Merhaba Çocuklar

Ayın Şiiri

Uyku ve Dinlenmenin Önemi
Kazasız Yaşamanın Kuralları

Şükretmek

Boncuk

Peygamberlere ve Kitaplara İman

Tarihten Sayfalar

Gezelim Görelim

Sigaranın Korkunç Yüzü

Mini Hikaye

Sizlerle Başbaşa

Yurttan ve Gurbetten Haberler

 

Yayladağı, Doğu Akdeniz bölgesinde, Hatay (Antakya) ilinin en güneyindeki ilçesidir. Sınırları kuzeyde, Antakya ve Samandağı, batısında Cebel Akra Dağı ve Suriye'nin Kesep kasabası, güneyinde yine Suriye'nin Bayır-Bucak Türkleriyle komşudur. Yayladağı'ndan Ortadoğu'ya açılan gümrük kapısı vardır.

Bağlı olduğu Antakya iline 50 km. uzaklıkta olup, eğri büğrü yollardan gidilmektedir. Yol yapım çalışmaları başlamış olup halen devam etmektedir.

İlçenin ekonomisi genelde tarıma dayalıdır. Halkın geçim kaynağı buğday, arpa, özellikle de tütündür. Son yıllarda kota uygulaması sebebiyle ilçe ekonomisi biraz zayıflamış, halk seracılık ve hayvancılık gibi farklı geçim kaynaklarına yönelmiştir. İlçemizde bu tütünlerin işlendiği  Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğü bulunmaktadır. Yine ilçemizde Defne yağından banyo sabunu yapılmaktadır. Türkiye'nin hemen her yerinde bilinmekte ve sipariş yapılmaktadır. İlçemiz orman bakımından oldukça zengindir. İlçemizde bağırsak kurtları ve böbreklerdeki  kumları düşüren içmeler vardır.

Yayladağı'nda Cuma günleri civarda yetiştirilen tarım ve hayvansal ürünlerin satıldığı pazar kurulur. İlçemiz çok göç veren ilçelerdendir. Bu da tarım arazilerinin azlığından ve iş imkanlarının yetersiz oluşundandır.

İlçemizde her yıl Ağustos ayının ikinci haftası festival ve şenlikler yapılmaktadır. Bu etkinlik ve şenliklere devlet yetkililerinden katılanlar olmakta ve halkın büyük katılımıyla yapılmaktadır. Bu şenliklerde sadece yöremize has, “Aba” güreşleri yapılmaktadır.

İlçemizde sulama ve içme için yapılan Yayladağı barajı da hizmete girmiştir.

Hititler döneminde yerleşim alanı olduğu biilnen Yayladağı, sonraları sırasıyla, Pers, Roma, Doğu Roma, Bizans İmparatorluğu'nun yönetiminde kalmıştır.

Hz. Ömer devrinde müslümanların yönetimine geçen bölgeye özellikle Abbasiler döneminde Türk aşireti yerleştirilmiştir. III. yüzyıldan sonra bölge Bizans ordularınca ele geçirilmiştir.

1015'te Anadolu'ya Türk akınları başlayınca akıncıların bir kolu da Yayladağı'na ulaşmışlardır. Ancak Türklerin bölgeyi ele geçirmeleri Malazgirt Zaferinden (1071)'den sonra gerçekleşmiştir.

1075 'te Anadolu Selçuklu Devleti'ne bağlı Antakya Beyliği sınırları içinde yer alan Yayladağı, Haçlı seferleri sırasında el değiştirmiştir. 1268'de Memlûklüler bölgeyi ele geçirmiştir. Yayladağı 1516 da Mısır seferine çıkan Yavuz Sultan Selim Han tarafından Osmanlı  Devleti topraklarına katıldı. Selçuklular döneminde Ordu adını alan bölge Osmanlılar döneminde Ordu, Muradiye adlarıyla da anıldı.

Yayladağı, I. Dünya Savaşı’ndan sonra Fransızlarca işgal edilmiştir.  Bu işgale karşı ilçede bir çete grubu oluşturulmuş, diğer gurublar da Yayladağı ekibine destek vererek işgale direniş göstermişlerdir. Fransızları ilçeden çıkarmak için mücadele başlamış oldu. İlçe Ağustos. 1938 yılında kurulan Hatay Devleti içinde kalmıştır. Aynı yıl belediye olmuştur.  7 Temmuz 1939 yılında da Hatay Devleti'nin Türkiye Cumhuriyeti’ne katılma kararı almasıyla Yayladağı da ülkemiz sınırları içinde yer almıştır. 1952-1963 yılına da adı Yayladağı olarak tescil edilmiştir.

Çeşitli medeniyetlerin, kültürlerinin ve devletlerin elinde kalan Yayladağı tarihî eserler bakımından da oldukça zengindir. Haydin en güneye...