|
11.02.2005
|
|
Bile bile
haram işlemek, haramlarda ısrar etmek büyük günahtır. İşlenen haramdan bir
an önce vazgeçilmeli, pişmanlık duyup tövbe edilmelidir. Allah’ın açıkça
haram kıldığı bir şeyin helal; helal kıldığı bir şeyin de haram olduğunu
söylemek, Allah korusun, insanı dinden çıkarır. Bu konuda bilgili ve hassas
olmamız gerekiyor.
Aziz
Mü’minler!
Haram ve helal
konularında duyarlı olmak, bizi yaratan, ilim ve kudreti ile takip ve
kontrol altında bulunduran Allah'a olan imanımızı kuvvetlendirir ve zinde
tutar. Buna karşılık helal-haram çizgisine dikkat etmeden yaşanan bir
hayat, fıtratın sağladığı iyiye yönelme eğilimlerini köreltir. Kötü ve
zararlı eğilimlerin önünü açar; İnsan çok kere sebebini anlayamadığı bir
huzursuzluğa ve mutsuzluğa düşer.
Haram-helal
konusunda göstereceğimiz hassasiyetin önemini ortaya koyması açısından şu
hadis-i şerif oldukça dikkat çekicidir:
“Helal bellidir, haram bellidir. Bu ikisinin arasında bir çok kişinin
bilmediği şüpheli şeyler vardır. Kişi bunlardan sakınırsa dinini, onur ve
haysiyetini korumuş olur. Şüpheli şeylerden kaçınmayanlar,
koruluğun kenarında hayvanlarını otlatan kimse gibidir. Kolladığı
hayvanların her an koruluğa dalması mümkündür. Dikkat edin her hükümdarın
bir koruluğu vardır, Allah’ın koruluğu da haram kıldığı şeylerdir...”(3)
Muhterem
Müslümanlar!
Dinimiz,
helalinden kazanıp meşru ve mubah yerlere harcamamızı ve aşırılıktan
kaçınmamızı emretmektedir. Nitekim Kur’an-ı Kerîm’de: “Size rızık
olarak verdiğimiz şeylerin temiz ve helal olanlarından yiyin. Bu konuda
aşırı da gitmeyin, yoksa üzerinize gazabım iner. Gazabım kimin üzerine
inerse o muhakkak helak olur”(4)
buyurulmaktadır.
________________
1-Bakara, 2/185.
2-Talak, 65/1.
3-Buhârî, İman, 39.
4-Tâhâ,
20/81 |
|

|
|
Tâhâ, 20/81 |
|
HELAL
VE HARAM DUYARLILIĞI |
|
|
|
Aziz
Mü’minler!
İrade sahibi
insan için esas olan, iradesini serbest olarak kullanabilmesi, dilediği
gibi davranabilmesidir. Ancak davranışlara hiçbir sınırlama getirilmemesi
halinde hayatın çekilmez bir hal alacağı da açıktır. Bu sebeple, insanlara
dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamanın yollarını gösteren dinimiz İslam,
bazı şeyleri ve davranışları yasaklamış, bazılarını ise serbest
bırakmıştır. Allah’ın açıkça yasakladığı şeylere “haram”, yasaklamayıp
serbest bıraktığı şeylere de “helal” diyoruz. Mesela,
başkasının malını gasp etmek, faiz alıp vermek
haram, ticaret ve alış veriş yapmak, çalışıp kazanmak helal; zina etmek
haram, evlenip yuva kurmak helaldir. Bir başka ifade ile, Allah’ın emir ve
yasaklarına uymamak haram; yasaklamadığı konularda dilediğince davranmak
helaldir.
Muhterem
Müslümanlar!
Dinin
getirdiği yasaklar ve kısıtlamalar hayatı zorlaştırmaya değil;
kolaylaştırmaya yöneliktir. “Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez”(1)
ayeti bu gerçeği ifade etmektedir. Hayatımızın verimini azaltan ve bize
zararlı olan şeyleri Kur'an, “kötü ve çirkin” diye nitelerken; sahip
olduğumuz insanî değerleri korumamızı sağlayan, bizi yücelten şeyleri de
“güzel ve temiz” diye nitelemektedir.
Haramlar
Allah’ın koymuş olduğu sınırlardır. Yüce Allâh,
“..Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa şüphesiz kendine zulmetmiş olur.”(2)
buyurmaktadır. Allah’ın haram kılmış olduğu şeylerden, kendi bakış açımızla
“küçük” diyebileceklerimiz de, “ciddi” gördüklerimiz kadar önemsenmelidir.
|
|