“Kurban emanetleri ihtiyaç sahiplerine güvenle ulaştırılıyor”
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, İyilik Vakti canlı yayınında vekâletle kurban organizasyonundan Gazze’ye yardımlara, hac hazırlıklarından gençlik çalışmalarına kadar birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Diyanet TV’de Aykut Burak Şimşek’in sunduğu “İyilik Vakti” programının canlı yayın konuğu oldu.
Başkan Arpaguş, yaptığı konuşmada vekâletle kesilen kurbanların yurt içi ve yurt dışı olmak üzere iki kategoriye ayrıldığını hatırlatarak, “Kurbanını bize vekâlet ve emanet vermek isteyen kardeşlerimiz; ‘yurt dışında kesilsin, yurt dışındaki kardeşlerimize gitsin ya da yurt içindeki ihtiyaç sahibi kardeşlerimize hediye edilsin’ diye düşünerek tercih yapabilirler. Bunun yanında özellikle Gazze için bir başka kategorimiz var. O da ihtiyaç olduğu kadarıyla belirli bir limitte açılıp dolduğunda kapatılan bir hizmet alanımız. Gazze ve Filistin konusu, Vakfımızın ve Diyanet İşleri Başkanlığımızın her zaman, her türlü ihtiyacı ne gerekiyorsa takip ettiği ve ulaştırmaya çalıştığı bir hizmet alanımız.” şeklinde konuştu.
Gazze’de yaşanan soykırıma dikkati çeken Başkan Arpaguş, şunları kaydetti:
“Beni en çok yaralayan sözlerden biri olmuştur. ‘Büyüyünce ne olacaksın?’ diye sorulan bir Filistinli çocuk, ‘Filistin’de çocuklar büyümez.’ diye cevap veriyor. Böyle bir ortamda, her türlü imkândan mahrum insanların sağına soluna baktığında, yardım ulaştırabilecek kurumlar arasında Türkiye Diyanet Vakfı, ülkemizin Kızılay’ı, AFAD’ı ve sivil toplum kuruluşlarımız, Allah’a şükürler olsun, bin bir badireyle komşu devletlerden bulabildikleri en ufak bir açıktan dahi yardım ulaştırmaya çalışarak; Mısır’dan, Ürdün’den, Suriye üzerinden, nereden bir kapı bulabilirsek ‘ne ulaştırabiliriz’ derdinde.”
“150 civarında ülkede hizmetlerimize devam ediyoruz”
Başkan Arpaguş, Gazze’ye kurban vekâletlerinin alınmaya başladığını belirterek, “Komşu ülkelerde kesilerek ulaştırılabilir, içeriye et ve konserve olarak girebilir. Gıda olarak ulaştırmaya çalışıyoruz. Gazze’de ve Filistin’de iftar sofralarımız açıktı. Bunun yanında Haremeyn’de, Mekke ve Medine’de bu sene Diyanet Vakfımızın iftar sofraları oldu. Efendimiz’in (s.a.s.) mescidinde ve Kâbe’de. Dolayısıyla Balkanlar, Kafkaslar ve Afrika’da farklı ülkeler; Diyanet İşleri Başkanlığımızın ve Vakfımızın temsilcilikleri ve hizmet ürettiği 150 civarında ülkede; Ramazan ayında da Kurban Bayramı’nda da hizmetlerimize devam ediyoruz.” diye konuştu.
“Geçen yıl ihtiyaç sahibi kardeşlerimize 900 bine yakın kurban hediye edilmişti”
Başkan Arpaguş, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bize emanet edilen her bir kurbanın, dinî vecibeleri ne gerekiyorsa o şartlar içerisinde, emanete riayetle ulaşması gereken yere ulaşması için çaba ve gayretimiz son derece samimi. Buna güvenebilirler ve bu konuda en ufak bir şüpheye düşmesinler. Çünkü hakikaten teşkilat olarak uzun yıllardır bu işi en güvenilir ve en temiz şekilde yapan bir kuruluşun tecrübesi her şeyden üstün. Gönlümüzden geçen odur ki geçen yıl ihtiyaç sahibi kardeşlerimize 900 bine yakın kurban hediye edilmişti. Bu yıl bu sayının 1 milyonu geçmesini ümit ederiz ve inşallah daha fazla buna ihtiyacı olan coğrafyalara ve kardeşlerimize ulaştırmak için bizim de sorumluluğumuz artmış olur.”
“Yaklaşık 85 bin hacımız, 2026 yılında kutsal topraklara gidecek”
Hac hazırlıklarının tamamlandığını dile getiren Başkan Arpaguş, kafilelerin yola çıkmaya başladığını anımsatarak, “Elhamdülillah yaklaşık 85 bin hacımız, 2026 yılında kutsal topraklara gidecek. Efendimizin (s.a.s.) müjdesi bizim için son derece önemli: ‘Mebrur ve makbul bir hac, anneden doğduğu safiyete, temizliğe ve arınmışlığa vesile olur insan için.’ buyuruyor. Dolayısıyla o algıyla, milletimizin gönlünde mübarek topraklara, Efendimiz’e (s.a.s.), Beytullah’a olan aşk; gerek edebiyatımızda gerek ilahilerimizde.” dedi.
“Hac, erkânı ve adabı olan bir ibadet”
Hac ibadetinin hata, kusur ve günahlardan arınmak için bir vesile olduğunu belirten Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:
“Orada bir muahede, bir sözleşme, bir ahitleşme neticesinde; Efendimizin (s.a.s.) huzuruna vararak, Cenab-ı Hakk’ın evinde O’na ‘geldim’ diyerek. Arafat zaten bir mahşer yeri. Orada insanların hac ibadetinin belki de kalbi olan Arafat’taki o gözyaşları, pişmanlıkları; hayatın yaratılış gayesi dışına çıkılmış noktalardan vazgeçip yeniden külli iradeye ram olma, yaratılış gayesine uygun, iyi insan olma, kâmil insan olma noktasında söz vererek. Bizim meşhur bir duamız vardır: ‘Allah’ım, hayatımızın kalanını geçeninden hayırlı kıl.’ Bu aslında hacda mücessem hâle gelmiş bir duadır. Çünkü orada bir kırılma noktası, bütün pişmanlıklarla, nasuh tövbelerle, Efendimizin (s.a.s.) o müjdesini de eklediğimizde; geçmişe bir sünger çekip gelecekte kendisine ebedî hayata hazırlamak adına, daha insanca, daha kâmil bir mümin olarak yaşamak için söz verilen; erkânı ve adabı olan bir ibadet.”
“Mesajlaşma gruplarının adı ‘Mümin Kardeşler’miş”
Başkan Arpaguş, Kahramanmaraş’ta bir okula yapılan saldırı sonucu hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet, ailelerine Cenab-ı Hak’tan sabır dileyerek, “Yavrularımızdan birisinin annesi bizim görevlimiz, Kur’an kursu hocamız. O sınıftaki dört kardeş, dört arkadaşın dördü de şehit oldu. Telefondaki mesajlaşma gruplarının adı ‘Mümin Kardeşler’miş. Hoca hanımın bizlere anlattığı, ‘bu çocuklar ahlaken, edeben melek gibi çocuklardı. İbadetlerine, taatlerine bu yaşta başlamış, pırlanta gibi çocuklardı.’ dedi. Acımız daha da büyüdü. Cenab-ı Hak’tan hakikaten sabr-ı cemil niyaz ediyorum; çok zor bir duygu.” ifadelerini kullandı.
“İlelebet varlığımızı temin edecek gençleri yetiştirmek adına gece gündüz çalışmalıyız”
Başkan Arpaguş, şunları söyledi:
“Biz bu nesillerimizi içinde bulundukları ortamdan kurtarmakla mesulüz. 4-6 yaş kurslarımızda, 7-10 yaş kurslarımızda, 10-14 yaş kurslarımızda, gençlik merkezlerimizde; Kur’an’ın ahlakını, Efendimizin (s.a.s.) ahlakını. Hadis-i şerifte geçer: ‘Allah’a kulluk ve ibadet şuuru ile yetişmiş, hiçbir gölgenin olmayacağı o günde arşın gölgesinde gölgelenecek zümreden birisi bu gençlerdir.’ Bizim gıpta ettiğimiz, oluşması için dua ettiğimiz, toplumumuzda egemen olmasını, dindar gençliğin yetişmesi adına çaba ve gayret sarf ettiğimiz böylesi gençlerin yetişmesi için kurumsal olarak bu kurslarımızda, Diyanet Vakfımızın gençlik merkezlerinde, Diyanet İşleri Başkanlığımızın ve müftülüklerimizin gençlik merkezlerinde; hem medeniyetimizin geleneksel kodlarını hem de aziz dinimizin, Kur’an’ın ahlakıyla ahlaklanmalarını, Efendimizin (s.a.s.) sünnet-i seniyyesi ve ahlak-ı hamidesiyle haberdar olmaları ve vatana, millete, dine, diyanete, maneviyata hizmet edecek; hadim olacak, millet ve ülke olarak ilelebet varlığımızı temin edecek gençleri yetiştirmek adına gece gündüz çalışmamız gerekiyor. Hedefimiz, gayemiz bu.”

