|
Dinimiz İslam, bizi öncelikle Allah'ın varlığına ve birliğine,
Hz. Muhammed (s.a.s)' in peygamberliğine inanmakla yükümlü
kılar. Bir kimsenin dinimizin tanımladığı ölçüde Müslüman
olabilmesi için iman esaslarına inanması gerekir. Yüce Rabbimiz
kendisine kuvvetli bir inançla bağlanmamızı istemektedir.
O'na olan bu inancımız bizi, hem dünyada hem de ahirette mutlu
eder. Gönül dünyamız Allah'a olan imanımız sayesinde büyük
bir manevi rahatlık duyar. İnsan beden ve ruhtan meydana gelen
bir varlıktır. Bedenin bir takım ihtiyaçları olduğu gibi ruhun
da kendine özgü ihtiyacı vardır. Bedenin ihtiyaçlarını zamanında
ve yeterli ölçüde yerine getirmek ne kadar gerekliyse, ruhun
ihtiyaçlarını da aynı ölçüde yerine getirmek gerekir.
Ruhun en büyük ihtiyacı inançtır. Gücü sonsuz, yüce bir yaratıcıya
iman, insana güven vermektedir. İnsanı bunalımdan ve sıkıntıdan
kurtarır.

İnançsızlık insan için en büyük bir mutsuzluk kaynağıdır.
Hiç bir maddi sorunu olmadığı halde Yüce Yaratıcıya inanamamış
bir kimse, yalnızdır, ümitsizdir, kendini tehlikelerden güvende
hissedemez.
İmanı kısaca "Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'in
Allah tarafından getirdiği şeylerin doğru olduğuna kalp ile
inanmak ve bu inancı dil ile söylemek" olarak tanımlayabiliriz.
İman esasları hem kelime-i tevhid ve hem de kelime - i şahadetle
anlatılmıştır. Böyle inanma şekline (icmali = topluca) inanma
denmektedir. İmanımızı kelime-i tevhid'le ifade ettiğimizde
"lailahe illallah, muhammedürrasûlüllah = Allah'tan başka
tanrı yoktur, Hz. Muhammed Allah'ın kulu ve peygamberidir."
demekteyiz. Kelime-i şahadeti ise şöyle söyleyebiliriz: Eşhedü
enlâ ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abdühü ve rasûlüh.
Anlamı: Ben şahitlik ederim ki, Allah'dan başka tanrı yoktur
ve yine şahitlik ederim ki Hz. Muhammed Allah'ın kulu ve elçisidir.
Her Müslüman iman esaslarına toplu ve özet olarak inanmakla
yetinmemelidir. İman esaslarını ayrıntılarıyla öğrenmeli ve
hepsine ayrıntılarıyla inanmalıdır. Buna da tafsili= ayrıntılarıyla
inanma, iman denir.

Ayrıntılarıyla inanmayı, amentü' yü okuyarak
yerine getirmiş oluruz. Amentü' nün Türkçe anlamını şöyle
ifade etmemiz mümkündür:
Ben, Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret
gününe, iyilik ve kötülüğün Allah'ın yaratması ile olduğuna
inandım. Öldükten sonra diriliş haktır. Ben şahidlik ederim
ki, Allah'dan başka tanrı yoktur. Yine şahidlik ederim ki,
Hz. Muhammed Allah'ın kulu ve elçisidir.
İman esaslarını iyi kavramak, inanç esaslarımızı eksiksiz
bilmek hepimizin en başta gelen ödevidir. İman esasları konusunda
herbirimizin mutlaka yeterli bilgi sahibi olması gerekir.
Çünkü tam ve eksiksiz bir iman, iyi bir Müslüman, iyi bir
insan olmak için gerekli ön şarttır. O bakımdan iman ve inançla
ilgili konuları zamanında ve yeterli derecede öğrenmek öncelikli
görevimiz olmalıdır sevgili çocuklar.
|