Madde ile manayı, maddî terakki ile ahlâ-ken yükselmeyi, ilimle irfanı, düşünce ileduyguyu kol kola verdiren ve bütün değerle-rin üstünde maddî ve manevî unsurları har-manlayan temel değer, gerçekte tüm kâinatınhâl  diliyle  kendisini  yansıttığı  Yüce  Allah’aolan inanç ve O’nun kullarına olan inayet verahmetidir.  Her  şeyin  önünde  ve  sonunda,her an iç dünyamızda ve görünen âlemin hernoktasında tecellilerini gördüğümüz, kudretiile tabiatı mekanik bir besin zinciri, toplumuçılgın bir tüketim mekanizması olmaktan çı-karıp,  yağmuru  bir  bereket,  rahimlerde  hercanlının biyolojik gelişimini bir rahmet, dün-ya üzerinde ve kâinatta gerçekleşen her olayıbir  hikmet  seline  dönüştüren,  üstelik  dünyanimetlerini  sadece  gereksinimini  duyduğu-muz  birer  nesne  olarak  değil,  renk,  şekil  veahenk yönünden bizler için estetik birer şahe-ser olarak bahşeden Allah’a olan iman, insa-noğlunun madde-mana dengesini iyi bir şe-kilde kurmasına da imkan sunmaktadır.Zira  kutsal  bir  ışık  huzmesi  hâlinde  fert  vetoplumu aydınlatan ilâhî esinti, kâinata muh-taç olduğu dinamizmi vermekte, insanlık dabu rahmet sağanağından gerek ilâhî emirlerekulak vermek, gerek kulluk bilincinin gereği-ni yerine getirmek suretiyle istifade etmekte-dir. Her türlü değerler manzumesinin zirve-sinde bulunan ve  Allah’ın kelam sıfatının te-cellisi  olan  Kur’an,  ilâhî  olanla  beşerî  olanı,en kutsal değer ile en maddî unsuru, adalet,insaf,  rahmet  ve  bereket  potasında  yoğur-makta, neticede iman, ahlâk ve amel bütün-lüğü ile hareket eden bir gönül insanı inşa et-mektedir.Kur’an’ın  emrettiği  ibadetler  de  maddî  vemanevî değerlerin güçlenip gelişmesi için enuygun  zemini  hazırlar.  İslâm’ın  öngördüğünamaz, zekât, oruç ve hac gibi temel ibadet-ler, bizim hem ruh, hem gönül, hem de mad-de  boyutumuza  birlikte  hitap  eder.  Böylecekişiye  olgunluk  kazandıran,  tefekkür  dünya-mızın  pencerelerini  varlığın  nihai  anlamınıkavramaya doğru açan, ruhu süşî benlik ege-menliğinden sıyırarak manevî güzelliklere ara-lanan  bir  kapı  hâline  dönüştüren  ibadetler,insanlığa  bir  yandan  Yüce  Yaratıcı’ya  olanşükrü  yerine  getirme  fırsatı  verirken,  diğeryandan sonuçları bakımından toplumda da-yanışma, kaynaşma ve paylaşma duygusunusürekli taze ve canlı tutar.Kutsal olan ile değerler ve normlar ahenkli birbirliktelik  oluşturduğunda,  inanç,  ahlâk  vegüzel  davranışlar  şeklinde  toplum  hayatınayansımakta,  ferdi,  modern  hayatın  getirdiğihızlı değişim ve maddî kültür akışının ortasın-da biraz olsun soluklanarak, ahiret ve dünyadengesiyle  hareket  etmeye  yöneltmektedir.Barışın, huzurun, sevginin sağlanması da budeğerlerin  toplum  hayatında  yer  bulmasınave  kökleşmesine  bağlıdır.  İlâhî  rızaya  uygundeğerlerle mutlu ve huzurlu bir dünya dile-ğiyle…