Devlete
Karşı Görevlerimiz
Devletin
Başlıca Görevleri
a)
Yurdumuzu, milletimizi düşmanlara karşı korumak, can ve
mal güvenliğini sağlamak,
b)
Eğitim, sağlık, yol, su, haberleşme gibi hususlarda milletin
ihtiyaçlarını karşılamak,
c)
Ülkenin kalkınması, vatandaşların huzur ve mutluluğunun
sağlanması için gerekli tedbirleri almak.
Devletin
bunları yapabilmesi için, milletin devlete karşı görevlerini
yerine getirmesi gerekir. Millet devlete karşı görevlerini
ne kadar iyi yaparsa, devlet de millete o derece iyi hizmet
eder.
Devlete
Karşı Başlıca Görevlerimiz:
1-
Vergi vermek
Devlet,
yukarıda saydığımız bu hizmetleri vatandaşların ödedikleri
vergilerle yapar. Bir kimse vergisini ödemediği veya eksik
ödediği halde başkalarının tam olarak ödediği vergilerle
yapılan hizmetlerden yararlanırsa haksızlık etmiş olur.
Yapılan işe katkısı olmadığı halde, kârına ortak olmak
haksızlıktır.
Hakkı
olmadığı bir şeyi eline geçirmek, devletin malını, milletin
hakkını çalmaktır. Allah'a inanan milletini seven, hiçbir
müslüman böyle bir davranışta bulunmaz, üzerinde milyonlarca
insanın hakkı olduğu halde, Allah'ın huzurunda kolay hesap
veremez, sorumluluktan kurtulamaz.
Şu
mübarek vatan toprakları üzerinde canımızın, malımızın,
şeref ve namusumuzun güven içinde bulunması devletimizin
güçlü ve milletimizin mutlu olması için vergilerimizi
zamanında ve tam olarak ödememiz gerekir.
2- Kanunlara Saygılı Olmak
Halkın
huzuru ve güvenliği için konulan kurallara uymak:
Yüce
Allah Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor: "Ey iman
edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere ve sizden olan
emir sahiplerine de itaat edin.”(1)
Peygamber
Efendimiz (s.a.s.)'de: "Emire (iş başındakilere)
itaat eden bana itaat etmiş, emire asi olan bana asi olmuş
demektir"(2) buyurularak yöneticilere itaat etmenin
önemini belirtmiştir.
3-
Askerlik Yapmak
Devlete
karşı önemli görevlerimizden biri de askerlik yapmaktır.
Askerlik hem dinî hem de millî kutsal bir görevdir. İç
ve dış düşmanlara karşı vatanımızı korumaktadır.
Sevgili
Peygamberimiz (s.a.s.) askerde nöbet beklemenin değeri
hakkında şöyle buyuruyor: "Bir gün bir gece sınır
boyunda nöbet beklemek, gündüzleri oruçla, geceleri ibadetle
geçirilen bir aydan daha hayırlıdır, görev başında ölürse
yapmakta olduğu amelinin sevabı ve rızkı (şehidler de
olduğu gibi) devam eder ve kabir azabından kurtulur."(3)
"İki
göz vardır ki, onlara cehennem ateşi dokunmayacaktır,
biri Allah korkusundan ağlayan göz, diğeri Allah rızası
için gece nöbet bekleyen göz."(4)
-----
1-
Enfal, 46.
2-
Buhârî, Ahkâm, 1, Cihad, 109.
3-
Kütüb-ü Sitte, c. 17, sh. 366, Hadis no: 6850.
4-
Tirmîzî, Fedâilu'l-Cihad, 7-1637.