|

KASTAMONU
Bu ay tarihi kentlerimizden biri olan evliyalar diyarı Kastamonu'dayız.
Kuzeyini Karadeniz'e ve Küre Dağlarına yaslayan Kastamonu;
Bartın, Karabük, Çankırı, Çorum ve Sinop illeri ile çevrilmiştir.
Şehir merkezi, ortasından geçen çay ile adeta ikiye bölünmüştür.
İş imkanları ve yer altı kaynakları bakımından fakir olan
il, özellikle sahile yakın bölgelerden oldukça fazla göç vermektedir.
Göç dolayısıyla bu tarihi ilimizin nüfusu çok az artmaktadır.
13.108 km2 olan yüzölçümüne karşılık son nüfus sayımının (2000)
resmi olmayan sonuçlarına göre şehrin nüfusu 385.536 olmuştur.
Yer altı kaynakları bakımından fakir olan şehir, yeşil alan
ve tarihi eserler bakımından oldukça zengindir. İlin ekonomisinde
hayvancılık, tarım ve ormancılık önemli bir yer tutmaktadır.
Sahil kesimleri balıkçılık ve turizm için elverişlidir. Kastamonu'nun
Taşköprü ilçesi sarımsağı, Tosya çakı (bıçkı) yapımı ile tanınır.
Ayrıca çekme helvası, susamsız simit, kuyu kebabı, etli ekmek
gibi yiyecekler de Kastamonu'ya has damak tatlarındadır. El
emeği, göz nuru olan ve el ile basımı yapılan sofra bezi de
Kastamonu'ya has el sanatlarındandır. Kastamonu, kültür ve
yayla turizmi için oldukça elverişlidir. Adeta keşfedilmeyi
beklemektedir.
Danişmentoğulları'nın bir süre hakimiyet sürdüğü Kastamonu
bir süre de Selçuklu Devleti içinde kaldı. Tarihler 1320'yi
gösterdiğinde Kastamonu'da Türk egemenliği el değiştirdi.
Şemseddin Yaman Candar, Candaroğulları Beyliği'ni öne çıkarttı.
Fatih Sultan Mehmet zamanında ise candaroğulları Beyliği fiilen
tarihe gömüldü. Fatih'in 1460 yılında Osmanlı Topraklarına
kattığı Kastamonu, bu tarihten itibaren bir daha düşman ayağı
değmemiş şehirlerimizden biridir. Buna rağmen Kurtuluş Savaşı'nda
da en fazla şehit veren illerimizdendir.
Kastamonu Türk tarihinin mühürlerini taşır. Her sokağında
Türk kültürünün eşsiz örneklerini görmek mümkündür. Gerek
Kastamonu merkezinde ve gerekse ilçelerdeki eski Türk yapı
tarzının en seçkin eserleri hala ayaktadır. Evlerin, konakların
bir oya gibi işlenmiş olması, Türk sanat anlayışındaki inceliğin
tarihi tanıkları olarak yaşamaktadır.
ÖNEMLİ
TARİHİ VE KÜLTÜREL
YAPILARI:
Evliyalar diyarı olarak da bilinen Kastamonu'da bir çok türbe
bulunmaktadır ve bunlar çevreleriyle birlikte bir huzur kaynağı
olmaktadır. Bu türbelerden bazıları şunlardır:
Şeyh Şaban-ı Veli Türbesi, Karanlık Evliya Türbesi, Aşıklı
Sultan Türbesi (Yanık Evliya), Deveci Sultan Türbesi, Haraçoğlu
Türbesi, Yılanlı Türbesi, Mehmet Feyzi Efendi Türbesi.
Candaroğulları dönemine ait olan Adilbey Türbesi Merkez Terzi
köyünde, Benli Sultan Türbe ve Külliyesi de Ilgaz Dağı eteklerinde
gür ormanlar arasındadır. Kısaca Kastamonu bir manevi iklim
diyarıdır.
Nasrullah Camii, Yılanlı Camii, Atabey Camii, İbn-i Neccar
Camii, Sinan Bey Camii, Aşir Efendi Hanı, Yanık Han, İsmail
Bey Hanı, Urgan Hanı, Dede Hamamı, Araba Pazarı Hamamı, Bey
Hamamı, Liva Paşa Konağı, Konyalı Konağı, 75. yıl Cumhuriyet
Konağı, Pompripolis Kalıntıları.
KALE VE SAAT KULESİ:
Kimler tarafından yapıldığı bilinmeyen Kastamonu kalesi şehrin
en yüksek tepesi üzerindedir. Mimari üslubu itibariyle Türkler
tarafından inşa ettirilmiş olabileceği söylenmektedir. Kastamonu
denince akla ilk gelen "Kalesi, Saat kulesi, Deresi"
ibaresindeki kule, Vali Abdurrahman Paşa döneminde, yani 26
Ağustos 1885 yılında, İstanbul Sarayburnu'ndan sökülüp getirilerek
aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiştir.
ANADOLU'NUN İLK LİSESİ:
1885 yılında kurulan Abdurrahman Paşa Lisesi Türkiye'de üçüncü,
Anadolu'da kurulan ilk lise olma özelliğini taşımaktadır.
Lise, Kurtuluş Savaşı'nda önemli bir görev üstlenmiş ve son
sınıf öğrencileri bizzat Kurtuluş Savaşı'na katılmıştır.
İLÇELERİ:
Abana, Araç, Ağlı, Azdavay, Bozkurt, Cide, Çatalzeytin, Daday,
Devrekani, Doğanyurt, Hanönü, İhsangazi, İnebolu, Küre, Pınarbaşı,
Seydiler, Şenpazar, Taşköprü, Tosya.
ÖNEMLİ GÜNLERİ:
Mayıs ayında Evliyalar Haftası kutlanır, Geleneksel Pilav
Günü yapılır. 9 Haziran: İnebolu Şeref ve Kahramanlık Günü'dür.
Temmuz'da: Çatazeytin Ginolu Gümüşbalık Festivali, Abana Deniz
Şenlikleri, Eylül'de Taşköprü Sarımsak Festivali, Tosya Kültür
ve Sanat Festivali yapılır.
GEZİ VE MESİRE YERLERİ:
Gezi ve mesire yerleri açısından civardaki illere göre daha
şanslı olan Kastamonu'nun Açık Maslak, Kadı Dağı, Acısu, Sarıgömü,
Pınarören, Dipsizgöl gibi bölgelerine bahar aylarından itibaren
rağbet artar. Ilgaz dağı ise hem yaz hem de kış aylarında
rağbet edilen gözde yerlerdendir.
DOĞAL GÜZELLİKLERİ VE
BARAJLARI:
Ilgaz dağları, Küre dağları, Yaralıgöz dağı, Bakacak dağı,
Saraycık dağı, Ilgaz ve Küre dağları milli park hüviyeti de
taşımaktadır.
Karacehennemboğazı Kanyonu, Valla Kanyonu, Ilgarini Mağarası
doğal güzelliklerindendir. Mağaralar bakımından Antalya, Isparta,
Muğla, İçel gibi güney illeri dışında Türkiye'nin en zengin
bölgesi Kastamonu'dur. Ilgarini 250 metre derinliği ile uluslar
arası öneme sahiptir.
Karaçomak ve Germeçtepe barajlarından içme suyu ve tarım alanlarının
sulanmasında yararlanılmaktadır.
ŞERİFE BACI:
Kastamonu, Milli Mücadele yıllarında önemli hizmetler veren
bir ilimizdir. İnebolu'ya İstanbul'dan kaçırılarak getirilen
silah ve cephane Kastamonu üzerinden Ankara'ya ulaştırılıyordu.
Bu açıdan Kastamonu Menzil Komutanlığı, İstiklâl Savaşı'nda
büyük görevler yaptı.
1921-1922 yılı kışı Kastamonu ve yöresinde çok sert geçer.
1921 yılı Kasım ayında İnebolu'ya önemli miktarda savaş malzemesi
gelmiştir. Malzemenin bir an önce Kastamonu'ya iletilmesi
gerekir. Cepheye gidemeyip de köylerinde kalan yaşlılar sakatlar,
kadınlar, Menzil komutanlığının malzeme taşınması haberi üzerine
kağnılarla yola çıkarlar. İnebolu'dan kağnılara yüklenen cephaneler
Kastamonu'ya doğru yol alır. Bu cephane kollarında hep kadınlar
vardır. Bunlardan biri de Şerife Bacıdır. Şerife Bacı top
mermileri ıslanmasın diye kazağını mermilerin üzerine örtmüş,
yavrusu ölmesin diye üzerine abanmış ve soğuktan ölmüştür,
ama ölene kadar vücut sıcaklığını yavrusuna vermiştir.
Bugün Kastamonu'da şanına layık güzel bir anıtı var. Kastamonulular
şehit Şerife Bacının adını her yerde yaşatıyorlar. Halime
Çavuş da şehrin kadın kahramanlarındandır.
|