Friday, May 28, 2021

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti

 

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İstanbul Taksim Camii’nde hutbe irad etti

 

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan Taksim Camiinde hutbe irad etti ve ardından Cuma namazını kıldırdı. Başkan Erbaş’ın hutbesinin ana başlığı ise “İslam’ın yeryüzündeki mührü camiler ve İstanbul’un fethi” oldu

“Muhterem Müslümanlar!

Bundan on ay önce hep birlikte, Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nin tekrar ibadete açılmasının heyecanını milletçe yaşadık elhamdülillah. Bugün de tarihî bir ana şahitlik ediyoruz. Büyük bir hasret daha sona erdi. Okunan salâlar ve ezan-ı Muhammediler, getirilen tekbirler Taksim Camii’nde ve tüm gök kubbede yankılandı.

Bizleri böylesine müstesna bir günün şahitleri kılan Cenâb-ı Hakk’a sonsuz hamd ü senalar olsun. Camilerimizin ilk imamı ve hatibi Fahr-i Kâinat efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya sonsuz salat ve selam olsun. Yıllar boyu Taksim’de böyle bir caminin yapılması için büyük bir iştiyakla mücadele eden ancak bu günleri göremeden bu hasretle dünyadan göçüp giden nice büyüklerimiz oldu! Taksim Camii tamamlandı, şehadetleri dinin temeli ve ebediyyen yurdumuzun üzerinde inleyecek olan ezanlar minarelerinden yükseldi. Ruhunuz haberdar, mekanınız cennet, makamınız âlî olsun.

İstanbul’un fethi için Fatih Sultan Mehmet hanın, gemileri üzerinden yürüttüğü arazide yapılan ve açılışı da fetih günlerine tevafuk eden Taksim camiini görme bahtiyarlığına nail olan Fatih’in torunları aziz kardeşlerim! Sizler, özellikle de Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştaki gençler Taksim Camii’nin ezanlarını dinleyerek, halıları üzerinde secde ederek, kütüphanesinde kitap okuyarak, hocalarımızın yaptığı cami derslerine devam ederek bu ulu mabedden doya doya istifade edeceksiniz İnşâellah. Ne mutlu sizlere! Ne mutlu bizlere! Gözünüz aydın, gönlünüz sürurla dolsun.

Taksim Camii’nin hasretiyle büyüyen, ona olan ihtiyacı ve milletin beklentisini kalbinin derinliklerinde hissederek imar ve inşasına vesile olan emeği geçen herkes için dua ediyorum. Rabbim sizden razı olsun. Habibinin müjdelediği Cennetteki benzeri yüce makam mükafaatınız olsun.

Aziz Kardeşlerim!

Bugün bir vuslat günündeyiz. Taksim Camii’nde Rabbimizin huzurundayız. Hamdimizi ve şükrümüzü daha çok artırmanın gayretiyle bir aradayız.

Camilerimiz, Yüce Allah’a topluca kulluğumuzu arz ettiğimiz müstesna mekânlardır. Allah’ın evi, müminlerin eseri olan camilerimiz, yalnızlıktan bunalan ruhlarımıza şifa, hayat telaşıyla yorulan gönüllerimize devadır. İlim ve hikmet pınarı, birlik ve beraberliğimizin sembolüdür. Camiler şehirlerimizin kalbi, aziz milletimizin ve ümmet-i Muhammed’in en huzurlu, en güvenli sığınağı ve İslam’ın yeryüzündeki mührüdür.

Aziz Müslümanlar!

Camilerimiz, minarelerinden yankılanan ezan-ı Muhammedî ile bizi tevhide, vahdete, birlik beraberliğe ve ibadete davet eder. Mümin gönüller, saf ve tertemiz yürekler, bu kutlu mabetlerde bir araya gelir, Yüce Yaratan’a kulluk etmenin lezzetine varır. Din-i Mübin-i İslâm’ın hikmet ve rahmet yüklü mesajlarına, sahih dini bilgiye bu mübarek yerlerde ulaşır. Çocuklarımızın tertemiz dimağlarına Allah ve Peygamber sevgisi bu kutlu mekânlarda aşılanır.

Cami ve mescitleri inşa ve ihya edenlere vaat edilen övgüye, müjdeye nail olmak için Müslümanlar birbirleriyle yarışır ve yardımlaşır. Nitekim Yüce Kitabımız Kur’an’da şöyle buyrulur: “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.” Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in dilinde ise şu müjde vardır: “Her kim Allah için bir mescit bina ederse, Allah da ona cennette bunun karşılığında bir makam lütfeder.”

Aziz Müminler!

Yüce Rabbimiz, Geçmişten günümüze camilerimizin imar, inşa ve ihyasına öncülük eden, destek olan, yardımda bulunan büyüklerimizden ve kardeşlerimizden razı olsun. İbadet aşkıyla camilerimize hizmet edenlerden dâr-ı bekâya irtihal eden mümin kardeşlerimize rahmet eylesin. Hayatta olanlara da sağlıklı ve huzurlu bir ömür ihsan eylesin.

Cenâb-ı Hak, bütün camilerimize hakkıyla sahip çıkabilmeyi, camilerimizin ifade ettiği anlam ve değerleri hayatımıza aktarabilmeyi, her camimizi bir ilim irfan, bilgi hikmet merkezi yapmayı bizlere nasip eylesin.

Kardeşlerim!

Bugün yaşadığımız ikinci büyük sevinç ve heyecan, fetih heyecanıdır. Zira yarın güzel İstanbulumuz’un 568. fetih yıldönümüdür. İstanbul’un fethi sadece bir şehre hâkim olmaktan ibaret değildir. Feth-i İstanbul, Peygamber Efendimizin müjdesi, ashab-ı kiramın arzusu, Hz. Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin hayali ve ecdadımızın sevdasıdır. Bu fetih, çağ kapatıp çağ açan yeni bir dönemin başlangıcıdır. Bu fetih, Mekke, Medine ve Kudüs ile İstanbul’u kardeş kılan bir fetihtir.

Aziz Müminler!

İslam’la müşerref olan ve devraldığı İslam sancağını bir daha bırakmayan aziz milletimizin i’lay-i kelimetullah aşkı, Allah’ın adını yüceltme gayreti tarih boyunca hiç eksik olmamıştır. Bu uğurda yılmadan, yıkılmadan, seferden sefere, zaferden zafere koşan şanlı ecdadımız, Malazgirt zaferiyle Anadolu’yu bizlere vatan kılmıştır. İstanbul’u fethederek de Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, şu kutlu müjdesine nail olmuştur:

لَتُفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ فَلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا وَلَنِعْمَ الْجَيْشُ ذَلِكَ الْجَيْشُ

“Konstantiniyye mutlaka fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutandır! Ve o asker, ne güzel askerdir!”

Aziz Müslümanlar!

Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “Müminlere yardım etmek, üzerimizde bir haktır.” Hamd olsun ki Rabbimizin yardımı daima, hak ve hakikatten ayrılmayan, mazlum ve mağdurların yanında yer alan aziz milletimizle beraber olmuştur. Geçmişten günümüze milletimizin her cephede kazandığı büyük zaferler bunun en canlı şahididir.

Aziz Kardeşlerim!

Bugün bize düşen, ecdadımızın aziz hatırasını ve şanlı mirasını gelecek nesillere aktarmaktır. Din ü devlet, mülk ü millet yolunda var gücümüzle gayret göstermektir. Birlik ve beraberliğimizden asla ödün vermemektir. Unutmayalım ki:

Girmeden tefrika bir millete düşman giremez.

Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.

Yedi düvel de üzerimize gelse, vatanımızı bölemeyecek, bayrağımızı indiremeyecektir. Mabetlerimizin göğsüne asla namahrem eli değmeyecektir. Dinimizin temeli ve şehadetleri olan Ezan-ı Muhammedî, ebediyen yurdumuzun üstünde inlemeye devam edecektir. Hakk’a tapan aziz milletimiz, ilelebet istiklalini ve hürriyetini muhafaza edecektir.

Bu vesileyle cennet vatanımızı bizlere emanet bırakan aziz şehitlerimize ve ebediyete göç eden kahraman gazilerimize Cenâb-ı Hak’tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet, makamları âlî olsun.”