|

|
|
Hak ve adaletin yerleştirilmesi ve yaşatılmasıyla gönüller
de fethedilerek İstanbul’un fethi ebedileştirilmiştir. İstanbul’u geri
almak için yapılmış olan yardım tekliflerine, öncelikle kilise önderleri
ve yerli halkın karşı koymuş olması, bu fethin, insanlık tarihi
açısından ne kadar önemli olduğunu net bir şekilde göstermiştir. Bu
bakımdan İstanbul’un fethi, sadece kuvvet üstünlüğüne dayalı olarak
kazanılmış bir savaştan ibaret değildir. Bu fetih, inanç ve bilginin
gücüyle, hakkın, adaletin, sevgi, saygı ve hoşgörünün insanlığa armağan
edildiği büyük bir zaferdir.
Aziz Kardeşlerim,
Bir fethin ebedileşmesi için, kazanılan topraklar kadar, o
topraklarda yaşayacak olan insanlara kazandırılması gereken değerler de
önemlidir. Özünü Yüce Dinimizin değerlerinden alan fetih ruhu, bilgi ve
inançla çalışıp üretmek, ülke ve insanlığa yararlı olmak şeklinde
algılanmalıdır. Bu bakımdan, gelecek nesillerimizi İslami ve milli
değerlerle donatıp bu ruh ve anlayışa sahip insanlık önderleri olarak
yetişmelerini sağlamalıyız. Şunu unutmayalım ki, her birimizin
sorumluluk bilinciyle vazifemizi en güzel şekilde yapmaya gayret etmemiz
bu anlayışın bir gereğidir.
Değerli Kardeşlerim
Bu vatanı atalarımızın bizlere aziz bir armağanı bilip, bu
uğurda canlarını ve mallarını feda eden fetih erleri şehit ve
gazilerimizle, ülkemiz için her türlü fedakarlığa katlanan ecdadımıza
Yüce Allah’tan rahmet diliyor ve hutbemi bir ayet mealiyle bitiriyorum:
“Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde ve insanların bölük
bölük Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte
bulun ve O’ndan bağışlama dile. Çünkü O tövbeleri çok kabul edendir.”[2]
[1]
Ahmet b. Hanbel, Müsned IV, 325
[2] Nasr,
110/1-3 |
|
Muhterem Müslümanlar,
İslam Dini’ne hizmet için gerektiğinde canlarıyla ve
mallarıyla her türlü fedakarlığı göze alan ecdadımız eşsiz zaferlerle
dolu bir tarihi bizlere miras bırakmışlardır. İnsanlık adına büyük
kazanımlar olan bu zaferler, geçmişimizden geleceğimize ışık tutan çok
önemli dönüm noktalarıdır. Bir çağın kapanıp yeni bir çağın açılmasına
yol açan ve tarihte müstesna bir yeri bulunan İstanbul’un fethi de,
bunlardan birisidir.
Değerli Mü’minler,
Peygamber (s.a.v) efendimizin; “İstanbul mutlaka
fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan ve onu fetheden
asker ne güzel askerdir”[1] şeklindeki müjdesi
bu fethe, farklı bir anlam ve önem kazandırmıştır. 29 Mayıs 1453 tarihi,
sevgili Peygamberimizin müjdelemiş olduğu bu büyük fethin gerçekleştiği,
İstanbul’un bir kültür ve medeniyetin merkezine dönüştüğü önemli bir
dönüm noktasıdır.
Bu kültür ve medeniyet ortamında insanların can, mal, ırz ve
namus güvenliği teminat altına alınarak, günümüze örnek olacak şekilde
sevgi, saygı ve hoşgörüye dayanan inanç ve ibadet hürriyeti tanınmıştır.
Herkese yardım eli uzatılmış, yoksullar gözetilerek sosyal adalet
yerleştirilmiş ve halkın yaşamakta olduğu zulme son verilmiştir. |