K
apak GündemDIŞ İLİŞKİLER DAİRESİ BAŞKANI SAYIN YUSUF KALKAN...
Diyanet İşleri Başkanlığımızca yurtdışında yaşayan
vatandaşlarımızın %80'ine hitap edecek şekilde hizmet verilmektedir. Ayrıca bu
hizmetin daha etkin ve verimli hale getirilmesi amacıyla bir "Yurtdışı Hizmet
Projesi" hazırlanmış ve 1997 yılı başından itibaren uygulamaya konulmuştur.
Yurtdışındaki vatandaşlarımıza din hizmetlerinin Devletimiz eliyle götürülmesinin
önemi izahtan varestedir. Bu cümleden olarak din görevlilerinin yurtdışı
ücretlerinin Devlet bütçesinden karşılanmaya başlanması, vatandaşlarımızın
Devletimize olan güven duygularının artmasına vesile olmuş ve Başkanlığımızca
gönderilen din görevlilerinin çalışmaları sonunda yurtdışındaki
vatandaşlarımız arasında birlik ve beraberlik duyguları daha da kuvvetlenmiş,
ülkemizin aleyhinde faaliyet gösteren çevrelerin faaliyetlerinde azalma gözlenmiştir.
Avrupa'dan Japonya'ya, Amerika'ya, Avustralya'ya,
Ortaasya'ya, Balkanlar'a kadar din hizmeti sunan Diyanet İşleri Başkanlığı'mızın
din hizmetlerini yürüten Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Sayın Yusuf KALKAN ile bu
hizmetlerin niceliği ve niteliği konusunu görüştük dergimizin bu ilk sayısında:
Sayın Başkan! Çok geniş yelpazede hizmet veren Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yurtdışına yönelik hizmetlerini genel olarak açıklayabilir misiniz?
Diyanet İşleri Başkanlığımızın yurtdışına yönelik etkin hizmetlerini açıklama fırsatı verdiğiniz için, önce size teşekkür ediyorum.Başkanlığımızın Yurtdışına götürdüğü hizmetleri şu kategorilerde toplamak mümkündür:
A- CAMİ HİZMETLERİ
Başkanlığımızın yurtdışına gönderdiği
din görevlileri ile vatandaşlarımıza sunmaya çalıştığı hizmetlerin başında
cami hizmetleri gelmektedir. Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız için cami çok
önemli bir fonksiyona sahiptir. Çünkü yurtdışında camiler sadece namaz kılınan
bir mekan değil; çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek bütün vatandaşlarımızın bir
araya geldiği, ibadetin yanı sıra acı ve mutlulukların paylaşıldığı, çocuklara
Kur'an-ı Kerim, dini ve milli bilgilerin öğretildiği, sosyal ve kültürel
etkinliklerin yapıldığı çok yönlü birer kültür merkezi konumundadır.
Yurtdışına çalışmak amacıyla giden
vatandaşlarımız ilk yıllarda ibadetlerini yerine getirebilecek yer temin edilmesinde
birçok sıkıntı ile karşılaştılar. Cuma ve Bayram namazlarını kılabilmek için
uygun bir yer bulabilmek amacıyla günler öncesinden arayışlar içerisine girmek
mecburiyetinde kaldılar. Zamanla, sürekli olarak geçici yerler aramak yerine, daimi
cami olarak kullanmak üzere bazı binaları kiralama yoluna gittiler. Daha sonraları bu
binaların ya büyük ölçüde tamiri, ya da temelden yeniden inşaası gündeme geldi.
Vatandaşlarımız birçok yerde temelden kubbeli ve minareli camilerin inşaasına
başladılar.
Birbirleriyle yarışırcasına her gün sayıları çoğalan Türk mimarisi tarzında kubbeli, minareli şekilde yapılan camilerin adedi bugün için 100'e yaklaşmış bulunmaktadır.
Cami yapım faaliyetlerinde görülen bu gelişmeye paralel olarak, din görevlisine olan talep de giderek artmıştır. Başlangıçta din hizmetleri, vatandaşlarımızın kendi aralarında tek tük bulunan kişiler veya geçici din görevlileri tarafından yerine getirilirken, daha sonraları resmi din görevlisi talebi başlamış ve bu talep giderek artmıştır.
Bugün için resmi din görevlisi bulunan veya henüz din görevlisi gönderilemeyip din hizmetleri Müşavirlik ve Ataşelikleri ile irtibat halinde bulunan toplam 1200 civarında caminin coğunluğunda konferans salonu, kütüphane, lokal, market, spor salonu, gasilhane, dernek odası gibi tesisler de yer almakta olup, bu mekanlarda vatandaşlarımızın ibadetlerini yerine getirmelerinin yanı sıra sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerde bulunmalarına da yardımcı olunmaktadır.
Yurtdışındaki camilerin kuruluşları ve fonksiyonu ile ilgili bu kısa açıklamadan sonra camilerimizde yürütülen hizmetleri şöylece sıralayabiliriz.
İrşad Hizmetleri
Vatandaşlarımızı dini yönden aydınlatma görevi ve sorumluluğunu taşıyan Başkanlığımız, yurtdışına gönderdiği geçici ve sürekli görevliler ile bu irşad hizmetini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışmaktadır. İrşad hizmetleri camilerde ve camilerin müştemilatında vaaz, hutbe, konferans ve sohbetler şeklinde yürütülmektedir.
Bunun yanında aynı zamanda ihtiyaç duyulan milli, kültürel ve sosyal konuların da vatandaşlarımıza duyurulması sağlanmaktadır.
Bunun yanı sıra görevlilerimiz tarafından toplu irşad proğramları da düzenlenmektedir. Bu çerçevede gerek Başkanlığımızca yurtdışına gönderilen irşad ekipleri gerekse yurtdışında bulunan görevlilerimizin kendi aralarında oluşturdukları irşad ekipleriyle, vatandaşlarımızın bulundukları bölgelere ve özellikle camisi olup da henüz din görevlisi verilmeyen yörelere veya derneklere periyodik olarak irşad proğramları düzenlenmektedir.
Yurtdışındaki kuruluşlarımızın talepleri üzerine Ramazan ayı, Kurban Bayramı ve yılbaşı tatili münasebetiyle Başkanlığımızca özel irşad ekipleri gönderilmektedir.
Bunlara paralel olarak hemen her camide mevcut olan lokallerde gerek irşad ekipleri ve gerekse din görevlileri tarafından sohbet toplantıları da düzenlenmektedir.
Camide sadece dinleyici konumunda olan vatandaşlarımıza bu sohbetler aracılığı ile soru sorma imkanı da tanındığından, bu tür sohbetler vatandaşlarımız tarafından ilgi ile takip edilmektedir.
Ayrıca, genellikle camilerin dışında daha büyük kitlelere hitap edebilmek amacıyla çeşitli vesilelerle salon konferansları düzenlenmektedir.
Kur'an-ı Kerim ve Dini Bilgiler
Kursları (Çocuklara Yönelik)
Başkanlığımızın önemli bir faaliyeti de Kur'an-ı Kerim ve Dini bilgiler kurslarıdır. Bu kurslar düzenli bir şekilde çocuklara yönelik olmakla birlikte, birçok cami bünyesinde gençlere ve yetişkinlere yönelik olarak da ayrı proğramlar yürütülmektedir.
Yurtdışındaki vatandaşlarımızın okullarda okuyan çocuklarının sayısı 500 bin'in üzerindedir. Bu çocuklarımızın değişik ülkelerde farklı kültür muhitinde yaşamaları ve değişik eğitim-öğretim ortamında bulunmaları sebebiyle dini ve milli kültüre olan ihtiyaçlarının giderilmesi büyük önem arzetmektedir. Bu itibarla; yurtdışındaki bütün camilerimizde din görevlilerimiz tarafından çocuklara yönelik Kur'an-ı Kerim ve Dini Bilgiler dersleri bir program dahilinde verilmektedir. Bu kurslara devam eden öğrenci adedi camiler ve çevrede oturan Türk nüfusuna göre 50 ilâ 500 arasında değişmektedir.
Birçok camimizde çocukların Türk kültürüne bağlılıklarını artırmak amacıyla milli tarih ve coğrafya dersleri de verilmektedir.
Çocuklara yönelik yürütülen diğer faaliyetleri de şöylece sıralayabiliriz:
-Çocuk koroları oluşturulması,
-Camiler bünyesinde çocuk kulüpleri kurulması,
-Toplu eğlence ve geziler düzenlenmesi,
-Çocuklara okuma alışkanlığının kazandırılması, Türkçelerinin geliştirilmesinin sağlanması,
-Bilgi yarışmaları.
Yurtdışındaki camilerimizde yetişkinler için de Kur'an-ı Kerim ve Dini Bilgiler kursları düzenlenmekte, isteyen vatandaşlarımıza Kur'an-ı Kerim öğretilmektedir. Bu proğramlarda yetişkinlere sadece Kur'an-ı Kerim okumayı öğretip ihtiyaçları olan dini bilginin verilmesi ve mevcut sorularının cevaplandırılmasıyla kalınmayıp, bunun yanı sıra, çocukları ile olan problemleri hakkında da veli olarak üzerlerine düşen görevleri ifa etmeleri konusunda da aydınlatılmaktadırlar.
Gençlere Yönelik Hizmetler
Yaşları itibariyle gençlerimizin sorunları, çocuklara nazaran daha fazla önem arzeder durumdadır.
Yukarıda sözü edilen "İki farklı dünyada yaşıyor olma" olgusu, çocuklukta yeterli dini terbiye ve eğitimi almamış gençlerde daha fazla görülmektedir. Özellikle Batı kültüründe normal kabul edilen sınırsız karşı cins arkadaşlığı ve bu hususun Batı okullarında adeta teşvik ediliyor olması, oyun ve eğlence yerlerinin cazibesi, gençlerimizi kendine çekebilmektedir. Ayrıca bu tip yerlerde gençler uyuşturucu ve alkol alışkanlığına da bulaşmaktadırlar. Anne ve babalarından çok farklı bir ortamda yetişen bu gençler ile aileleri arasında sıkıntılar yaşanmakta, aile ile genç arasında derin uçurumlar oluşmakta, bazı gençlerde bir kimlik bunalımı baş göstermektedir.
Din görevlilerimiz tarafından camilerimiz bünyesinde gençlere yönelik olarak yürütülen dersler ve sohbet toplantıları aracılığı ile gençlerimizin bu tip sorunları ile ilgilenilmekte, dini bilginin yanı sıra iyi bir sosyoloji ve psikoloji bilgisine de sahip olan din görevlilerimiz, gençlerimize bu konuda rehberlik etmekte, genç ile ailesi arasında köprü olabilmektedir.
Gayri müslim ülkelerin bu doğal şartlarına bir de misyonerlik, ateizm, yehova şahitleri gibi propagandalarla çeşitli bölücü, yıkıcı, zararlı akımları ve dünyayı kasıp kavuran uyuşturucu kullanımındaki yaygınlaşmayı da ilave edecek olursak, yurtdışındaki neslimizi sarmış olan tehlike çemberinin korkunçluğu ortaya çıkmaktadır. Onları bu vahim tehlikelerden koruyacak en büyük destek ve rehber olan din görevlisinin görevinin önemi ve zorluğu da bu noktada daha çok ortaya çıkmaktadır.
Gençlere yönelik hizmetlerin daha iyi organize edilebilmesi ve gençlere sorumluluk kazandırılması amacıyla, camilerimiz bünyesinde gençlik teşkilatı kurulması çalışmaları yapılmakta olup, birçok camimizde kuruluşları tamamlanarak faaliyete geçirilmiş durumdadır. Bunun yanı sıra gençlerimize yönelik olarak sportif ve kültürel faaliyetlere de önem verilmektedir.
Hanımlara Yönelik Faaliyetler
Yurtdışında görevli bulunan hanım din görevlileri tarafından camilerde hanımlara vaaz ve irşad proğramları yapılmaktadır.
Ramazan ayı süresince Teravih namazı ve vaazlarına, kandil gecelerinde de camilerde düzenlenen programlara gelmek isteyen bayanlara camilerimizin hemen hepsinde yer tahsis edilmektedir. Birçok camimizde pazar günleri yapılan vaazlara da hanımlar dinleyici olarak katılabilmektedir.
Erkekler için din görevlileri tarafından yürütülen Kur'an-ı Kerim ve dini bilgiler kursları, hanımlara yönelik olarak da din görevlilerimizin kontrolünde ehil hanımlar tarafından yürütülmektedir. Bu konuda, ülkemizde İmam-Hatip Lisesi'ni bitirmiş olup, halen yurtdışında yaşayan bayanlar ile eğitimli din görevlilerinin eşlerinden de büyük ölçüde istifade edilmektedir.
Bu hizmetlerin yanı sıra mahalli basın ve Radyo-Tv.lerden de istifade edilmektedir. Berlin Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşeliği bölgesinde mahalli bir Tv. kanalında cuma günleri hanımlar için bir saatlik canlı yayınla cuma sohbetleri yapılmaktadır.
Bunun yanında bayanlar teşkilatı kurulması çalışmaları da yürütülmektedir. Bazı camilerimizde kuruluş çalışmaları devam etmekte, bazılarında ise kuruluşları tamamlanıp, faaliyete geçirilmiş bulunmaktadır. Halen faal olan bayanlar kolu tarafından bazı camilerimizde ve vakıf ve birlik merkezlerinde yürütülen çeşitli faaliyetlerin yanı sıra geliri muhtaçlara dağıtılmak üzere çeşitli kermesler de düzenlenmektedir.
Bayanlara yönelik biçki dikiş ve el becerilerini geliştirme kurs faaliyetleri yürütülmekte, yine bayanlar için lisan kursları düzenlenmektedir .
Camilere Yapılan Ziyaretler
Yurtdışında bulunan camilerimize kilise cemaatleri, okullar ve çeşitli iş ve meslek çevrelerinden zaman zaman ziyaretler yapılmaktadır. Bu ziyaretler esnasında din görevlilerimiz tarafından İslam Dini, cami ve caminin dinimizdeki önemi konularında bilgiler verilmektedir.
B- EĞİTİM VE ÖĞRETİM
FAALİYETLERİ
Yurtdışındaki vatandaşlarımızın yaşadıkları ciddi bir sorun da çocuklarının eğitimleri konusudur.
Avrupa ülkeleri eğitim sisteminde çok önemli olan okul-veli diyaloğu, Türk vatandaşları açısından, çoğunlukla dil probleminden kaynaklanan nedenler yüzünden sağlıklı olarak yürütülememektedir.
Dil yetersizliği vatandaşlarımızın genelinin sorunu olduğu gibi, aynı şekilde çocuklar için de geçerlidir.
Yurtdışında görev yapan din görevlilerimiz bu konuda cami dernekleri ve cami ile irtibatlı olan tahsilli gençler ile işbirliği yaparak bu sorunlara çözüm bulma konusunda çalışmalar yürütmektedirler. Bu cümleden olarak:
Din görevlilerimiz, iyi dil bilen gençler vasıtasıyla vatandaşlarımızın çocuklarının okuduğu okullarla temas sağlamakta, çocukların ders ve başarı, okula devam durumlarını takip etmektedirler.
Yukarıda sözü edilen problemlere kalıcı ve daha etkin çözümler bulunması amacıyla birçok bölgede din görevlilerimizin katkılarıyla "Türk Veliler Okul Aile Birliği" kurulmakta, vatandaşlarımızı bu kuruluşlara teşvik etmenin yanı sıra birçok din görevlimiz bu kuruluşlarda aktif görevlerde bulunmaktadırlar.
Yurtdışındaki vatandaşlarımızın bulunduğu ülkelerin hemen tamamında Türk çocukları için anadili ve kültürü dersleri verilmekte ve bu derslerin müfredatında din dersi de yer almaktadır.
Bazı bölgelerde okullar, din görevlilerimize mürcaaatta bulunarak belirli zamanlarda okullarında Türk çocuklarına din dersi vermelerini talep etmektedirler.
Mevzuatı uygun olan bazı ülkelerde din görevlilerimiz, velilerin müracaatı ile okul ders proğramı dahilinde kendilerine tahsis edilen süre içerisinde düzenli olarak din derslerine girmektedirler. Belçika'da ise din görevlilerimiz, normal ders saatleri içerisinde din dersi ve Türkçe derslerine girebilmektedirler.
Din görevlilerimiz ve cami dernekleri işbirliği ile yurtdışındaki vatandaşlarımızın çocuklarının, bulundukları ülkelerin standartlarının oldukça gerisinde olan eğitim seviyelerini iyileştirme yolunda da faaliyetler yapılmaktadır. Örneğin:
Din görevlilerimiz ve cami dernekleri birlikteliği ile bulundukları ülkelerin eğitim sistemi, kanun ve mevzuatlarda olabilen değişiklikler, yabancılara eğitim alanında tanınan özel haklar ve imkanlar, temel eğitim ile temel eğitim sonrası çocuklarını gönderebilecekleri orta öğretim kurumları ile bu okulların seçimi ve tercihi konusunda vatandaşlarımızı aydınlatmak amacıyla cami lokallerinde bilgilendirme toplantıları yapılmaktadır.
Bu bağlamda çoğunluğu yüksek okullarda okuyan gençlerin denetiminde haftanın belirli günlerinde kurslar düzenlenmekte, bazı Başkonsolosluk bölgelerinde de bu hizmet Ateşelerimizin bizzat ilgilendiği abi-abla projeleri adı altında bütün bölgeye yaygınlaştırılmaktadır.
C- SOSYAL VE KÜLTÜREL
HİZMETLER
Bunları şu kategorilerde toplayabiliriz:
Hastane Ziyaretleri
Batı Avrupa ülkelerinde hastanelerde tedavi gören hastalarla, huzurevlerinde bulunan yaşlılara din ve moral hizmetleri sunulması, hastalar ve huzurevi sakinleri için birer hak olarak kabul edilmiş ve bu ülkelerde hemen her hastanede rahipler ve sosyal rehberlerden oluşan din ve moral hizmetleri servisleri kurulmuştur. Huzurevlerine ise kiliseler tarafından düzenli olarak proğramlar yapılmaktadır.
Bu cümleden olarak hastanelerde bulunan vatandaşlarımız, din görevlilerimiz tarafından düzenli olarak ziyaret edilmekte, onlara moral verilmesinin yanı sıra, olası olumsuz telkinlerden de korunmaktadırlar.
Hapishane Ziyaretleri
Yine yurtdışı personelimiz tarafından hapishanelere de ziyaretler yapılarak, hapishanelere düşmüş vatandaşlarımızla ilgilenilmekte, dertleri ve sorunları dinlenilmekte, onlara moral vermenin yanı sıra usulü dairesince dini telkinlerde bulunulmaktadır.
Hapishanelerdeki vatandaşlarımızın çözüm gereken sorunları da din görevlilerimiz aracılığıyla Başkonsolosluklarımıza intikal ettirilmektedir.
Yardım Kampanyaları
Sosyal bir faaliyet olarak önem arzeden yardım kampanyaları Diyanet İşleri Başkanlığı'nca yurtdışında da zaman zaman açılmakta ve Din Hizmetleri Müşavirlik ve Ataşeliklerin gözetimi altında gerçekleştirilmektedir. Bunlardan;
1- Güneydoğu Anadolu bölgemizde meydana gelen çığ faciasında hayatını kaybeden vatandaşlarımız için açılan yardım kampanyası,
2- Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı'na yardım kampanyası,
3- Erzincan'da meydana gelen deprem felaketzedeleri için açılan yardım kampanyası,
4- Teröre ve bölücü mihraklara karşı mücadele verirken şehid düşen asker ve emniyet kuvvetlerimizin yakınlarıyla, gazilerimiz için açılan yardım kampanyası,
5- Japonya'nın başkenti Tokyo'da inşa edilen Tokyo Camii için yardım kampanyası,
6- Bosna-Hersek ve Kosova'da zulme uğrayan soydaşlarımıza ve dindaşlarımıza yapılan kampanyalar,
7- Türkmenistan'ın başkenti Aşgabat'ta yaptırılan Aşgabat Türkiye Camii için yardım kampanyası önemli kampanyalar olarak zikredilebilir.
Dini-Sosyal İçerikli Faaliyetler
Din görevlilerimiz tarafından vatandaşlarımızın nişan, düğün, sünnet cemiyeti gibi dini merasimlerine iştirak edilmekte, isteyenlere resmi nikahtan sonra olmak şartıyla dini nikah kıyılmakta, cenazesi olan vatandaşlarımızın da cenazelerinin techiz ve tekfin işlemleri ile, cenazelerini bulundukları ülkede defnetmek isteyen vatandaşlarımızın defin merasimleriyle de ilgilenilmektedir.
Sportif Faaliyetler
Yurtdışındaki gençlerimizi zararlı alışkanlıklardan korumak ve boş zamanlarını değerlendirmek amacıyla camilerimizin büyük çoğunluğunda sportif faaliyet imkanları mevcuttur. Birçok cami derneğimizde futbol şubeleri bulunmaktadır. Düsseldorf Başkonsolosluğu hizmet bölgesindeki München Gladbach derneğimiz resmi ve özel kurumlar içerisinde en geniş spor tesislerine sahiptir.
Almanya'nın hemen her bölgesinde Ataşeliklerimizin organizesinde olduğu gibi, diğer ülkelerde de yine bölgesel olarak futbol ve Masa Tenisi turnuvaları düzenlenmektedir.
Kültürel bazda ise, yurtdışındaki cami derneklerimiz tarafından, vatandaşlarımızı ilgilendiren çalışma hayatı, sosyal güvenlik, vize vs. mevzuatları ile, bu konularda olabilen değişiklikler hakkında vatandaşlarımızı bilgilendirmek amacıyla çoğunlukla cami lokallerinde olmak üzere bilgilendirme toplantıları yapılmaktadır.
Bu toplantılara konuşmacı olarak, bulunulan ülke yetkilileri olabildiği gibi, bazen de Başkonsolosluğumuz yetkilileri davet edilmektedir.
Yine bu bağlamda Türk Kültürünü tanıtmak amacıyla, salonlarda tanıtıcı geceler düzenlenmekte, muhtelif sergilerin yanı sıra mahalli kıyafetlerimiz ve folklorumuzdan örnekler sunulmaktadır.
Özellikle cami gençlik teşkilatları tarafından din görevlilerimiz ve Ataşeliklerimizin organizesi ile, tarihimizde önemli yeri olan şahsiyetleri ve günleri anma ve kutlama maksadıyla çeşitli salon programları yapılmaktadır.
Kutlu doğum haftası münasebetiyle birçok şehrimizde programlar yapılmakta, Türk Tasavvuf Musikisi konserleri verilmekte, kompozisyon ve şiir yarışmaları yapılıp, başarılı olanlar ödüllendirilmektedir.
Yine bu cümleden olarak 23 Nisan Çocuk Şenliği de Ataşeliklerimizin organizesi ile geniş katılımlarla kutlanmakta ve bu vesile ile çocuklar arasında kompozisyon, şiir ve resim yarışmaları düzenlenerek başarılı olanlar, kutlamalar esnasında ödüllendirilmektedir.
Ayrıca, gençleri zararlı alışkanlıklardan korumak amacıyla onları sportif faaliyetlere teşvik etmenin yanı sıra, bazı din görevlilerimizin özel gayretleri ile birçok cami derneğimizde tiyatro faaliyetleri yürütülmektedir. Avusturya'daki bir din görevlisinin camiye devam eden gençlerle birlikte hazırladığı "Gurbetçi" adlı piyes, Avusturya'da olduğu gibi Almanya ve İsviçre'de beğeni ile izlenmiştir. Belçika'da ise senaryoları da din görevlilerimiz tarafından yazılan "Şerefli Misafirler","Çanakkale geçilmez" ve "Suçlu Kim?" adıyla üç oyun sahneye konmuş ve büyük takdir toplamıştır.
Dinler Arası İlişkiler ve Diyalog
Çalışmaları
Gerek yurtdışında yaşayan vatandaşlarımıza içinde yaşadıkları toplumun dini inançları hakkında bilgi sahibi olmaları, gerekse o ülke vatandaşlarının İslam Dini hakkında doğru bilgilendirilmeleri amacıyla çeşitli faaliyetler yürütülmektedir. Örnek olarak:
Hollanda'da 16 Kasım 1994'te 115 kilise din görevlisi ve 116 cami din görevlisinin iştiraki ile Din Hizmetleri Müşavirliği ve Hollanda Kiliseler Birliği'nin ortak organizasyonu olarak Utrecht şehrinde bir toplantı yapılmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye İlahiyat Fakültelerinden davet edilen misafirlerin de bulunduğu toplantıda 8 ayrı tebliğ görüşülmüş ve iki toplumun bir arada uyum halinde yaşaması konusu değerlendirilmiştir. Aynı toplantılar 1995, 1996 ve 1997'de de yapılmıştır.
Bu organize toplantı, karşılıklı ziyaret ve görüşmelerin yanı sıra, camilerimiz zaman zaman öğrenci grupları ve öğretmenler ile çeşitli meslek kuruluşları tarafından ziyaret edilmekte, bu ziyaretlerde din görevlileri tarafından kendilerine İslam dini hakkında bilgiler verilmektedir.
Yine bunun yanı sıra, özellikle kilise kuruluşlarına bağlı okullara zaman zaman din görevlilerimiz davet edilmekte ve ders ve konferans şeklinde İslam dini hakkında bilgiler vermektedirler.
Mahalli Kurumlar ve Resmi Kuruluşlarla
İlişkiler
Din görevlilerimiz tarafından vatandaşlarımıza yönelik hizmetlerimizin yanı sıra mahalli ve resmi kuruluşlarla da diyalog sağlanmaktadır.
Din görevlilerimizin Türk toplumu arasındaki saygınlık ve etkinliğinin farkında olan Polis Teşkilatı, polisiye vakalarda ve evlerinden kaçan çocuklar konusunda din görevlilerimizden yardım talep etmektedirler. Türk toplumu arasındaki polisiye vakaların yurtdışında resmi din görevlilerinin görevlendirilmesinden sonra önemli ölçüde azaldığı polis yetkilileri tarafından çeşitli toplantılarda ifade edilmektedir.
Yurtdışındaki vatandaşlarımıza yönelik çok önemli bir hizmet de bildiğim kadarıyla cenaze nakli hizmetleridir. Bu konuya da açıklık getirebilir misiniz?
Yukarıda ifade etmiş olduğum ve Başkanlığımızın doğrudan yürüttüğü bu hizmetlerin yanında bir de yurtdışındaki Vakıf ve
Birlik'lerle müşterek yürüttüğümüz çalışmalarımız var. Bunları da şöyle sıralayabiliriz:
Cenaze Nakli
Yardımlaşma Fonları
Yurtdışındaki vatandaşlarımızın acılı günlerinde yardımcı olmak ve mali yönden onlara destek vermek amacıyla yurtdışındaki
Vakıf ve Birlik'lerimiz bünyesinde "Cenaze Nakli Yardımlaşma Fonları" kurulmuştur. Yurtdışında vefat eden vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde defin edilmeleri halinde gasil, tekfin, defin ve her türlü dini işlemlerin yapılması Başkanlığımız Personeli tarafından yerine getirilmektedir. Ancak, vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu cenazelerini Türkiye'ye nakletmek istemektedirler. Bu ihtiyaçlara cevap vermek amacıyla vatandaşlarımız tarafından mahalli olarak "Cenaze Nakli Yardımlaşma Sandıkları" kurulmuştur. Fakat bunlar da küçük çaplı kuruluşlar olduğundan maliyetleri yüksek olmaktadır. Yine vatandaşlarımızın yaşadıkları ülkelerde sigorta mevzuatlarına göre isteyen vatandaşlarımızın cenazeleri sigorta şirketleri tarafından Türkiye'ye nakledilmektedir. Fakat bu usulde de ödenecek prim miktarları fazla olduğundan, maliyet va tandaşlarımıza çok yüksek gelmektedir.
Vatandaşlarımızın bu önemli sorununa kalıcı, pratik, güvenli ve ucuz maliyetli bir çözüm bulunması amacıyla yurtdışındaki vakıf ve birliklerimiz bünyesinde "Cenaze Nakli Yardımlaşma Fon"ları oluşturulmuştur. Buna göre; yurtdışında vefat eden vatandaşlarımızdan Türkiye'ye nakli istenenlerin cenazeleri, bu fona üye olup aidatlarını ödedikleri takdirde bütün masrafları bu fondan karşılanmak suretiyle, Türkiye'ye getirilerek defnedileceği yere kadar götürülmektedir.
Bulunulan ülke genelinde hizmet veren cenaze fonlarına vatandaşlarımızca yoğun ilgi gösterilmektedir. Gurbet psikolojisi altında bir de yakınını kaybetmenin acısı ile üzülen vatandaşlarımıza bu acılı günlerinde cenaze fonları aracılığı ile gerek dini hizmetler ve gerekse yapılacak işlemler konusunda bir Devlet eli olarak uzanıldığından vatandaşlarımız arasında istenilen birlik ve beraberliğin, Devlet -Millet kaynaşmasının teminine bu vesile ile de katkıda bulunulmaktadır.
Cenaze fonlarına üye olan vatandaşlarımızın sayısı her geçen gün artarak devam etmekte olup, 1998 yılı sonu itibariyle üye aile sayısı 200 bin'in üzerindedir.
Hac Hizmetleri
Yurtdışındaki vatandaşlarımızdan Hac farizasını yerine getirmek isteyenlere yardımcı olmak ve bu maksatla Suudi Arabistan'a yapacakları ziyaretlerin düzenli bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak amacıyla Başkanlığımız yurtdışı teşkilatı ve yurtdışındaki
Vakıf ve Birlik'lerin ortak çalışması ile hac organizasyonu düzenlenmektedir.
Yurtdışında faaliyet gösteren diğer dini kuruluşların mahalli icraatlarında olduğu gibi, hac ibadeti esnasında da, haccın eda ve ifası ile bağdaşmayacak çeşitli siyasi ve ideolojik faaliyetlere yönelmeleri vatandaşlarımız tarafından tepki ile karşılanmaktadır. Bunun yanı sıra Başkanlığımız organizasyonunun ciddiyeti, hacda görev yapacak din görevlilerinin titizlikle seçilmesi, sunulan rehberlik hizmetlerinin kaliteli oluşu da -üstelik diğer kuruluşların hac yolculuğu için belirledikleri ücret daha düşük olmasına rağmen-, vatandaşlarımızın Başkanlığımız orgjanizasyonlarına her geçen gün daha fazla rağbet göstermelerine vesile olmaktadır.
Nitekim, bu organizasyonla Almanya'dan 1989 yılında 750-800 dolayında vatandaşımız hacca giderken, sonraki yıllarda bu sayı artarak 1992 yılında 3 bin, 1993 yılında 6 bin, 1996 yılında 7406, 1997 yılında 7592 olmuştur. Diğer Avrupa ülkeleriyle beraber 1997 yılında toplam 9571 vatandaşımız, Başkanlığımız yurtdışı hac organizasyonu ile hacca gitmiştir. Bu rakam 1998 yılında 10 bini geçmiştir. 1999 yılında yine 10 binin üzerindedir.
Yayın Hizmetleri
Vatandaşlarımızı dini yönden aydınlatmak görevinde dil ile irşadın yanı sıra, bilgi iletişim aracı olarak kitap, dergi ve gazetelerden yararlanmak da önemli bir yer tutmaktadır. Bu itibarla; yurt içinde olduğu gibi yurtdışında da başta Başkanlığımız yayınları olmak üzere dini yayın yolu ile de vatandaşlarımıza ulaşılmaya çalışılmaktadır. Yurtdışındaki Müşavirlik ve Ataşeliklerimizde, görevlilerimizin bulunduğu bütün cami ve derneklerde dini yayınlarımız halkımızın istifadesine sunulmakta ve vatandaşlarımızın dini kitaplara ilgisini çekmek için vaaz ve hutbelerde vatandaşlarımıza tavsiyelerde bulunulmaktadır. Ayrıca, Başkanlığımızın süreli yayınlarına abone olmak üzere vatandaşlarımız, din görevlilerimiz tarafından teşvik edilmektedir. Öte yandan vatandaşlarımızı video ve sesli yayınlarla aydınlatmaya çalışmak ve özellikle çocukların ilgisini çekebilecek nitelikte yayınlara ağırlık vermek de önem arzetmektedir. Vatandaşlarımızı rahatsız eden "Yehova Şahitleri" gibi faaliyetleri tesirsiz hale getirmek ve yabancılara İslam'ı tanıtmak amacıyla, yabancı dillerde kitaplar hazırlatılarak Müşavirlik ve Ataşeliklerimize ulaştırılması ayrı bir önem arzetmektedir.
Yaşadıkları ülkelerde çevresindeki insanlarla içiçe girmiş olmaları nedeniyle vatandaşlarımızın, inandıklarını çevrelerine rahatlıkla anlatabilmelerine yardımcı olacak kısa ve öz dini yayınların, onların istifadesine sunulması zorunlu hale gelmektedir. Bu yayınların yabancı dilde bastırılmış olmaları da ayrıca önem arzetmektedir.
Başkanlığımızca bu amaçla, bazı küçük temel bilgiler kitaplarının çeşitli dillerde bastırılıp bu alanda hizmete sunulmasının yanı sıra, yurtdışı teşkilatlarımız da yurtdışındaki Vakıf ve Birlik'ler aracılığı ile mahalli dillerde yayın faaliyetlerini yürütmektedir. Hollanda Diyanet Vakfı ile Danimarka Türkiye Diyanet Vakfı tarafından yayınlanan dergiler ve Almanya'da DİTİB'in Almanca bastığı dini yayınlar, ihtiyacı kısmen de olsa karşılamakla birlikte, bunun yanı sıra hem vatandaşlarımıza hitap edecek, hem de mahalli ihtiyaca cevap verecek daha nitelikli dini yayınlara ihtiyaç vardır. Ama bundan böyle bütün bu yayınlar "Diyanet Avrupa" dergisinde derlenecek ve vatandaşlarımıza ulaşacaktır. Dini yayınlar konusunda bazı Din Hizmetleri Müşavirlik ve Ataşeliklerimizin özel gayretleri de söz konusudur. Örneğin, Essen Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşeliğinin yayınlamış olduğu "Dini ve Milli Bilgiler Ders Kitabı" ve "Hutbeler Kitabı" adlı yayınlar, büyük beğeni kazanmıştır.
Dini yayın konusunda TV yayınlarının da önemli bir yeri vardır. Bu konuda bazı personelimizin TRT-INT için programlar yaptıklarının yanı sıra, bazı bölgelerde de mahalli TV kanallarından vatandaşlarımıza hitap etme imkanı bulunabilmektedir. 1998 yılından itibaren haftada iki saat olarak hazırlanan ve TRT-4, GAP TV ve TRT-INT kanallarından yayınlanan "Diyanet Saati Proğramı" daha da gelişerek devam edecektir. Danimarka Diyanet Vakfı 1992'den itibaren "Şafak" isimli dini, edebi ve ilmi türde 3 aylık bir dergi çıkarmaktadır. Dergi, cenaze fonu üyelerine posta yoluyla ücretsiz olarak gönderilmektedir.
Hollanda Diyanet Vakfı tarafından da "Arayış ve İslam" adlı üç aylık dergi çıkarılmakta, dergi Hollandaca ve Türkçe olarak iki dilde yayınlanmaktadır.
Ayrıca, her yıl yurtdışına 250 bin'in üzerinde Diyanet Takvimi gönderilerek vatandaşlarımıza dağıtımı yapılmaktadır.
Kitap Fuarları
Başkanlığımız yurtdışı teşkilatının Vakıf ve Birlik'lerle ortaklaşa yürüttükleri faaliyetlerden birisi de çok geniş kitlelere hitap eden kitap fuarları düzenlenmesidir.
Vatandaşlarımıza yönelik camilerde yapılan vaaz ve hutbeler ile sohbet, konferans gibi çeşitli vesilelerle sözlü irşad'ın yanı sıra, onlara aynı zamanda okuma alışkanlığı da kazandırmak amacıyla, ihtiyaç duyulan bilgilerin doğru kaynaklardan öğrenileceği, özenle seçilmiş Türkçe yayınlar, çocuklara yönelik çocuk kitapları, video kasetleri vs.yi temin edebilme imkanı da kitap fuarları aracılığı ile vatandaşlarımıza sunulmaktadır. Başkanlığımızın yurtdışı teşkilatınca yurtdışındaki vatandaşlarımıza sunulan bütün hizmetlerde olduğu gibi, kitap fuarları da vatandaşlarımız tarafından büyük ilgi görmektedir.
Yurtdışında bulunan Vakıf ve Birlik'lerimizin hemen tamamında yürütülen bu faaliyetlerin yanı sıra, bazı ülkelerin mevzuatları başka alanlarda faaliyet yapabilmeye müsait konumdadır. Müşavirliklerimiz bu ülkelerde Vakıf ve Birlik'lerin de desteğini alarak bu alanlarda faaliyet göstermektedirler. Bunlar arasında Hollanda Diyanet Vakfı'nın faaliyetleri dikkat çekmektedir. Hollanda Diyanet Vakfı'nın, Avrupa'da bulunan diğer Vakıf ve Birlik'lerle ayniyet gösteren çalışmalarının yanı sıra, Avrupa ülkelerinde ilk olma özelliğine sahip bazı faaliyetlerini şöylece sıralayabiliriz.
İslam Yaşlılar Sendikası (NİSBO)
Avrupa ülkelerinde ilk defa Türk yaşlılar için Hollanda'da kurulan "Yaşlılar sendikası" (TİSBO) Lahey Din Hizmetleri Müşavirliği'nin manevi destek ve himayesi ile 3 yıl içerisinde ülkesel bir kuruluş haline gelmiş, "Huzur evleri" ve "Huzur konutları" inşa edecek güce ulaşmış; Türkler dışındaki diğer İslam toplumlarını da içine alarak (NİSBO) şemsiyeyi genişletmiştir.
NİSBO bugün sadece Hollanda Diyanet Vakfı şubeleri çevresinde olmak üzere genişlemiş ve ülke çapında yaygınlaştırılması çalışmaları devam ettirilmektedir.
NİSBO örneği yaşlılar organizasyonunun Almanya, Belçika ve diğer Avrupa ülkelerine de yaygınlaştırılması konusunda "Avrupa Birliği"nin ilgili teşkilatı da destek vermiş bulunmaktadır. Bu teşkilatlanmanın, Hollanda'da olduğu gibi diğer ülkelerde de DİTİB ve Diyanet Vakıfları desteğinde ve çevresinde faaliyete geçirilmesi konusunda tavsiye ve girişimler devam etmektedir.
Ülkesel Türk-İslam
Gençlik Teşkilatı (LİTJO)
-Gençliğin okul dışında mesleki eğitimi;
-Gençlik Merkezleri oluşturulması;
-Gençliğin çeşitli alanlarda teşkilatlandırılması amacıyla kurulan Ülkesel Gençlik Teşkilatı'nın, kısa zamanda yaygınlaşması ve
Hollanda Türk Gençliğinin problemlerinin çözümüne destek verir kapasiteye ulaşması memnuniyet vericidir. Hollanda genelinde teşkilatlanma çalışmalarına devam eden ve bugün 6 bölgede teşkilatlanmasını tamamlayıp 34 mahalli şubeye ulaşmış olan LİTJO'nun, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Diyanet çizgisinde, bu ülkedeki Türk gençlerinin her konuda başarılı olmasını hedeflemektedir.
Camiler Konseyi ve Müslüman
Toplumun Temsili Konusu
Hollanda Hükümeti, bu ülkede yaşayan ve sayıları 600 bin civarında olduğu ifade edilen "Müslüman azınlık"ın, farklı inanışlardan doğan farklı hizmetlerinin (dini bayram ve tatili; hastane, hapishane vb. yerlerde sunulacak dini rehberlik hizmeti...) yürütülmesi konusunda tek platformda toplanacak bir temsil müessesesinin kurulmasını teklif ve teşvik etmektedir. Bu ihtiyacı karşılamak üzere 1991 yılında Hollanda Diyanet Vakfı'nın katıldığı (ve öncülük ettiği) İslamitische Raad Nederland (İRN) kurulmuştur.
"İRN" Hollanda'daki Müslüman toplumun sayıca en kalabalıkları olan Türk, Fas ve Surinam grubunun 1'er kuruluşu (HDV + UMMON + WIM) tarafından, sırasıyla bu kuruluşların "10+8+3" temsili şekliyle kurulmuş; katılma talebinde bulunacak olan her kuruluşa ise tüzükte "1" temsilci oyu verileceği şartı konulmuştur.Temsildeki farklılık, diğer müslüman azınlık kuruluşları tarafından da, kurucu Türk, Fas ve Surinam toplumunun diğer kuruluşları tarafından da kabul görmemiş; aralarında 3 Türk kuruluşunun da bulunduğu ve sayıları bugün 13'e ulaşan, sayıca daha çok teşkilatın katıldığı alternatif yeni bir platform (NMR) kurulmuştur. Bu suretle, olması gereken "tek" temsil gerçekleşmemiş; Hollanda İçişleri Bakanlığı ise Müslüman toplumu "temsil" iddiasındaki bu alternatif kuruluşlardan hiçbiriyle başlangıçta tek başına görüşmeyi kabul etmemiş, pratikte ise bu şekilde bir ikili durum ortaya çıkmıştır.
Birbirine alternatif bu iki platformun birleştirilmesi için, Lahey Din Hizmetleri Müşavirliği'nce yürütülen ve 3 yıl süren istişare toplantıları sonucunda temsilci kuruluşların iştiraki ile camiler konseyi oluşturma kararı alınmıştır. Tüzüğü hazırlanan ve onaylanan kuruluş Haziran 1996 ayı içerisinde tüzel kişilik kazanmış ve faaliyete geçirilmiştir. Hizmet götürdüğümüz diğer ülkelerdeki kurum ve kuruluşlarla ilgili gelecek sayılarda bilgiler vermeye devam edeceğiz.
Verdiğiniz bu değerli bilgiler ve
yaptığınız köklü ve güzel çalışmalar için size çok teşekkürler ediyorum
Sayın Başkan.
GAFFAR TETİK
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
RÖPORTAJ
YAKIN ÇAĞDAN YENİ ÇAĞA TÜRKLER...
Türk Dünyası Araştırma vakfı Ortaasya Sorumlusu Sayın Hüseyin Taşar ...
"Türkün
gelip geçmediği, konup göçmediği
yer var mı?
Hergün yeni bir yerden geçmek ne iyi,
Hergün yeni bir yere göçmek ne güzel,
Bulanmadan, donmadan akmak ne âlâ,
Dün, dünle gitti cancağızım,
Neler söylemek gerekiyorsa düne ait,
Bugün yeni şeyler söylemek lazım."
Hz. Mevlânâ.
Büyük Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti
ilimde, teknikte yeni şeyler söylemek için bir gönül seferberliği başlattı
Avrasya ülkelerine ve bilhassa 70 sene ayrı kaldığı,
ama daima kavuşma hasretiyle yandığı ortaasya Türk Cumhuriyetlerindeki
can kardeşlerine, kan kardeşlerine. Bu gönül
seferberliğine katılan müesseselerden biri de, "Türk Dünyası Araştırmalar
Vakfı"dır. Vakfın Ortaasya Sorumlusu Sayın
Hüseyin Taşar ile bir söyleşi yaptık bu konular üzerinde:
Sayın Taşar! Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Mehmet
Nuri Yılmaz'la birlikte gittiğimiz Kazakistan'da tanışmıştık sizinle ve
Ortaasya'da Türk Dili Edebiyatı ve Türk Tarihi
konularında etkili hizmetlerde bulunduğunuzu görmüştük. Hizmetlerinizin genel
bir analizini yapabilir misiniz?
Sayın Tetik! Yayın hayatına yeni başlayan "Diyanet
Avrupa" derginizde bana yer verdiğiniz için size önce teşekkür ediyorum.
Genel Başkanlığını Prof. Dr. Turan Yazgan'ın
yaptığı Türk Dünyası Araştırmalar Vakfı, bağımsızlıklarına kavuşmazdan
önce ve
sonra Avrasya dediğimiz coğrafyadaki Türk
topluluklarıyla yakın ilişkilerde bulunuyordu ve bu hizmetler bugün de bütün
hızıyla
devam etmektedir. Bu hizmetler, özellikle Tarih, Türk
Edebiyatı ve İşletme sahalarında yapılmaktadır.
Dün olduğu gibi bugün de maddi - manevi işbirliği
içinde üniversitelerde Türk Tarihi, Türk Edebiyatı ve İşletme Fakülteleri açtık.
Bunun yanında tamamen kompütürize olmuş Liseler kurduk.
Bu faaliyetlerimiz bütün güzelliğiyle devam etmektedir.
Bunlara ilave olarak Kazakistan Avrasya Taldı Kurgan
Üniversitesi'nde, Âlem Dilleri Üniversitesi'nde Ve Abay Devlet
Üniversitesi'nde Türk Dili Edebiyat Fakülteleri açtık;
Öğretim elemanları, eğitim araç ve gereçleri gönderdik ve gönderiyoruz.
Ayrıca, ırkî mulahazaları göz önüne almadan
oralardan öğrencileri Türkiye'ye davet ediyor, genel merkezimizde bir araya
getirip bilhassa Türk kültürünü, kardeş devlet ve
topluluk kültürlerini tanımalarını sağlıyoruz. Anadolu gezilerine çıkarıp,
ülkemizin güzelliklerini tanımalarına yardımcı
oluyoruz. Yani kardeşlerimiz arasında gönül köprüsü kuruyoruz.
Bu gönül köprüsü sadece öğrenciler arasında değil,
öğretmenler ve üniversite öğretim görevlileri ile de kuruluyor. Onları da aynı
şekilde ülkemize davet ediyor, ülkemizin güzelliklerini
tanıtıyor, kültür ve eğitim alışverişinde bulunuyoruz.
Ortaasya Türk Cumhuriyetleri biliniyor da, Avrasya
bölgesinde hangi Türk topluluklarının hangi bölgelerde yaşadığı net olarak
pek bilinmiyor. Yani bu konuda bilgi eksikliği var. Bu
konuda bilgi verebilir misiniz?
Bunları şöyle açıklayabiliriz:
Sibirya'da: Saha, Tuva, Altay, Teleut (Oğuz)lar,
İdil - Ural'da: Tatar, Başkurt, Çuvaş'lar,
Türkistan'da: Kazak, Kırgız, Türkmen, Azeri, Özbek,
Karakalpak, Uygur'lar,
Kafkasya'da: Kabartay, Kumuk, Nagay, Karaçay, Malkar'lar
Karadeniz'in Kuzeyinde: Kırım, Tatar, Gagavuz, Karaim,
Kırımçak'lar,
Anadolu ve Ortadoğu'da: Irak, Suriye, Türkiye, Kıbrıs
Türkleri,
Balkanlar'da: Bulgaristan, Yunanistan, Sancak, Makedonya,
Yugoslavya'da...
Bütün bunların yanında Amerika'da daha çok Tatar,
Kırım ve Karaçay Türkleri. Avrupa'nın çeşitli bölgelerinde hatta
Afrika'nın çeşitli ülkelerinde, çin'de yaşayan
milyonlarca insanımız var. Hepsi aynı Ata'nın, aynı kanın insanlarıdır.
İşte bütün bunlara hizmet götürmeye, köklerine sahip
çıkıp kardeşleriyle tanışmaya çaba sarfediyoruz.
Konu buraya gelmişken, "Yakın Çağdan Yeni Çağa
Türkler ve Türk Gençliği" başlığı üzerinde de durabilir miyiz biraz?
2000 yılına yaklaştığımız bu günlerde içinde
bulunduğumuz çağdan yeni bir çağa geçiyoruz. Bu çağın adı bilgi ve bilim çağı
olacaktır. Milletler bu çağda yine eskiden olduğu gibi
ekonomi, sanayi, tarım, ticaret, vb. alanlarda birbirleriyle yarışacaklar.
Ancak kesin olan şey şudur ki, bu yeni çağda bilgi ve
bilim ön planda olacaktır.
Türkler her devirde alimlere inanmış, liderine, kendini
yönetenine saygı gösteren, hatta saygının ötesinde liderine teslim olan bir
millettir. Bunun için Türk insanı, Devlet adamlarıyla,
hakanlarıyla, beyleriyle hep ilmin ışığında yürümüşlerdir. Türk Milleti'nin
yıldızının parladığı yükselme devirlerinde adaletle
hükmeden devlet adamlarının yanında her zaman alimler yer almıştır. Türkiye
Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürkde,
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" diyerek, ilmin ışığında yürümemiz
gerektiğini işaret etmiştir.
Söz buraya gelmişken şunu da belirtmek gerekir ki,
Türkler'in Ergenekon'dan Çıkış Destanı'nda bir yeniden doğuş, bir
şahlanış, yeni bir bahtın açılışı vardır. Buradan
dünyaya dağılmış ve sonra yeni bir buluşma hasreti yaşanmıştır.
Ortaasya'dan başlayıp Anadolu'ya ve buradan dünyanın
dört bir yanına uzanan uzunca bir yolun ortasında Hazar'a
varıldığında, Oğuz'un büyük Atası Ertuğrul
Gazi'nin bir rüyası bütün Türk toplulukları arasında çok meşhurdur. Rüya şudur:
"Ertuğrul Bey göç kervanı yolunda ilerlerken
büyük bir kartal göç kervanına refakat ediyor, kervanın tam üzerinde uçuyor.
Kervana koyu bir gölge ve serinlik yaparak, kervanın bir
ucundan diğer ucuna uzanarak bütün Hazar'ı kaplıyor."
Ertuğrul Gazi rüyasından ürpererek uyanıyor ve bu
rüyasını bir bilgine tabir ettiriyor. Kervanda bulunan bilgin rüyasını şöyle tabir
ediyor:
"Ey Ertuğrul Gazi Bey! Senin neslinden biri dünyaya
gelecek ve öyle bir devlet kuracak ki, bu devletin bir ucu Asya, Diğer ucu
Avrupa'da olacak."
Bu rüya tabirini dinleyen Ertuğrul Gazi'nin sanki
gözlerinin içi gülüyor, ancak yüz hatlarından bir mesuliyetin omuzlarına
yüklendiği de hissediliyor. Bu devlet de, bilindiği gibi
Osmanlı Devleti'dir.
Türkler insanlığa büyük ilim adamları yetiştirmiş
bir millettir. Bunların büyük bir kısmı dünyaca bilinen alimlerdir. Başlıcaları;
Orta
Asya'da yetişmiş tıp adamımız İbn-i Sinâ, Ebu'l-
İz, Fârâbî, El-Câbir; manevi dünyamızda Hoca Ahmet Yesevî, Aslan Baba
ve oraların erenleri... Astrolojide Uluğbey ve daha
niceleri... Anadolu'da Hukukçu Filozof Nasrettin Hoca, Gönüller sultanı,
Anadolu beyliklerinin iç barışını tesis eden sevgi
adamı Yunus Emre ve diğer alimlerimiz... Bu alimlerimiz ve Türk büyükleri,
bugünkü Türk gençliğinin geleceğe güvenle
bakmalarına, alınlarının dik durmasına yetecek ve göğüslerini kabartacak,
geçmişleriyle övünmelerini sağlayacak sayıda ve
niteliktedirler.
Bugünkü gençliğimiz gönül rahatlığı içinde,
"İnsanlığa hizmet ettik ve bu hizmetimizi atalarımızın bize emanet ettiği
yerden alıp
geleceğe güvenle teslim edeceğiz" diyebilecekler.
Türkler, her gittiği yere iç dünyasındaki adaletini,
inancını, töresini, atasına saygısını, çalışkanlığını ve özellikle düzenli
yaşamının
temeli olan devlet olma istidadını, kültürünü,
bilgisini, bilimini götürmüştür. Kendine layık gördüğünü başkasından da
esirgememiştir.
Ve Türkler her gittiği yerde umudun kaynağı, huzurun
sebebi; yiğitliğin, mertliğin ve dürüstlüğün örneği olmuşlardır.
Zaman devlet kurmaya gelince ve hepimizin kulağında
nidalaşan, yükselen o ses, Şeyh Edebali'nin, "Devlet kurulsun,
Peygamberin öğüncüne mazhar olunsun"
denildiğinde, Osman Bey, "Tez haber salınıp bir çadırda toplanılsın, soralım
bakalım
ağalar, beyler ne der" diyerek Osman Bey'in ruhunda
yücelen adalet duygusu ve meşveret etme ahlakı ve düsturu ile Türk'lerde demokrasinin
ilk temeli atılmıştır.
Yani Osman Bey, kuracağı Devletinin işlerini halkıyla
paylaşmak istemiştir. Demokrasi, Türkün ruhunda, yaşam tarzında vardır.
Biz Türkler elimizdekini bölüşmeyi biliriz ve severiz.
Osmanlı Devleti'nin kuruluşunda bir diğer önemli nokta
da şudur:
O tarihlerde Bizanslılar hemen yanıbaşımızda. Doğu
Roma İmparatorluğu'nda da büyük bir şehir, Bizansı'n Başşehri
Kostantinopolis (İstanbul) var.
Hesaplar, başkalarının büyüklüğüne ve şiddetine
göre yapılmamış, Türk Milleti'nin yüksek iradesi ve hedeflerine uyularak
yapılmıştır.
Şu konuya kısaca değinmekte de fayda görüyorum:
"Osmanlı İmparatorluğu" tabiri, Türk örf ve âdetine, Türk töresine
uymayan bir sözcüktür. Son yılların bu terminolojisi
dilimize yanlışlıkla girmiştir. Doğrusu, "Osmanlı Devleti"dir.
Çünkü Türkler, kurdukları her devletini devlet olarak
adlandırmış, İmparatorluk olarak ifade etmemiştir.
Türkiye Cumhuriyeti de kurulurken Türk Devleti olarak
kurulmuştur. Türkler, tarihinin her döneminde hep köklerine sahip
çıkmış, ataları ile hep gurur duymuşlardır. Onun
içindir ki Osmanlı'dan sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı'nın
borcuna sahip çıkmıştır. Bu çok önemlidir ve
Türk'ün şeref nişanıdır. Onun için Türkler, kökleri çok derinde bir millettir.
Komşularına dostluğu; yönetimde adaleti, kendi
toplumuna ve bütün insanlığa merhameti şiar edinmiş mümtaz bir milletin
çocukları olarak bizler yeni çağa geçerken, bilgi ve
bilim çağına geçerken, köklerimizi bilmek zorundayız. Bu, büyük hedeflere
yürümemizde, gelişen dünyada Türk'ün hakettiği
saygının temeli olacaktır.
Artık Türklüğün denizi Hazar taşmış, Türk'ün
bahtı açılmıştır.
İşte bu yeni asır Türk'ün asrı olacak ve tarihe
böyle geçecektir.
Yeterki sen köklerine, törelerine, ailene, devletine
sahip çık; adaletli ol. Bilimi öğren, bilgine saygılı ol. Atana saygılı ol,
küçüklerini sev, geleceğine kendin karar ver, tarihini
kendin yaz.
İşte o zaman büyük ataların seninle gurur duyacaktır.