yardımlaşma ve dayanışma içerisinde
olduğu zaman, Yüce Allah’ın yardımına mazhar olacakları
unutulmamalıdır. Bunun sonucunda, sevmek, saymak, güvenmek, merhamet
etmek, yardımlaşmak gibi huzur ortamının temel taşları olan değerler
hayata geçecektir. Kur'ân'ın öngördüğü kardeşlik doğrultusunda
olması gereken yardımlaşma ve dayanışma bütün bunları içeren bir
hayat biçimidir.
İslam Dini, bu hayat biçimini
şekillendiren nice mesajlar içermektedir. Nitekim Yüce Allah: "Mü'minler
ancak kardeştirler "[3]
buyurmuş, Sevgili Peygamberimiz de:
"Hiçbiriniz kendisi için
arzu ettiğini kardeşi için arzu etmedikçe iman etmiş olmaz"[4]
hadis-i şerifiyle, toplum dayanışmasının gereğini en güzel şekilde
ortaya koymuşlardır. Bunun en canlı örneği de hicretin ilk
yıllarında Mekke’den hicret ederek gelmiş olan Muhâcirler ile
Medine’nin yerlisi olan Ensâr arasında gerçekleştirilmiş olan toplu
bir kardeşlik anlaşmasıdır. Bu özel kardeşlik; her türlü maddi ve
manevi yardımı, karşılıklı ziyareti, birbirlerine ikram ve iyilik
yapmayı ve birbirlerini koruyup gözetmeyi içine alıyordu.
Değerli Kardeşlerim!
Kardeşlik, karşılıklı sevgi-saygı ve
toplumsal dayanışmaya, her zaman ihtiyacımız olduğunu unutmayalım.
Dinimizin öngördüğü dayanışma ve kardeşliğin tesisi kadar, korunması
ve sürdürülmesi de önem arz etmektedir. Bu nedenle, kin, haset,
gıybet, dedikodu, önyargı ve insanların gizli yönlerini araştırmak
ve onları çekiştirmek gibi insani ilişkilerimizi bozacak her türlü
kötü tutum ve davranıştan sakınmalıyız..
Hutbemi, bu hakikati vurgulayan bir
ayet mealiyle bitiriyorum: “Allah’a ve Rasulüne itaat edin ve
birbirinizle çekişmeyin, sonra gevşersiniz ve gücünüz, elden gider.
Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir. ”[5]
Seyid Ali TOPAL
Din İşl. Yük. Krl. Uzmanı
__________
[1] Maide, 5/2
[2] Tevbe, 9/71
[3] Hucurat 49/10
[4] Buhârî, imân, 7
[5] Enfâl, 8/46.