|
Merhaba
Çocuklar
Ayın
Şiiri
Cumhuriyetimiz
78 Yaşında
Camilerimiz
İki
minik serçe
Güzel
huy ve davranışlar
Gül
kokulu Muhammed (S.A.S)
Vicdan
Azabı
Yurdumuzdan
Bir Köşe (midyat)
Dünyamızın
sevgi çiçekleri Çocuklarımız
Sizlerle
Başbaşa
Yurttan
ve Gurbetten Haberler
|
6 asır boyunca dünya üzerinde hüküm süren Osmanlı Devleti 20.
yy. başlarında çok sıkıntılı günler yaşıyordu. Dış borçlar iyice
çoğalmıştı. Ekonomik sıkıntılar hat safhaya ulaşmıştı. İç ve dış
dünyada istikrarsızlık hüküm sürüyordu. Ardarda cephelerden yenilgi
haberleri gelmekte idi. Bütün bu sıkıntılar yetmiyormuş gibi Avrupa'da
I. Dünya Savaşı başlamıştı. Ufacık bir harbe takati kalmayan Osmanlı
İmparatorluğu bir anda kendini savaşın içinde buldu. 1918 yılına
kadar süren bu savaşlar neticesinde müttefikleri ile birlikte
Osmanlı İmraratorluğu da yenik sayıldı. Ardarda imzalanan Sevr
ve Mondros antlaşmaları koca Cihan Devletini iyice zora sokmuştu.
Ordunun terhis edilmesinden kısa bir süre sonra, başta İstanbul
olmak üzere memleketin dört bir yanı İngiliz, Fransız, İtalyan
ve Yunanlılar tarafından işgal edildi. İngilizler İstanbul'a,
Yunanlılar İzmir'e, İtalyanlar güney illerine, Fransızlar Güneydoğu
illerine girdiler. Doğu Anadolu'da Ermeniler her türlü zulüm ve
taşkınlığı yapıyorlardı. Hatta Yunanlılar Ankara yakınlarında
Polatlıya kadar geldiler. İşgal altındaki İstanbul'dan Mustafa
Kemal, Bandırma vapuruyla 19 Mayıs 1919 da Samsun'a çıktı. Önce
Amasya ,daha sonra Erzurum ve Sivas Kongrelerini topladı. Vatanın
tehlikede olduğu halka anlatıldı ve milli bir uyanış sağlandı.
23 Nisan 1920 de Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı.
Anadolu artık Ankara'dan idare ediliyordu. Anadolu'da Kuvay-ı
Milliye Hareketi başlatıldı. Antep, Maraş ve Urfa'da büyük mücadele
ve başkaldırı oldu. İşgal kuvvetleri işgale son vermek mecburiyetinde
kalmıştı. Düşmanlar büyük hevesle geldikleri Anadolu'dan büyük
zayiatlar vererek kaçıyorlardı. İnönü'de ,Sakarya'da, Dumlupınar'da
destanlar yazıldı. Bütün bunların neticesinde işgal altındaki
bölgeler teker teker düşmandan temizlenmeye başladı. İstanbul,
Antep, Maraş, Urfa, İzmir düşmandan temizlendi. Nihayet 29 Ekim
1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün
öncülüğünde Cumhuriyeti ilan etti. Bundan sonra devletimizin adı
"Türkiye Cumhuriyeti" oldu. Halk bundan böyle Cumhuriyetle idare
edilecekti. İdare babadan oğula geçmeyecek, yöneticiler halk tarafından
seçilecekti. Kısacası hakimiyet milletin elinde olacaktı. Cumhuriyet'in
ilanı, bir anlamda Büyük Türk Milleti'nin bağımsızlığının bütün
dünyaya ilanı manası taşıyordu. Tarih boyunca birçok bağımsız
devlet kuran Türk Milleti esarete boyun eğmemiş, yeni bir bağımsız
devlet olan TÜRKİYE CUMHURİYETİ'ni kurmuştu. Bu mutlu gün Cumhuriyet
Bayramı olarak kutlanmaktadır. Cumhuriyet Bayramı her yıl 29 Ekim
günü ülkenin her yanında, dış temsilciliklerde ve Kuzey Kıbrıs
Türk Cumhuriyeti'n de coşkulu bir şekilde yaşanmaktadır. Cumhuriyetimizi
kuran Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarının ruhları şad
olsun! Nice 78. yıl kutlamalarına...
YARINLARIN AYDINLIK OLSUN
Yarınların aydınlık
Olsun tatlı çocuğum
Gönlüne tüm umutlar
Dolsun tatlı çocuğum
Seni korusun Rabbim
Vermesin hiçbir tasa
Boğmasın kimse yasa
Seni tatlı çocuğum
Mutluluk olsun sözün
Hiç ağlamasın gözün
Şu gülen güzel yüzün
Her an gülsün çocuğum
Sağlığın kaybolmasın
Çiçeğin solmasın
Umutların ölmesin
Senin tatlı çocuğum
Hayatın güzel geçsin
Her halin neşe saçsın
Tüm evren kucak açsın
Sana tatlı çocuğum.
Talip ULUŞAN
|