İNANCIN IŞIĞINDA MUTLULUK


Baş Yazı

Ayın Şiri

İnancın Işığında
Mutluluk

Güç Yarışı

Bacaksız Sami

Küçük Portakal
Yaprağı

Yurdumuzdan

Hazreti Hubeyb'in
İmanı

Küçük Ansiklopedi

Keser ve Testere

Sizlerle Başbaşa

Yurttan ve Dünyadan
Haberler

Boyama


Dinimiz İslam, bizi öncelikle Allah'ın varlığına ve birliğine, Hz. Muhammed (s.a.s)' in peygamberliğine inanmakla yükümlü kılar. Bir kimsenin dinimizin tanımladığı ölçüde Müslüman olabilmesi için iman esaslarına inanması gerekir. Yüce Rabbimiz kendisine kuvvetli bir inançla bağlanmamızı istemektedir. O'na olan bu inancımız bizi, hem dünyada hem de ahirette mutlu eder. Gönül dünyamız Allah'a olan imanımız sayesinde büyük bir manevi rahatlık duyar. İnsan beden ve ruhtan meydana gelen bir varlıktır. Bedenin bir takım ihtiyaçları olduğu gibi ruhun da kendine özgü ihtiyacı vardır. Bedenin ihtiyaçlarını zamanında ve yeterli ölçüde yerine getirmek ne kadar gerekliyse, ruhun ihtiyaçlarını da aynı ölçüde yerine getirmek gerekir.
Ruhun en büyük ihtiyacı inançtır. Gücü sonsuz, yüce bir yaratıcıya iman, insana güven vermektedir. İnsanı bunalımdan ve sıkıntıdan kurtarır.


İnançsızlık insan için en büyük bir mutsuzluk kaynağıdır. Hiç bir maddi sorunu olmadığı halde Yüce Yaratıcıya inanamamış bir kimse, yalnızdır, ümitsizdir, kendini tehlikelerden güvende hissedemez.
İmanı kısaca "Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'in Allah tarafından getirdiği şeylerin doğru olduğuna kalp ile inanmak ve bu inancı dil ile söylemek" olarak tanımlayabiliriz. İman esasları hem kelime-i tevhid ve hem de kelime - i şahadetle anlatılmıştır. Böyle inanma şekline (icmali = topluca) inanma denmektedir. İmanımızı kelime-i tevhid'le ifade ettiğimizde "lailahe illallah, muhammedürrasûlüllah = Allah'tan başka tanrı yoktur, Hz. Muhammed Allah'ın kulu ve peygamberidir." demekteyiz. Kelime-i şahadeti ise şöyle söyleyebiliriz: Eşhedü enlâ ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abdühü ve rasûlüh. Anlamı: Ben şahitlik ederim ki, Allah'dan başka tanrı yoktur ve yine şahitlik ederim ki Hz. Muhammed Allah'ın kulu ve elçisidir.
Her Müslüman iman esaslarına toplu ve özet olarak inanmakla yetinmemelidir. İman esaslarını ayrıntılarıyla öğrenmeli ve hepsine ayrıntılarıyla inanmalıdır. Buna da tafsili= ayrıntılarıyla inanma, iman denir.


Ayrıntılarıyla inanmayı, amentü' yü okuyarak yerine getirmiş oluruz. Amentü' nün Türkçe anlamını şöyle ifade etmemiz mümkündür:
Ben, Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, iyilik ve kötülüğün Allah'ın yaratması ile olduğuna inandım. Öldükten sonra diriliş haktır. Ben şahidlik ederim ki, Allah'dan başka tanrı yoktur. Yine şahidlik ederim ki, Hz. Muhammed Allah'ın kulu ve elçisidir.
İman esaslarını iyi kavramak, inanç esaslarımızı eksiksiz bilmek hepimizin en başta gelen ödevidir. İman esasları konusunda herbirimizin mutlaka yeterli bilgi sahibi olması gerekir. Çünkü tam ve eksiksiz bir iman, iyi bir Müslüman, iyi bir insan olmak için gerekli ön şarttır. O bakımdan iman ve inançla ilgili konuları zamanında ve yeterli derecede öğrenmek öncelikli görevimiz olmalıdır sevgili çocuklar.