük sıyrıklar almıştı. Harekâtın devam ettiği günlerden birinde
askerlerden bazıları Rum ailelerin evlerini kontrol ediyorlar,
evleri arayarak tüfek, tabanca, bomba gibi maddelerin olup olmadığına
bakıyorlardı. Önder ve arkadaşı Mehmet de bu görevi yerine getirenlerdendi.
Bu görevlerini yerine getirirken de girdikleri evlerdeki insanlara
hakaret etmeden, şiddet göstermeden, medeni ölçüler içinde hareket
ediyorlardı. Kontrol amacıyla girdikleri evlerden birisinde yaşlı
bir karı-koca oturuyordu. Eve girdiklerinde korku içinde Önder
ile Mehmet'i gördüler. İki Mehmetçik evin değişik yerlerine bakmalarına
rağmen bir şey bulamadılar. Fakat evde silah ararken Önder çok
sevdiği birkaç yumurta gördü, aç olduğu için bunları almayı düşündü.
Alıp almamak konusunda geçirdiği tereddütten sonra almamakta karar
kılarak evden ayrıldı.

Yaşlı
karı-koca kendilerine hiç bir zarar vermeyen bu askerlerin tutumuna
şaşırmıştı. Kendileri ve diğer Rumlar, bebek, çocuk, küçük, büyük,
kadın erkek demeden Türklere acımasızca davranırken, Türk vatandaşlarını
kurtarmaya gelen Türk askerleri onlara hiç bir şey yapmıyordu.
Kendilerine insancıl yaklaşan, zarar vermeyen bu kahraman askerlerin
tutumları bile onların içindeki kini, nefreti, acımasızlığı gidermeye
yetmemişti, Önder ile Mehmet evden çıkıp uzaklaşırken Önder'in
aklında hâlâ yumurtalar vardı. Günlerdir görmediği, yemediği yumurtaları
o evde görmüş, aç olduğu için gözlerinin önünden o yumurtalar
gitmez olmuştu. Evden uzaklaşırken aklına bir fikir geldi. Eve
dönüp o yumurtaları pişirtip yiyebilirdi. Bu fikir aklına yattı.
Hemen arkadaşı Mehmet'e geri dönmek istediğini söyledi. Daha cevabını
almadan da arkasına döndü. Geri dönmesiyle yatması ve arkadaşı
Mehmet'i yere yatırması bir oldu. Az önce evinde arama yaptıkları,
hiçbir zarar vermedikleri yaşlı adam dışarı çıkmış, ateş etmek
üzere silahını onlara kaldırıyordu. Önder kendisini yere atıp
Mehmet'i de yatırırken silahını da çekti. Gençliğinin, çevikliğinin
ve eğitiminin verdiği avantaj ile yaşlı adamın ateş etmesine fırsat
vermeden o ateş etti . Evine girip hiçbir zarar vermedikleri o
insan, arkalarını döndüğü anda kendini ve arkadaşı Mehmet'i vurma
girişiminde bulunmuş, yumurtalar için geri dönen Önder'in görmesiyle
bu amacına ulaşamadan etkisiz hale gelmişti. Önder, bu olaydan
sonra açlığını, yumurtayı unutmuştu. O yumurtaları da yiyememişti.
Bir zamanlar çok sevip yediği yumurtalar yüzünden hastanelik olup
ölümden dönen Önder, yine o çok sevdiği yumurtalar sayesinde ölümden
kurtulmuş, Kıbrıs gazisi olarak ülkesine dönmüştü. En sevdiği
yiyecek sıralamasında yumurta yerini daha da sağlamlaştırmıştı