Yeni bir
yıl derken, o da başladı hayat sahifelerinden bir bir kopmaya.
Ocak ayı dedik, şimdi de Şubat ayı diyoruz. Dün, “ yeni bir yıla
giriyoruz yeni umutlarla dedik”, bugün de, “Kurban Bayramı’nı
yaşıyoruz yeni bir sevinç, neşe, sevgi ve barış umutlarıyla” diyoruz.
Bayramlar!..
Ah o kimisine sevinç, kimisine hüzün veren güzel sözcük! Her çocukta
derin hatıraları vardır bu sihirli sözcüğün. Yaşlar şöyle 35’i
geçince, hatta 40’tan sonra daha bir anlam kazanır o günler. Hatıralar
gönüllerde tazelenir.
Benim
de öyle. Buruk bir sevinç sarar yüreğimi çocukluk hatıralarımla
dolu olduğum her bayram gününde. Yeni bir pantolon, yeni bir mintan,
yeni bir lastik ayakkabı bulamamanın hüznüyle iç geçiririm; ama
yine de dört ucundan bağlayıp poşet haline getirdiğimiz annemin
işleyip oyaladığı temiz peşkir (ketenden işlemeli bir tür havlu) ile
çetin şeker, leblebi şekeri toplayışımızı da sevgiyle anar, gülümserim.
Ne
günlerdi o günler. Fakirlik, ama huzur vardı herkeste. Sevgiler
sımsıcacıktı, yapmacık değildi. Herkes birbirine yardımcı olurdu
elinden geldiğince. Tarlasını süren kişi erken bitirmişse işini,
tarlasını süren diğer komşusuna yardım ederdi. Yolları, taliga
arabalarıyla dereden getirdikleri taşlarla imece usulü yaparlardı.
Birisi ev mi yapacak, komşulardan kimisi taş getirirdi temel için
dereden, kimisi ağaç verir, kimisi ustalık yapar, kimisi yemek
verirdi gezek usulü. (Bir gün bir komşunun, diğer gün başka bir
komşunun yemek vermesine “gezek usulü" denir Adapazarı yöresinde.)
Yetişkin
kızlar ve erkekler tahta teperler, çıkırancıkta uçarlar, büyük
ağaçların kalın dallarına kurdukları salıncaklarda sallanırlardı
uçarcasına. Kimse kimseye kötü gözle bakmazdı.
Fikir-siyaset
ayrılığı da yoktu. Ramazanlarda caminin üst katında kadınlar,
alt katında erkekler gümbür gümbür teravih namazları kılardı.
Yani herkes ağa, teyze, bacı-kardeşti. Şairin:
"Şimdi
uzaklardasın,
Gönül
hicranla doldu" dediği gibi, şimdi çok uzaklarda kaldı o günler ve bir daha da asla geri gelmeyecekler. Ama o günlerin
huzur ve neşesi, ebedi bir sevinç yumağı olarak kalacak içimizde.
Siz
de yarın böyle düşünmek için neşeyle yaşayın bayramınızı...