|

|
|
Zira Cenabı Hak eşlerin birbirleriyle iyi
geçinmelerini, hoşlanmadıkları bazı şeylerde bile Allah’ın bir çok hayır
yaratmış olabileceğini bildirmiş, Sevgili Peygamberimiz de kişinin hanımından nefret etmemesini, zira onda hoşlanmadığı huylar yanında, hoşlandığı huyların da bulunacağını belirtmiştir.
Aziz Müminler!
Her türlü gayret ve iyi
niyete rağmen evliliğin devam etmesi mümkün gözükmüyorsa Dinimiz, boşanmayı
meşru kabul etmiştir. Ancak Sevgili Peygamberimiz boşanmayı “Allah katında
en sevilmeyen helal olarak”
nitelendirmiştir. Zira boşanma sadece eşleri ilgilendirmemekte, aynı
zamanda eşlerin ailelerini ve anne-babadan kopuk bir hayata mahkum olan
çocuklarını da derinden yaralamakta ve etkilemektedir. Boşanmanın yükünü en
fazla onlar çekmektedirler. Şüphesiz bir çocuk fiziksel ve psikolojik
gelişimini en güzel şekilde ailesinin içinde tamamlar. O, hem annenin hem
de babanın ilgisine, sevgisine, şefkatine son derece muhtaçtır. Onun ruhsal
ve zihinsel açıdan sağlıklı gelişimi, her şeyden önce sıcak bir aile
yuvasına sahip olmasına bağlıdır.
Parçalanmış aile çocuklarında uyum ve
davranış sorunları ortaya çıkabilmekte, eğitimleri yarım kalmakta kimi
zaman sokağa ve suç ortamına itilmekte, uyuşturucuya yönelme gibi durumlar
yaşanabilmektedir. Sonuçta, fert ve toplum olarak problemli bireylerle
karşı karşıya kalınabilmektedir.
Muhterem Müslümanlar,
Eşler, boşanmanın dinimizde hoş
karşılanmadığı bilinciyle evliliklerini karşılıklı anlayış ve hoşgörü
içerisinde, sevgi ve saygı temeline dayalı olarak devam ettirme gayretinde
olmalıdırlar. Öncelikle kendilerine ve çocuklarına, sonra da çevrelerine
mutlu bir aile yuvası örneği sunmalıdırlar. Boşanmaların sadece boşanan
eşleri değil öncelikle istikbalimizi emanet edeceğimiz ciğerparemiz olan
çocuklarımızı hiç de hak etmedikleri bir ortama mahkum ettiğini
unutmamalıyız.
[1]Rûm, 30/21 .
[2]Tevbe 9/71
[3]Nisâ, 4/19.
[4]Ahmed b. Hanbel, Müsned, II/329
[5]Ebu Davud, Talak, 3.
|