Merhaba Çocuklar

Ayın Şiiri

Cumhuriyetimiz 78 Yaşında

Camilerimiz

İki minik serçe

Güzel huy ve davranışlar

Gül kokulu Muhammed (S.A.S)

Vicdan Azabı

Yurdumuzdan Bir Köşe (midyat)

Dünyamızın sevgi çiçekleri Çocuklarımız

Sizlerle Başbaşa

Yurttan ve Gurbetten Haberler


Sevgi Mekanı
CAMİLERİMİZ


Camiler yeryüzünün en sevimli mekanlarıdır. İnsanları bir araya getiren, toplayan ve Kabe'nin birer şubesi olan bu kutsal yerler, gönüllerin aydınlandığı, Allah ve Peygamber aşkıyla yandığı, sevgi ve hoşgörünün aşılandığı muhabbet mekanlarıdır. Biz Müslüman-Türkler asırlardır milletimize hizmet eden, göklere uzanan minarelerinden ezan sesi yükselen ilim yuvası, emniyet merkezi, sevgi ocağı olan camilerimizi canımız gibi sever, Yüce Allah'ın "Allah'a ve ahiret gününe iman edenler Allah'ın mescitlerini imar eder" emri gereğince, buralara maddi- manevi her türlü yardımda bulunmayı kendimiz için büyük bir şeref sayarız. Her zaman temizliğimize dikkat etmekle birlikte özellikle "Beytullah" yani Allah'ın evi diye adlandırılan cami ve mescitlere giderken üst-baş temizliğine azami dikkat eder, elbise ve çoraplarımızın en temizini giyeriz. İnsanları rahatsız etmeyecek şekilde güzel kokular sürünerek abdestli bir şekilde camiye gider, sağ ayağımızla içeri girer, Sevgili Peygamberimize salavat okuyarak "Allah'ım bize rahmet kapılarını aç" diye dua ederiz. Asırlardır milletimize hizmet eden bu güzide mekanların sosyal hayatımızda çok müstesna bir yeri vardır. Evvela bu şerefli mekanlar büyük küçük, zengin fakir, tanıdık tanımadık her müslümanın günde beş defa bir araya geldiği, Allah'a yönelerek diz dize omuz omuza namaz kıldığı, okunan Kur'anla, yapılan nasihatlarla ruhların doyduğu manevi gıda merkezleridir. En kalabalık zamanlarda bile en küçük bir kavga ve gürültünün asla yaşanmadığı bu yerler sevgi ve muhabbet saraylarıdır. Bu kutsal mekanların görmüş olduğu hizmet sayılamayacak kadar çoktur. Buralarda Allah'a ve Peygambere imandan, anneye babaya itaattan, alkol ve uyuşturucunun zararlarına varıncaya kadar insan ve toplum menfaatini alakadar eden her meseleye yer verilir. Son yolculuğuna çıkan ölülerimizin bile cenaze namazını kılar, Allah'tan mağfiret dileyerek buradan uğurlarız. Camiler ibadet ve nasihat yeri olmakla birlikte minberi, mihrabı, kürsisi, kubbesi gibi iç güzelliği, şadırvanı, çeşmesi, minaresi gibi dış mimari yapısıyla insanları kendisine bir mıknatıs gibi çeken, gönülleri ferahlatan muhteşem bir sanat eseridir. Bilhassa İstanbul - Süleymaniye ve Edirne Selimiye gibi camilerimiz mimari açıdan dış turizmi artıran ,dost düşman herkesi kendisine celbeden turizm merkezleridir. Bu mukaddes mekanların bahçesindeki asırlık çınar ağaçları yaz aylarında sıcaktan bunalanlar için sessiz ve sakin tertemiz mekanı, yuvasız kuşların yuva yaptığı evi barınağıdır. Camilerimizin şu özellikleri de hiç unutulmamalıdır. O muhteşem kubbeler ki İstiklal Şairimizin," Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez" dediği gibi, altında kardeşçe yek vücut olduğumuz, istiklal ve hürriyetimiz için el açıp topluca Allah'a dua ettiğimiz yer! O minareler ki vatanımıza göz diken, birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyen iç ve dış düşmanlara karşı patlamaya hazır ,amansız birer uzun menzilli füze! O ezanlar ki "hayyealel felah" haydin kurtuluşa nidalarıyla iyiyi, doğruyu, güzeli arayan, hidayete ermek isteyenleri kurtuluşa çağıran çok hoş bir davetçidir. Ekim ayının ilk haftasını Camiler Haftası olarak kutlarken, camilerin bu özelliklerini ve güzelliklerini tekrar yad edelim. Ecdadımızın her gittiği yere cami yaparak İslamiyete ve camiye olan bağlılığını dile getirdiğini unutmayalım. Bize düşen vazife bu mukaddes değerlerimize sahip çıkmak, buraların maddi - manevi imarını yapmak, camiye ve cemaate devam ederek buraları öksüz ve garip bırakmamaktır.