Merhaba Çocuklar

Ayın Şiiri

Reçel Kavanozları ve Ramazan'ın Bereketi

İyilik ve Güzel Huylu Olmada Yarışmak

Hayatın En Güzeli

Yurdumuzdan Bir Köşe (Karahallı)

Akılsız Dost

Papağan ve Bakkal

Örümceğin Paraşütü

Sizlerle Başbaşa

Yurttan ve Gurbetten Haberler


REÇEL KAVANOZLARI VE RAMAZAN'IN BEREKETİ

Ramazan Ay'ı yaklaşıyordu. Bizde bir heyecan ki, sormayın gitsin. Elimizde, gözbebeğimiz bir tane camimiz var. Biricik olunca da gelin gibi süslemek istedik onu. Bugüne kadar zaten öksüz kalmış kimsesizlikten. Camide hanımlar için yer ayırtılmış ama burası kullanılmayan malzemelere barınak olmuş. Tüylerim ayağa kalktı birdenbire ve şöyle seslendim kendi kendime: "Bu göreve benim verilmem boşuna değilmiş." Caminin önceden alınmış ve bir kenarda saklanan halılarını temizledik ve serdik. Hanımlar kısmı da çok güzel oldu. Hanımların gelmediği söylendi bana, ama bizim vazifemiz caminin her köşesini ibadete hazır hale getirmektir. Camiye gelen ve gidenin hesabı Rabbimize aittir. O dilerse her şey olur. Göreve yeni başlamanın heyecanı ile yerimde duramıyordum. Caminin minaresinde ışık yoktu. Ama bu büyük eksiklikti. Ramazan'ın en önemli güzelliklerinden birisi de, etrafa ışık saçan minarelerin, bu mübarek ayda daha görkemli olmasıydı. İlçemizde bir tane elektrikçi vardı. İstediğim şekilde şerefeyi düzenledi. Lambaları yerleştirdi. Aşağıya indi. Baktım ki, lambalar açıkta. Kar ve yağmur taneleri lambaları patlatabilir. Elektrikçinin glob dediği, halk arasında karpuz diye de bilinen, lambayı koruyucu muhafaza aleti ilçede bulunmuyordu. Bütün heyecanım gitmişti. Ramazan'ın ilk teravih namazında minaredeki ışıklar, gelenlere hoş geldiniz dercesine tebessüm ediyorlardı. Yağacak yağmur veya kar onların bu tebessümlerini söndürecekti. Gece, bu düşüncelerle geçmek bilmiyordu. Sahur hazırlığı yapmaya başladım. Kahvaltı malzemelerini tepsiye yerleştiriyordum. Reçel kavanozunu elime aldım. Kapağını açtım. Reçelden önce, reçel kavanozunun ağzı bana göründü. Sonra minarenin şerefesi… Ya Rabbim, içim dopdolu olmuştu. Bu reçel kavanozları tam istenilen ölçülerdeki globlara uyuyordu. Sabah erkenden kavanoz arayışına çıktım. Bana kavanoz verenler, bunları nerede kullanacağımı tahmin bile edemezlerdi. Ben de söylemedim. Çünki henüz denememiştim. Camiye gittim, minareye çıktım ve bütün lambalar patlamıştı. Reçel kavanozlarını denedim tıpatıp uymuştu. İlk gün nasıl sevindiysem, şimdi sevincim bir kat daha artmıştı. Yokluklar şehri olan Ovacık (Tunceli)'ta Yüce Allah, umulmadık bir anda rahmet hazinesinden bir kapı açtı ve bize istediklerimizi verdi. Ramazan'ın bereketinde, reçel kavanozunu bana glob olarak kullandıran Yüce Allah'a sonsuz şükürler olsun.