|
Satanistlerin
Bazı Konulardaki Anlayış ve Uygulamaları

A-
Şeytana Tapınma Ayini (Black Mass):
Black Mass, aslı itibariyle, Roma Katolik Kilisesi'nde ölülerin
hatırasına düzenlenen âyine verilen isimdir. Âyinde siyah
elbiseler giyildiği için ona bu isim verilmiştir. Roma Katolik
Âyini olan Mass'ın ''Satanistler'' tarafından inkarcı bir
tutum içerisinde ve alaycı bir tarzda taklidine de aynı
zamanda Black Mass adı verilmiştir. Ancak ayinde icra edilen
Mass Kurbanı, Tanrı yerine Şeytana sunulmaktadır.(1) Black
Mass adı verilen âyin beş bölümden oluşmaktadır. İlk bölüme
İntroit (dini ayinin başlangıcında sesle okunan ilahi) adı
verilmiş olup, âyini idare eden kimse ile yardımcısı arasında
geçen hazırlık niteliğindeki bir diyalogtan ibarettir. Bu
bölümde, Hıristiyanların Ekmek-Şarap Âyini'ni icra şekli
yakından takip ve taklit edilmekle beraber, âyindeki takdis
merasimi, Yahudiler'in Tanrısı Yahve veya İsa'nın Tanrısı
yerine konan Şeytan'ın adıyla yapılır.(2)
B- Satanizm’de Cinsellik Anlayışı
Satanizm, her yönüyle cinsel özgürlüğü savunur. Özellik1e
Black Mass gibi ayinlerde ve daha bir çok uygulamada kadın
ve cinsellik faktörü yoğun olarak kullanılır. Yukarıda da
işaret edildiği şekilde, bir ''protesto hareketi'' hüviyetinde
olan Satanizm, öncelikle toplumun genel kabulleriyle bir
sürtüşme ve savaş içerisindedir. Bu husus özellikle ahlaki
kurallar için söz konusu olup, kendilerinin de ifade ettiği
şekilde gerek uyuşturucu, gerekse cinsellik konusundaki
serbestlik anlayışları, ahlâk anlayışına karşı bir protesto
niteliği taşımaktadır. Satanizm’de kişi cinsel arzularını
istediği cinsel faaliyet yoluyla tatmin edebilir. Buna göre
Satanizm, kişinin seçimine bağlı olarak ister heteroseksüel,
homoseksüel, biseksüel ya da aseksüel olsun, hiçbir ilişki
türüne karşı çıkmaz.(3)
C- Satanizm’de Ahlâk Anlayışı
Satanizmde de, diğer inançlara benzer bir şekilde, gerek
''Satanic Bible''de gerekse diğer kaynaklarında, belirli
bir sisteme bağlanmış bir ''yapılması ve yapılmaması gereken
şeyler” listesi mevcuttur. Ancak bu hususlar, ebedî ceza
görme gibi hiçbir müeyyide içermez. Genel olarak ifade etmek
gerekirse satanizmin ahlâk anlayışı mutlak olmaktan ziyade,
izâfi bir anlayışa matuftur. Dolayısıyla bir sataniste göre
ahlâk, ''kendine uygun geleni yapmak'' anlamına gelir.(4)
D- Satanizm’de İnsan Kurbanı Meselesi
İnsan kurbanı, bütün satanist gruplar için geçerli olan
bir uygulama değildir. Bunun uygulandığı satanist guruplarda,
bu meseleyi genel olarak büyü ve büyücülükle irtibatlandırılır.
Bu yüzden büyünün ve büyücülüğün satanizmde çok önemli bir
yeri vardır. Satanizmde büyü, teori ve pratik olarak, iki
grupta mütalaa edilmiştir. Yine satanistlere göre ''Ak''
ve ''Kara'' diye iki çeşit büyü vardır. ''Ak Büyü'' ile
''Kara Büyü” arasında, kendini beğenmiş riyakârlık, suç
isnat edici dindarlık ve ''Ak Büyücü''nün kendi kendisini
kandırması dışında, hiç bir fark yoktur.(5) İnsan kurbanı
törenini icra etmedeki amaç ise, diri diri boğazlanan kurbanın
kanıyla elde edilen enerjiyi büyüsel mekanizma atmosferine
atmak ve bu yolla büyücünün başarı şansını artırmaktır.
Mesela ''Ak Büyücü''ye göre kan hayat gücünü temsil ettiğinden,
ilahları ve şeytanları yatıştırmak için, onlara uygun tarzda
kurban sunmaktan daha iyi bir yol yoktur. Buradaki mantık
şudur: Ölen bir canlı kimyasal özleri ve hayat kimyası ile
ilgili diğer enerjileri bol miktarda yayacaktır. Öte yandan
bunlar, güçlü ve yenilmez özelliğe sahip bir bileşim meydana
getireceklerdir. Bu özelliklere sahip insanlarda aynı özellikleri
elde etmiş olacaklardır.(6)
Satanizm’de kurban edilmeye elverişli kimseler şunlardır:
Haksız yere bir sataniste karşı yanlış yapan her hangi bir
kimse, kendi gerçek davranışlarıyla beddua okunmayı veya
lanetlenmeyi isteyen bir şahıs, iyi ve elverişli bir kurban
olmayı hak etmiş bulunmaktadır. Bütün kitabî dinlere göre,
şeytanın insanla münasebeti Hz. Adem’e secde etme emrinin
verilmesiyle başlar. Ancak şeytanın bu emri yerine getirmeyişi
Allah'a ''isyan'' ve insana da ''düşmanlık''la sonuçlanmıştır.
Bu, bütün kutsal dinlerin ittifakla kabul ettiği bir husustur.
Dolayısıyla şeytan; bütün dinler açısından en uç noktada
bulunan, kendisinden sakınılması gereken, dinin ve insanın
karşısında yer alan bir yaratıktır. Bu özellikleri onu kötünün
ve kötülüğün sembolü, temsilcisi ve tahrikçisi haline getirmiştir.
Yazıda da ifade edildiği gibi satanizm, Hıristiyan inancına
karşı oluşmuş bir protesto hareketi olup, anavatanı da Avrupa
ve Amerika'dır. Ancak günümüz satanist anlayışını değerlendirirken,
bu karşı çıkışın sadece Hıristiyanlıkla sınırlı olmayıp
bütün dinlere ve dinlerin ortaya koymuş olduğu inanç, ibadet,
ahlâk esasları ve dolayısıyla bütün kutsal değerlere karşı
bir protestonun ifadesi olduğunu unutmamak gerekir. Bu yönüyle
modern satanizm, aynı zamanda ateist bir harekettir. Meseleyi
hem ülkemiz, hem de bu hadiselerin içinde yer alan gençler
açısından kısaca tahlil etmek gerekirse; İlk olarak dikkati
çeken husus, satanizme ilgi duyan veya bir şekilde satanistlerin
ayinlerine katılan ve birtakım satanist hadiselerin içinde
yer alan bu gençlerin hemen hepsi varlıklı ailelerin çocukları.
Anne ve babalarının çoğu üniversite mezunu ve oldukça iyi
mesleklere ve işlere sahip.
Diğer bir husus, bu hadiselerin içinde bulunan gençlerin
hemen hepsi ailevî problemlerden şikayetçi. Genel olarak
şikayetleri ise, aileleri tarafından kendilerine her türlü
maddi imkanın sağlanması yanında yeterli sevginin gösterilmediği,
kendileriyle ilgilenilmediği, kısaca aileleriyle aralarında
iletişimsizlik olduğu, gerekli dini bilgi ve inancın verilmediği.
Gençlerin kendi ifadeleri, bu tür akımlara olan merak ve
ilginin sebeplerini ortaya çıkarmakla beraber, aslında çözüm
yollarını da işaret etmektedir. Dolayısıyla öncelikli olarak
üzerinde durulması gereken husus, modernleşme süreciyle
birlikte, aile yapımızda meydana gelen tahribattır. Anne
ve babanın çalıştığı ve çocukların genellikle kreş veya
bakıcı elinde büyüdüğü, anne baba tarafından çocuğa yeterli
zamanın ayrılmadığı/ayrılamadığı bir aile ortamı elbette
çocuk açısından bir çok olumsuzluklara sebebiyet vermektedir.
Dolayisiyla gençler oldukça lüks semtlerde oturdukları ve
maddî bütün ihtiyaçları karşılandıkları halde kendilerini
boşlukta hissetmekte ve hayatlarını anlamlı kılacak bir
arayışın içine girmektedirler.
Bu noktada karşımıza meselenin diğer bir boyutu yani manevî
eğitim meselesi çıkmaktadır. Madem ki insan kendi hayatını
ve varlığı anlamlandırma çabası içerisindedir, öyleyse insanın
bu çabasının da gerekli eğitimle desteklenmesi gerekir.
Ancak bu meselenin de yeteri kadar dikkate alınmadığı ve
bu hususta eğitim sistemimizde büyük boşlukların ve yetersizliklerin
olduğu ortaya çıkmaktadır.
Bilinen bir gerçektir ki, insan tabiatı boşluk kabul etmiyor.
Yani doğru bilgi ve eğitimin verilmediği insan, bir şekilde
bunun yerine yanlış bilgi ve eğitimi alıyor. Bu şekilde
ruhî ve manevî ihtiyacını doğru bir şekilde giderememiş
veya bizim yeterince bu ihtiyacına cevap veremediğimiz kişiler
ve özellikle gençler, kötü düşünceli insanlar veya zararlı
akımlar tarafından bir fırsat olarak değerlendiriliyor ve
ülkemizde de rastladığımız gibi Satanizm gibi, hiç bir aklî
temele oturtulması mümkün olmayan akımlar bile, bu gençler
arasında ilgi odağı olabiliyor.
Üzerinde durulması gereken önemli bir husus ise, gerek görsel,
gerekse işitsel medyanın gençler üzerindeki zararlı tesirleridir.
Özellikle şiddet, cinsellik, içki, uyuşturucu vb. zararlı
alışkanlıkları gençlerin ilgisine sunan Batı kaynaklı filimlerin
de gençler üzerinde oluşturduğu yıkıcı tesir apaçık ortadadır.
Özellikle Batı dünyasında, seyrettiği bir filimden etkilenerek
cinayet işleyen, insanların toplu bulunduğu mekanları silahlarla
tarayan gençlerin haberleri medyaya sık yansıyan haberlerdir.
Medyayla birlikte, değerlendirilmesi gereken bir diğer mesele
de hiç şüphesiz bu tür zararlı akımların yayılmasında etkili
olan internet ve internet üzerinden yapılan görüşmelerdir.
Artık insanlar bir telefon hattı üzerinden bir internet
servisine bağlanabilmekte ve odasından, içinde belki milyarlarca
bilgi ve döküman bulunan bu sanal alemde dolaşabilmektedirler.
Bu imkanın getirdiği kolaylıklar ve faydalar yanında, hiç
şüphesiz bir sürü olumsuzluklar da bulunmaktadır. Özellikle
satanizm konusunda yaptığımız bu kısa araştırma esnasında;
internette yaptığımız arama neticesinde bir çok Türkçe ve
İngilizce yayın ve dökümana rastladık.
Satanistler hazırladıkları ve içinde Satanizm’i anlatan
ve özendiren yayınlar bulunan bu sitelerini, çok rahatlıkla
internet üzerinden bütün dünyaya yayma fırsatı bulmaktadırlar.
Ülkemizde meydana gelen hadiselerde yer alan gençlerin de
aynı şekilde internetteki satanist sitelerde dolaştıkları
ve bu yayınlardan etkilendikleri ifade edilmektedir. Bunun
yanında insanlar internet üzerinden, bir çok chat (internette
sohbet) programı vasıtasıyla tanışabilmektedir. Satanizm
ve ateizm gibi akımların da aynı şekilde bu chat programlarında
odalar oluşturdukları ve bu şekilde özellikle gençlerle
irtibat kurdukları bilinen bir gerçektir. Bu hususa ailelerin
çok dikkat etmeleri gerekir.
1- Güç, Ahmet, 196.
2- a.g.e., 202.
3- a.g.e., 225.
4- a.g.e., 230.
5- a.g.e., 226.
6- a.g.e., 233.
|