Merhaba Çocuklar

Ayın Şiiri

Cumhuriyetimiz 78 Yaşında

Camilerimiz

İki minik serçe

Güzel huy ve davranışlar

Gül kokulu Muhammed (S.A.S)

Vicdan Azabı

Yurdumuzdan Bir Köşe (midyat)

Dünyamızın sevgi çiçekleri Çocuklarımız

Sizlerle Başbaşa

Yurttan ve Gurbetten Haberler


İki Minik Serce

Serçe kardeşler henüz uçmayı yeni öğrenmişlerdi.
- Hey! Ne güzel uçuyorum. Bak kırçıllı. Kanatlarını çırpa çırpa bir daldan öbürüne konuyordu. Püsküllü ise henüz korkuyordu. Yuvasından Kırçıllı'ya imrenerek baktı.
- Dikkat et Kırçıllı, kartal seni görmesin. Annemiz ve babamız da yoklar. Kırçıllı Püsküllü'yü kıskandırmak için ,"Bak şu ağaca kadar uçacağım. Mesafeyi büyütüyorum. Sen hala yuvadan çıkamıyorsun."
O sırada yırtıcı kartal da ormanda alçaktan keşif uçuşu yapıyordu. Kırçıllı'nın uçuşunu görüp güldü. Dur şu serçeyi korkutayım. Karnım tok. Biraz güleyim diye düşündü. Kırçıllı tam yarı yolda, yırtıcı kartal saldırmasın mı? Püsküllü korkusundan kanatlarını çırptı çırptı. Ağacın üstüne çıktı indi, çıktı indi. Kırçıllı ise yaprak gibi korkusundan bayılıp yere düştü. Kartal uçtu uçtu, kahkahayla uzaklaştı gitti. Püsküllü'nün uçuşunu uzaklardan anne ve baba serçe gördüler. Yem toplamayı bırakıp uçarak geldiler. Püsküllü'nün kalbi o kadar hızlı atıyordu ki, zavallıcık kanatlarıyla yere düşen kardeşini gösterebildi. Gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Anne serçe; Yavrum diyerek yere düşen Kırçıllı'ya sarıldı. Püsküllü ağlayarak açıldı. Kardeşi için çok korkmuştu. Kırçıllı o gece kendine geldiğinde kardeşinden özür diledi. Yaşadığı olay ona neler neler anlatmıştı. Kendi başına buyruk, uçup kardeşini ve ailesini üzmüştü. Püsküllü ise korkudan ağacın üstüne çıkıp inecek kadar uçabilmişti. O günden sonra ailesiyle birlikte uçup kartallardan kurtulmayı öğrendiler.