Teknoloji
ve İnsan
Çağımızın en çok kullanılan teknoloji ürünlerinden birisi de
televizyondur. Televizyonlar çok sayıda insan topluluğuna bir
anda ulaşmaktadır. Özellikle gençlerimizi ve çocuklarımızı çok
yakından etkileyen bu buluş; manevi değerlerimize uygun, eğitici
ve öğretici bilgilerle bezenmiş programlar halinde sunulduğunda
faydalı olacaktır. Bunun aksine manevi değer ölçülerimizi tahrip
edici, genel ahlak kurallarına aykırı, eğitici ve öğreticilikten
uzak çoğu program ise bu çağın buluşunu zararlı hale getirmektedir.
Yüce Allah bize akıl verdiği gibi irade de vermiştir. Televizyondaki
programları izlerken bu irademiz sayesinde seçici olmalıyız.
Bize fayda sağlayan programları izlemeli, bize zarar verecek
yapımlardan ise uzak durmalıyız.
Geçenlerde bir dostum anlattı: Çocuğu televizyonda bir Türk
filmini izlerken; "Yavrum yaramazlık yapma, Allah baba
kızar" diye bir ifade duymuş ve babasına sormuş: - "Baba!
Allah baba olduğuna göre Allah ana, bunlar ana-baba olduklarına
göre çocukları da var mı?" Bu sorular karşısında oldukça
şaşıran baba, biraz da üzüntülü olduğu halde cevap vermiş: "Yavrum
bizim inancımıza göre Allah tektir, ne babadır, ne anadır, ne
de çocuktur. Doğmamıştır ve doğurmamıştır. O bütün canlılardan
üstündür. Bu Allah baba sözcüğü bizlerin kafasını karıştırmak
için maksatlı olarak söylenmektedir. Çünkü Hıristiyanların inancına
göre Hz. İsa (A.S.), Allah'ın oğludur. Bizler dinimizi çok iyi
öğrendiğimiz zaman bu tür sözlerin üzerimizde hiçbir etkisi
olmayacaktır."

Şimdi
bizim bir bıçağımız olsa ve onunla hırsızlık sonucu elde ettiğimiz
bir koyunu kesip yesek veya etini satsak. Daha sonra yakayı
ele versek ve mahkemeye çıkarılıp yargılandığımızda, suçlu oluruz.
Koyunu kestiğimiz bıçak ise suç aleti olur.. Yani o bıçakla
biz günah işlemiş olduk. Aynı bıçağı alıp, biz Müslümanların
büyük bir çoşku ile kutladıkları mübarek dini bayramlarımızdan
biri olan Kurban Bayramında, alnımızın teri ile kazandığımız
helal para ile yine bir koyun alıp kesersek, koyunu kestiğimiz
bıçak burada sevap aleti olur.
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimiz ne güzel
buyurmuşlar: "Bir günü bir gününe eşit olan aldanmıştır."
Bizler ilerlemiş ülkelerin teknolojisini alıp onları bu alanda
geri bırakmalıyız. Bunu başarmanın en önemli yolu da birlik
ve beraberlik içerisinde, büyük bir azimle, hiçbir zaman bıkmadan
vatanımızı ve milletimizi severek çalışmaktır.
Yüce Allah biz insanları en güzel biçimde yaratmış ve herşeyden
önemlisi insanı kainatın efendisi kılmıştır. Diğer canlılardan
bizi üstün kılan en büyük özelliğimiz akıldır. İşte bu akıl
sayesinde diğer canlılara hükmeder hale gelmişiz. Aklımızı kullandığımız
zamanlarda üstünlüğümüz ortaya çıkmış, kullanmadığımız zamanlarda
ise, Allah korusun aciz bir insan haline gelmişiz. Cenab-ı Allah
yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'in bir çok ayetinde düşünmeyi,
akıl yürütmeyi emretmekte ve öğüt vermektedir.