11. Uluslararası Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nda dereceye girenler, ödüllerini Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın elinden aldı

11. Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması Ödül Töreni, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’un katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşti.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Türkiye 11. Uluslararası Hafızlık ve Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışması Ödül Töreni"ne katıldı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanımız Erdoğan, "Sizlerin şahsında gönül coğrafyamızda ve yeryüzünün dört bir yanında kalbi bizimle atan, ülkemize ve milletimize aşkla, umutla, güvenle bakan tüm kardeşlerime buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum." ifadelerini kullandı.
Yarışmayı 11'inci kez başarıyla tertipleyen Diyanet İşleri Başkanlığını da tebrik eden Cumhurbaşkanımız Erdoğan, 20 Nisan'da başlayan ve 39 ülkeden 41 Kur'an-ı Kerim sevdalısının iştirak ettiği yarışmanın finalinin 26 Nisan'da peygamberler ve sahabeler şehri Diyarbakır'da yapıldığını hatırlattı.
Birbirinden değerli hafız ve karilerin, finalde sözlerin en güzeli Kur'an-ı Kerim'i çok müessir, çok latif bir surette, huşu içinde tefenni ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanımız Erdoğan, yarışmaya katılan ve dereceye girenleri ayrı ayrı tebrik ederek, ödüllerini alacak hafızları kutladı.
Ödül sahiplerini belirleyen jüri üyelerine de teşekkür eden Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şöyle devam etti:
"Allah'ın ism-i celilini, din-i mübin-i İslam'ın eşsiz değerlerini, gönüller sultanının muhkem ve mükerrem ahlakını yaymak için canla başla çalışan, ömrünü ilme, insan yetiştirmeye, yeryüzünü iyilik ve güzelliklerle tezyin etmeye adayan, bilgi ve tecrübesini, ihlas ve samimiyetini irşat faaliyetleriyle muhtaç gönüllerin istifadesine sunan tüm hocalarımıza, alimlerimize, o mümtaz gönül erlerine buradan en kalbi muhabbetlerimi yolluyorum. Şunu evvelemirde ifade etmek istiyorum. Kitabullah'a gönül veren hafızlarımız, karilerimiz, tertil ve tilavet üstatlarımız çok hayırlı, bereketli, menzil-i maksud-u ebedi saadet olan fevkalade kıymetli bir yoldadır. Bu yol sabredenlerin yoludur. Bu yol azmini iman ve sebatla teçhiz edenlerin yoludur. Bu yol en nihayetinde, inşallah Liva'ül Hamd sancağının altında birleşme, haşru cem olma yoludur.
Merhum Sezai Karakoç'un ifadesiyle bu yollar Üveys-i Karani'nin, Cüneyd-i Bağdadi'nin, Bayezid-i Bistami'nin, Hallacı Mansur'un, Abdülkadir Geylani'nin, Ahmed Rıfai'nin, Muhyiddin-i Arabi'nin, Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin, Bahaeddin Nakşibendi'nin, İmam-ı Rabbani'nin, Halid-i Bağdadi'nin, Hacı Bektaş-ı Veli'nin, Akşemseddin'in, Aziz Mahmud Hüdayi'nin, bütün bu hazretlerin, onlara bağlı olanların ve daha nice uluların yoludur. Bu yollar ki sonunda ana yolda birleşir ve tek bir yol olurlar. O yol ki imamların, sahabelerin, peygamberlerin ve son peygamberin yoludur. O yol ki Kur'an yoludur, hakikat yoludur, hakikat uygarlığı olan İslam'ın yoludur. O yol ki Allah yoludur."
"Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz"
Asırlar boyunca kendilerini bu yola vakfetmiş, eserleriyle, fikirleriyle, şahsiyetleriyle ve yetiştirdikleri talebeleriyle nesillere yeni ufuklar çizmiş tüm büyükleri bugün bir kez daha rahmetle andığını belirten Cumhurbaşkanımız Erdoğan, "Cenabıallah cümlesinin ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin. Onların izinden gitmeye, sırat-ı müstakim üzere olmaya hepimizi inşallah mezun, memur ve müyesser eylesin." dedi.
Hadisişerifte, "Çocuklarınızı üç hususta yetiştirin: Peygamber sevgisi, ehlibeyit sevgisi ve Kur'an kıraati." buyurulduğunu anımsatan Cumhurbaşkanımız Erdoğan, "Çünkü Kur'an hafızları hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde peygamberler ve safaya ermiş Allah dostlarıyla birlikte arşın gölgesindedir." ifadesini kullandı.
Bir başka hadisişerifte de, "Her zaman Kur'an okuyan kimseye şöyle denecektir. Oku ve yüksel. Dünyada tertil ile okuduğun gibi burada da tertil ile oku. Şüphesiz senin merteben, okuduğun ayetin son noktasındadır." buyurulduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şunları kaydetti:
"Kur'an-ı Kerim'i okuyan, öğrenen, öğreten, hıfzeden ve elbette güzel bir sesle, tesirli bir ahenkle terennüm eden siz kıymetli kardeşlerimi bir kez daha tebrik ediyorum. Şu gerçeği de burada dikkatinize getirmek durumundayım. Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz. Filistin'den Lübnan'a, Körfez'den Sudan'a, Somali'den Yemen'e başımızı nereye çevirsek maalesef gözyaşlarıyla karşılaşıyoruz. Medeni denilen dünyanın üç maymunu oynadığı bu imtihan günlerinde kundaktaki bebekler, savunmasız siviller vahşice katlediliyor. Yıllardır ellerine geçirdikleri her fırsatta kibirli bir tavırla adaletten, eşitlikten, insan hak ve hürriyetlerinden dem vuranların gerçek yüzlerini bugün hep birlikte görüyoruz.
Şunu açık açık ifade etmek isterim ki; bu imtihanı verebilmek için Kur'an'a ve sünnete, Allah'ın ipine sımsıkı sarılmaktan başka yolumuz yoktur. Bu imtihanı verebilmek için birbirimize inanmaktan, güvenmekten, destek olmaktan başka bir seçeneğimiz yoktur. Müslümanlar olarak tefrikayı, nifak ve husumeti, yersiz ve zamansız tartışmaları bir kenara bırakmak, yekvücut olmak mecburiyetindeyiz."
Enfal Suresi'nin 46'ncı ayetindeki "Birbirinize düşmeyin, sonra gevşersiniz ve gücünüz elden gider." ifadesini anımsatan Cumhurbaşkanımız Erdoğan, "Bu ayetikerimedeki ikazı hayatımızın her safhasına tatbik etmek mecburiyetindeyiz. 'Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin. Birbirinize sırt çevirmeyin. Birbirinize kin beslemeyin. Birbirinize haset etmeyin. Ey Allah'ın kulları, kardeş olun!' Kılavuzumuz, önderimiz Hatemü'l Enbiya Efendimizin işte bu nasihatini en güçlü şekilde kendimize rehber edinmek mecburiyetindeyiz. Diğer türlü bu sıkıntıların üstesinden gelmemiz, önümüze çıkan engelleri bertaraf etmemiz, bu acılara bir son vermemiz, Allah muhafaza, mümkün olmayacaktır. Sabredeceğiz, ümidimizi kaybetmeyeceğiz. Bir duvarın tuğlaları misali birbirimize sıkıca kenetleneceğiz. Zulmün ve zalimin olmadığı huzurlu bir geleceği inşallah hep birlikte inşa edeceğiz." diye konuştu.
Başkan Arpaguş: “Bu yarışmalar, İslam ülkeleri arasında kardeşlik duygusunun gelişmesine katkılarda bulunmaktadır”
Başkan Arpaguş, ise törende yaptığı konuşmada, Başkanlığın Kur'an-ı Kerim'in ezberlenmesi ve güzel okunmasının yaygınlaşmasını sağlamak amacıyla “Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışmaları” tertip ettiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“1990 yılından beri gerçekleştirilen bu yarışmalar, bir yandan Kur’an’ın manevi feyziyle ruhlarımıza huzur verirken diğer yandan da İslam ülkeleri arasında birlik, beraberlik ve kardeşlik duygusunun gelişmesine önemli katkılardabulunmaktadır. Böylesine anlamlı bir amaca hizmet eden yarışmaların 11’incisini bu yıl Diyarbakır’da gerçekleştirdik. Ve bugün burada, söz konusu yarışmanın ödül töreni için bir aradayız. Bizleri bir kez daha Kur’an’ın rahmet ikliminde buluşturan Cenab-ı Hakk’a sonsuz hamdüsenalar ediyoruz.”
Başkan Arpaguş, dünyanın çeşitli yerlerinden yarışmaya katılarak Kur’an-ı Kerim tilavetiyle gönüllere huzur veren hafızların her birini can-ı gönülden tebrik ederek, “Biliyoruz ki Kur’an-ı Kerim’i okumak, dinlemek, ezberlemek ve üzerinde tefekkür etmek bir ibadettir. Onun için hüsn-i kıraat ve tilavet, Kur’an ile ilişkimizin temelini teşkil etmektedir. Ancak, yine biliyoruz ki Kur’an-ı Kerim, sadece bir ibadet kitabı değil; bireysel, toplumsal ve evrensel düzeyde bir rehber, bir hayat kılavuzudur.” ifadelerini kullandı.
“Kur’an-ı Kerim, zihinlerdeki sorulara cevap üreten en güvenilir kaynağımızdır”
Kur’an-ı Kerim’in; zihinleri ve kalpleri imar eden, toplumları ıslah eden, insana varoluş gayesini öğreten ve tertemiz bir hayatın nasıl yaşanacağını gösteren ilim, irfan ve hikmet kaynağı bir Kitap olduğunu söyleyen Başkan Arpaguş,“Kur’an-ı Kerim, bizi en güzel ahlak üzere olmaya davet eden, adalet, merhamet, sabır, şükür, doğruluk, dürüstlük gibi erdemlerle donatan bir ahlak kitabıdır. Kur’an-ı Kerim, aynı zamanda evrensel ilkeler manifestosu ve tüm insanlık için bir değerler hazinesidir. İnsanın yaratılış gayesini, nereden gelip nereye gittiğini açıklayan, zihinlerdeki sorulara cevap üretenen güvenilir kaynağımızdır.” şeklinde konuştu.
“Kur’an-ı Kerim, getirdiği ilkelerle Allah’ın yeryüzüne ve tüm insanlığa en büyük ikramıdır”
Kur’an-ı Kerim’in, bütün insanlığı kuşatan ilahi bir rahmet kitabı olduğunu dile getiren Başkan Arpaguş, “Getirdiği ilkelerle Allah’ın yeryüzüne ve tüm insanlığa en büyük ikramıdır. Nitekim insanı ‘eşref-i mahlûkat’ olarak tanımlayan bu aziz kitap; ırk, renk ve cinsiyet farkı gözetmeksizin herkesin doğuştan gelen hakları olduğunu ve herkesin inanç hürriyetini ifadeyle birlikte ‘Bir insanı öldüren tüm insanlığı öldürmüş gibidir’ ilkesiyle de herkesin hayat hakkını en üst seviyeye taşır.” dedi.
Kur’an-ı Kerim’in, insanın yaratılış gayesini kulluk zeminine oturtarak, hayatı bir karmaşadan çıkarıp anlamlı ve değerli bir yolculuğa dönüştürdüğünü aktaran Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:
“Bu yolculuk sadece dünya saadetini değil, aynı zamanda ebedî mutluluğu da kapsamaktadır. İnsanlığa sunduğu değerlerle hayatın akışını değiştiren bu ilahî kelam, kendisine kalbini ve zihnini açan herkese kıyamete kadar rehberlik etmeye devam edecektir. Bu noktada asıl olan, onun sadece güzel bir sesle tilavet edilmesi değil, evrensel mesajının hayata taşınmasıdır. Duygu ve düşüncelerin, tutum ve davranışların onun ilkeleriyle tanzim ve tezyin edilmesidir.”
“Zât-ı devletlerinin destek ve himayeleriyle, insanları Kur’an’ın ufkuyla buluşturmaya çalışıyoruz”
“Zira savaşların, işgallerin ve katliamların hayatı çepeçevre kuşattığı, maddi ve manevi hastalıkların, bunalımların doruğa ulaştığı günümüzde insanlığın buna çok ihtiyacı vardır.” diyen Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bizler, zât-ı devletlerinin destek ve himayeleriyle, ülkemizde ve dünyanın pek çok noktasında insanları Kur’an’ın ufkuyla buluşturmaya çalışıyoruz. Yüce Kitabımızın rahmet iklimini her yaştan kardeşimize ulaştırmak için başta camilerimiz ve Kur’an kurslarımız olmak üzere Aile ve Dini Rehberlik Merkezlerimizde, Gençlik Merkezlerimizde, üniversite yurtlarında, cezaevlerinde, huzurevlerinde, sevgi evlerinde ve hastanelerdeki hizmetlerimiz; İslam’ın evrensel mesajını tüm insanlığa ulaştırmak adına farklı dillerde Kur’an mealleri, Kur’an-ı Kerim ve dini eserlerin neşri ve dağıtımı gibi hizmetlerimiz de ciddiyetle devam etmektedir.”
“Yüce Rabbimiz, çalışmalarımızı bereketli, gayretlerimizi istifadeye medar eylesin”
Allah’ın izni ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın destek ve himayeleriyle; Başkanlık personelinin özverili gayretiyle gerçekleştirilen çalışmaların artarak devam edeceğini belirten Başkan Arpaguş, “Yüce Rabbimiz, çalışmalarımızı bereketli, gayretlerimizi istifadeye medar eylesin. Tekrar zât-ı devletlerini ve kıymetli misafirlerimizi hürmetle selamlıyor, Cenab-ı Hak’tan Kur’an-ı Mübin’in rehberliğinde sağlık ve afiyet içerisinde bir hayat niyaz ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.” dedi.
Törende, Cumhurbaşkanımız Erdoğan, yarışmada dereceye girenlere ödüllerini takdim ederek, hatıra fotoğrafı çektirdi.
Dereceye girenler
Hafızlık kategorisinde Libya’dan Sırajaldeen Maamar Miftah Kındı birinci olurken, ikinci Kamerun’dan Dini Nourou, üçüncü Yemen’den Shehab Mohammed Abdullah Al-Dbaeah oldu.
Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma kategorisinde ise Filipinler’den Sadhan Zacaria birinci olurken, ikinci Bangladeş’ten Md Osman Gani, üçüncü Malezya’dan Muhammad Khairi Bin Maidin oldu.
Törene, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, AK Parti genel başkan yardımcıları, Diyanet İşleri Başkanlığının üst düzey yöneticileri ve vatandaşlar katıldı.










