|
25.02.2005
|
|
Kumar ve benzeri kötü alışkanlıklar hakkında Yüce Rabbimiz şöyle
buyuruyor: “Ey İman edenler! (Aklı örten ) içki ( ve benzeri şeyler) ,
kumar, dikili taşlar, fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir.
Onlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz. Şeytan, içki ve kumarla, ancak
aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah’ı anmaktan ve namazdan
alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?”(2)
Aziz Mü’minler!
Bütün kötü alışkanlıklar
gibi kumar da, müptelasını kendine esir ederek onun üretkenliğini elinden
alır, ruh ve beden sağlığını bozar, onu toplumla uyumsuz bir birey haline
getirir, cinayete, hırsızlığa ve soygunlara yöneltir. Bir çok aile
felaketinin arkasında da kumar illeti yatmaktadır.
Gelişen
teknolojik şartlar, artık kumarı masa başında ve birkaç kişi tarafından
oynanır olmaktan çıkarıp; büyük kitlelerin iştirak ettiği sayısız kumar
türünü de ortaya koymuştur. Bugün sanal ortamda, kumar rahatlıkla
oynanabilmektedir. Bu sebeple, çocuklarımız, gençlerimiz kumarın ve diğer
kötü alışkanlıkların pençesine düşme tehlikesi ile her zamankinden daha
fazla karşı karşıya kalmaktadırlar. Onun için, çocuklarımızın bu konuda
koruma ve yönlendirmemize muhtaç oldukları gerçeğini göz önünde tutalım.
Onların bir hastalığa yakalanmaması için nasıl gerekli önlemleri almaya
çalışıyorsak, aynı şekilde onların kumar gibi kötü alışkanlıklara
yakalanmamaları için de her türlü tedbiri almalıyız.
Değerli Müslümanlar!
Hutbemi Nisâ Suresinin 29. ayetinin mealiyle bitirmek istiyorum: “Ey
iman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret dışında, birbirinizin
mallarını haksızlıkla yemeyin.”(3)
_______________________
1-Ahmed
İbn-i Hanbel, Müsned; IV,141,
2-Maide,
5/90-91.
3-Nisa, 4/29 |
|
Muhterem Müslümanlar!
Dinimiz, dünyayı daha iyi yaşanır hale getirmek ve insanca bir hayat
sürebilmek için çalışıp kazanmayı, Allah’ın verdiği nimetlerden
olabildiğince yararlanmayı emir ve tavsiye eder. Ancak, davranışlarımızdaki
temel değer ölçüsünü oluşturan meşruiyet şartı, çalışıp kazanma
faaliyetleri için de geçerlidir. Bu sebeple Müslümanın, meşruiyet alanı
içinde ve helal yolla gerçekleşmeyen işleri yapması yasaklanmıştır.
Kazancın helal olması, meşru yollardan elde edilmesine bağlıdır.
Geçimin helal yollardan sağlanması, Dinimizce ibadet olarak
değerlendirilmiştir. “Hangi kazanç en temiz ve en helal yolla elde
edilmiş olur?” diye sorulduğunda Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.),
“Kişinin el emeği ile ve kimseyi aldatmaksızın yaptığı meşru ticaret
yoluyla elde ettiği kazançtır.” cevabını vermiştir.(1)
Değerli Kardeşlerim!
Temel kazanç prensiplerine aykırı olması, çalışıp üretme yeteneğini
köreltmesi ve çalışmadan kazanma arzusunu kamçılaması gibi daha pek çok
olumsuz sonuç doğuran kumar, Dinimizce kesin olarak yasaklanmıştır.
Kumar oyunlarının temel niteliği, hiçbir emek sarf edilmeden, haksız
yere kazanılmış olmasıdır. |