Merhaba Çocuklar

Ayın Şiiri

Dostluk Mesajı

Güzel Türkçemiz

Osmanlıda Şeyhülislamlık

Çolak Hasan'ın arzusu

Tarihten Sayfalar

Devekuşları

Yurdumuzdan Bir Köşe (midyat)

Kurnaz Tilki

Sizlerle Başbaşa

Yurttan ve Gurbetten Haberler


ÇOLAK HASAN'IN ARZUSU

Yeniçeri olmak isteyen Çolak Hasan, acemiler ocağına başvurur. Fakat Yeniçeri ağası Çolak Hasan'ı kabul etmez. Çolak Hasan'ın boynu bükülür. Kendi kendine söylenir çolak elini gizlerken: "Artık hiçbir zaman yeniçeri olamayacağım" diye. Evine gider, çolak eline baka baka ağlar ağlar... Devrin büyük alimlerinen olan Hoca Sadeddin gezintiye çıktığı sırada, Hasan'ın ağlama sesini duyar ve Hasan'ın yanına yaklaşıp, ona derdini sorar. Çolak elini ve gözyaşlarını saklamaya çalışan Hasan'a, Hoca Sadeddin Efendi:

-Derdini söyle de bir çaresine bakalım, der. Hasan:
-Siz derdime çare bulamazsınız deyince, Hoca Sadeddin Efendi:
-Sen yine de söyle, der. Hasan, yaşlı gözlerini Hoca Sadettin Efendi'nin gözlerine diker ve:
-Padişah Efendimiz, düşman üzerine sefer düzenlemiş. Fakat ben gidemeyeceğim. Hayatım boyunca hiç askere gidemeyeceğim. Çolak olduğum için beni acemi ocağına bile almadılar, der. Sadeddin Efendi, bir müddet düşündükten sonra:
-Seni harbe götüreceğim. Orduda sadece muharipler yoktur. Pek çok kişi de orduya hizmet eder. Ama savaşta önemli olan her türlü hizmeti yapmaktır. Hizmetin küçüğü
-büyüğü olmaz. Herkes elinden geleni yapar. Sen de mutfak hizmetçisi olacaksın, der. Bu sözlerden sonra Çolak Hasan, Hoca Sadeddin Efendi'nin yanından ayrılmaz. 1596 yılı Haziranında III. Sultan Mehmed Han ordusu ile sefere çıkar. Hasan da orduda mutfak görevlisidir. Önce Budin yakınlarında Eğri Kalesi fethedilir. Daha sonra Osmanlı ordusu, Haçlılarla Haçova'da karşılaşır. Otağ-ı Hümayun, bataklığı gören bir tepeciğin üzerine kurulur. Savaşın başladığı ilk gün çatışmalardan bir sonuç alınamaz. Ertesi gün şiddetlenen savaşı Sultan, beyleri ve paşalarıyla takip etmektedir. Öğleden sonra bataklığın geçilmesi esnasında öncü birlikleri olan Kırım atlıları bozulup geri çekilmeye başlar. Ön saf bozulunca arka saflar da bozulmaya başlar. Fırsattan istifade eden düşman Sultan'ın otağına saldırır. Otağ-ı Hümayun (Padişah çadırı) ortadan kalkarsa Türk ordusunun ortadan kaldırılacağını ve zaferi elde edeceklerini düşünürler. Bu arada ordunun geri hizmetini görmekte olanlar mutfak çadırının önünde toplanırlar. Hasan ise mutfak çadırından ayrılmış, savaş alanının yakınlarında çarpışmaları seyretmektedir. Ordunun bozulduğunu görünce, koşarak mutfak çadırının önünde toplanmış olan kalabalığın karşısında nefes nefese durup:
-Ne duruyorsunuz? Kafir, Sultanımızın otağına saldırıyor, bir şey yapmazsak, Otağ-ı Hümayunu düşman çizmeleri kirletecek. Ellerimiz bağlı bekleyemeyiz. Biz Türk değil miyiz? Bu ordunun mensubu değil miyiz? Analarımız bizleri hangi günler için doğurdu? diye bağırarak mutfak çadırına girer. Direklerden birinde asılı duran baltayı kapar ve hırsla sallayarak:
-Ben gidiyorum, isteyen gelir, diyerek ileri atılır. Bu hareketi oradakileri coşturur. Herkes ne bulduysa eline alarak, Hasan'ın peşine takılır. Kimisinin elinde bıçak, kiminin elinde satır, kiminde kepçe, kiminde de ocaktan çekilmiş ucu yanmış odunlarla düşmana hücum ederler. Hasan, Sultan otağına iki metreye kadar yaklaşan düşmana baltasını öyle bir savurur ki, kafirin zırhı göğsünde parçalanır. Bir anda hücuma uğrayan düşman ne yapacağını şaşırır. Kafalarına yedikleri kepçeler ve odunlarla paniğe kapılırlar. Allah Allah sesleri ortalığı inletir. Tepenin üzerinden hadiseyi seyreden Hoca Sadeddin Efendi, yanında bulunan Cağaloğlu Sinan Paşa'ya: -Düşmanın bu şaşkınlığından istifade edebiliriz. Ne duruyorsun? diye bağırır. Savaş bir anda tersine döner ve düşman askerleri darmadağın olup kaçmaya başlar. Bu zaferin kazanılmasında büyük rol oynayan Çolak Hasan ağır yara alır. Hasan, Sultan çadırına getirilir. Bir ara gözlerini açan Hasan çadır kapısından giren Sultan'ı görünce:
-Çok şükür, çok şükür! Padişah otağına düşman girmedi! diyerek son nefesini verir. Çadırda dualar, şehitlerin acısı, zafer sevinci ve gözyaşları birbirine karışır.