Merhaba Çocuklar

Ayın Şiiri

Anne ve Baba Öğüdüne Kulak Verelim

Bunları Öğrenelim

Kültür Hayatımız

Gezelim Görelim

Bir Hikaye ve Masalcık

Savaş Sadece Felaket Getirir

Kış

Sizlerle Başbaşa

Yurttan ve Gurbetten Haberler

 

Kültür Hayatımız

Kolanga Geleneğimiz

Kolanga,  Batı Karadeniz Bölgesinde Karabük ili Eflani İlçesi’nde Karacapınar köylüleri tarafından yıllardır  özelliğini koruyarak bu günlere kadar yaşatılan eski bir gelenektir. Kurban Bayramında yapılan  Kolanga, bayramın ilk günü başlar, üç gün boyunca da devam eder.

Bayram namazı kılınıp, bayramlaşma cami avlusunda yapıldıktan sonra "Kolanga" için belirli bir saat kararlaştırılarak cemaat evlerine gider. Aile içi bayramlaşma yapıldıktan sonra, evde kahvaltı veya yemek yenmeden tekrar kararlaştırılan saatte cami avlusunda Kolanga için toplanılır. Köy halkı üç gün sürecek olan Kolanga için öncelikle köy üçe bölünür. Mesela birinci gün aşağı mahallede, ikinci gün yukarı mahallede, son gün ise merkez köyün mahallesi (Abakoğlu Mh.) olan karşı mahallede kolanga için toplanılarak hazırlıklar yapılır. Birinci gün için tesbit edilen mahalle sakinleri cami avlusunda toplanan köy halkı ile misafirlerini eşit sayıda gruplara ayırırlar. Yaklaşık  10-15 kişiden meydana gelen bu gruplar kendi aralarında ki en yaşlı olan kişiyi kendilerine lider seçerler. Grup lideri Kolanga için tesbit edilenlerle birlikte hem bayramlaşmak hemde sabah kahvaltılarını yapmak üzere evlere dağılırlar. Her grup gittiği ilk evde önce yaşlılardan başlamak üzere ailelerle bayramlaşırlar. Ardından bayram sofrası kurulur ve yemekler yenir. Sofradan kalkanlar hiç beklemeden topluca o evden ayrılarak hemen yakınındaki diğer eve giderler. Yeni gidilen eve gelenler orada bulunan diğer gruba artık kalkmalarının zamanı geldiğini hatırlatırcasına onlara "hadi gidin de artık biz çayımızı kahvemizi içelim" derler. Zira ilk gidilen evde sadece yemek yenmiştir,  sıra da artık içeceğe gelmiştir.

Ev sahibi yeni gelen misafirleri ile bayramlaştıktan sonra giden misafirlerine kurduğu bayram sofrasını kaldırır. Yeni grubu odaya buyur ettikten sonra "buyrun ağalar beyler, ne içersiniz; çay, kahve, ayran...vs." der. Gruptakiler sanki anlaşmışcasına farklı farklı içecekler ister. Meselâ; on kişilik bir gruptakilerin kimisi çay, kimisi kahve, kimisi ayran...vs. ister. Bunun nedeni ev sahibini uğraştırmak değil, evde eksik olabilecek içeceği tesbit etmektir. Gruptan birisi oralet isterde o evde oralet yoksa ev sahibi ne yapıp yapıp mutlaka oraleti temin etmek zorundadır. Çünkü ev sahibi evinde olan içeceklerini sayar "fakat oraletim yok ne içersiniz" dese de misafir inadına "tarçın" içeceğim der. Üstelik bu eksiklik ev sahibiyle misafirler arasında şakacı bir tarzda alay konusuna neden olur.  Çaylarını, kahvelerini, ayranlarını... vs. içenler eve yeni gelenler üzerine, kalkarlar.

Bu kalkış birincisi gibi kovma tarzı bir kalkış değildir. Yeni gelen grup giden diğer gruba "ne var ne yok" diye sorar. Bir eksik yoksa "Allah'a şükür her şey mevcut" denir. Şayet bir eksik varsa (meselâ; tarçın eksikse)  "Allah'a şükür herşey mevcut bir de tarçını olsaydı tamam olurdu" diyerek diğer gruba eksik olan şeyler hakkında kopya verir. Böylece yeni gelen grup ev sahibinin eksikliğini öğrenmiştir. Ev halkı ile bayramlaşma yapıldıktan sonra ev sahibi misafirlerine, ne içeceklerine dair takdimini yapar. Misafir grubun tamamı ev sahibinin eksiğini bildiği için sanki sözleşmişcesine içecek olarak tarçın isterler. Şayet ev sahibi eksiğini tamamlayamazsa, o günkü Kolanga günü bitene kadar gelen gruplar tarafından alay konusu olur. Hatta  bayram günleri içerisinde köyden İlçe merkezine Kolanga alışverişi yapmak zorunda kalırlar. Ne hikmetse eksiğin tamamlanmasından sonra kimse tamamlanan şeyden istemez. Meselâ, eksiği tarçın olan ev sahibi ilçeden tarçın alıp gelse, yani eksiğini tamamlasa gelen misafirlerinin hiç biri tarçın istemez. Çünkü o eksik tamamlanmıştır. Artık başka bir eksik araştırılır, maksat  bayramda Kolanga eğlencesidir.

Kolanga geleneğinin yapılmasından asıl maksat, karşılıklı şakalaşmak, dargınları ve küskünleri bu sayede barıştırmak, özellikle birlik beraberlik içinde bir bayram geçirmek içindir. Kolanga süresince köy halkı birbirleri ile bayramlaşır, büyükler ziyaret edilir, elleri öpülür. Yılardır neşe ve eğlence içerisinde kutlanılan ve günümüze kadar  yaşatılan bu geleneğe katılmak için yurt içinde ve yurt dışında gurbette çalışanlar   bayramda köylerine gelirler.