|
15.04.2005
|
|
saygı ve merhametin evlada
dönüştüğü Hz. Fatıma’lar edep timsali Hz.Hasanlar, Hz.Hüseyinler
yetişmiştir. Hasılı bütün bu güzellikler Kutlu elçinin yuvasında insanlık
için birer sembol haline gelmiştir.
Değerli Kardeşlerim!
Çağımızda toplumlar büyük ailevî
problemlerle karşı karşıyadır. Boşanan çiftlerin, yıkılan ailelerin,
şefkat, saygı ve sevgi ortamından mahrum eş ve yavruların sayısı gün
geçtikçe artmaktadır. Öyle ki, “anneciğim, babacığım, evladım” gibi
sevgi ve şefkat yüklü sözcüklere hasret kalan insanlar hiç de az değildir.
Bu problemlerin aşılmasında Allah’ın en güzel örnek olarak takdim ettiği
kutlu elçinin aile yapısını süsleyen değerlerin hayata geçirilmesi
kaçınılmazdır. O yüce Resul bir eş olarak;
“Mü’minlerin imanca en mükemmeli, ahlaken en güzel olanlarıdır ve hayırlı
olanlarınız da ailesine karşı hayırlı olanlardır.”,
“Bir kimse hanımına kin duymasın; zira onda hoşlanmadığı huyları varsa buna
karşılık, memnun kalacağı huyları da vardır.”
diye ümmetine sesleniyordu. Hz. Peygamber; “Küçüğümüze merhamet etmeyen ve
büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.”
diyordu.
Kardeşlerim!
Müminler olarak eşimize, çocuğumuza Hz.
Peygamberin sadakatini, sevgisini, merhametini, fedakarlığını göstermenin
gayreti içinde olalım. Ailemizde ahlak, edep, hoşgörü, haklara saygı temel
prensipler olmalıdır. Bu prensipleri hayata geçirmek, hem inancımızın hem
de sağlıklı ve erdemli bir toplum olmanın gereğidir.
Hutbemi başlangıçta okuduğum âyetin
mealiyle bitirmek istiyorum: “İçinizden kendileriyle huzura kavuşacağınız
eşler yaratıp, aranızda sevgi ve rahmet var etmesi, Allah’ın varlığının
belgelerindendir. Bunlarda düşünen bir toplum için dersler vardır.”
|
|

|
|
Rûm,30/21 |
|
KUTLU ELÇİNİN AİLE HAYATI
|
|
|
|
Değerli Müminler!
Yüce Allah, insanı diğer varlıklardan
üstün kılmış, farklı cinslerin bir araya gelerek, sevgi ve saygı temeline
dayalı huzurlu aileler kurmalarını istemiştir. Zira aile, toplumun temeli
ve çekirdeğidir. Aile, belirli bağlarla birbirine bağlı olan,
karşılıklı hak ve ödevlere sahip bireylerin oluşturduğu bir kurumdur.
Eşler için huzur, paylaşım ve iffet mekanı; çocuklar için terbiye, sevgi ve
şefkat ocağı olan ailenin son derece önemli olduğu inkar edilemeyecek bir
gerçektir. Bu nedenledir ki ilk insan ve ilk peygamber hayata eşiyle ve
ailesiyle başlamıştır. Aile hayatında dertler, kederler, problemler bir
bütünün parçaları olan aile bireyleri arasında paylaşım ve fedakarlıkla
hafiflerken, sevinçler bayrama dönüşür. Anne-babanın şefkat kucağında
yetiştireceği merhamet, doğruluk, dürüstlük gibi milli ve manevi değerlere
saygılı yavrularla toplumun geleceği teminat altına alınır.
Saygıdeğer Müslümanlar!
Yüce
Kitabımız Kur’an’da hemen her konuda bizler için en güzel örnek olarak
gösterilen Peygamberimiz Hz. Muhammed’in sadakat, fedakarlık, sevgi,
hoşgörü ve mutluluk örnekleriyle dolu aile hayatı da ayrı bir önem arz
etmektedir. Alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Peygamber sadakat sahibi
bir eş, sevgi ve şefkati eksilmeyen bir baba, emin ve fedakar bir dost idi.
Onun aile yuvasını, huzur, paylaşım, adalet, fedakarlık ve saygı tabloları
süslerdi. Allah Resulünün baba olduğu aile ocağında, coşkun ırmaklar gibi
gönülden fışkıran muhabbet, şefkat, merhamet ve değer verme, yokluğu
hissedilmeyen temel unsurlardı. Onun yuvası, eşiyle, çocuğuyla insanî
erdemlerin yaşandığı bir yuvadır. Bu duygu ve temeller üzerine kurulan
aileden, eş olarak sadakatin asla esirgenmediği Hz. Hatice’ler, bilgi ve
hikmet kaynağı olan Hz. Aişe’ler, sevgi, |
|