|
01.07.2005
|
|
Gerçek şu ki, Yüce Allah kadın ve erkeği maddi ve manevi açıdan birbirine
muhtaç olacak şekilde yaratmıştır. Zira, bazı durumlar ve ihtiyaçlar vardır
ki, insan bunları sadece eşiyle paylaşabilir. Bu durum “Kendileri ile huzur
bulasınız diye sizin içinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve
merhamet var etmesi de onun(varlığının ve kudretinin) delillerindendir...”[2];
“Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz”
gibi ayetlerde Cenab-ı Allah tarafından açıkça bildirilmiştir. O halde
evlenmeye ehil olan herkesin bu haktan yararlanmasından daha doğal ne
olabilir?. Çeşitli nedenler, anlayış ve adetlere bağlı olarak belli yaş ve
gurupta yer alan insanların evliliklerinin yadırganması hatta engellenmeye
çalışılması temel insan haklarından birini önemsememek, yok saymaya
çalışmak anlamına gelmez mi?
Kıymetli kardeşlerim!
Eşini kaybeden büyüklerimiz, çoğu zaman yanında sohbet edecek birini
bulamamakta; büyümesi ve yetişmesi için gecesini gündüzüne kattığı evlat ve
torunları tarafından yalnızlığa itilebilmekte, zaman zaman bir fazlalık ve
yük olarak görülebilmektedir. Bu kişilerin, şartları uygunsa, istemeleri
halinde evlenmelerine yardımcı olunması onlara yapılacak en büyük iyilik
olacaktır. Kendimizin de bir gün böyle bir durumla karşılaşabileceğimizi
unutmayalım. Aynı durum özellikle genç yaşında dul kalmış kadınlarımız için
de söz konusudur. O halde, fertlerin, ailelerin ve toplumun huzur ve
mutluluğu için, evlilik konusundaki bazı yanlış düşüncelerimizi
değiştirmeli, yaratılana yaratanın isteği doğrultusunda muamele
yapmalıyız.
[1] Nûr, 24/32.
[2] Rûm, 30/21
[3] Bakara, 2/187 |
|

|
|
Nûr, 24/32 |
|
EVLİLİK |
|
|
|
Muhterem kardeşlerim !
Evlilik, toplum hayatı ve insan fıtratının gerekli kıldığı ve dinimizin
tavsiye ettiği bir ihtiyaçtır. Evlilikle, kadınla erkek arasında mümkün
olan en geniş anlayış birliğini kapsayan; köklü, güçlü ve sürekli bir bağ
kurulur. İnsan, evlenmeye ehil olduğu müddetçe hayat boyu, bu müesseseye
ihtiyaç duyar.
Eşlerin, ailenin, toplumun mutluluğunu ve neslin devamını sağlamak üzere
kurulan evlilik müessesesi, Dinimizin önem verdiği konuların başında
gelmektedir. Öyle ki Kur’an-ı Kerim’de evlilik ve aile kurumuyla ilgili
dinî prensiplere ayrıntılı bir şekilde yer verilmiştir.
Değerli müminler!
Toplumumuzda genellikle, evlenecek gençler için aile büyükleri tarafından
her türlü tedbirin alınıp imkanların sarf edildiği, düğünlerin en iyi
şekilde icrâ edilmeye çalışıldığı bir gerçektir. Bunun yanında dul erkek ve
kadınların evlenmesinin, çoğu zaman uygun bulunmadığını; bu durumda bulunan
kişilerin evlenme girişimlerinin, başta miras kaygısı olmak üzere çeşitli
nedenlerle engellenmeye çalışıldığını, toplum tarafından da ayıplanıp
yadırgandığını müşahede etmekteyiz. Oysa Kura’n’da yer alan “içinizden
bekar olanları...evlendirin”[1]
ayeti eşi olmayan herkesi kapsamakta ve bu durumdaki kişilerin evlenmesine
yardımcı olmanın başta aileler olmak üzere tüm toplumun görevi olduğunu
ifade etmektedir. |
|