|
Merhaba
Çocuklar
Ayın
Şiiri
Bir
Mehmet Zekai ERYALAZ vardı
Yaz
Tatilini Nasıl Değerlendirelim?
Çocuk
İle Ayı
Yurdumuzdan
Bir Köşe
Dostluk
Örneği
Mağrur
Tavus Kuşunun Akıbeti
Teknoloi
ve İnsan
Sizlerle
Başbaşa
Yurttan
Ve Gurbetten Haberler
|
Sizlerle
Başbaşa
İki ay önceki sayımızda cevap yazmak için bana verilen dosyadaki
mektuplarınızı ancak bu sayımızda ele alabildim. Sizleri biraz
beklettik, affola...
Çarşamba'dan Havanur Altıntaş, dergimizin güzelliklerinden bahsettiği
mektubu ile birlikte en kısa zamanda yayınlanması dileğiyle
fotoğraf da göndermiş. Sevgili Havanur! Fotoğraflarınızı Mayıs
sayımızda yayınlamıştık. Nasıl beğendiniz mi? Yakın ilgine çok
teşekkür ediyor, başarılar diliyoruz.
İmranlı Atatürk İlköğretim Okulu 7/A sınıfı öğrencisi Hilal
Tuncel de, kardeşleri Beyzânur, Nihal ve kendisi adına çok güzel
bir mektup, şiirler, fıkralar ve çizgi resimler göndermiş. "Duvar
yazıları" başlıklı bir köşe yapmamızı da tavsiye etmiş.
Sevgili Hilal! Dergimize gösterdiğin bu yakın ilgin için sana
çok teşkkürler ediyoruz. Yazıların, değerlendirilmek üzere Kurul'a
gönderildi. Temmuz sayımızda bir eserini yayınlayacağız. Üç
kardeş fotoğraflarınızı da gönderin, yayınlayalım. Olmaz mı?
Başarılar...
Şabanözü-Gümerdiğin İlköğretim okulu 5/A sınıfından Betül Gürbüz!
Gönderdiğin yazıları ileriki sayılarda değerlendireceğiz, sevgiler...
Ayancık-Zaviye Köyü ilköğretim okulu 6/A sınıfı öğrencisi Ayşe
Çelikkaya! "Bulmaca, hikaye ve fıkralarınızı çok beğeniyorum"
diyorsun mektubunda. İyi, güzel de, biraz sen de yaz, gönder
de senin hikaye ve fıkralarını da başka kardeşlerin beğensin.
Olmaz mı? Başarılar...
Demirci-Ahmetler Köyü İmam-Hatibi Tahir Gümüş! Sevgili Büşra,
Şeyma, Taha Can'ların fotoğraflarını Mayıs sayımızda vermiştik.
Başka çalışmalarını da bekliyoruz. Size görevinizde başarılar
diliyorum.
Tatvan-Uluer İlköğretim okulu 6/C sınıfı öğrencisi Betül-Zehra
Altınsu kardeşler! Sizinle hemşehri sayılırız. Çünkü ben askerliğimi
1980 yılında Yedeksubay olarak Sorgun Kışlası'nda yaptım. Kızım
Esra da orada dünyaya geldi. Çok sevdim orasını, çok güzel yer
hakikaten. Fotoğrafınız Mayıs sayımızda yayınlanmıştı. Başka
eserlerinizi de bekliyorum. Tatvan'a selamlar...
Bayburt-Çerçi Köyü'nden, Akşar Gençosman İlköğretim Okulu 3.
sınıf öğrencisi Halil İbrahim Tekin! Fotoğrafını Mayıs sayımızda
değerlendirmiştik, gördün mü? Çeşitli çalışmalarını da bekliyoruz.
Sevgiler...
Gölpazarı-Gazimihal İlköğretim okulu 5/A sınıfı öğrencisi Zeynep
Bereketli! Her mektup gönderen kardeşimiz, "Ayın Mektubu"
köşesinde yayınlanmasını istiyor mektubunun. Ama hepsi mümkün
değil ki! İçlerinden birini alıyor ve yayınlıyoruz. Onun için
mektubum yayınlanmadı diye bize gücenmeyin, emi? Fotoğrafını
Mayıs sayımızda verdik. Başka çalışmalarını da bekliyoruz.
Almanya-Fähr StraBe 93 A HH Wilhelmsburg adresinden Safa Efe!
Gayet güzel yazıyla gönderdiğin bir sayfalık mektubunu, hikaye
ve fıkralarnı gülümseyerek okudum. Çok hoşuma gitti. Almancasını
da yazmışsın bunların. Çok güzel ama biz dergide Almancasını
yayınlayamıyoruz maalesef. Çünkü her dilde dizgi ünitemiz yok.
Fıkralarını Temmuz sayımızda yayınlayacağız. Güzel yazıların
için seni tebrik ediyorum. Ben çok hızlı yazdığım için el yazılarım
çivi yazısı gibi çirkindir. Böyle güzel yazı görünce imreniyorum.
Başka çalışmalarını da bekliyoruz. Türkiye'den gönül dolusu
selamlar...
Ankara-Bahçelievler İlköğretim okulu 4. sınıf öğrencisi Abdullah
Coşkun! Dergimize gösterdiğin yakın ilgine çok teşekkür ediyorum.
Fotoğrafını Mayıs sayımızda değerlendirdik. Fıkran ise beni
bir hayli güldürdü:
"Bir Daire'de Tali adında bir şef varmış. İş arkadaşları
ona, "Şef Tali" diyorlarmış. Birgün Şef Tali'yi evinden
aramış iş arkadaşları, telefona karısı çıkmış. Karısı "R"leri
söyleyemiyormuş. "Şeftali Bey evde yok. Ben kayısıyım"
demiş.
Sevgili Abdullah! Bu fıkranı okuyunca kendi köyüm olan Adapazarı'nın
Meşeli Köyü'ndeki ilkokul çocukluğuma ve rahmetli Hüseyin Aga'ya
gittim hayalimde. Hüseyin Aga, portakal sarısı yeni bir ceket
almış, giyip kahveye gelmiş sevinerek. Ama her yerde şakacı
insanlar vardır ya, o da rahmetli oldu Mustafa Aga, "Bu
ceket sana çok yakışmış Hüseyin. Tam portakal'a benzemişsin"
demiş. Bir daha Hüseyin Aga'nın adı, "Gel portakal, git
portakal"kalmış.
Hiç unutmam Yusuf adlı biriyle köye gidiyorduk. Hüseyin Aga
da köyden aşağı iniyordu. Yanımdaki Yusuf, "Selâmün Aleyküm!
Nasılsın portakal? "dedi de, Hüseyin Aga'nın taşlarından
bir kulak ucu sıyrığıyla zor kurtardı kendisini. Senin fıkranı
okuyunca bu anı geldi aklıma da hem güldüm, hem yazdım ve hem
de rahmet diledim o şakacı insanlara...
Eveet sevgili çocuklar! Bu sayımızda da bu kadar. Gelecek sayımıza
kadar kalın sağlıcakla...
|