|
02.09.2005
|
|
Gözler dehşetten kamaşacak,
ay tutulacak, güneş ve ay kararacak, insanlar sığınacak bir yer
bulamayacaktır.
Kıyâmet'in Allah’ın diledikleri hariç göklerde ve yerdeki bütün canlıların
öleceği bu ilk safhasının ardından Sûr'a ikinci defa üflenmesiyle ikinci
safhası başlayacak ve tüm insanlar yeniden dirileceklerdir.
Bütün insanların tâbî oldukları
kişilerle birlikte çağrılacağı
o günde, insanlar gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi
kabirlerden çıkıp davetçiye doğru koşacaklardır. Bu arada kâfirler "bu zor
bir gün" diyerek korkularını dile getireceklerdir.
0 gün kişi kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından
kaçacaktır. Çünkü o gün herkesin kendini meşgul edecek bir işi olacaktır. O
gün dünyada Rabbinin rızasına göre yaşayanların yüzleri parlayacak, gülecek
ve sevinçli olacaklardır. Kâfirlerin ve günaha dalanların yüzlerini ise toz
toprak içinde kalmışçasına siyahlık bürüyecektir.
Kıymetli müminler!
İnsanların dünyadaki davranışlarına göre değerlendirilip, Cennet'e veya
Cehennem'e gönderileceği kıyamet gününde, yüzlerimizin parlak ve sevinçli
olması için yaşantımızı tekrar gözden geçirelim. Unutmayalım ki o gün
dünyada işlendiğimiz hiçbir ayrıntı değerlendirme dışı tutulmayacaktır.
Hutbemizi bu durumu ifade eden bir ayet meali ile bitirelim. “(O gün)
(amellerin yazılı olduğu) kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın
içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. “Eyvah bize! Bu nasıl bir
kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!”
derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Rabbin hiç kimseye
zulmetmez”.
[16]
Kehf, 18/49. |
|
Muhterem cemaat!
Kâinâtta bulunan
her şey bir gün altüst olup bütün insanlar ve diğer canlılar ölecek,
ardından ölen tüm insanlar yeniden dirilecektir. İşte bu duruma kıyâmet
denmektedir. Kıyâmet, ahiret hayatının başlangıcıdır. Kıyâmetin peşinden
gelecek olan, Hesap, Mizan, Cennet veya Cehennem ahiret hayatının devamını
oluşturur. Bu nedenle âhiret inancı, Kıyâmet ve onun peşinden gerçekleşecek
olayların hepsine birden inanmayı kapsar.
Kıymetli müminler!
Kur’an’ı Kerîm’de kıyâmetin
kesin olarak gerçekleşeceği,
bu konuda herhangi bir şüphenin söz konusu olmadığı,
ansızın gelip çatacağı
ifade edilmektedir. Ancak, kıyâmetin zamanı konusunda Allah'tan başka hiç
kimsenin bilgisinin olmadığı hatırlatılmaktadır.
Nitekim Kur’an’da kıyametin zamanı konusunda Peygamberimiz’e yöneltilen
sorularla ilgili olarak şöyle buyurulmaktadır: "Sana, kıyâmet'in ne
zaman kopacağını soruyorlar. Sen onu nereden bileceksin! Onun bilgisi varıp
Allh’a dayanır”.
Yine Cebrail’in “kıyâmetin ne zaman kopacağı” şeklindeki sorusuna
Peygamberimiz’in "Kendisine sorulan sorandan daha bilgili değildir”
şeklindeki cevabı da bu konuda Peygamberlerin dahi bilgi sahibi olmadığını
açıkça ortaya koymaktadır. O halde günümüzde kıyâmetin ne zaman
gerçekleşeceği ile ilgili yorum ve tahminlerin bir anlam taşımadığını
söyleyebiliriz.
Muhterem müslümanlar!
Kıyâmet iki safhada
gerçekleşecektir. Kur’an’ı Kerim’in ifadesiyle, Sûr'a ilk defa üflenince
şiddetli bir sarsıntı meydana gelecek, bunun etkisiyle gök yarılacak,
yıldızlar saçılacak, denizler kaynayıp fışkırtılacak;
gök erimiş maden gibi ve dağlar atılmış yün gibi olacaktır.
Emzikli kadınlar emzirdiği çocuklardan vazgeçecek, hamile kadınlar
karnındaki çocuğu düşürecek, insanlar sarhoş olmadığı halde sarhoş gibi
görüneceklerdir. |