|
Aziz
Mü’minler!
Allah’ın nimetlerine lâyık olmak çok büyük bir şeref ve tarif edilemez bir
mutluluktur. Bu şeref ve mutluluk, ancak o nimete lâyık bir sorumlulukla ve
ona verilen emeğin kıymetini bilmekle mümkün olur. Şimdi şöyle soralım
kendimize:
Biz bu nimetlerin sorumluluğunu idrak edebiliyor muyuz?
Bir lokma ekmeğin değerini biliyor muyuz?
Elimizde tuttuğumuz mucizenin farkında mıyız?
Sorumsuzca tüketip israf ettiğimizde, başta onu yaratan yüce Allah olmak
üzere, tohum halinden lokma oluncaya kadar geçen sürede emeği geçenlere
karşı da saygısızlık yapmış olacağımızın farkında mıyız?
Sevgili
kardeşlerim! Araştırmalara göre ülkemizde, günde yaklaşık 120 milyon ekmek
üretiliyor. Bu miktarın onda dokuzu tüketiliyor, geri kalan onda biri ise
çöpe atılıyor. Bu demektir ki bu günün rakamlarıyla her gün yaklaşık 12
milyon ekmek çöpe atılarak israf edilmektedir. İsraf ise haramdır ve büyük
günahtır. Nitekim Kur’an-ı Kerimde; “Yiyin, için fakat israf etmeyin,
çünkü Allah israf edenleri sevmez”
buyurulmaktadır.
Aziz
Kardeşlerim!
Hiç birimiz, tek başına, milyonlarca ekmeği çöpten kurtarabilecek güce
sahip değildir. Fakat bu israfın, bir çoğumuzun ihmali ile meydana
geldiğini unutmayalım. Belki evimizde, belki iş yerinde yahut daha başka
bir yerde, bu israfı bizler yapıyoruz. O halde çözümü de bizler bulmalıyız.
Her birimiz, bir ekmeği, yahut tek bir lokmayı kurtardığımızda bu israfın
önüne geçmiş olacağımızı unutmayalım.
Hutbemi, Sevgili peygamberimizden, ekmeğe saygı örneği bir hatıra ile
bitiriyorum:
Hz. Âişe validemiz anlatıyor. Bir gün Allah’ın Rasulü odama gelmişti. Yere
düşmüş bir ekmek parçası görünce onu aldı ve “Ey Aişe, nimetin kıymetini
bil. Çünkü şu ekmek bir toplumdan nefret edip kaçtı mı bir daha ona
dönmez.”
buyurdu.
[1]Abese, 80/24
[2]A’raf, 7/31
[3]İbn
Mace, Et’ime 52, h.no:3353
|