|
22.07.2005
|
|
Bakara
Suresinin 177. ayetinde ise, gerçek iyilik ehline tavsiye edilen salih
amellerin çerçevesi şöyle çizilmektedir:
“Yüzlerinizi
doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Gerçekte iyilik, Allah'a,
ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan
sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa,
isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru
kılan, zekatı veren ve söz verdiğinde sözünde duranlar ile; zorda,
hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenlerin tutum ve
davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da
bunlardır.”[4]
Değerli
Kardeşlerim,
İnsana gerçek değeri kazandıran ilim, fikir ve kültüre hizmet etmek de, tüm
hayatı kuşatan ve renklendiren en kıymetli ibadetlerdendir. Hayatı salih
amelin en güzel örnekleriyle dolu olan sevgili peygamberimiz, insan
yetiştirmeyi, ilme ve insanlığa hizmet etmeyi, sevabı hiç kesilmeyen salih
ameller olarak nitelendirmiştir. Allah rasulü, bize ışık tutan bir hadis-i
şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: "İnsan ölünce ardından amel defteri
kapanır. Ancak üç şey müstesnadır ki onlar sebebiyle kişiye iyilik
yazılmaya devam eder. Bunlar: sadaka-i cariye; istifade edilen ilim ve
kişinin ardından duacı olacak salih bir evlâttır."
Muhterem
Kardeşlerim,
Bir müslümanın, imanını salih amellerle ibadet anlayışı içerisinde
bütünleştirerek bütün davranışlarını güzelleştirmesi gerekir. Hutbemi, iman
ve salih amele vurgu yapan Asr suresinin mealiyle bitiriyorum: "Asr'a yemin
olsun ki hiç şüphesiz insanlık hüsrandadır. Ancak iman edip salih amel
işleyenlerle, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna."
[1]el-Beyyine,
98/7
[2]en-Nahl,
16/97
[3]el-Ankebût,
29/9
[4]Bakara Suresi, 177
[5]Müslim, Vasiyet 14 |
|
Muhterem Mü’minler,
İnsanların dünya ve ahiret mutluluğunu hedefleyen dinimiz, bu gayenin
gerçekleşmesi için çalışmayı temel kural olarak getirmiştir. Gayret
göstermeden başarı elde etmenin mümkün olmadığını ilan eden Kur’an-ı Kerim,
temel ibadetlerin yanında, çalışmayı da ibadet kapsamında ele alarak
yararlı işler yapmanın önemini vurgulamıştır. Böylece, insanın Yüce Allah’a
kulluğu, tek bir şekil, belirli zaman ve mekanla sınırlandırılmamış,
ibadetin, Yaratıcı ile insan arasında hiç kesilmeyen bir bağ ve hayatın her
anını kuşatan davranışlar bütünü olduğu belirtilmiştir. Öyle ki, kişinin
mü’min kardeşinin yüzüne tebessümle bakması bile salih bir amel olarak
nitelendirilmiştir.
Değerli Mü’minler,
İbadet
kapsamında ele alınan salih amel, Yüce Yaratıcı’nın hoşnutluğunu kazanmak
için yapılan fert ve topluma yararlı her iştir. Kur’an-ı Kerim’de
"Muhakkak ki
iman edip salih amel işleyenler, yaratılanların en hayırlısıdırlar."
[1]" Erkek veya kadın, kim mü’min olarak faydalı işler
yaparsa, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve karşılığını, yapmakta
olduklarının en güzeli ile vereceğiz.
"[2]
ayet-i kerimeleriyle faydalı işler yapan kişiler övülmüştür.
"İman edip
salih amel işleyenleri iyilerin arasına koyarız.
"[3]
ayetiyle de, faydalı işler yapanların iyilik ehli oldukları
bildirilmiştir. |