
Küçük
Emel kuşları çok severdi. Bir gün balkona çıktığında bir de ne
görsün! Bir kuş balkona yuva yapmış. Emel buna çok sevinmiş. Hemen
gidip annesini ve babasını çağırmış. Yuvayı görünce onlar da çok
sevinmişler.
Fakat
bu mutlulukları pek uzun sürmemiş. Bir gün çevrede dolaşan bir
karga, yumurtadan yeni çıkan yavruları yemiş. Anne baba çok üzülmüşler.
Emel’in bu kötü haberi duyunca çok üzüleceğini bildikleri için,
ona söylememişler. Ama Emel bir gün yavrulara su vermek için balkona
çıkmış. Bir bakmış ki, yavrular ortada yok. Gözyaşları içinde
odasına girerek:
Anneciğim,
babacığım, yavrular ortalıkta yok! Acaba ne oldu onlara?
Anne
ve baba olayı açıklamışlar. Emel bu defa daha da çok üzülmüş,
yanaklarından gözyaşları süzülüyormuş. Üzüntüyle odasına çekilmiş.
Bir ara pencereye gidip dışarıya bakmış. Anne kuş yuvanın başında
durmuş, o da ağlıyormuş.
Emel’in
kargaya karşı öfkesi daha da çoğalmış. Anne güvercin onun dilinden
anlamasa da ona dönüp:
-Ben
de çok üzgünüm. Ama söz veriyorum. Ben de karganın cezasını elbet
vereceğim! demiş.