|
29.04.2005
|
|
Muhterem Müslümanlar!
Allah’ın
bir tek ilah olduğunu; O’nun şanına yaraşmayan sıfat ve nitelemelerden uzak
bulunduğunu, babalık ve oğulluk gibi beşere ait sıfatların ise Allah’a
isnat edilemeyeceğini, bu düşünce ve inancın Allah’a ortak koşmak olduğunu
bize bildiren Kur’ân’dır. Nitekim bize şöyle seslenmektedir: ”Yahudiler,”Üzeyir
Allah’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar ise, İsa Allah’ın oğludur”
dediler. Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan)
sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin
söylediklerine benziyor. Allah onların hakkından gelsin. Nasıl da haktan
çevriliyorlar! “
“(Yahudiler) Allah’ı
bırakıp hahamlarını; (Hıristiyanlar ise) rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i
rab edindiler. Oysa bunlar da ancak, tek olan Allah’a ibadet etmekle
emrolunmuşlardır. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. O, onların ortak
koştukları her şeyden uzaktır.”
Değerli Mü’minler!
Peygamberlerin vahiy
alan insanlar olduklarını, ancak ilah olmadıklarını; ibadetin sadece
Allah’a yapılacağını, peygamberliğin de Hz. Muhammed (a.s.) ile son
bulduğunu, Ondan sonra peygamber gelmeyeceğini bize yine, Kur’an haber
vermektedir. Kutsal kitabımız Kur’ân’dan ve Dinimiz İslam’dan Milletimizi
ve özellikle gençlerimizi soğutmak isteyen sinsi çalışmalar olabilir. Ancak
bizler bunlara karşı uyanık olmalı meal ve tefsirini okuyarak yüce
Kitabımızı öğrenmeli ve onu yavrularımıza da öğretmeliyiz. Hutbemi tevhidi
en güzel şekilde ifade eden İhlas süresinin mealiyle bitiriyorum: “De ki:
“O Allah’tır, bir tektir.” “Allah Samed’dir. (Her şey O’na muhtaçtır, O
hiçbir şeye muhtaç değildir.)”. “Ondan çocuk olmamıştır (Kimsenin babası
değildir). Kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu değildir).” Hiçbir şey
O’na denk ve benzer değildir”.
[1]
Tevbe: 30
[2]
Tevbe: 31
[3]
İhlas :1-4
|
|
Aziz Mü'minler!
Kur’an, alemlerin
Rabbi Allah tarafından Peygamberimiz Hz. Muhammet Mustafa (a.s.) e
indirilen son ilahi kitaptır. O, doğru yolu gösteren hidayet kaynağıdır.
Kur’an, insan sözü değil, Allah kelamıdır. İndirildiği gibi korunmuş, bir
harfi bile değişmemiş ve değişmeyecektir. Kur’ân insanlığı şirk ve küfür
batağından alarak tevhit inancına yükseltmeyi hedeflemiştir.
Değerli Kardeşlerim!
Zulmün
yerine adaleti, fitne ve fesadın yerine huzur ve sükunu gerçekleştirecek
ilkeleri koyan Kur’ân’dır. Bitmez tükenmez düşmanlıkları ortadan kaldırıp;
genelde insanların, özelde ise müminlerin kardeşliğini bildiren Kur’ân’dır.
Kadına insan muamelesi yapmayan hatta ona hayat hakkı tanımayan bir
dünyada, ona layık olduğu değeri veren Kur’an olmuştur. Fakirin, yoksulun
ve yetimin haklarını koruyup varlıklı insanlara bu konuda sorumluluk
yükleyen Kur’ân’dır.
Açık ve gizli
bütün yaptıklarımızın hepsinin amel defterine kaydedildiğini, sevabımızla
günahımızla kıyamet günü önümüze konacağını, hiçbir şeyin saklı ve gizli
kalmayacağını, verilen nimetlerin bir gün hesabının sorulacağını bildiren
Kurân’dır. Zulüm ve haksızlık yapanlara, İslam’a, Kur’ân’a ve İslam
Peygamberine dil uzatan, insanlara ve diğer canlılara haksızlık edenlere
Allah’ın azabının çetin olacağını haber veren yine Kurân’dır. Mü’minlere
müjdeler verip, Cenneti anlatan, Ona teşvik eden ve Cennete giden yolları
gösteren; Cehennemi tanıtıp, sakınalım diye Cehenneme götüren yolları ve
davranışları da haber veren Kur’ân’dır.
|