|
14.04.2006 |
|
|
|

|
|
iradesini canlı tutar. Bu itibarla
namaz, Allah ile olan bağımızın sürekliliğini sağlar.
Muhterem Müslümanlar!
Hayatımızın en kıymetli dakikaları
şüphesiz ibadetle geçirdiğimiz anlardır. Bu itibarla namazda acele
etmemek, kıraat, kıyam, rükû, secde gibi rükünlerini hakkını vererek
yerine getirmek gerekir. Bizim için en güzel örnek olan Peygamberimizin
namazı nasıl kıldığını Hz. Aişe şöyle anlatıyor: “Kıyamda ağırlığını
iki ayağının üzerine vererek dimdik durur; Rükû ettiği zaman
başını ne yukarıya diker ne de aşağıya eğer, ikisi arasında tutardı.
Rükûdan kalktığı vakit iyice doğrulmadan secdeye gitmezdi. Başını
secdeden kaldırdığı zaman, iyice doğrulup oturmadıkça, ikinci secdeyi
yapmazdı.”3 Bir defasında Sevgili Peygamberimiz ashabıyla
sohbet ederken, en kötü hırsızlığın namazdan çalmak olduğunu söyledi.
Birisi: “Ey Allah’ın Resûlü! Kişi namazından nasıl çalar?” diye
sorduğunda; Peygamberimiz: “Rükû ve secdelerini tam olarak yapmaz”4
şeklinde karşılık verdi.
Değerli Müminler!
Unutmayalım ki, şartlarına
riayet edilerek kılınan namaz, Yüce Mevla’mızın ifadesiyle kötülük ve
çirkinliklere karşı kalkandır.5
Namazlarımızı bütün beden ve gönül
varlığımızla Allah’a yönelerek huşu içinde kılalım. Namazda huşu; Yüce
Rabbimizin huzurunda O’nun azametini kalbimizde hissederek, saygı dolu
bir yönelişle bu ibadeti yerine getirmektir. Bu itibarla bir mümin,
huşuyu engelleyebilecek her şeye karşı önlem almalı, namazda elinden
gelen dikkat ve gayreti göstermelidir. Unutmayalım ki namazlarını huşu
içinde kılan müminler huzura ererler.6 Samimiyet ve ihlastan
yoksun, hele hele gösteriş ve riyanın karıştığı bir ibadetin, sahibine
hiçbir faydası olmayacağını unutmayalım.
Hutbemi bir âyet mealiyle bitiriyorum: “Rasûlüm!
Sana vahyedilen Kitab’ı oku ve namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz,
insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak (olan namaz)
elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir..”7
Dr. Yaşar YİĞİT
Kurul Uzmanı
___________________
1 -Maide,
6.
2
-Müslim, Tahâret 33.
3 -Buhari,
Ezan 122.
4 -Mâlik,
Muvatta, Kasru's-Salât 72 .
5 -Ankebut,
45.
6 -Mü’minun,
23/1-2
7 -Ankebut,
45.
|
|

|
|
Ankebut, 45 |
|
|
|
MADDİ ve MANEVİ KİRLERDEN
ARINMA YOLU: ABDEST VE NAMAZ |
|
|
|
Değerli Müslümanlar!
Abdest ve namaz, dini hayatımızın ayrılmaz
iki parçası gibidir. Abdest, namaz ve tavaf gibi bazı ibadetleri
yapabilmemiz için gerekli bir ön şarttır. Kur’an-ı Kerim’de “Ey
iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi,
dirseklerinize kadar ellerinizi, başlarınıza mesh edip topuklara kadar
ayaklarınızı yıkayın…”1
buyrulmak suretiyle abdestin nasıl alınacağı beyan edilmiştir. Abdest,
özellikle müminlerin miracı olan namazın, Allah’ın huzurunda duruşun bir
ön şartıdır. Belirli uzuvların yıkanması suretiyle maddi kirlerden
temizlenerek manevi anlamda temizliğe yönelişin sembolik ama bir o kadar
da anlamlı şeklidir abdest. Sevgili Peygamberimiz, “Kim
güzelce abdest alırsa, o kimsenin günahları tırnaklarının altına
varıncaya kadar bütün vücudundan çıkar. ”2 sözüyle
kurallarına uyularak alınan abdestin faziletini dile getirmiştir.
Muhterem Müminler!
Dinimizin direği olan namaz da günah ve
kusurlarla kirlenen gönüllerimizin aydınlanmasına katkı sağlayan bir
ibadettir. Onunla gönül sarayımız Yüce Yaradana yaraşır hale gelir.
Namazla özümüze, kimliğimize döneriz. Yüce Mevla’ya sığınmanın haz ve
lezzetini, varoluşun sebep ve hikmetini, düşüncelerin enginliğini,
kulluğun zirvesini onunla yakalarız. Onunla hayatımızı düzene sokar,
vakitlerimizi kıymetlendiririz. Şüphesiz namaz, yakarışın, sığınışın,
ilahi huzura kabulün en güzel biçimidir.
Değerli Müminler!
İnsan, zaman zaman dünyanın aldatıcı
lezzet ve meşgaleleri ile kulluk bilincinden uzaklaşabilir. Her şeyin
hesabını Allah'a vereceğini, ölümü, cennet ve cehennemin varlığını
unutabilir. İşte ruh ve beden bütünlüğü içinde kılınan beş vakit namaz
da, bu gafleti yok ederek müminin bilinç ve |
|