|
09.09.2005
|
|
Bu ve benzeri
ayet ve hadisler ilmin mutlak değerine işaret etmişlerdir. Bedir’de esir
alınan müşriklerin 10 Müslüman’a okuma-yazma öğretmeleri halinde serbest
bırakılmaları, oldukça anlamlıdır. Bu uygulama, Sevgili Peygamberimizin ve
O’nun tebliğ ettiği Yüce İslam Dini’nin, okuma ve yazmaya, dolayısıyla ilim
öğrenmeye ne derece büyük önem atfettiğinin en güzel göstergesidir.
Muhterem
Cemaat!
Yüce Allah’ın bizlere birer emaneti olan çocuklarımız arasında yozlaşma ve
kendi milli değerlerine yabancılaşma daha fazla yaygınlaşmadan gerekli
tedbirleri almalıyız. Unutulmamalıdır ki yeni yetişen nesiller, milletlerin
geleceği ve en önemli güç kaynağıdır. Bu sebepledir ki her millet, kendi
geleceğini garanti altına almak, milli ve manevi değerlerini yükseltip
geliştirmek maksadıyla bilgili, görgülü, çalışkan ve üretken nesiller
yetiştirmeye özen göstermektedir. Eğer yeni yetişen nesiller eğitimden
mahrum bırakılırlarsa veya iyi eğitilmezlerse uyuşturucu, alkol, tembellik,
kapkaççılık veya zararlı akımların ağına düşmeye müsait hale gelirler.
Geleceğimizi
emanet edeceğimiz çocuklarımızın bu kötülüklerden uzak kalması; ailesine,
vatanına, milletine ve bütün insanlığa faydalı bireyler olarak yetişmesi,
hepimizin en büyük arzusudur.
Aziz Müslümanlar!
Bu hafta okullarımız yeni bir eğitim-öğretim yılına başlıyor. Eğitimin
temeli ailede başlar; okulla ve çevreyle devam eder. Her çocuk, ailesinden,
okulundan ve çevresinden edindiği bilgi ve davranışların etkisi altındadır.
Bu noktada, kız-erkek ayrımı yapmaksızın çocuklarımızın eğitimi için bütün
imkanlarımızı seferber edelim.
Unutmayalım!
İslam’ın gayesi, insanı kemale erdirmektir. Bu da ancak nesillerimizi iyi
eğitmekle mümkündür.
|
|
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Allah Kutsal Kitabımız Kur’an’da: “Sakın cahillerden olma!”
“Cahillerden yüz çevir”
buyuruyor…
Kur’an-ı
Kerim’in pek çok ayetinde ve O’nun tefsiri mesabesindeki hadis-i şeriflerde
cehalet yerilmiş; ilim tahsili, okuyup-yazma teşvik edilerek övülmüştür.
Sevgili Peygamberimize ilk vahyolunan ayet de “Oku” emriyle
başlamıştır.
İslam; ilme,
okumaya, öğrenmeye büyük önem vermiş; ilim öğrenmeyi kadın-erkek her
Müslüman’a farz kılmıştır. Bu konuda karşılaşılabilecek bütün zorluk ve
meşakkatlere rağmen ilim öğrenmeyi tavsiye ederek, ilim rütbesini en büyük
rütbe olarak kabul etmiştir.
Değerli Kardeşlerim!
Müslümanlıkla cehalet birbiriyle bağdaşmaz. Cehaletin ve geriliğin İslam’da
asla yeri yoktur. Çünkü cehalet, insanın şeref, haysiyet ve onurunu ayaklar
altına düşüren en kötü sıfattır. Bu sebeple, İslam öncesi Arap toplumundan
bahsedilirken o döneme cahiliyye dönemi denilmesi; müşriklerin
lideri için de cehaletin babası anlamına gelen “Ebu Cehil”
lakabının verilmesi çok anlamlıdır.
Kur’an-ı
Kerim’de: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”
buyruluyor. Sevgili Peygamberimiz de: “İlim, mü’minin yitik malıdır. Onu
nerede bulursa alsın.”
buyuruyor. |