Merhaba Çocuklar

Ayın Şiiri

Anne ve Baba Öğüdüne Kulak Verelim

Bunları Öğrenelim

Kültür Hayatımız

Gezelim Görelim

Bir Hikaye ve Masalcık

Savaş Sadece Felaket Getirir

Kış

Sizlerle Başbaşa

Yurttan ve Gurbetten Haberler

 

Gezelim Görelim

TARİHİ VE DOĞAL GÜZELLİKLERİ İLE ILGAZ VE
ILGAZ DAĞI

Ilgaz ilçesi kuzeyinde Ilgaz dağlarının yeraldığı,  güneyinde Çankırı-Kastamonu ile, Gerede-Samsun devlet karayollarının kavşağına 3 km.  mesafede bulunmaktadır.

İlçenin kuzeyinde yükselen Ilgaz dağları eteklerinde doruğa doğru sarıçam,karaçam,köknar ağaçlarının hakim olduğu, yer yer sık bir bitki  örtüsü ile kaplıdır.  Bu orman örtüsü ve saha oldukça zengin orman altı bitkileri ile desteklenmektedir. Ormanaltı bitki örtüsü içerisinde özellikle orkideler dikkat çekmektedir. Yurdumuzda yetişen  orkide çeşitlerinin çoğu mevsimine göre görülebilmekte ancak, salep elde etmek maksadıyla yumrularının toplanması, bu nadide bitkinin geleceğini tehdit etmektedir.

Ilgaz dağlarının yıl boyu akışlı suları ve zengin bitki örtüsünün oluşturduğu şartlar; aşırı avlanmaya rağmen nesillerini devam ettiren geyik, karaca, ayı, yaban domuzu, kurt, tilki, tavşan, keklik gibi yabanî hayvanlara uygun hayat ortamı oluşturmaktadır. Yılın altı ayında karlarla kaplı olan Ilgaz dağları kış sporları imkanlarına da sahiptir.

Zengin bitki örtüsü ve içinde barındırdığı yaban hayatı ile kış sporları imkanları göz önüne alınarak,  Çankırı ve Kastamonu il sınırları içerisinde yer alan 1088. 61 hektarlık kısmı millî park olarak ayrılmıştır.

Kısa Tarihçesi:

 M.Ö. I. yüzyıldan itibaren Anadolu'nun Roma hakimiyetine geçmesiyle birlikte Çankırı, Germany Kopolis adıyla bilinen önemli bir merkez olmuştur. Bu dönemde Ilgaz (Olgasaya) da yerleşim merkezleri arasında yer almıştır.

Anadolu'ya hakimiyet konusunda Selçuklular ile Bizanslılar arasında yapılan Malazgirt  Meydan Muharebesi (26 Ağustos 1071) Selçukluların zaferiyle sonuçlanınca Türkler, Bizans direncini kırmışlar ve Anadolu'ya yerleşmeye başlamışlardır. 1074 yılında Büyük Selçuklu Hükümdarı Sultan Alparslan'ın komutanlarından Emir Karatekin Bey tarafından fethedilen Çankırı, günümüze kadar Türk yurdu olarak kalmıştır. Ilgaz ilçesi sınırları içerisinde yer alan yayla ve mesire yerleri şunlardır:

Kırkpınar ve Bozan Yaylaları:

Ilgaz'a 20, Çankırı'ya 70 km. mesafede bulunan Kırkpınar yaylasına, Ilgaz-Kastamonu karayolunun 10. km.  Yalaycık Köyünden (akaryakıt istasyonu bitişiğinden) batıya ayrılan ve daha önce stabilize olan (şimdilerde asfalt) bir yolla ulaşılmaktadır. 1654 m. rakıma sahip yaylada özel idare tarafından bir konuk evi yaptırılmıştır. Kırkpınar yaylasında 32 adet yayla evi mevcut olup, 150X350 m. gölet bulunmakta olup, etrafı sarıçam, karaçam, köknar ağaçları ve çayırlıklarla çevrilidir. Kolay ulaşımı, nefis manzarası, temiz havası, göleti ve bol su kaynakları ile günübirlik piknik dışında atlı ve yaya yürüyüş, manzara seyri, kamping, karavan, sportif olta balıkçılığı gibi turizm türlerine oldukça elverişlidir.

Kırkpınar yaylasına 2 km. mesafede bulunan Bozan yaylası da aynı özelliklere sahiptir.

Kadınçayırı Mesire Yeri:

Ilgaz'a 20, Çankırı'ya 70, Kastamonu'ya 50 km. mesafede bulunan Kadınçayırı orman içi mesire yerine, Ilgaz-Kastamonu devlet karayolunun 13.km. sinden doğuya ayrılan 7 km.lik stabilize bir yolla ulaşılmaktadır. Ilgaz Orman İşletme Müdürlüğü tarafından 10 hektarlık bir alanda düzenlenmiş olan mesire yerinde, günübirlik ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek masabank türü oturma yerleri, ocaklıklar, çeşme ve tuvaletler,  yedi yataklı bir dinlenme evi ile alabalık havuzları  bulunmaktadır. Elektrik ihtiyacı jeneratörle karşılanan alanda telefon yoktur. Zemini çayırlar ve  değişik otsu bitkilerle kaplı olan mesire yeri, küçük bir vadide yer almakta olup etrafı sarıçam, karaçam ve köknar ağaçları ile çevrilidir. Bahar ve yaz aylarında çevre il ve ilçelerden gelen çok sayıda ziyaretçinin tatlı hatıralarla tekrar gelmek üzere ayrıldıkları mesire yerine giriş ücretsizdir.

Derbent Şehitliği ve Mesire Yeri:

Ilgaz'a 24, Çankırı'ya 74 km. mesafede yer alan mesire yeri, Ilgaz-Kastamonu devlet karayolu kıyısındadır. 5 hektarlık alana sahip olan  mesire yeri genellikle özel arabalarıyla seyahat edenlerce kısa süreli dinlenmeler için tercih edilmektedir. İnşaatı devam eden bir kır gazinosunun yanısıra masabank türü oturma yerleri, ocaklıklar, çeşmeleri ve tuvaleti vardır. Sarıçam, karaçam ve köknar ağaçları ile kaplı olan mesire yerine 1 km. ilerideki karayolları Ilgaz Dağı Bakımevi'nde  elektrik ve telefon bulunmaktadır.

Ilgaz Dağı Doruk Mevkii:

Ilgaz'a 25, Çankırı'ya 75, Ankara'ya 210, Kastamonu'ya ise 40 km. mesafede bulunan Doruk Mevkii, tabiî güzelliği ve yaban hayatının zenginliği yanısıra, kış sporları imkanları ve özellikle kış döneminde yoğun ziyaretçi çekmektedir. Çankırı İl  sınırları içerisinde bulunan turizm belgeli Ilgaz Doruk Otelinde konaklama imkanlarıyla birlikte, kayakçılar için mekanik tesisler ve pist mevcuttur. Kastamonu'ya ait kuzey yamaçlarda Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'ne ait mekanik tesisler ve pistler ile, diğer bazı resmî kurumların misafirhaneleri bulunmaktadır. Aynı tepenin güney ve kuzey yamaçlarında yer alan ve birbirine çok yakın olan tesisler, millî park sınırları içeresinde kalmakta ve iki ilin insanları yanısıra, başta Ankara olmak üzere çevre illerden gelenlere de hizmet verilmektedir.

Cendere (Salman Höyük):

Ilgaz ilçesinin güney doğusunda, Çankırı- Kastamonu karayolunun kenarında bulunan Cendere Köyü’ndedir. 20 ila 25 m. yükseklikte bulunan höyüğün tepesi düzdür. Çevresinde tarım arazilerindeki çalışmalar ve kaçak kazılar sonucunda yüzeye yayılmış pişmiş topraktan mamül parçalardan; höyükte yoğun olarak Roma ve Bizans dönemi yerleşiminin çok daha eski çağlara uzandığı tahmin edilmektedir.

Bölgedeki anıtsal yapılar, Devres Çayının göüneyinde kayalık, yüksekçe bir tepenin doğuya bakan yamaçlarındadır. Burada çok sayıda insan eliyle oyulmuş mağaralar, kaya mezarları, kaya kilisesi olabileceği tahmin edilen, amacı tam olarak bilinmeyen oyuklar bulunmaktadır.

Burası,  dinî  törenlerin yapıldığı, muhtemelen höyükle bağlantılı ve kutsal kabul edilen alanlardan olduğu tahmin edilmektedir.

Kaya tapınakları,  ulaşım yollarının geçtiği sarp ve dargeçitlere; kervanların talancı eşkiyadan korunması amacıyla, ibadet ve dua etmek  için yapılmıştır.

(Çankırı Turizm Envanteri)