ALLAH'IN
NİMETLERİNE
TEŞEKKÜR ETMEMİZ GEREKİR
Şu kâinatta canlı
cansız her şeyi yaratan, yaşatan Allah'tır. Her gün yediğimiz
çeşit çeşit gıdaları, besinleri, O bize verdi.
Yediklerimiz, içtiklerimiz Allah'ımızın bize ihsanıdır, ikramıdır.
Her an aldığımız hava ve oksijen, şırıl şırıl akan çeşmeler,
çaylar ve yaşamamız için gerekli olan her şey O'nundur.
Bütün dünya, her şeyi ile hazırlanmış büyük bir sofradır.
Rabbimiz bu sofrayı bizim için hazırlamıştır. Yaşadığımız
sürece bizler bu ilahi sofradan Allah'ımızın istediği tarzda
yararlanacağız. Dünyada her şey bize hizmet ediyor. Her şey
bizim için yaratılmıştır. Bize bunca sayısız nimetleri veren
Yüce Allah'a teşekkür etmemiz gerekmez mi? Elbette gerekir.
Allah'ın bu nimetlerine teşekkür etmeye biz kısaca "ibadet"
diyoruz.

Hem
biz Allah'ın nimetlerine teşekkür edersek, Allah da bize olan
nimetlerini ve iyiliklerini arttırır.
Allah'a ibadet etmeye bizim ihtiyacımız vardır. Allah'ın bize
ve bizim ibadetlerimize ihtiyacı yoktur. Biz Allah'a her an
muhtacız, Allah bize muhtaç değildir.
Bu konuda Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur:
"Ey insanlar! Sizler Allah'a muhtaçsınız (Allah size
muhtaç değildir). Zengin ve övülmeye layık olan ancak O'dur."
(Fetih sûresi, 15)
Bizi
Yaratan Allah'ımızı Tanıyalım
Bu varlık âleminde her şeyin bir yaratıcıya, yapıcıya ihtiyacı
vardır. Kim iddia edebilir ki, bu kitap üzerindeki satırlar,
kendi kendine yazılmış, ustasız, amelesiz bir bina yine kendi
kendine dikilivermiştir.
Akıl, böyle bir düşünceyi kabul eder mi? Elbette ki kabul
etmez.
Bu sonsuz âlemi, insanları, hayvanları ve bitkiler âlemini
yoktan var eden, canlılara rızkını veren, canlıların yaşama
ortamını hazırlayan, her an yaratan, yaşatan ve sonradan öldüren
Yüce Allah'tır.
Allah'ın varlığını aklımızla bulabildiğimiz gibi Yüce Allah,
kitapları ve peygamberleri vasıtasıyla da, bize kendi varlığını
bildirmiştir.
|