Paylaş Next Sosyal twitter Instagram Facebook Youtube
3 dk okunma süresi 9 Ocak 2026 Cuma

"Ankara’daki strateji, Anadolu’da pratiğe dönüşmüyorsa, Anadolu’daki sorun Ankara’da çözülmüyorsa eksik kalmışız demektir"

"Ankara’daki strateji, Anadolu’daki pratiğe dönüşmüyorsa, Anadolu’daki sorun Ankara’da çözülmüyorsa eksik kalmışız demektir"

 

  • "Ankara’daki strateji, Anadolu’daki pratiğe dönüşmüyorsa, Anadolu’daki sorun Ankara’da çözülmüyorsa eksik kalmışız demektir"
  • "Ankara’daki strateji, Anadolu’daki pratiğe dönüşmüyorsa, Anadolu’daki sorun Ankara’da çözülmüyorsa eksik kalmışız demektir"
  • "Ankara’daki strateji, Anadolu’daki pratiğe dönüşmüyorsa, Anadolu’daki sorun Ankara’da çözülmüyorsa eksik kalmışız demektir"
  • "Ankara’daki strateji, Anadolu’daki pratiğe dönüşmüyorsa, Anadolu’daki sorun Ankara’da çözülmüyorsa eksik kalmışız demektir"

 

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Ankara’daki strateji, Anadolu’da pratiğe dönüşmüyorsa, Anadolu’daki sorun Ankara’da çözülmüyorsa eksik kalmışız demektir. Bu uyumu sağlamak, birimler arası koordinasyonu en üst seviyeye çıkarmak mecburiyetindeyiz.” dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı Merkez Birimleri İstişare Toplantısı, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’un katılımıyla Ankara’da gerçekleştirildi.

“İstişare eden pişman olmaz”

Diyanet Akademisi Başkanlığı Konferans Salonu’nda yapılan toplantının açılışında konuşan Başkan Arpaguş, “Yüce Rabbimiz, Şura Suresi’nde müminlerin vasıflarını sayarken; ‘Onların işleri, aralarında istişare iledir’ buyurmaktadır. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) ise ashabıyla daima meşveret etmiş; ‘İstişare eden pişman olmaz’ buyurarak bizlere nebevi bir yönetim ilkesi bırakmıştır. Bu sebeple, bugün burada gerçekleştirdiğimiz toplantı, sadece bürokratik bir prosedür değil, sünnet-i seniyyeye uygun bir sorumluluk bilincinin tezahürüdür.” ifadelerini kullandı.

“Merkezde oluşan vizyonun, taşrada görev yapan hocalarımıza aynı heyecanla aktarılması hayati önem taşımaktadır”

Merkez Birimleri İstişare Toplantısı’nda karşılaşılan sorunların cesaretle, samimiyetle ve şeffaflıkla masaya yatırılacağına dikkati çeken Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:

“Merkez birimlerimizde, üretilen enerjinin, teşkilatımızın en uçtaki kılcal damarlarına kadar ulaşması önem arz etmektedir. Merkezde oluşan yoğun bilgi birikiminin ve vizyonun, taşrada görev yapan mihrap gönüllüsü hocalarımıza, Kur’an kursu öğreticilerimize aynı heyecanla aktarılması hayati önem taşımaktadır. Ankara’daki strateji, Anadolu’da pratiğe dönüşmüyorsa, Anadolu’daki sorun Ankara’da çözülmüyorsa eksik kalmışız demektir. Bu uyumu sağlamak, birimler arası koordinasyonu en üst seviyeye çıkarmak mecburiyetindeyiz.”

“Bizim derdimiz ‘imaj’ değil, ‘temsil’dir”

Başkan Arpaguş, Başkanlığın toplumun her kesimi tarafından dikkatle takip edildiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Bizim derdimiz ‘imaj’ değil, ‘temsil’dir. Bizim gayemiz ‘reklam’ değil, ‘tebliğ’dir. Elbette, sunduğumuz hakikatlerin ‘zarfı’ da ‘mazrufu’ kadar önemlidir. Bizim ambalajımız, bizim sunum tepsimiz; sözlerimizdir, halimizdir, tavrımızdır. Kamuoyu ile paylaşılacak her türlü verinin, her mesajın, kurumun ‘dil birliğine’ uygun olması, stratejik iletişim zemininde inşa edilmesi şarttır. Her kafadan bir sesin çıktığı değil, tek yürek, tek ses olan; mesajı net, duruşu sağlam bir kurumsal kimlik sergilemeliyiz.”

“Toplantımız bir iç muhasebe yeridir”

Kurumları canlı birer organizmaya benzeten Başkan Arpaguş, “Nasıl ki insan bedeninde bir organ hastalandığında bütün vücut bundan etkilenirse; teşkilatımızda da bir birimin aksaması, tüm bünyeyi zafiyete uğratır. Bu sebeple, Merkez Birim Amirleri İstişare Toplantı’mız, aslında kurumsal bir ‘check-up’, bir ‘iç muhasebe’ yeridir. Burada birbirimizin açığını aramak için değil, birbirimizin eksiğini tamamlamak için varız. ‘Ben’ değil, ‘Biz’ diyebildiğimiz sürece bereket bizimle olacaktır.” şeklinde konuştu.

“Allah katındaki değerimizi takvamız belirler”

Başkan Arpaguş, takva, samimiyet ve kardeşliğin; sadece vaazların konusu değil, insan hayatının merkezinde, ilişkilerin ise özünde olması gerektiğini belirterek, “Maalesef günümüzde makamlar, statüler, ünvanlar bazen gözümüzü perdeleyebiliyor. Şunu asla unutmayalım: Makamlarımız geçici, kardeşliğimiz bakidir. Statülerimiz sadece sorumluluk alanımızı belirler; Allah katındaki değerimizi ise takvamız belirler.” diye konuştu.

“Niyetimiz halis olduğu müddetçe, Rabbimizin yardımı bizimle olacaktır”

Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Köklü mazisi ve güçlü gelecek perspektifiyle Diyanet İşleri Başkanlığı, bu milletin manevi sigortasıdır. Bu sigortanın sağlam kalması, güçlü bir kurum kültürüne sahip olmamıza bağlıdır. Sadece ‘ne kadar çok faaliyet yaptığımızı’ anlatmakla yetinmeyelim. ‘Daha iyisini nasıl yaparız?’, ‘Etki gücümüzü nasıl artırırız?’, ‘Kalplere daha tesirli nasıl dokunuruz?’ sorularının cevabını arayalım. Kendimizi, imkanlarımızı, eksiklerimizi samimiyetle sorgulayalım. Eleştiriye açık olalım, istişareye kıymet verelim. İnanıyorum ki; niyetimiz halis, gayretimiz kavi olduğu müddetçe, Rabbimizin yardımı bizimle olacaktır.”

Toplantıya, Diyanet İşleri Başkanlığı üst düzey yöneticileri katıldı.