Merhaba Çocuklar

Ayın Şiiri

Anne ve Baba Öğüdüne Kulak Verelim

Bunları Öğrenelim

Kültür Hayatımız

Gezelim Görelim

Bir Hikaye ve Masalcık

Savaş Sadece Felaket Getirir

Kış

Sizlerle Başbaşa

Yurttan ve Gurbetten Haberler


Sizlerle Başbaşa

Sevgili Çocuklar!

Yine bir birlikteliğin  huzuru ile mektuplarınıza geçiyorum:

Mardin-Midyat Cumhuriyet İlköğretim Okulu 6. sınıf öğrencisi Kadir Aydın, “Ramazan ayı ile ilgili bir şiir yazdım, ağabeyime bilgisayardan temize çektirdim, size gönderiyorum” diyor ve şiirinin yayınlanmasını istiyor.

Kadirciğim! Şiirini değerlendirilmesi için Din İşleri Yüksek Kurulu’na gönderdik. Sadece onunla kalma, başka şiir, çizgi resim, fıkra, bilmece ve fotoğraf da gönder. Mesela bir-iki fotoğrafla birlikte Midyat’ın güzelliklerini yazıp gönder, değerlendirelim. Olmaz mı? Haydi bakalım, bekliyoruz.

Van’dan Nurullah Bildirici de diyor ki, “Mektubumu, canavarı ile meşhur olan Van’dan gönderiyorum.” Güzel de Nurullah kardeşim, Van canavarı var mı gerçekten? Ben, Van Gölü’nün kenarındaki Sorgun Kışlası’nda yaptım askerliğimi, ama hiç görmedim o canavarı. Sen Van Canavarı’nı bırak da bütün Dünyada çok meşhur olan Van Kedisi ve Van Kalesi’ne bak, olmaz mı? Biraz şakalaştık seninle. Şiirini ve yazını aldık, başka çalışmalarını da bekliyoruz. Bir-iki fotoğrafla birlikte Van Kedisi ve Van Kalesi ile ilgili iki yazı gönder, değerlendirelim. Çünkü baktım da kalenin, kedinin ve canavarın resimlerini güzel çizmişsin. Anlaşılıyor ki sende iş var. Haydi bakalım, bekliyoruz.

Ordu-Ünye Meçhul Asker İlköğretim Okulu 6/E sınıfı öğrencisi Hakan Özdemir de,  “Derginizin her sayısını bir solukta okuyorum, ruhumun gıdası oluyor” diyor.

İşte esas mesele bu. Gençlerimize ruh gıdası verebilmek; vatan-millet sevgisi; doğruluk ve barış için çok önemli. Bunu verebildiğimizden dolayı mutluyuz. Hayatın çeşitli zorlukları içindeki çocuklarımızdan bu gibi sözleri duyunca, bizim yayın hayatındaki gayretlerimiz daha da artıyor. Fotoğrafın bu sayıda değerlendirildi Hakancığım. Ara bakalım kendini hangi sayfada bulacaksın. Güzel Ünye’ye selâmlar...

Kayseri-Bülent Altop İlköğretim Okulu öğrencisi Nurullah Yalçınkaya! Dergimize gösterdiğin yakın ilgin için sana çok teşekkürler ediyoruz. Gönderdiğin çizgi resmin bu sayımızda verildi. Başka çalışmalarını da bekliyoruz.

Siirt-Fevzi Çakmak İlköğretim Okulu 2/A sınıfından Kübra Aydın güzel bir fıkra göndermiş bizlere. Ben okudum, hoşuma gitti, güldüm; siz de okuyun, birazda siz gülün bakalım:

“Temel bir gece Dursun’lara oturmaya gitmiş. Biraz sonra birden yağmur yağmaya başlamış. Dursun kibarlık edip Temel’e, “Bu yağmurda eve gitme, bizde kal” demiş. Temel de kabul etmiş, ama birden ortadan kaybolmuş. Biraz sonra Dursun’un  evinin kapısı çalınmış. Kapıyı açan Dursun bakmış ki, Temel sırılsıklam kapıda duruyor. Hayret eden Dursun,

- Uy Temel! Bu ne hal? Nereye gittin böyle? diye sormuş

Temel:

- Eve gidip pijamalarımı aldım da öyle geldim daa, diye cevap vermiş.”

Sivas-Mehmetçik İlköğretim Okulu 5/C sınıfından Atıf Karakuş! Fotoğrafını bu sayıda değerlendirdik. Başka çalışmalarını da bekliyoruz. Sana bir bilmece: Sivas ellerinde en çok  çalınan nedir ve bu şiiri yazıp türkü haline getiren ozan kimdir? Bir sonraki mektubunda cevabını bekliyorum.

Konya-Emirgazi’den Firdevs  ve Adem Mazlum kardeşler, daha önce fotoğraflarını yayınladığımız için bize teşekkür ediyorlar. Yazı da göndermişler, “İllâ mektubumuz da “mektup köşesi”nde yayınlansın” diyorlar. İlginize çok teşekkürler ediyoruz Mazlum kardeşler. Şöyle adınızı-soyadınızı, okulunuzu ve dergimizle ilgili düşüncelerinizi anlatan okunaklı bir mektup yazıp gönderirseniz, söz veriyorum  mektubunuzu yayınlayacağız, oldu mu? Gözlerinizden öpüyorum.

Rize-Pehlivantaşı Mahallesi adresinden Yener Akçora gönderdiği mektubunda böyle bir dergi çıkardığımız için bize çok teşekkür ediyor ve fotoğrafının yayınlanmasını istiyor. Fotoğrafını bu sayıya verdik sevgili Yenercik. Gönlün rahat olsun ve kendini yakışıklı bulup bulmadığını  anlat bize bir dahaki mektubunda. Çeşitli çalışmalarını da bekliyoruz.

Şırnak-Güçlükonak Müftülüğü adresinden Mesut Kayhan adına yazılan mektupta Nasreddin Hoca’dan bir fıkra ile düşündürücü, ibret verici güzel sözler gönderilmiş. Güzel sözler benim çok hoşuma gitti. Bakalım aynı düşünceyi paylaşacak mıyız?

“Kalp kör olduktan sonra, gözün görmesinde bir yarar yoktur.”

“Öğrenmenin ve başarmanın sanatı irade, zaman ve sabırdır.”

Herşeyin gönlünüzce olması dileğiyle, kalın

sağlıcakla...