|

|
|
Onlar ilimle ameli, hayatla ahlâkı,
hikmetle irfanı, bugünle yarını, dünya ile ahireti buluşturan ve
barıştıran insanlık önderleridir.
Onlar güzelle çirkini, faydalı ile
zararlıyı, adaletle zulmü, ilimle cehaleti, samimiyetle gösterişi ayırt
eden insanlık rehberleridir.
Onlar, Yüce Yaratanla ve çevreyle olan
ilişkilerin, ahlâkın ve toplumsal hayatın temel ilkelerini ortaya koyan
insanlık öncüleridir.
Âdem insanlığın atası, Nuh zanaatın /
tekniğin simgesi, İbrahim, İsmail ve Yakup sabrın sembolü, Yusuf vefanın
ve asaletin adı, Musa hukukun, özgürlük savaşının ve ahdin timsali, İsa
sevginin, rahmetin ve bağışlamanın adresi, Muhammed Mustafa (s.a.s.)ise;
aklın ve ilmin, ahlâkın ve vefanın, sabrın ve metanetin, şefkat ve
merhametin, haklıyken özveride bulunmanın, haksızlığa karşı en gür
sesin, batıl inanç, bilgisizlik ve kör inada karşı yüreğini ortaya
koymanın adıdır...
Allah’ın sevgili kulları!
Biz peygamberler ana-baba bir kardeşler
gibiyiz, diyen Allah Rasulü de bütün âlemlere rahmet olarak gönderildiği
hâlde veciz bir benzetmeyle kendisini Âdem ile başlayan peygamberler
binasının eksik kalan bir tuğlası olarak nitelendirmiştir. Yüce Rabbimiz
hutbemin başında okuduğum ayeti kerimede şöyle buyurmaktadır:
“Biz, Nuh’a ve ondan sonra gelen
peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e,
İshak’a, Yakup’a, torunlarına, İsa’ya, Eyyüp’e, Yunus’a, Harun’a ve
Süleyman’a da vahyetmiştik. Davut’a da Zebur vermiştik.”
Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed
(s.a.s.), peygamberler zincirinin son halkasıdır. Onun için Kur’an-ı
Kerim kendisini “hatemü’n-nebiyyîn”; “Peygamberlerin sonuncusu” olarak
nitelemiştir. Hazreti Peygamberle ve Kur’an-ı Kerim’le İslâm tamamlanmış
ve en mükemmel hâlini almıştır. Allah’ın hoşnut ve razı olduğu din
İslâm’dır. Sevgili Peygamberimiz, en yüksek ahlâkı tamamlamak üzere son
peygamber olarak gönderilmiştir. Bundan sonra insanlık, onun gösterdiği
yoldan yürüyerek kurtuluşa erecektir. Millî şairimiz merhum Mehmet Âkif
duygularımıza şöyle tercüman oluyor:
Dünya neye sahipse onun vergisidir hep;
Medyun ona cemiyeti, medyun ona ferdi.
Medyundur o masuma bütün bir beşeriyet
Ya Rab, bizi mahşerde bu ikrar ile haşret.
Müjdeler olsun Allah’ın kutlu elçilerini
kendisine örnek alanlara ve onların yolundan gidenlere! |
|
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Rabbimizin biz insanlara en büyük
lütfu ve inayeti, yol gösterici ve hidayet rehberi olarak gönderdiği
peygamberlerdir. Peygamberlere iman, İslâm inanç sisteminin ayrılmaz bir
parçasıdır. Allah’ın kutlu elçilerini saygı ve sevgi ile yad etmek,
hepsine salât ve selâm getirmek, yüce dinimizin bize en önemli
buyruğudur. Bakara sûresinin 285.âyetinde yer alan “Biz peygamberler
arasında ayrım yapmayız.”ifadesi sevgili Peygamberimizin Miraç hediyesi
olarak insanlığa getirdiği evrensel bir mesajdır. Biz Müslümanlar, bu
mesajla, insanlığın yolunu aydınlatan, onlara huzur
ve barış önderliği yapan bütün peygamberlere iman ederiz. Peygamberlere
saygıyı, imanımızın bir gereği kabul ederiz. Peygamberler olmasaydı
insanlık hidayet yolunu nasıl bulurdu? Nefsin ve şeytanın aldatmasına
karşı insanlığı kim uyarırdı? Huzur ve barış için kim sabır, metanet ve
itidal öncüsü olurdu?
Peygamberler, Yüce Rahmanın rahmet
mektebinin birer öğretmenidir. Kalp gözümüzü onlar açtı, doğru yolu
onlar gösterdi. Medeniyet adına insanlık onlara çok şey borçludur.
Peygamberler, insanları küfrün bataklığından, bir olan Allah’ın tevhit
yoluna, bilgi ve inancın aydınlığına çağıran kutlu elçilerdir. Bugün
gaflet, dalâlet, cehalet, fitne, kin ve intikam çıkmazında boğulan
insanlığın, onlara her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır.
Değerli kardeşlerim!
Bütün peygamberler aynı ilâhî sözün
elçileridir. Aynı kaynaktan fışkıran hayat pınarı, hikmet ışığı ve
hidayet rehberidir. |