Merhaba Çocuklar

Ayın Şiiri

Trafik ve Çocuklarımız

Çocuklarla Dini Sohbetler

İlginize Bilginize

Düş ve Gerçek

Fare Ailesi

Yurdumuzdan Bir Köşe

Hz. Osman

Kırmızı Ayakkabılar

Sizlerle Başbaşa

Yurttan Ve Gurbetten Haberler

 

 

Hepinizin çok net olarak bildiği gibi Hazreti Muhammed Aleyhisselâm, Milâdi 571 yılında Mekke'de dünyaya geldi. Çocukluğunu ve gençliğini orada yaşadı. Havasını teneffüs etti, suyunu içti; topraklarında koyunlarını otlattı. Hazreti Hatice annemiz ile orada evlendi ve çocukları dünyaya geldi. Yani kısacası, Mekke, O'nun sevdiği vatanıydı.
Fakat Mekke halkı müşrikti, kendi elleriyle yaptıkları putlara tapıyorlardı. Hatta Kâbe'nin içini bile putlarla doldurmuşlardı. Hak, hukuk diye bir şey yoktu. Kadınlar, istendiği zaman alınıp satılan bir mal gibiydi. Yeni doğan kız çocukları diri diri toprağa gömülüyordu. Peygamberimiz ise bunlara karşı çıkıyor ve gizlice "Hira Mağarası"na giderek orada Yüce Allah'a ibadet ediyordu.
Kırk yaşına geldiği zaman yine Hira Mağarası'nda ibadet ederken, Allah tarafından, Cebrâil adlı melek vasıtasıyla Peygamberlikle müjdelendi "Oku" dedi O'na Hazreti Cebrâil. "Yaratan Rabbinin adıyla oku." "Ben okuma bilmem ki" diye cevap verdi Peygamberimiz. Çünkü O, okumasını yazmasını bilmiyordu. Cebrâil O'nu sıktı üç kez ve her sıkmasında da aynı emir tekrarlandı. Bu sıkmalarla bütün perdeler açıldı, bütün bilgiler kendisine öğretildi. Sonra evine geldi, bütün vücudu tir tir titriyordu. Yatağa yattı. Üzerine bir yorgan örttü sevgili eşi Hz. Hatice. Fakat Cebrâil yine geldi: "Ey örtüye bürünen Peygamber! Kalk da (insanları) uyar" emrini getirdi Allah'ın .
İlk olarak Hazreti Hatice'ye anlattı durumu ve o da hiç tereddütsüz kabul etti O'nun Peygamberliğini ve hemen Kelime-i Şahâdet'i getirdi. Sonra küçük yeğeni Hazreti Ali, sonra can dostu Hazrcti Ebu Bekir tereddütsüz kabul ettiler O'nun peygamberliğini ve sonra da çoğalmaya başladı Müslüman'ların adedi. Fakat müşrikler O'na ve diğer inananlara akıl almaz işkenceler yaptılar. Geçeceği yollara dikenler attılar, taşlayıp mübârek vücudunu yaraladılar; hatta her kabileden birer kişi seçerek yatağında öldürmek istedi ler. Bu işkencelere dayanamayan Peygamberimiz ve diğer Müslüman'lar Allah'ın emriyle Mîlâdî 622 tarihinde çok sevdikleri Mekke'den Medine'ye Hicret ettiler. Her yıl olduğu gibi bu yıl da 16 Temmuz tarihi, Hicret'in yıldönümüdür.
Bu olay, Hicrî Takvim'in başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Hicret'in hepimize iyilikler ve bereketler getirmesini Yüce Allah'tan diliyorum.