Allah’ın
Rasûlü, Hz. Muhammed (s.a.s.) Miladî 571 yılında Nisan ayının
20’sinde Mekke’de dünyaya gelmiştir. O yılda, Yemen’den Kabe’yi
yıkmak için gelen ordu Mekke yakınlarında Allah tarafın dan gönderilen
kuşların attığı taşlarla mağlup edilmişti. Bu sebeple Araplar
o yıla Fil yılı diyorlardı. Bu olaydan elli gün kadar sonra, sevgili
Peygamberimiz dünyaya gelmiştir.
Hz.
Muhammed (s.a.s.), İbrahim’in (a.s.)oğlu İsmail (a.s.)’in soyundan
gelmiştir. Mekke’de bulunan Kureyş Kabilesi’nin Haşimîler soyundandır.
Dedesinin adı Abdulmuttalip, babasının adı Abdullah’dır. Annesi
ise Vehb kızı Amine’dir.
Allah’ın
Elçisi temiz ve şerefli bir soydan gelmiştir. Bu gerçeği sevgili
Peygamberimiz şöyle açıklar: “Ben hep nikahlanarak evlenen kimselerin
soyundan geldim. Soyumuzda hiç evlilik dışı ilişkiler olmamıştır.”
Âlem1ere
rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed (s.a.s.)’in doğumu, Rebiülevvel
ayının 12. günü, Pazartesi gecesi tanyeri ağarırken olmuştur.
Yeryüzünün en kutsal şehri olan Mekke'de güneşin ilk ışıkları
dünyayı aydınlatmaya başladığı bir zamanda Risalet güneşi doğmuştur.
Ve nuru ile bütün zamanlan ve mekanları aydınlatmıştı.
Sevgili
Peygamberimiz'in doğduğu gece olağanüstü olaylar meydana gelmiştir.
Bu olaylardan bazıları şöyledir:
1.
İran hükümdarı Kisrâ’nın sarayı sallanmış ve l4 sütunu yıkılmıştır.
2.
Mecûsilerin (ateşe tapanların) tapındığı bin yıldır yanmakta olan
ateş sönmüştür.
3.
Kâbe’de bulunan putlar yüzüstü yere yıkılmıştır.
4.
Sava Gölü kurumuştur.
5.
Semave Deresi taşmıştır.
6.
O gece Kâbe’nin yakınında bulunan dedesi Abdulmuttalib’in kulağına
gelen bir ses; “Şu anda oğlun Abdullah’dan bir çocuk dünyaya geldi.
Onun varlığı âlemlere rahmettir. Çocuğun adını Muhammed koy” denilmiştir.
7.
O gecenin sabahında Medine’de bir Yahudi halka seslenerek: “Bu
gece Ahmed’in yıldızı doğmuştur” demiştir.
8.
Hz. Muhammed (s.a.s.), göbeği kesilmiş ve sünnet olmuş bir şekilde
dünyaya gelmiştir.
Bu
olaylar Peygamberimizin hayatını anlatan kitaplarda mevcuttur.
Ayrıca, asırlardır yazılan şiirlerde Allah’ın Elçisi’nin dünyayı
şereflendirmesi duygulu şekillerde anlatılmıştır. Bunlara örnek
olarak şunları sunabiliriz.
Süleyman
Çelebi Mevlit olayını,Yani Peygamberimizin doğumu çok güzel şekilde
anlatmıştır.
Mehmed
Âkif Ersoy “Bir Gece başlıklı şiirine şöyle başlıyor:
“Ondört
asır evvel yine böyle bir geceydi,
Kumdan
ayın ondördü bir öksüz çıkıverdi.”
Ali
Ulvi Kurucu da; “Bu Gece” başlıklı şiirinde Peygamberimiz (s.a.s.)'in
doğum olayını anlatıyor. Ve şiirinin ilk beyti şöyledir:
“Buldu
hep derdine dermanını canlar bu gece,
Nura
gark oldu bütün kevn-u mekânlar bu gece.
Yunus
Emre ise bu konuyu şöyle anlatmıştır: