YURDUMUZDAN
BİR KÖŞE


Baş Yazı

Ayın Şiiri

23 Nisan

Sohbet

Çocuklarla Dini
Sohbetler

Bir Demet Şiir

Yağın Karlar Yağın

Yurdumuzdan Bir Köşe

Mimar Sinan

Doktorunuz Diyorki

Aslı İle Ali'nin
Başına Gelenler

Sizlerle Başbaşa

Yurttan ve Gurbetten
Haberler

Boyama

KASTAMONU
Bu ay tarihi kentlerimizden biri olan evliyalar diyarı Kastamonu'dayız. Kuzeyini Karadeniz'e ve Küre Dağlarına yaslayan Kastamonu; Bartın, Karabük, Çankırı, Çorum ve Sinop illeri ile çevrilmiştir. Şehir merkezi, ortasından geçen çay ile adeta ikiye bölünmüştür.
İş imkanları ve yer altı kaynakları bakımından fakir olan il, özellikle sahile yakın bölgelerden oldukça fazla göç vermektedir. Göç dolayısıyla bu tarihi ilimizin nüfusu çok az artmaktadır. 13.108 km2 olan yüzölçümüne karşılık son nüfus sayımının (2000) resmi olmayan sonuçlarına göre şehrin nüfusu 385.536 olmuştur. Yer altı kaynakları bakımından fakir olan şehir, yeşil alan ve tarihi eserler bakımından oldukça zengindir. İlin ekonomisinde hayvancılık, tarım ve ormancılık önemli bir yer tutmaktadır. Sahil kesimleri balıkçılık ve turizm için elverişlidir. Kastamonu'nun Taşköprü ilçesi sarımsağı, Tosya çakı (bıçkı) yapımı ile tanınır. Ayrıca çekme helvası, susamsız simit, kuyu kebabı, etli ekmek gibi yiyecekler de Kastamonu'ya has damak tatlarındadır. El emeği, göz nuru olan ve el ile basımı yapılan sofra bezi de Kastamonu'ya has el sanatlarındandır. Kastamonu, kültür ve yayla turizmi için oldukça elverişlidir. Adeta keşfedilmeyi beklemektedir.
Danişmentoğulları'nın bir süre hakimiyet sürdüğü Kastamonu bir süre de Selçuklu Devleti içinde kaldı. Tarihler 1320'yi gösterdiğinde Kastamonu'da Türk egemenliği el değiştirdi. Şemseddin Yaman Candar, Candaroğulları Beyliği'ni öne çıkarttı. Fatih Sultan Mehmet zamanında ise candaroğulları Beyliği fiilen tarihe gömüldü. Fatih'in 1460 yılında Osmanlı Topraklarına kattığı Kastamonu, bu tarihten itibaren bir daha düşman ayağı değmemiş şehirlerimizden biridir. Buna rağmen Kurtuluş Savaşı'nda da en fazla şehit veren illerimizdendir.
Kastamonu Türk tarihinin mühürlerini taşır. Her sokağında Türk kültürünün eşsiz örneklerini görmek mümkündür. Gerek Kastamonu merkezinde ve gerekse ilçelerdeki eski Türk yapı tarzının en seçkin eserleri hala ayaktadır. Evlerin, konakların bir oya gibi işlenmiş olması, Türk sanat anlayışındaki inceliğin tarihi tanıkları olarak yaşamaktadır.

ÖNEMLİ TARİHİ VE KÜLTÜREL
YAPILARI:

Evliyalar diyarı olarak da bilinen Kastamonu'da bir çok türbe bulunmaktadır ve bunlar çevreleriyle birlikte bir huzur kaynağı olmaktadır. Bu türbelerden bazıları şunlardır:
Şeyh Şaban-ı Veli Türbesi, Karanlık Evliya Türbesi, Aşıklı Sultan Türbesi (Yanık Evliya), Deveci Sultan Türbesi, Haraçoğlu Türbesi, Yılanlı Türbesi, Mehmet Feyzi Efendi Türbesi.
Candaroğulları dönemine ait olan Adilbey Türbesi Merkez Terzi köyünde, Benli Sultan Türbe ve Külliyesi de Ilgaz Dağı eteklerinde gür ormanlar arasındadır. Kısaca Kastamonu bir manevi iklim diyarıdır.
Nasrullah Camii, Yılanlı Camii, Atabey Camii, İbn-i Neccar Camii, Sinan Bey Camii, Aşir Efendi Hanı, Yanık Han, İsmail Bey Hanı, Urgan Hanı, Dede Hamamı, Araba Pazarı Hamamı, Bey Hamamı, Liva Paşa Konağı, Konyalı Konağı, 75. yıl Cumhuriyet Konağı, Pompripolis Kalıntıları.
KALE VE SAAT KULESİ:
Kimler tarafından yapıldığı bilinmeyen Kastamonu kalesi şehrin en yüksek tepesi üzerindedir. Mimari üslubu itibariyle Türkler tarafından inşa ettirilmiş olabileceği söylenmektedir. Kastamonu denince akla ilk gelen "Kalesi, Saat kulesi, Deresi" ibaresindeki kule, Vali Abdurrahman Paşa döneminde, yani 26 Ağustos 1885 yılında, İstanbul Sarayburnu'ndan sökülüp getirilerek aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiştir.
ANADOLU'NUN İLK LİSESİ:
1885 yılında kurulan Abdurrahman Paşa Lisesi Türkiye'de üçüncü, Anadolu'da kurulan ilk lise olma özelliğini taşımaktadır. Lise, Kurtuluş Savaşı'nda önemli bir görev üstlenmiş ve son sınıf öğrencileri bizzat Kurtuluş Savaşı'na katılmıştır.
İLÇELERİ:
Abana, Araç, Ağlı, Azdavay, Bozkurt, Cide, Çatalzeytin, Daday, Devrekani, Doğanyurt, Hanönü, İhsangazi, İnebolu, Küre, Pınarbaşı, Seydiler, Şenpazar, Taşköprü, Tosya.
ÖNEMLİ GÜNLERİ:
Mayıs ayında Evliyalar Haftası kutlanır, Geleneksel Pilav Günü yapılır. 9 Haziran: İnebolu Şeref ve Kahramanlık Günü'dür. Temmuz'da: Çatazeytin Ginolu Gümüşbalık Festivali, Abana Deniz Şenlikleri, Eylül'de Taşköprü Sarımsak Festivali, Tosya Kültür ve Sanat Festivali yapılır.
GEZİ VE MESİRE YERLERİ:
Gezi ve mesire yerleri açısından civardaki illere göre daha şanslı olan Kastamonu'nun Açık Maslak, Kadı Dağı, Acısu, Sarıgömü, Pınarören, Dipsizgöl gibi bölgelerine bahar aylarından itibaren rağbet artar. Ilgaz dağı ise hem yaz hem de kış aylarında rağbet edilen gözde yerlerdendir.
DOĞAL GÜZELLİKLERİ VE
BARAJLARI:
Ilgaz dağları, Küre dağları, Yaralıgöz dağı, Bakacak dağı, Saraycık dağı, Ilgaz ve Küre dağları milli park hüviyeti de taşımaktadır.
Karacehennemboğazı Kanyonu, Valla Kanyonu, Ilgarini Mağarası doğal güzelliklerindendir. Mağaralar bakımından Antalya, Isparta, Muğla, İçel gibi güney illeri dışında Türkiye'nin en zengin bölgesi Kastamonu'dur. Ilgarini 250 metre derinliği ile uluslar arası öneme sahiptir.
Karaçomak ve Germeçtepe barajlarından içme suyu ve tarım alanlarının sulanmasında yararlanılmaktadır.
ŞERİFE BACI:
Kastamonu, Milli Mücadele yıllarında önemli hizmetler veren bir ilimizdir. İnebolu'ya İstanbul'dan kaçırılarak getirilen silah ve cephane Kastamonu üzerinden Ankara'ya ulaştırılıyordu. Bu açıdan Kastamonu Menzil Komutanlığı, İstiklâl Savaşı'nda büyük görevler yaptı.
1921-1922 yılı kışı Kastamonu ve yöresinde çok sert geçer. 1921 yılı Kasım ayında İnebolu'ya önemli miktarda savaş malzemesi gelmiştir. Malzemenin bir an önce Kastamonu'ya iletilmesi gerekir. Cepheye gidemeyip de köylerinde kalan yaşlılar sakatlar, kadınlar, Menzil komutanlığının malzeme taşınması haberi üzerine kağnılarla yola çıkarlar. İnebolu'dan kağnılara yüklenen cephaneler Kastamonu'ya doğru yol alır. Bu cephane kollarında hep kadınlar vardır. Bunlardan biri de Şerife Bacıdır. Şerife Bacı top mermileri ıslanmasın diye kazağını mermilerin üzerine örtmüş, yavrusu ölmesin diye üzerine abanmış ve soğuktan ölmüştür, ama ölene kadar vücut sıcaklığını yavrusuna vermiştir.
Bugün Kastamonu'da şanına layık güzel bir anıtı var. Kastamonulular şehit Şerife Bacının adını her yerde yaşatıyorlar. Halime Çavuş da şehrin kadın kahramanlarındandır.