Paylaş Twitter Facebook YouTube
3 dk okunma süresi 19 Ocak 2018 Cuma

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’tan Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde Cuma Hutbesi

 

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’tan Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde Cuma Hutbesi
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’tan Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde Cuma Hutbesi
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’tan Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde Cuma Hutbesi
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’tan Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde Cuma Hutbesi
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’tan Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde Cuma Hutbesi
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’tan Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde Cuma Hutbesi

 

Diyanet İşleri Başkanın Prof. Dr. Ali Erbaş Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde hutbe irad etti.

Cumanız Mübarek olsun, Aziz Kardeşlerim

Bir gün Allah Rasülü Efendimiz (s.a.s.), ashabına şöyle dedi, “Hud suresi beni ihtiyarlattı”  Ashap, merak etti ve Efendimiz’e (s.a.s.) şunu sordu, “Ya Rasülüllah, Hud suresinde hangi ayet var da sizi ihtiyarlattı, sizin bu şekilde endişe içerisinde konuşmanıza sebep oldu?” Efendimiz (s.a.s.) buyurdu ki orada; فَاسْتَقِمْ كَمَٓا اُمِرْتَ وَمَنْ تَابَ مَعَكَ وَلَا تَطْغَوْاۜ اِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ   ayeti var işte o ayet beni ihtiyarlattı. Ayetin anlamı şudur aziz kardeşlerim, “ Emrolunduğun gibi dostdoğru ol ve seninle beraber tövbe edenlerle birlikte aşırı gitmeyin, şüphesiz Allah yaptıklarınızı en iyi görendir.”

Değerli Kardeşlerim,

Daha peygamber olmadan ‘Muhammedül Emin’ ismini almış, emin olduğu müşrikler tarafından tasdik edilmiş bir peygambere فَاسْتَقِمْ كَمَٓا اُمِرْتَ emri geliyor. İlk muhatap Allah Rasülü Efendimiz (s.a.s.), peygamber olsa da o bir kuldur, uyarılıyor. Ama Efendimiz (s.a.s.) şahsında bütün insanlığa bir emir var. Ey insanlar emrolunduğunuz gibi dostdoğru olunuz, ey Müslümanlar, ey müminler emrolunduğunuz gibi dostdoğru olunuz, talimatı vardır burada yüce Rabbimizden bütün insanlara, bütün müminlere. Allah Rasülü Efendimiz (s.a.s.) Kur’an-ı Kerim’in en büyük müfessiri, ilk müfessiri, onun hadis-i şerifleri Kur’an’nın tefsiri, açıklaması anlamına gelir. Buyuruyor ki hadis-i şerifinde “Doğruluktan, sıdk’tan ayrılmayınız. Çünkü doğruluk iyiliğe götürür. İyilik ise cennete ulaştırır. İnsan doğru söyleye söyleye Allah indinde doğrulardan yazılır”, Rabbimiz bizi doğruluktan ayrılmayanlardan eylesin, mahşer günü doğruluktan ayrılmayanlar hemen peygamberlerin yanında yer alacaklar, sıddıkların, nebilerin yanında yer alacaklar. Rabbimiz, onların yanında olmamızı nasip eylesin, devamında buyuruyor ki “Yalandan uzak durunuz, çünkü yalan kötülüğe, fısk-ı fücura götürür. Fısk-ı fücur ise nara götürür” yani cehenneme götürür. “İnsan yalan söylemeye alıştıkça, yalan söyleye söyleye Allah indinde yalancılardan yazılır”

Bir Ebubekir Sıddık var, doğruluğu ile sıdkı ile ünlenmiş kıyamete kadar Ebubekir Sıddık diye anılacaktır. Bir de Müseylemetül Kezzap var, yalancı Müseyleme, o da kıyamete kadar yalancı ismi ile anılacaktır.  Rabbimiz bizi ismini yalancılar listesinde değil, doğrular listesinde görenlerden eylesin. Peki, bunları görecek miyiz, evet göreceğiz. Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz bizi uyarıyor. Buyuruyor ki اِقْرَأْ كِتَابَكَۜ  “O gün oku bakayım kitabını” denilecek bize. Amel defterini, oku bakalım denilecek ve önümüze amal defterimiz açılacak. Bakacağız orada ne zaman dürüst davranmışız, doğruluktan ayrılmamışız, ibadetlerimizi yapmışız, kimseye iftira etmemişiz, kimseye haksızlık yapmamışız, hepsini göreceğiz. Ya da Allah muhafaza, söylediğimiz yalanlar, yaptığımız yanlışlar, işlediğimiz haramlar hepsi önümüze gelecek, çünkü melekler yazıyor. “O kiramen katibin, yazıcı melekeler yaptığınız şeyleri bilirler” yani yazarlar, kaydederler.

Değerli Kardeşlerim,

Bir yakınınız vefat ettiği zaman hemen ardından Yasin suresini okuruz ve Mülk süresini okuruz. Hiç düşündünüz mü, niye tavsiye etmiş yüce Peygamberimiz (s.a.s.) bu sureleri okumamızı. Bir ayet Yasin suresinden, bir ayet de Mülk suresinden okuyarak bunun hikmetini anlamaya çalışalım. Yasin suresinin beşinci sayfasında Rabbimiz buyuruyor ki, “ O gün biz ağızları mühürleriz” bakınız vefat eden insanlarımızın arkasından, biz de bir gün vefat edeceğiz vefat ettikten sonra ne ile karşılaşacağız, bunu anlayalım diye Yasin suresini okumamızı tavsiye ediyor Efendimiz (s.a.s.), “ O gün biz ağızları mühürleriz, onların elleri konuşur ve ayakları da şahitlik eder yaptıkları şeylere” dedik ya, اِقْرَأْ كِتَابَكَۜ  (O gün oku bakayım kitabını) denildiği zaman, ağızlar mühürlenecek, eller konuşacak, nasıl eller konuşur diye aklınıza gelirse, ağzı konuşturan, dili konuşturan Allah, elleri de ayakları da konuşturur. Mülk suresinde yine çok önemli bir hatırlatma var bize, “ Allah, hanginiz daha güzel amel işliyor diye sizi imtihan etmek için ölümü de hayatı da yaratandır” Ölümün de, hayatın da yaratılış hikmeti, bizim imtihanımızdır değerli kardeşlerim, onun için geliniz “Hesaba çekilmeden önce kendi kendinizi hesaba çekiniz” emrine uyalım. Geliniz Efendimiz’in (s.a.s.)  şu hadisine kulak verelim, “Allah’a ve ahiret gününe inanan kimse ya hayır konuşsun ya da sussun.”