|

|
|
Muhterem Müslümanlar,
Kanının rengini bayrağımıza vermiş, aziz canını vatanımız
uğruna feda etmiş olan şehitlerimiz; bu yüce değerlerimizin
korunmasını, savunulmasını ve ilelebet yaşatılmasını bizlere emanet
etmişlerdir.Bu itibarla onları gönüllerimizde yaşatarak, emanetlerine
ne pahasına olursa olsun sadık kalmalıyız.
Milletimizin bitmez tükenmez gücüne, en güzel örnek
olarak tarihimizde parlayan Çanakkale Zaferi'nin, özellikle genç
nesillere iyi anlatılması, ecdadımıza borcumuz olduğu gibi, geleceğimiz
açısından da son derece önemlidir.Milletçe bu onurlu mirası aynı inanç
ve duyarlılıkla yarınlara taşımak en büyük görevimizdir.
Değerli Mü’minler,
Bu kutlu zaferin yıl dönümünde “Allah yolunda
öldürülenlere “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu
bilemezsiniz.” ayetiyle Yüce Allah’ın iltifatına mazhar olan aziz
şehitlerimize fatihalar gönderelim. Şanlı tarihimizi ve Çanakkale’yi
unutmayalım. Bugün üzerinde yaşadığımız bu cennet vatanın, milletimizin,
devletimizin, bayrağımızın varlığını, istiklâl ve hürriyetimizi;
milletçe namus ve şerefimizle yaşıyor olmamızı, doğusundan batısına
ülkemizin hemen her bölgesinden gelerek, Çanakkale’de canlarını feda
eden şehitlerimize borçlu olduğumuzu unutmayalım. Cepheye mermi taşırken
yolda donarak şehit olan Şerife Bacıları... Hayatının baharında cepheye
koşan delikanlıları...Yavrusunu vatana kurban olsun diye kınalayıp
cepheye gönderen anaları unutmayalım...
Bu vesile ile başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere,
Çanakkale Savaşına katılan bütün şehit ve gazilerimizi rahmet ve
minnetle yadederek, Çanakkale'de göğsünü düşmana siper eden Mehmetçiğin
destanını yazan milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un dizeleriyle hutbeme
son veriyorum:
"Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdât inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor TEVHİD'i...
BEDR'in arslanları ancak bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe" desem sığmazsın
Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber,
Sana âğuşunu açmış duruyor PEYGAMBER."
Yunus AKKAYA
Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı |
|
Muhterem Müslümanlar,
Aziz milletimiz, tarihinin hiçbir döneminde bağımsızlık
ve özgürlüğünden taviz vermemiştir.18 Mart 1915’te tek vücut haline
gelmiş bir milletin, bağımsızlığını, onurunu, vatanını ve bayrağını
korumak için neler yapabileceğini bütün dünyaya göstermiş ve tarihe
unutulmayacak bir destan yazmıştır.
Tarihin kaydettiği en büyük savaşlardan biri de Çanakkale
Savaşı’dır. Çehreleri, renkleri, dilleri ve ırkları değişik, çeşitli
milletlerden oluşan, insan selini andıran ordular, milletimizin üstüne
yürümüş, mehmetçiğin göğsüne bomba ve mermi yağdırmıştır. Gökler ölüm
indirmiş, yerler ölü püskürmüştür.
Kahraman
ecdadımız, bu öldürücü silâhların tehdidine karşı iman dolu göğsünü
siper etmiş, bir gül bahçesine girercesine vatan uğruna şehid olmayı
şeref bilmiştir. Düşmanın gülleleri, mermileri, arslan neferlerimizin
göğsünde sönmüş, Çanakkale Boğazı düşmanlarımıza mezar olmuştur.
Muhterem Mü’minler,
Çanakkale’de kazanılan zafer, savaşın ve tarihin akışını
değiştirmiştir. Çanakkale'de, donanım ve maddi imkan bakımından
kendisinden güçlü ordulara karşı, inanılmaz bir direniş gösterilmiş,
üstün cesaret ve özveriyle, “Çanakkale geçilmez” dedirten, eşine
az rastlanır, anlamlı bir kahramanlık destanı yazılmıştır.İman, vatan
sevgisi, dayanışma, birlik ve beraberlik duyguları, zamanın en güçlü ve
donanımlı ordularına karşı koymada en önemli faktörler olmuştur.Bugün de
milletçe, aynı ruh ve inanca, aynı birlik, beraberlik ve dayanışmaya
ihtiyacımız vardır. Çanakkale’de şahlanan ruh, milletimizin mayasını
oluşturan ruhtur.Bu ruh, dinin, vatanın, namusun, bayrağın, kısaca bizi
biz yapan değerlerin en zor şartlarda bile feda edilemeyeceğini açık
bir şekilde ortaya koymuştur. Bu ruhu yaşattığımız müddetçe
ulaşamayacağımız hiçbir hedef, başaramayacağımız hiçbir iş, üstesinden
gelemeyeceğimiz hiçbir sorun, çözemeyeceğimiz hiçbir problem
kalmayacaktır. |