Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Peygamber Efendimizin (s.a.s) örnekliğinde inşa etmemiz, korumamız ve yaşatmamız gerek en önemli yapılardan biri, şüphesiz belki de en önemlisi aile kurumumuzdur. Aile, insanlık için en hayati kurumdur.” dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Zirvesi'ne katıldı.
DİTİB Fransa'nın kuruluşunun 40. yılı ve Mevlid-i Nebi Haftası dolayısıyla gerçekleştirilen zirvede konuşan Başkan Arpaguş, Fransa’da yaklaşık 6 milyon Müslümanın yaşadığına dikkati çekerek, “Bu büyük topluluğun içerisinde en organize toplumun Türk toplumu, sizler olduğunu memnuniyetle belirtmek isterim. Yarım asrı aşan bir geçmişin, emeğin, sabrın ve fedakârlığın neticesi olarak burada organize olan Türkler, artık bu ülkenin sosyal, kültürel ve ekonomik hayatının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.” ifadelerini kullandı.
1960’lı yıllarda başlayan iş gücü göçüyle bu topraklara gelen ilk neslin, zor şartlar altında yaşadığını anımsatan Başkan Arpaguş, “Fakat ardında güçlü bir miras bıraktı. Onlar, alın terleriyle burada sadece geçimlerini, rızıklarını temin etmediler. Aynı zamanda kimliklerini, inançlarını ve değerlerini de muhafaza ettiler. Allah onlardan razı olsun. Ahirete irtihal edenlere rahmetiyle muamele buyursun. Hayatta olanlara sağlık, afiyet ihsan eylesin.” şeklinde konuştu.
Başkan Arpaguş, “Bugün çok daha farklı bir tabloyla karşı karşıyayız. Eğitimli, donanımlı ve yaşadığı topluma katkı sunan güçlü bir nesil görüyoruz. Hukuktan mühendisliğe, tıptan eğitime, sanayiden kamu hizmetine kadar pek çok alanda aktif rol alan kardeşlerimiz, Fransa’da toplumsal hayata önemli katkılar sunuyor. Bu, hepimiz adına mutluluk kaynağı ve büyük bir kazanımdır.” diye konuştu.
“DİTİB’in en önemli özelliklerinden biri, kuruluşundan bu yana sergilediği ilkesel duruştur”
1986 yılında kurulan DİTİB’in 40 yılı aşkın süredir Fransa’daki Müslümanların dini, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarına cevap veren önemli bir çatı kuruluş olduğunu söyleyen Başkan Arpaguş, şunları kaydetti:
“Yüzlerce dernek, onlarca bölge ve geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren güçlü kurumsal yapısıyla DİTİB, sadece kültürel bir organizasyon değil; aynı zamanda aidiyet, dayanışma ve sorumluluk bilincinin kurumsallaşmış halini ifade etmektedir.
DİTİB’in en önemli özelliklerinden biri, kuruluşundan bu yana sergilediği ilkesel duruştur. Aşırılığa, radikalizme, din istismarına ve bunlara her zaman net ve kararlı bir tavır ortaya koyan DİTİB, toplumsal huzuru önceleyen, birlikte yaşama kültürünü esas alan ve farklılıkları zenginlik olarak gören bir anlayışı benimsemiş; İslam’ın rahmet, hikmet ve itidal dini olduğunu her platformda vurgulamıştır. Devlet kurumlarıyla, yerel yönetimlerle ve farklı inanç gruplarıyla kurulan yapıcı ilişkiler, bu yaklaşımın en somut göstergesidir.”
“Türkçemizi korumak ve gelecek nesillere aktarmak, hepimizin ortak sorumluluğudur”
Başkan Arpaguş, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bu topraklar, sizler için artık bir gurbet diyarı değildir. Geçiminizi temin ettiğiniz iş yeriniz, yaşamınızı sürdürdüğünüz yuvanız ve geleceğinizi inşa ettiğiniz ikinci bir vatanınızdır. Bu gerçeği doğru okumak ve buna uygun bir bilinç geliştirmek zorundayız. Bir yandan yaşadığımız ülkenin hukukuna, değerlerine ve toplumsal düzenine saygı göstermek; diğer yandan kendi kimliğimizi, inancımızı ve kültürümüzü korumak mecburiyetindeyiz.
Biliyorsunuz, ilk iki nesil Fransızca konusunda zorluk çekerdi. Artık böyle bir problemimiz yok. Ancak, şimdi gençlerimiz ana dillerine vukûfiyet konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaya başladı. Önemle ifade edeyim ki dil, bir milletin hafızası, kültür ve medeniyetin taşıyıcısıdır. Onun için Türkçemizi korumak ve gelecek nesillere aktarmak, hepimizin ortak sorumluluğudur. Çocuklarımız hem yaşadıkları bu ülkenin dilini en iyi şekilde öğrenmeli hem de ana dillerini asla unutmamalıdır.
Daha da önemlisi, her bir çocuğumuzun kendi inanç ve medeniyet kökleriyle sarsılmaz bir bağ kurması, bu değerleri yalnızca bilmekle kalmayıp benliğine nakşetmesidir. Çünkü değerler sistemi sadece teorik bir bilgi yığını değil, davranışlarımızı şekillendiren, kararlarımıza yön veren ve bizi biz yapan en temel yaşam rehberimizdir.”
“İslam’ın evrensel değerleriyle tanışan çocuklarımız, büyük bir özgüvenle yarınlara yürüyecektir”
Değerler eğitiminin erken yaşta gerçekleştirilmesini vurgulayan Başkan Arpaguş, “Zira İslam’ın evrensel değerleriyle, medeniyetimizin ilim ve irfan dünyasıyla, kültürümüzün sanat ve estetik boyutuyla tanışan yavrularımız, büyük bir özgüvenle yarınlara yürüyebilecektir. Bu noktada DİTİB’in düzenlediği Türkçe kursları, değerler eğitimi programları ve kültürel faaliyetler, bizler için son derece önemli bir imkândır. Zira yüce dinimiz İslam’ın getirdiği ilke, ölçü ve değerlerin hayata dönüştürülmesinde eğitimin rolü asla unutulmamalıdır.” şeklinde konuştu.
“Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır”
“Bizim en büyük hedefimiz, değerler silsilesi üzerinden erdemli, ahlaklı ve iyi insanlar yetiştirmektir. Nesillerimizi toplumsal görev ve sorumluluklarını yerine getirebilecek bir bilinçle donatabilmektir. Bizim en büyük gücümüz ise kendi inanç ve değerlerimiz ekseninde kurduğumuz birlik, beraberlik ve kardeşliğimizdir.” ifadelerini kullanan Başkan Arpaguş, konuşmasına şöyle devam etti:
“Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s) ‘Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır’ buyurmuştur. Rahmetin olduğu yerde elbette bereket de olacaktır. DİTİB, Peygamber Efendimizin (s.a.s) bu buyruğu doğrultusunda kırk yıldır bu topraklardaki kardeşlerimizin birlik-beraberliğini sağlamak için çalışmaktadır. Derneklerimiz, yöneticilerimiz ve gönüllülerimiz, bu yüce hedef etrafında kenetlenmektedir.
Şu an burada bulunmamızın, fedakârca bu çalışmaları yürütmemizin amacı da bu değil midir? Bizim nihai gayemiz, Peygamber Efendimizin (s.a.s) rehberliğinde bir hayat yaşayarak Allah’ın rızasını kazanmak ve ebedi kurtuluşa nail olabilmektir. İnanıyoruz ki iyi niyet ve ihlasla yapılan her hizmet, Peygamber Efendimizin (s.a.s) yolunda ortaya konulan her gayret, mutlaka karşılığını bulacaktır.”
“Şüphesiz sen yüce bir ahlak üzeresin”
Hizmet ve çalışmalarımızda en büyük örneğin Peygamber Efendimiz (s.a.s) olduğunu anlatan Başkan Arpaguş, “O, bizim için ‘Üsve-i hasene’dir. Onun mümtaz hayatı, tüm insanlık için numune-i imtisaldir. Zira o güzel ahlak üzere gönderilmiş bir peygamberdir. Ne buyurur Yüce Hak? Cenab-ı Hak, Onun hakkında yüce Kitabımızda, ‘Biz Seni yüce bir ahlak üzerine yarattık ve insanlara gönderdik.’ Cenab-ı Hak, Peygamberimize hitaben ‘Şüphesiz Sen yüce bir ahlak üzeresin’ buyurur ki bu ayet-i kerime de Onun ahlakının güzelliğine ve yüceliğine vurgu yapar.
‘İçinizden Allah’ın lütfuna ve ahiret gününe umut bağlayanlar, Allah’ı çokça ananlar için hiç şüphe yok ki, Resûlüllah’ta güzel bir örneklik vardır’ bu sebeple bizim medeniyet köklerimizde peygamber aşkı vardır. Aziz milletimizin yüreğinde, Rasulullah Aleyhissalatü Vesselam’ın daima gönüllerimizde özel bir yeri olmuştur.” şeklinde konuştu.
Şair Nurullah Genç’in“Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım, O mücella çehreni izleseydim ebedi, Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım.” dizelerini hatırlatan Başkan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:
“Milletimizin peygamber sevgisine ve Ona duyduğu özleme tercüman olmuştur. Millet olarak bizler, Peygamber Efendimizi (s.a.s) apayrı bir muhabbetle severiz. Onu sevdiğimiz için Onun ehlibeytini, ashabını ve Onun yolundan yürüyenleri severiz. Biliriz ki Allah’ın sevgisini kazanmanın yolu, Rasulüllah’ı sevmekten, onun yoluna gönül vermekten ve onu örnek almaktan geçer.”
“İnsanî krizlerden kurtulmak, Hz. Peygamber’in (s.a.s) getirdiği ilkeleri benimsemekle mümkündür”
Milyonlarca insanın; savaşların, terör saldırılarının, yoksulluğun ve açlığın girdabında varoluş mücadelesi verdiğini aktaran Başkan Arpaguş, mazlumların kanları üzerine iktisadi ve siyasi hesaplar yapıldığını dile getirerek, “Adaletsizlik, haksızlık ve zulümlerin girdabında insanlık büyük bir medeniyet krizi yaşamaktadır. Tüm dünyayı kuşatan insanî krizlerden ve ahlakî buhranlardan kurtulmak, ancak Hz. Peygamber’in (s.a.s) getirdiği ilkeleri ve değerleri benimsemekle, Onu bu dünyada, Nübüvvet çağında, hem kendi hayatımıza hem de toplumsal hayatımıza hakim kılmakla olacaktır. Onun örnek hayatı, cehaletin ve asabiyetin karanlığından ilmin ve irfanın aydınlığına çıkmak isteyenlerin en büyük rehberi ve kılavuzu olacaktır. İslam’ın insanlığa umut olan ilkeleri, Onun şahsında vücut bulmuştur. Mülkün temeli olan adalet, onunla kaim olmuştur. İnsani erdemler ve toplumsal değerler, Onunla hayat bulmuştur.” dedi.
14 asır önce zulmün, haksızlığın, cehaletin doruğa ulaştığı bir dönemde Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in ilahî vahyin rehberliğinde insanlığın önüne ufuk açtığını anlatan Başkan Arpaguş, “Cahiliye karanlığını İslam’ın aydınlığıyla asrısaadete çevirmiştir. Onun inşa ettiği toplumda Müslümanlarla beraber gayrimüslimler de huzur ve güven içinde yaşamıştır. Peygamber Efendimizin (s.a.s) toplum anlayışında ırkçılığa, asabiyete ve taassuba asla yer olmamıştır. Siyahın beyaza, zenginin fakire, işçinin işverene, amirin memura hiçbir üstünlüğü yoktur. Onun inşa ettiği toplumda insanın onuru, imanın izzeti ve takva yegane üstünlük ölçüsü olmuştur.” diye konuştu.
“İslam’ın hakikatlerini çağın idrakine sunmak, Müslümanlar olarak bizim vazifemizdir”
Başkan Arpaguş, konuşmasına şöyle devam etti:
“Unutmayalım ki bugün yaşadığımız çağı asrısaadete dönüştürmek bizim elimizde. Rabbimizin çağrısına kulak vererek, Efendimizin (s.a.s) örnek hayatından alacağımız ilhamla İslam’ın hakikatlerini çağın idrakine sunmak, Müslümanlar olarak bizim başlıca vazifemizdir. Meselelerimizi basiret ve ferasetle çözerek milletimiz, nesillerimiz ve tüm insanlık için daha güzel bir gelecek hazırlamanın gayretini gütmeliyiz. Bu uğurda yılmadan, yorulmadan samimiyetle, azimle ve sebatla çalışmaya devam etmeliyiz.
Bu inancı ve bu kararlılığı her birimizin kuşanması gerekir. Bu anlayışı öncelikle kendi hayatımıza hâkim kılmalıyız. Çocuklarımızı, gençlerimizi, Efendimizin (s.a.s) örnek ahlakıyla tanıştırmalıyız. Onları Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam’ın temsil ettiği değerlerle buluşturmalıyız. Kalplerimizde filizlenen, ailemizde yeşeren ve milletimizde boy veren gösteren iyilikleri, güzellikleri dalga dalga bütün insanlığa ulaştırmalıyız. Bu, Rabbimize imanın ve ahdimize vefanın bir gereğidir. Ümmeti olmakla iftihar ettiğimiz Peygamberimize (s.a.s) muhabbetimizin ve sadakatimizin bir göstergesidir.”
“Peygamber Efendimizin örnekliğinde korumamız gerek en önemli yapılardan biri aile kurumudur”
“Peygamber Efendimizin (s.a.s) örnekliğinde inşa etmemiz, korumamız ve yaşatmamız gerek en önemli yapılardan biri, şüphesiz belki de en önemlisi aile kurumumuzdur. Aile, insanlık için en hayati kurumdur. Geçmişten günümüze insanın en temel sığınağı aile olmuştur.” İfadesini kullanan Başkan Arpaguş, “Aile, toplumun özü, çekirdeğidir. Sağlıklı bir toplum, ancak sağlıklı ailelerden oluşabilir. Toplumsal huzur ve güven ortamı, o toplumu oluşturan aile kurumunun sağlam ve güçlü olmasına bağlıdır. Ne var ki bugün aile kurumunu tehdit eden pek çok yıkıcı unsurla da karşı karşıyayız. Medya araçları üzerinden yapılan propagandalarla maalesef aile kurumu hedef alınıyor. Hiçbir sınır tanımaksızın her türlü değerin tüketim aracına dönüştürüldüğü bir hayat tarzı, yeni medya üzerinden adeta herkese, hepimize dayatılmak istenmektedir.” dedi.
Başkan Arpaguş, şunları söyledi:
“Buna maruz kalan nesillerin zihin ve gönül dünyalarında ne yazık ki telafisi mümkün olmayan tahribatlar ve yaralar açılıyor. Gençler, inanç, değer, kültür ve ahlak bakımından ciddi bir zihin erozyonuna maruz kalıyor. Değer algılarında meydana gelen bozulma, ahlaki yozlaşma, bencilleşme, manevi değerlerden kopuş ve bağımlılıklar, aile yapımızı ve hayatımızı ciddi anlamda sarsıyor, örseliyor. Ülkemizde ve tüm dünyada evlilik ve nüfus artış hızının düşmesi, buna karşın boşanma oranlarının artması, söz konusu tehdidin boyutunu bütün açıklığıyla gözler önüne sermektedir. Teknolojik gelişmelerle birlikte sosyal ilişkilerin farklı mecralara taşındığı günümüzde aileyi ve fıtratı koruma noktasında daha büyük bir hassasiyet ve gayrete ihtiyaç olduğunun da altını çizmek gerekiyor. Zira aileyi kaybedersek, her şeyimizi, geleceğimizi kaybederiz.
Bu noktada Peygamber Efendimizin (s.a.s.) hayatı ve sünnet-i seniyyesi, bizim için son derece değerli bir örnekliktir. Aileye yönelik tehdit ve saldırıların arttığı, insanların aile kurmaktan ve aile sorumluluğu üstlenmekten uzaklaştığı bir çağda; aileyi merhamet ve fedakârlık yuvası, ülfet ve muhabbet ocağı yapacak bütün çözümler, Allah Resulünün örnek hayatında mevcuttur. O yüzden Efendimizin (s.a.s) hayatını iyi öğrenmeli, sevgisini çocuklarımızın gönlüne yerleştirmenin çaba ve gayreti içinde olmalıyız. Bu doğrultuda imkânlar dâhilinde her akşam az da olsa Efendimizin hayatından 1 ve 2 sayfa olacak dersler ve halkalar terkip etmeliyiz.”
Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Sevgili gençler! Yeryüzünde iyiliğin, güzelliğin, merhametin varlığı ve geleceği sizin gayretlerinize bağlıdır. Sizler bizim yarınlarımızsınız, umudumuzsunuz. Yarının dünyasını sizler kuracaksınız. Büyüklerinizin eksik bıraktıklarını sizler tamamlayacaksınız. Unutmayın ki güçlü bir gelecek ancak sağlam temeller üzerine inşa edilebilir. O sağlam temel de sizin imanınız, inancınızdır, kimliğinizdir, kültürünüzdür, ahlakınızdır. İnancını ve kimliğini kaybedenler geleceklerini de kaybederler.
Bu sebeple sizlerden beklentimiz şudur: İnancınızı iyi öğrenmeli, değerlerinize sahip çıkmalı, kendinizi bilgiyle, bilimle, hikmetle, güzel ahlakla geleceğe hazırlamalısınız. Dünya çok hızlı değişiyor, artık dijital bir çağda yaşıyoruz. Dijital çağın sunduğu imkânlar kadar, beraberinde getirdiği risklerin de farkında olmalısınız.
DİTİB, sizler için burs programları, akademik destekler, gençlik zirveleri, kamplar ve çeşitli eğitim faaliyetleri düzenlemektedir. Bu imkânlardan en iyi şekilde faydalanmalısınız. İnanıyorum ki sizler, inancınızla, bilginizle, ahlakınızla; fedakar, cefakar, 40-50-60 yıldır bu topraklara sizi taşıyan nesillerden daha güzel, mutlu, huzurlu bir gelecek inşa edecek kabiliyettesiniz. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, bu anlamlı buluşmada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Kuruluşundan bugüne kadar derneklerimizin bünyesinde görev almış tüm yöneticilere, fedakârca çalışan görevlilere, gönüllülerimize şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’nin Fransa’daki temsilciliklerine ve yerel makamlara da yapıcı işbirlikleri için hassaten teşekkür ediyorum. Bu vesileyle DİTİB’in 40. kuruluş yıl dönümünü tebrik ediyor, hayırlı hizmetlerle dolu nice yıllara ulaşmasını temenni ediyorum. Diyanet topluluğunun, Türkiye’deki bütün kardeşlerimizin ve Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın selamlarını iletiyorum.”
Zirveye, Türkiye'nin Paris Başkonsolosu Kerem Yılmaz, DİTİB Fransa Başkanı ve Paris Din Hizmetleri Müşaviri Dr. Bayram Demirtaş ile çok sayıda konuk katıldı.
Paris’te resmi temaslarda bulundu
Başkan Arpaguş, çeşitli temaslarda bulunduğu Fransa’da, Türkiye’nin Paris Büyükelçisi Yunus Demirer’i ziyaret etti. Daha sonra Paris Din Hizmetleri Müşavirliğine ziyarette bulunan Başkan Arpaguş, Bayram Demirtaş'tan çalışmalar hakkında bilgi aldı.