|

|
|
Hz. Adem'in cennetten yer yüzüne indirilmesi, Hz. Nuh (a.s.)'ın tufandan
kurtulması, Hz. Musa (a.s.) ve ona iman edenlerin Firavun'un zulmünden
kurtulmaları gibi insanlık tarihinde dönüm noktası sayılabilecek bazı
önemli olayların bu ayda vuku bulduğu rivayet edilmektedir. İslam
tarihinde özel bir yeri olan Hz. Hüseyin’in Kerbelâ'da şehit edilmesi
olayı da yine bu ayda vuku bulmuştur. Bilindiği gibi, sevgili
peygamberimizin torunu Hz. Hüseyin, o dönemde cereyan eden siyasi
kargaşa ve çatışmalar neticesinde, müessif bir şekilde öldürülmek
suretiyle şehid edilmiştir. Bu üzücü olay, Hz.Peygamberi ve ailesini
seven mü’minlerin gönüllerinde silinmez izler bırakmıştır.
Değerli Müslümanlar!
Tarihte yaşanmış ve geri dönüşü olmayan böyle acı olayları tasvip etmek
mümkün değildir. Ancak, bunları hatırlamak, ders almak içindir. Bu olay,
bütün Müslümanları derinden sarsan ve kederlendiren acı bir tecrübedir.
Bu ve benzeri olaylar karşısında, sağduyulu hareket ederek Allah ve
Peygamber sevgisi etrafında kenetlenmeliyiz. Hz. Peygamberi, O'nun aile
fertlerini ve ashabını sevmek hepimizin müşterek heyecanı olmalıdır. İyi
bilelim ki, huzurlu bir toplum halinde yaşayabilmek, Yüce Dinimizin bize
öğrettiği karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı kardeşliği, birlik ve
beraberliği korumakla mümkündür.
Hutbemi Yüce Rabbimizin bu konudaki emriyle bitiriyorum; "Hep birlikte
Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin.
Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize
düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti
sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam
kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size
âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz."
[1] Müslim, Sıyam, 38. No:202
[2] Buhârî, Savm, 69. II, 251. Müslim, Sıyâm, 19 no:128.
[3] Buhârî, Savm, 69, II, 251.
[4] Tirmizî, Savm, 50. III, 128
[5]Al-i İmran, 3/103.
|
|
Muhterem Müslümanlar,
Hicri Takvimin ilk ayı olan muharrem ayının İslam
tarihinde önemli bir yeri vardır. Bu ayın onuncu gününe "aşure günü"
denilmektedir. Sevgili Peygamberimiz (a.s.) bu aya değer vermiş ve ;
“Ramazan orucundan sonra en fazîletli oruç, Allah’ın değer verdiği ay
olan muharrem ayında tutulan âşûrâ orucudur” buyurarak
bu ayda oruç tutmuştur.
Aziz Mü’minler,
Hazreti Aişe validemizden rivayet edilen bir hadis-i
şerifte, İslam öncesinde, Mekke halkının oruç tutmakta olduğu “âşûrâ”
gününde Peygamberimizin de oruç tuttuğu bildirilmektedir. Rasülullah
(s.a.v) Medîne'ye hicret ettikten sonra da bu orucu tutmuş ve mü’minlere
de tutmalarını tavsiye etmiştir.
Ramazan orucu farz kılındıktan sonra da Peygamberimizin tavsiyesi
üzerine bu oruç sünnet olarak tutula gelmiştir
“Âşûrâ orucu" olarak adlandırılan bu oruç, Muharrem ayının onuncu
günü tutulmakla birlikte, sünnet olan, bu günü bir öncesi veya sonrası
ile oruçlu geçirmektir.
Muhterem Kardeşlerim,
Tarihte geçmiş birtakım hadiselerin, Muharrem ayında
gerçekleşmiş olduğuna dair bazı rivayetler bu aya ayrı bir değer
verilmesine sebep olmuştur.
|