|
10.03.2006 |
|
|
|

|
|
O, bizim
sadık bir dert ortağımızdır. Huzur ve mutluluğumuzu onunla paylaştıkça
hayatımız daha bir anlam kazanır. Zaten aile yuvasının kuruluşunun temel
esprisi de bu değil midir? “İçinizden kendileriyle huzura
kavuşacağınız eşler yaratıp, aranızda sevgi ve rahmet var etmesi,
Allah’ın (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda
düşünen bir toplum için dersler vardır.”[2]
ayeti, duygu ve sözlerimize ne güzel de tercüman oluyor. Eşlerimizle
bizler arasında var olan sevgi ve rahmet ilahi kökenlidir. Unutmayalım
ki, onlar bize, biz de onlara Allah’ın birer emanetiyiz. Kur’an-ı
Kerim’de, mümin erkek ve kadınların birbirlerinin dostu oldukları ve
birbirlerine iyiliği tavsiye edip kötülükten sakındırdıkları [3]
bildirilmiştir. Acısıyla,
tatlısıyla bir ömür boyu beraber hayat sürecek eşlerin dostluğa,
karşılıklı sevgi ve saygıya herkesten daha çok ihtiyaçları olduğu
açıktır. Kur’an-ı Kerim’de “...Eşlerinizle, iyi geçinin. Eğer
onlardan hoşlanmazsanız (biliniz ki) Allah’ın hakkınızda çok hayırlı
kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz.”[4]
buyurulmaktadır.
Aziz Müslümanlar!
Kadın,
canımız kadar hatta ondan daha çok sevdiğimiz kızımızdır, evladımızdır.
Üzülerek belirtelim ki, kız evladını ikinci plana iten bazı yanlış tutum
ve anlayışlar varlığını hala sürdürmektedir. Unutmayalım ki, kız olsun
erkek olsun, onlar bize Yüce Mevlamızın sevinç ve mutluluk kaynağı
kıldığı, huzur kaynağı yaptığı nimetlerdir. Çocuklarımıza karşı davranış
biçimimizi, onlara göstereceğimiz şefkat ve merhametin ölçüsünü
cinsiyetleri belirlememelidir. Onların birinin hakkı diğerinden daha az
değerli ve kutsal değildir. Kız çocuklarının mirastan, eğitim ve öğretim
imkanından mahrum edilmeleri dinimizin esasları ile bağdaşmaz.
Hutbemi her
konuda bizlere örnek olan Rahmet Peygamberinin şu sözleriyle bitirmek
istiyorum: “Her kim kız
çocukları yüzünden bir sıkıntıya uğrar da onlara iyi bakarsa, bu
çocuklar onu cehennem ateşinden koruyan bir siper olurlar. ”[5]
“Her kim iki kız çocuğunu yetişkinlik çağına gelinceye kadar büyütüp
terbiye ederse, kıyamet günü o kimseyle ben yanyana bulunacağız”[6]
buyurdu.
Dr. Yaşar YİĞİT
Kurul Uzmanı
__________________
[1]Zariyat, 51/49.
[2]Rûm, 30/21 .
[3]Tevbe 9/71
[4]Nisâ, 4/19.
[5]Buhârî, Zekât 10, Edeb 18; Müslim, Birr 147.
[6]Müslim, Birr 149. |
|

|
|
Zariyat, 51/49 |
|
|
|
EVLAT, EŞ VE ANNE OLARAK KADIN |
|
|
|
Değerli Müminler!
Yüce Allah evrendeki her şeyi çift
yaratmıştır. Kur’an-ı Kerim’de, “Düşünüp ibret alasınız diye her
şeyden (erkekli dişili) iki eş yarattık.”[1] ayetiyle bu gerçek dile
getirilmektedir. Allah katında saygın bir yere sahip olan insan da
kadın ve erkek olarak yaratılmıştır. Her varlığın yaratılışında olduğu
gibi erkek ve kadının yaratılışında da sayısız hikmetler mevcuttur.
Kadınların geçmişte ve günümüzde gerek ailede gerekse toplumsal yapıda
her zaman hak ettikleri saygı ve değeri gördükleri söylenemez. Öyle ki
insanlık tarihinde kadının insan olup olmadığı tartışılacak kadar
insaftan uzaklaşılmış hatta o, namusa leke süren bir varlık olarak
düşünülmüş ve hayat hakkı hiçe sayılarak kumlara gömülecek derecede
vahşi muamelelere maruz kalmıştır. Üzülerek belirtelim ki, günümüzde de
boyut ve biçimi farklı olsa da benzeri uygulamalara şahit olmaktayız. Bu
muamelelere maruz kalan kadın, Allah’ın bize bir emaneti olan eşimiz,
Rabbimizin bize göz aydınlığı olarak verdiği kızımız, yaratılışımızda
hatta hayatımız boyunca ilk sığınağımız, anamızdır.
Değerli Müminler!
Kadın, anamızdır. Analarımız bizlerin
dünyaya gelmesine vesile olan fedakarlık sembolü kimselerdir.
Çekirdeğin toprağın yüreğinde hayat buluşu gibi, çocuk da anada hayat
bulur. Analar, çocuklarını hamilelik dönemlerinde büyük zorluklarla
taşımakta, çeşitli eziyet ve sıkıntılarla dünyaya getirmektedir. Doğum
sonrasında ise, uykularını bölerek çocuklarını merhamet ve şefkat yüklü
kucaklarında emzirmekte, onları en güzel ninnilerle uyutup, sevgiyle
büyütmektedir. Yaşımız her ne olursa olsun hepimiz annelerimizin sevgi,
şefkat ve merhametine muhtaç oluşumuzu derinden hissederiz.
Muhterem Müminler!
Bir eş
olarak kadın, hayat arkadaşımızdır. Hayatın zorluklarını, üzüntü ve
kederlerimizi onunla paylaşarak hafifletiriz. |
|